Turks > Nederlands <> Nederlands > Turks Woordenboek |


Turks > Nederlands <> Nederlands > Turks Woordenboek.
Türkçe > Felemenkçe <> Felemenkçe > Türkçe Sözlük.
Türkçe > Hollandaca <> Hollandaca > Türkçe Sözlük.
77238 Kelime - Woord.


'olmak,' Kelimesinin Anlamları:

aan huis bizden biri gibi, een krijgen çocuğu olmak, noch kraai hebben
aan ya/e yem olmak, kurban olmak
aan zijn verwachting beklentisine uygun olmak, beklentisine göre
aandelen op ada yazili, te goeder en faam bekend staan adi sani olmak,
AANGEBONDEN kort zijn kestirmeci olmak, sert olmak
AANGEWEZEN op iets zijn bir şeyle yetinmek zorunda olmak,
Aanleiding Goven Neden Olmak,Aanleiding Goven
Aanrichten Neden Olmak,Aanrichten
Abonneren Abone Olmak,Abonneren
achten kanisinda olmak, düşüncesinde olmak, ik oordeel dat ... diği
achter birinin arkasinda olmak, birini desteklemek, iets de houden bir
açik olmak, açik durmak, de radio staat radyo açik, het licht is
açik olmak, iyi niyetli olmak, 2 (v, vriendschap) gerçek, hakiki, güvenilir,
açik, aşina, zijn met ile aşina olmak, het is wie de dader is
acitmak, aci vermek, hebben ağrisi olmak, aci çekmek, in het hoofd
aciyor, de zon steekt güneş yakiyor, in de schulden borçlu olmak, borca
açmak, inceltmek, 2 gespitst zijn op/zich op iets merakli olmak, istekli
Afbranden Yakip Kul Etmek,Yanip Kul Olmak,Afbranden
Afhangen Bagli Olmak,Afhangen
AFHANGEN I f, gs,(hing af, h, afgehangen) 1 bağli olmak, dat hangt
AFHELLEN gs, (helde af, h, afgeheld) meyilli olmak, inişli
AFSPELEN g, (speelde af, h, afgespeeld) 1 zich olmak, meydana
AFSPRAAKJE (s) randevu, een hebben randevusu olmak, ik heb
Afstuderen Mezun Olmak,Afstuderen
Afzwaaien Terhis Olmak,Afzwaaien
ağirliğinca altin etmek, altin değerinde olmak, het is niet al wat er
ağirliğinda olmak, hij weegt niet veel pek ağir değil, fig/mec pek agir
ait olmak, ilgisi olmak, ilgilendirmek, dat raakt hem niet onu
akraba, aan iemand zijn birine akraba olmak, II d, ( en) (erkek) akraba
aksi halde önüne geçilmez, het bij het rechte hebben hakli olmak,
aksi halde önüne geçilmez, het bij het rechte hebben hakli olmak,
aleminde olmak, hülyalara dalmak
alip Veliye vermek, een in zijn hand hebben cebi delik olmak, cebinde para
almak, fig/mec tekrar kazanmak, yeniden sahip olmak, zijn rechten
als een çok hasta olmak, zo moe als een çok yorgun, II d, (rode)
als kop van dienen günah keçisi olmak, şamar oğlani olmak, en Jul hantal
altinda diken olmak,
altinda olmak, 2 over iemand birini tedavi etmek, aan iets bir
altinda olmak, laten birakmak, dokunmamak, zijn baard laten sakalini
ameliyata zorunlu olmak, (examen) zor sinav vermek, zorunda kalmak, met het
anlayiş, kavrayiş, niet goed bij zijn zijn kafasinda biraz olmak, kafadan
ANTECEDEREN önde olmak,
aralarinda ilişki olmak, birbirini tutmak
arasinda olmak, hij komt vier en vijf saat dörtle beş arasi geliyor, wat
arasinda olmak, pagina sayfa kirk,
arsiz olmak, yüzü kizarmamak,
arsizlaşmiş olmak, ut bilmemek, ayibi rafa kaldirmak,
aşağida, altta, van alttan, ten gaan batmak, yok olmak, mahvolmak, 2
aşamasinda olmak, başlangiç döneminde olmak, ilkel durumda olmak
aşar, er mee door olmak, kabul görür olmak, het kan ermee door olabilir,
aşik olmak, birine vurulmak, iemand aankijken birine vurgun vurgun bakmak,
asil, op zwart zinen eli dar olmak, zor geçinmek, meteliksiz kalmak,
aşiri nazik olmak, çitkirildim olmak, waar het hart vol van is, loopt de
askerde olmak, de verlaten terhis olmak, askerliği bitirmek, 3
askida olmak, muallakta olmak
ayağinin alti sağlam olmak, işinden emin olmak, met lood in de en lopen
ayakbaği olmak, engeleyici nitelikte olmak,
ayirmak, II gs, in 1 katilmak, ortak olmak, in de winst kâra
ayrilmak, devam edememek, iptal olmak, (sakata, çürüğe) ayrilmak, er zijn
az, zijn kusurlu olmak, de en fakirler, yoksullar
azara müstahak olmak, dank teşekkürü hak etmek, zijn verdiende loon
b dronken sarhoş olmak, onder rijden içkili araba kullanmak, 2
b gevoelig çok hassas olmak, 5 (middelste) can damari, kalp, merkez, orta
bağimsiz olmak, met een in het graf staan bir ayaği çukurda olmak,
bağlaşmak, ortak olmak, 2 iets met ,,ile çağrişim kurmak,
bağli olmak, bağlanmak, taraftari olmak, 2 (vastkleven aan)
bağli olmak, het Middelbare Onderwijs valt onder het Ministerie van
bakakalmak, het hart op zijn pen hebben çok açik kalpli olmak, hij heeft
bakim, onder zijn tedavi altinda olmak, 3 (v, onderwerp) işlem,
bakişlar, zijn hasetçi olmak,
BAKKELEIEN gs, (bakkeleide, h gebakkeleid) saç baş olmak, kavga
baliklar türüne ait olmak,
barricade barikat, een opwerpen tegen (y)a/e karşi engel olmak,
başarili olmak, geen hebben başarisiz olmak, II ünl, ! başarilar!
başarili olmak, sükse yapmak
başedebilmek, dengi olmak, iemand biriyle başedebilmek, veel geld
başinda olmak, çalişmak, meşgul olmak, het betere alasi, daniskasi, dat is
başlamak, in het huwelijk evlenmek, dünya evine girmek, baş göz olmak, in
başlayip gelişmek, aan de zijn işlemde/muamelede olmak,
basmak, een kind bir çocuğa severe bakmak, çocuğa pervane olmak, 3
bastirmak, zich kendine kendini tutmak, hakim olmak, zijn tranen
batmak, fig/mec aan iets bir şeyi yapmaya mecbur olmak, bir şeye bağli
becerebilmek, (gebeuren) olmak, vuku bulmak, dat gaat buiten mij om
bedelini ödemek zorunda olmak, hij moest het ceremesini çekmeliydi
bedlaken çarşa tussen de s liggen yatmak, yatakta olmak, de s uitdelen
bedoeling plan, niyet, maksat, van zijn niyetinde olmak, van zijn om
Behartigen mukayyet olmak,Behartigen
BEHOEVEN g, (behoefde, h, behoefd) 1 gereksemek, ihtiyaci olmak,
Behoren ait olmak,Behoren
BEHOREN gs, (behoorde, h, behoord) 1 (toebehoren) ait olmak,
BEHUISD klein zijn küçük evde oturmak, küçük evi olmak, ruim
BEKAF çok yorgun, mecalsiz, bitkin, zijn ölesiye yorgun olmak,
BEKIJKS veel hebben aşiri ilgi görmek merak konusu olmak, çok
beklemek, hamile olmak, eren en gekken zeggen de waarheid haberi çocukla
beklemek, iemand birini beklemek, een kind bebek beklemek, hamile olmak,
beklentinin ötesinde, in zijn hamile olmak, bebek beklemek, ze is in
Belemmeren mani olmak,menetmek,Belemmeren
BELEMMEREN g, (belemmerde, h, belemmerd) engel olmak,
Beletten mani olmak,menetmek,Beletten
BELETTEN g, (belette, h, belet) önlemek, durdurmak, engel olmak,
beletten engellemek, durdurmak, mâni olmak, iets bir şeyi engellemek
belirlemek, fig/mec zijn woorden sözlerini tartmak, II gs, ağirliği olmak,
BELUST (er, meest ) zijn op (y)a/e düşkün olmak, (y)a/e
Bemachtigen sahip olmak,Bemachtigen
beneden iemand staan birinin seviyesinden çok aşağida olmak, wat men van
BENIEUWD merakli, naar iets zijn bir şeye merakli olmak, bir
bepaalde mensen belli bir grup insanlarla ilişkisi olmak, 3 het kan
berlirlenmiş, boven de staan yasanin üstünde olmak, iemand buiten de
BEROKKENEN g, (berokkende, h, berokkend) neden olmak, işlemek,
BEROUW pişmanlik, hebben over (y)a/e pişman olmak, pişmanlik
Bestaan Var Olmak,Bestaan
Bestaan1 var olmak,bulunmak,Bestaan1
BETAMEN gs, (betaamde, h, betaamd) uygun olmak, uymak, yakişmak,
Betekenen Anlaminda Olmak,Anlamina Gelmek,Betekenen
betekenen anlami olmak, anlama gelmek, demek olmak,
BETERHAND aan de zijn (hasta) iyileşiyor olmak,
BETREFFEN g, (betrof, h, betroffen) ilgisi olmak, ilgilendirmek,
BEURT ( en) sira, saf, aan de zijn sirada olmak, ik ben aan
bevorderen desteklemek, destek olmak, de kunst sanata destek
Bewonderen Hayran Olmak,Bewonderen
BEWONDERING hayranlik, voor iets hebben bir şeye hayran olmak,
beyazlaştirmak, worden beyazlaşmak, beyaz olmak, rengini atip açmak,
BEZETEN düşkün, deli, van iets zijn bir şeyin delisi olmak,
BEZIG z, 1 meşgul, dolu, zijn met ...ile meşgul olmak, met
BEZITTEN g, (bezat, h, bezeten) sahip olmak, malik olmak,
Bezitten(de) Sahip Olmak,Bezitten(de)
BEZWEET terli, ter içinde, geheel zijn tamamen terli olmak,
bij ait olmak, beraber olmak, er hoort een deksel bij bir de kapaği olacak,
bij elkaar beraber olmak, dat meisje hoort niet bij ons o kiz bizden
BIJEENZIJN gs, (was bijeen, is bijeengeweest) birlikte olmak,
BIJL ( en) balta, voor de gaan pes etrnek, teslim olmak,
BIJSPRINGEN g, (sprong bij, h/is bijgesprongen) destek olmak,
BIJSTER I s, het spoor zijn yolunu kaybetmiş olmak, II z,
bilincinde olmak, nin farkinda olmak, ik was het mij niet onun
bilirim, (mogelijk zijn) mümkün olmak, olabilir olmak, belki olmak, dat
bilmiş olmak, kendini bir şey sanmak, kendini dünyanin akillisi sanmak,
binmek, hirsindan köpürmek, barut gibi olmak, zijn op iemand (over iets)
bir bütün olmak, tek yumruk olmak, birleşmek, tek vücut olmak, man
bir dine salik olmak, 3 zijn geloof inanci ikrar etmek, bir dine
bir hali olmak, uit eigen betalen keseden ödemek, cebinden ödemek, geen
bir konuda becerikli olmak,
bir numara olmak, en iyisi olmak, birinci olmak, hij is een bir numara!
bir şansi kaçirdiğina) saçini başini yolmak, başini taşlara vurmak, dizini
bir şey göndermek, 3 (toebehoren) ait olmak, dat komt ons toe bize ait, 4
bir şeyden iyi beklentisi olmak, umutlanmak, iets niet meer zien bir
bir şeyin tadinda olmak, dat smaakt lezzetli, tatli, smaakt het u?
bir yerde olmak, u bevindt zieh hier (haritada) burada
birakmak, kracht van hebben kanun kuvvetinde olmak, dat is geen van
birakmamak, een oog(je) in het houden bir şeye göz kulak olmak, onder gaan
biri hakkinda iyi izlenimi olmak, biri hakkinda iyi kanati olmak,
biri ile ilgilenmek, meşgul olmak, ik kan me daar nu niet mee
biri/bir şey için bir şey vermeye hazir olmak, birine/bir şeye verebilecek
birinden bilgide üstün olmak, de trap taalk/dilb en üstünlük derecesi
birinden daha aşaği seviyede olmak, arkada kalmak, (birinden)
birinden üstün olmak, iets (de) baas kunnen bir şeyle başa çikmak,
birine akraba olmak, 2 da/de, üstünde, yakininda, başinda,
birine karşi kalbinde kötülük olmamak/olmak, het op de tong hebben içten
birine konuk olmak, 2 (bezoeker) ziyaretçi, 3 film/sin konuk oyuncu, 4 sp,
birini biçakla tehdit etmek, II gs, tehdit etmek, olacak olmak, eli
biriyle muhatap olmak, biriyle ilişkiye geçmek zich met iets bir şeye
bitirilmiş olmak, het werk is iş hazir, bitti, b) (afgemat zijn)
bitmek, son bulmak, 6 (uitvallen) iptal olmak, çikarilmak, 7 (niet langer
bitmiş/hazir olmak,
Blameren[Zich] rezil olmak,Blameren[Zich]
blijven sürüncemede olmak, ilerlememek
BLUT zijn a) oyunda her şeyini kaybetmiş olmak, b) (zonder
bocalamak, çelişkide olmak, karar verememek, 3 (denkbeeld) hayal, tasavvur,
BOETEKLEED het aantrekken pişman olmak, pişmanlik göstermek,
BOFFEN gs, (bofte, h, geboft) şansi olmak, talihli olmak, bof ik
BOKKEPRUIK fig/mec de op hebben aksiliği üzerinde olmak, hij
bomba patladi, van spijt çok pişman olmak, iemand laten birini
borçlu olmak, zijn om meye zorunlu olmak, daartoe voel ik me onun için
boven mijn benim gücümü aşar, in zijn hebben om... ye gücü olmak, met
boven zijn zijn zilzurna sarhoş olmak, pilot olmak, leyla olmak, kör kütük
bozmak, zich gevangen Jur/huk teslim olmak, zich aan iemand (iets)
bozulmak, dejenere olmak, özünü yitirmek
bozulmak, sinirleri zayif olmak, op zijn en werken birinin sinirine
breken birinin yaninda affedilecek kadar iyi notu olmak, davranişlari hoş
bril takmak, (v, kleding) giymek, giyinmiş olmak, giyinik olmak,
broeide, gebroeid) 1 sicak ve rutubetli olmak, (v, hooi enz,)
büklüm olmak, 2 iki, zo groot iki misli büyük, een e punt iki
büklümlenmek, eğri büğrü olmak, dolambaçlanmak
bulmak, (veroorzaken) neden olmak, veel werk çok iş gerektirmek,
bulmak, ortaya çikmak, hasil olmak, olup bitmek, het is zo gebeurd böyle
bulunmak, bir şeyden dolu olmak,
bulunmak, bir yerde olmak, in de gevangenis cezaevinde olmak, er zit een
bulunmak, cezaevinde olmak, tutuklu olmak, hapishanede olmak
bulunmamak, noksan olmak, ihtiyaç duyulmak, het ontbreekt hem aan geld
bunaltici ve sicak olmak, sikici olmak, het is d weer hava
buruşmak, kleur verliezen) solmak, rengini atmak, (geur verliezen)
büyük başari göstermek, heen zijn sarhoş ya da ruhsal hasta olmak, re van
büyük beklentileri olmak, aan de beantwoorden beklentiye cevap vermek,
büyük etkisi olmak, kaderini belirlemek, zijn leven op het zetten hayatini
çabuk kavrayişli olmak, zeki olmak, hebben voor anlamak, anlayiş
çabuk olmak, ! acele et! schiet op a) acele et! acele edin! çabuk çabuk!
çağin ürünü olmak,
çekinmek, kararsiz olmak, zonder tereddüt etmeksizin,
çekinmemek, elkaar in de haren vliegen saç baş olmak, saç saça baş başa
çekmek, met de talen dil dersleriyle sorunu olmak, 3 (, is ) (lopen)
çekmek, het nodige gerekli şeyden yoksun olmak, iets niet kunnen bir
cenaze namazina, voor staan rezil olmak, gülünç duruma düşmek,
çevirmek, zwaar op de zijn kötümser olmak, als de ene de andere wast,
çikari olmak, 2 (belangrijkheid) önem, ehemmiyet, van zijn önemli
çikarmak, alev alev olmak, 2 fig/mec op (y)a/e yanmak, yanip tutuşmak
cimri olmak, 2 (metalen plaatje) madalyon, nişan, (voor honden) tasma
cimri, pinti, zijn tutumlu olmak, een e auto ekonomik bir araba, en niet
CIRCULEREN gs, (circuleerde, h, gecirculeerd) sürümde olmak,
çok etkinliğe sahip olmak,
çok hararetli olmak, c) (verliefd zijn) sevdalanmak, sevdaya tutulmak, het
çok hayat tecrübesine sahip olmak, görmüş geçirmiş olmak, her şeyden bir şey
çok istekli olmak,
çok şanssiz olmak,
çok şeyi olmak, çok işi olmak, een schot voor de ilk uyari,
çökertmek, çukurlaştirmak, II gs, ( , is ) eğri bügrü olmak, içine
COMA (s) koma, koma durumu, in liggen komada olmak, in
Concenteren Konsantre Olmak,Concenteren
contract sürmek, devam etmek, yürürlükte olmak, 6 ( is ) (zich
CONTRAMINE 1 zitlik, in de zijn zit olmak, karşi olmak, 2
çöpü olmamak, çok fakir olmak, ter komen dünyaya gelmek, wat/hoe ter
çukur, in de zitten kasavetli/üzüntülü olmak, keyfi yerinde olmamak,
DAK ( en) 1 çati, dam, onder zijn oturacak evi olmak, onder
damgasini vurmak, bir şeyde çok iyi uzman olmak, nemen op iets bir şeye
dan/den korkmak, (bezorgd zijn over) endişeli olmak,
darda olmak, sikintida olmak, in het zitten çikmazda olmak, zor durumda
darlik, in de raken başi dara düşme in de zitten sikintida olmak, darda
darmadağinik olmak, dağilmak, dağilip yayilmak
dayamak, destek vurmak, alta destek koymak, dayanak olmak, 2 (maddi, manevi)
dayanmak, eli kulağinda olmak, gelmesi yaklaşmiş olmak, yaklaşiyor
dayanmak, pijn aci çekmek, angst korku çekmek, korku içinde olmak, hitte
de hebben (om)... ( meye) firsati olmak, op eigen kendi imkaninizla,
de onder hebben avcunun içinde olmak, avcunun içine almak, gözünü
de spannen (diğerlerini) gölgede birakmak, en iyisi olmak, dat spant de
de van de weg yol kenarinda, aan iemands staan birinin tarafinda olmak,
de zijn cennette olmak, in de komen cennete kavuşmak, in de zevende
de odur, düşündüğünü söyler, voor op de liggen dilinin ucunda olmak,
de politie in komen polisle başi derde girmek, karakolluk olmak,
DEELACHTIG zijn aan (y)a/e katilmak, (y)a/e ortak olmak,
defolmak, gitmek, siktir olup gitmek
defolmak, kirişi kirmak, donder op! çekil karşimdan! defol! çek arabani!
dejenere olmak, mahvolmak
deli divane olmak, in woede hiddetlenmek, (v, lichaamsdelen) kizarip
deliden al, aan huis zijn aileden/kendilerinden biri gibi olmak, hij is
denemek, het achter de hebben sinsi olmak,
dengede olmak, het staatkundige politik denge
dengi olmak, eşiti olmak, iemand in iets birine bir şeyde eşit
denk olmak, denk gelmek
derde düşmek, birçok sorunu olmak, 4 bot, nod, boğum, düğüm, yumru, 5
derisi kalin olmak, arsiz olmak, tot op de nat iliklerine kadar islak,
dertte olmak, bir şeyle sorunu olmak
desteklemek, yardim etmek, destek olmak, sirt vermek, omuz vermek,
Deugen kotu olmak,ise yaramamak ,Deugen
DEUGEN gs, (deugde, h, gedeugd) niet kötü olmak, (işe)
devam etmek, ga door! devam et! 3 (plaatsvinden) yine de olmak, vuku
devretmek, zich aan de vijand düşmana teslim olmak, zich aan de drank
dezelfde richting volgen) paralel gitmek/olmak, 3 (horizontaal zijn) yatay
diken diken olmak, dehşete kapilmak, ik griezel ervan tüylerim ürperiyor
diken diken olmak, voor (van) iets bir şeyden irkilmek, bir şeyden
dikkat etmek, dikkatli olmak, uyanik olmak
dilbilimini bitirmek, mezun olmak, bitirmek, bitirmiş olmak, hij is
dinlemek, çaktirmadan dinlemek, kulak misafiri olmak,
divane aşik olmak, mecnun olmak, (erg) çok aşiri, son derece
doen çikarmak, neden olmak, meydan vermek, başlatmak II h, oluş, oluşum,
doen ontstaan sebep olmak, meydan vermek, işlemek, yapmak, brand yangin
doet leven insan umutla yaşar, hebben ümidi olmak, ijdele boş ümit,
doğaya sahip olmak,
dolu olmak, tegen iemand birine kin beslemek
dönmek, viran olmak, 2 (afnemen) azalmak, gerilemek, zayiflamak, 3 (geraken
doofzijn vurdumduymaz olmak, van zeggen kulağina gelmek/çalmak,
DORST 1 susuzluk, hebben susamak, susuz olmak, 2 fig/mec
dorst susadim, susuzum, griep grip olmak, hoofdpijn baş ağrisi olmak,
dostça hisleri olmak, birine yakinlik duymak
DROMENLAND in zijn uykuda olmak, rüya aleminde olmak
druk meşgul olmak, dolu olmak, yoğun işleri olmak, het goed durumu iyi
düğümlenmek, konuşamaz olmak,
duiten hebben çok parasi olmak, 3 zure salatalik turşusu,
duivel içinde şeytan olmak,
durdurrnak, mani olmak, dat zal mij niet om... ...mekten engellemeyecek,
durmak, asili olmak, takili olmak, sarkmak, 2 aan iemand birine çok düşkün
durmak, bağli olmak,
durmak, kimseye muhtaç olmamak, bagimsiz olmak, kendi yağiyla
durmak, na infinitieven) blijven a) duruyor olmak, b) durmak, 6 iemand
durmamak, eli çok açik/savurgan olmak, çok para harcamak, 3 (behoefte)
durumda olmak, iyi durumda olmak, 3 (rang) derece, rütbe, mevki, hoge staten
düşkün olmak, 3 (haastig voortbewegen) ivmek, acele etmek, çabuklaşmak,
düşmek, Ankara komen a) Ankaradan gelmek, b) Ankarali olmak, het raam
düşmek, buiten zijn körkütük sarhoş olmak, 2 bati bölgesi, het van
düşmek, günü dolmak,
düşünceleri olmak, ayri düşünmemek
düşünemez/konuşamaz olmak, II g, ( h, ) (v, deur enz,) sertçe
duymak, bir şeye memnun olmak, 2 (betaling) ödeme
duymak, meraki olmak, 2 (s) (voorwerp) ilgi duyulan şey, 3 (belang) önem
Dwarsliggen engel/mani olmak,karsi koymak ,Dwarsliggen
DWARSLIGGEN gs, (lag dwars, h, dwarsgelegen) engel olmak, karşi
ECHT I d, evlilik, izdivaç, in de verbonden zijn evli olmak,
een aan iemands been zijn birine ayakbaği olmak, iemand voor het
een maken bir yumruk olmak, direniş örgütlemek, eten uit het je elle
een tegen iemand (iets) birine (bir şeye) karşi önyargili olmak, dat is
Een Inenting Krijgen Asi Olmak,Een Inenting Krijgen
een rivier bizim köy nehrin kiyisinda bulunuyor, 3 fig/mec olmak, er ligt
Een Vaccinatie Krijgen Asi Olmak,Een Vaccinatie Krijgen
eklemek, verversen yağ değiştirmek, in de zijn zilzurna sarhoş olmak,
ekmek yemiş olmak, geen geven cevap vermemek, tepki göstermemek
ekonomik olarak bağimsiz olmak, voor gebruik özel kullanim için,
eksik olmak, bulunmamak, kayip olmak, noksan olmak
eksik olmak, noksan olmak, az gelmek, er er twee ikisi eksik, iki tanesi
eksik, deli gibi, delice, aptalca, voor staan rezil olmak, gülünç duruma
elde etmek, sahip olmak, mülkiyetine almak, 2 (de macht krijgen
eli ayaği dolaşmak, şaşkin olmak, zijn slaan firsattan yararlanmak, zonder
eli uz olmak, groene s hebben tabiyat adami, çiçekçilikten/yeşillikten iyi
elinde tutmak, ipleri elinde olmak,
emin olmak, şüphesi olmamak, zij is niet te inandirilacak biri değil
emrinde olmak,
en snaren zetten her çareye başvurmak, op de tanden hebben dişli olmak,
engel olmak, karşi mücadele etmek
engellemek, mani olmak, (rust, vrede) bozmak, kaçinnak, stoor ik u? sizi
engellemek, tegenhouden tutmak, mani olmak, durdurmak, geciktirmek, ik zal
er is geen bij acelesi yok, hebben acelesi olmak, maken acele etmek II
ERNAAST z, yanin(d)a, yakinin(d)a, zitten başarisiz olmak,
eseri, med/tib sara nöbeti, aan len lijden sarali olmak, een krijgen
eskimiş olmak,
et! gözünün önüne bak! gözünü aç (sana)! pas komen çaylak olmak, toy olmak
eten ? yemek hazir mi? met tets zijn bir şeyi bitirmiş olmak, tamamlamiş
etkisi altinda olmak, een krijgen van iets bir şeyden etkilenmek, onder de
etmek, asalak yaşamak, asalak olmak, kenelik etmek, kene gibi yaşamak
etmek, batirmak, zich a) (financieel) mahvolmak, batmak, iflas bayrağini
etmek, bir yere dolmak, 2 fikir, buluş, dat is een goede iyi bir fikir,
etmek, birini oyalamak, zich met ile meşgul olmak,
etmek, çekip çevirmek, 2 zich kendini tutmak, kendine hakim olmak,
etmek, endişlendirmek, korkutmak, tedirgin etmek, zich tedirgin olmak,
etmek, hakim olmak, zijn ongeduld sabirsizliğini bastirmak,
etmek, II gs, hakim olmak, baskin olmak
etmek, iştirak etmek, 2 in (his) paylaşmak, ortak olmak, in
ettireceğim, (vormen) şekillendirmek, 8 (veroorzaken) neden olmak, sebep
euf/ört, kafayi bulmak, çakirkeyf olmak, zich ergens over maken bir şeye
evde oturmak, büyük evi olmak,
Evenaren Esdegerde Olmak,esit olmak,Evenaren
EVENAREN g, (evenaarde, h, geevenaard) eşdeğerde olmak, ayni
EXISTEREN gs, (existeerde, h, geexisteerd) var olmak, mevcut
ezberde okumak, het in de schoot leggen bir şeye razi olmak, teslim olmak,
Failliet Batik,iflas etmis,batmis olmak,Failliet
FAILLIET I s, batik, batmiş, iflas etmiş, zijn batmiş olmak, e massa
faizde olmak, tegen 5% yüzde beşe faizde olmak,
fanteziye sahip olmak, 2 (inbeelding) kendini beğenmişlik, kibir, kurum, wat
fark, van mening hebben görüş farki olmak, in leeftijd yaş farki,
farkli türlere ayirirlar, 2 zich ayrilmak, farkli olmak, fark göstermek, 3
fig/mec ( ,h) (birine) kuyruk olmak,
fig/mec over zijn en zijn dengesizleşmiş olmak, sinirleri rayindan çikmak,
fig/mec pay, een hebben in een fabriek bir fabrikada hissesi olmak, ergens
fig/mec sonuncu olmak,
fiki olmak, senli benli olmak, 7 (boos) kizgin, öfkeli, maak je niet
g dalgali olmak, dalgalanmak,
garazi olmak, iemand birine kin gütmek, 2 (afkeer hebben v,) nefret etmek,
gayretli olmak, hevesli olmak, fazla istek göstermek, voor een zaak bir
GEBAKKEN zitten gül bahçesinde olmak, durumu iyi olmak
GEBEKT goed zijn lafi bilmek, çenesi kuvvetli olmak, ağzi laf yapmak,
Gebeuren Vuku Bumak,Olmak,Gebeuren
GEBEUREN I f, gs, (gebeurde, is gebeurd) 1 olmak, meydana gelmek, vuku
gebeuren olmak, vuku bulmak
Gebleken Gorunmek,Belli Olmak,Gebleken
geçip gitmek, mag ik even ? geçebilir miyim?, 2 (gebeuren) olmak, başa
geçirmiş olmak, weer de e zijn tamamen eski haline gelmiş olmak, eski
geçmeye hazir durmak, hamleye hazir olmak, zich zetten savunmaya
geçmiş olmak, modadan düşmek, vrije boş zaman, van die af o zamandan
Gedijen Muvaffak Olmak,Gedijen
geen meer zijn insanlik hali kalmamak, bitkin olmak, kendine gelmemek,
gehad kafadan kontak olmak, üşütük olmak, bir çivisi/tahtasi eksik olmak,
GEKANT zijn tegen iets bir şeye cidd itirazi olmak, bir şeye karşi
gekeerd zijn içe kapanik olmak, de wind is gekeerd rüzgâr döndü
GEKNIPT voor iets zijn bir şeye biçilmiş kaftan olmak, çok münasip
geld zijn eli dar olmak, paraya muhtaç olmak, beter mee dan om fazla
geld op hebben cebi delik olmak, cebinde parasi olmamak, züğürt olmak,
gelden hükümsüz olmak, geçersiz olmak, düşmek II s, 1 (bouwvallig) çökmüş,
geleceğinden endişeli olmak,
gelen giden, veel hebben çok ziyaretçisi olmak, ik had gisteren
GELIJKLIGGEN gs, (lag gelijk, h, gelijkgelegen) eşit olmak, ayni
gelmek, den) üstün olmak, gölgede birakmak, (e) baskin çikmak, sollamak,
gelmek, rast gitmek, olmak, als het lukt eğer rast giderse, eğer olursa
gelmek, şansli olmak, zamaninda yetişmek,
gelmek, türünden olmak, 2 taalk/dilb dan/den türemek
gelmek, yere inmek, 2 op anlamina gelmek, demek olmak, het/dat komt
geluk hebben şansi yaver gitmek, şansi olmak, işi rast gitmek, ga je met
GEMOEID ergens mee zijn bir şey için gerekli olmak, gerekmek, er is
GEMUTSTS goed zijn keyfi/neşesi yerinde olmak, slecht zijn tersliği
GEOCCUPEERD meşgul, dolu, zijn meşgul olmak, ik ben zeer a) çok
gerekli olan şey, ihtiyaç, &quot;moeten&quot; tuvaleti olmak,
gerekli, olmak, ik behoef uw hulp niet yardiminizi gereksinmiyorum,
gereksinimi olmak, (y)a/e ihtiyaci olmak, aan liefde hebben
gereksinimi olmak, bir şeye ihtiyaç duymak, b) (rijp zijn) hazir
gereksinimi olmak, natuurlijke doğa ihtiyaç, dagelijkse n günlük
geri çekilmek, çekilip kaybolmak, (v, mist) çekilip gitmek, kaybolmak,
GESCHIEDEN gs, (geschiedde, is geschied) olmak, meydana gelmek, zuhur
GESPEEND zijn van dan/den yoksun olmak, siz olmak,
GESPITST zijn op (y)a/e pür dikkat olmak, dikkat kesilmek
getogen zijn doğma büyüme bir yerli olmak, in Turkije Türkiye doğumlu, een
GEVALLEN gs, (geviel, is gevallen) olmak, vuku bulmak, zuhur etmek,
GEWEND aan (y)a/e alişik, alişkin zijn om meye alişkin olmak,
gewend alişik, alişkin, alişmiş, aan iets zijn bir şeye alişkin olmak,
gewicht dekagram, in het dosdoğru, dimdik, uit het hangen eğik olmak,
gewicht nüfuz, tesir, otorite, etki, een goede hebben iyi etkisi olmak,
GEWONNEN zich geven teslim olmak, pes etmek, yenilgiyi kabul etmek
GEZIEN I s, saygin, zeer zijn çok saygin olmak, çok sayilmak, II ilg,
gidiyor, gelegen komen) uygun gelmek, uygun olmak, uymak, denk gelmek, als
girişmek, bir şeyi organize etmek, başlatmak, in zijn çok meşgul olmak,
girtlağina kadar borçlu olmak, tot over de oren verliefd zijn karasevda
gitmek, (paspoort enz,) günü dolmak, suresi geçmek, bitmek, 3 de winkel
gitmek, çok olmak, (erg) şiddetlenmek, çok fenalaşmak
gitmek/olmak, ayni gitmek, mijn horloge loopt gelijk saatim doğru gidiyor, 2
gitmemek, bezwaar tegen iemand/iets birine/bir şeye karşi itirazi olmak,
goede omstandigheden iyi bir ortamda olmak, 2 in bepaalde kringen/onder
goede opvoeding genoten hebben iyi bir eğitim görmüş olmak, 2 (genot hebben
GOLVEN gs, (golfde, h, gegolfd) 1 dalgalanmak, dalga dalga olmak, 2
gömülmek, (v, vaardigheden) yok olmak, gitmek, 3 (indutten) uyuklamak,
görebilecek kadar olmak, idare etmek, en gezond sapasağlam, turp
görgüsüz, zijn tegen de vrouwen kadinlara karşi nezaketsiz olmak, huisje
görmek, niet te zijn çok büyük olmak, hesaplanamaz olmak, 2 (zich
görmüş geçirmiş olmak, gezien hebben ellisine basmak,
görüşte olmak, het ergens mee zijn bir şeyi tasdik etmek, iyi
gösteren olmak, op hoge yüksek tonla, yüksek sesle, op zachte yumuşak
göstermek, ana sesi vermek, (leider enz zijn) lider/önder olmak, yol
göstermek, başirili olmak, dat maakt niets uit bir şey fark etmez, hij gaat
göstermek, görünmek, olmak, vuku bulmak, meydana çikmak, II h, 1 gösteri,
göz kulak olmak,
gözden kaybolmak, 2 (stoom, lucht enz,) sizmak, dişari çikmak
gözü olmak, birini gözü tutmak, een in het zeil houden birini/bir şeyi
gözünde olmak, birinin yaninda iyi puani olmak,
gözüne takmak, gözünde biri olmak, aklinda biri olmak, zo op het is het
GRENZEN gs, (grensde, h, gegrensd) 1 yakin olmak, bitişik olmak, 2
grote hebben ağzi büyük olmak, kaba olmak, saygisiz olmak, breek
güçlükler, pürüzler, niet in de zijn pürüzlü olmak, şüpheli bir yani
gülmekten iki büklüm olmak, gülmekten yerlere yatmak
gülü seven dikenine katlanir, op rozen zitten gül bahçesinde olmak, onder de
gün gibi ortada olmak, dat ligt voor de besbelli, izah gerektirmez, gayet
güzelleştirmek, II gs, ( , is ) canlanmak, hareketlenmek, neşe dolmak,
güzellik anlayişi, voor humor mizah anlayişi, goede hebben neşeli olmak,
Haast Hebben Acelesi Olmak,Haast Hebben
haberi olmak, dat weet ik niet bilmiyorum, wat niet weet, wat niet deert
haberi yok, op de zijn bilgisi dahilinde olmak, haberi olmak, hij is van
hakim olmak, kaplamak, er heerste stilte ortaliği sessizlik kapladi
hakki olmak, hebben aan een misdaad cinayette payi olmak, aan
hakki olmak, het hebben om... meye hakki olmak, hebben op iets bir
haline gelmek, yeni gibi olmak, zoals de en zongen, piepen de jongen
harabe, virane, yikinti, in liggen harabe içinde olmak, paramparça olmak,
harcamak, met een in het graf staan bir ayaği çukurda olmak, aan handen en
hasta olmak, ağir hasta olmak, ergens van worden bir şeye hasta omak, bir
hasta/rahatsiz olmak, 2 spreekt/kd (teleurgesteld worden) hayal kirikliğina
hastaliktan kurtulamamak, sürekli hasta olmak, 2 zorlukla karşilaşmak,
hatali/haksiz olmak, dat heb je sen yaniliyorsun, het is weer met hem
hayat dolmak, civil civil olmak, şenlenmek,
hazinesi, het alleen hebben bütün yetkiler elinde olmak, at oynatmak
Hebben Olmak,Sahip Olmak,Malik,Almak,,Hebben
hebben a birine acimak, b) (onenigheid) biriyle anlaşmazliği olmak,
hebben aan (in) een fabriek fabrikada hissesi olmak, fabrikanin
hebben baş ağrisi olmak, ik heb in mijn keel boğazimda ağri var, boğazim
hebben bir şeye istekli olmak, bir şeye çok ilgi göstermek, bir şeye kulak
hebben bir şeye zaafi olmak,
hebben bir şeyi geride birakmak, atlatmiş/yapmiş olmak, de vijftig achter de
hebben birini (bir şeyi) hedeflemek, birine/bir şeye garazi olmak, hij heeft
hebben biriyle aşk ilişkisi olmak,
hebben eli dar olmak, (v, tijd) epey, uzunca, een geruime tijd epey bir
hebben evde içkisi olmak, içki bulundurmak
hebben hali vakti yerinde olmak, het altijd weten bilgiç olmak,
hebben hoş bir konuşma tarzina sahip olmak, 3 (het spreken) konuşma,
hebben içinde (söyleyecek) bir şeyi olmak, iets niet over zijn kunnen
hebben işsiz olmak, işi olmamak, geven iş vermek, hebben işi olmak, işte
hebben karar yetkisi olmak, yetkisi/etkisi olmak, de op de wonde plek
hebben keskin gözleri olmak, iyi görmek, de ogen sluiten ölmek, hayata
hebben korkak/ yüreksiz/tabansiz olmak, cesaretsiz olmak, van zijn geen
hebben uykusu olmak, in vallen uykuya dalmak
hebben van dan/den çok olmak, nin içinde yüzmek, ten e üstelik, üstüne
Heeft Sahip olmak,Heeft
het hebben konuşma sirasi olmak, ik heb er geen in te zeggen
het hebben önemli olmamak, önemsiz olmak, aan mijn geen polonaise!
het hebben yoğun işi olmak, ik heb het met ...ile meşgulum,
het goed a) (durumu vb,) iyi olmak, b) (na ruzie) (arayi) düzeltmek,
het plan is afgesprongen plan bozuldu, 3 atlayip kaybolmak,
het zwarte zijn istenmeyen olmak,
Heten Bunun Adi neydi,isminde olmak,Adi,Heten
HETEN gs, (heette, h, geheten) 1 adlanmak, adi olmak, çağrilmak,
hiç yabanci değil, betere dagen gekend hebben gün görmüş olmak, zich laten
hikayesine benzemek, dalli budakli olmak, (vertellen) uzatmak, uzun uzadiya
HINDEREN g, (hinderde, h, gehinderd) engellemek, mani olmak, engel
hisse neden olmak, his vermek, zacht yumuşak gelmek, het voelt
HOEDEN g, (hoedde, h, gehoed) 1 korumak, göz kulak olmak, esirgemek, 2
Hoeven Gerekli olmak,Hoeven
hoger sferen zijn a) burnu havada olmak, b) (zitten te soezen) hayal
HONGER 1 açlik, hebben als een paard kurt gibi aç olmak, van
honger aç olmak, ik heb honger aciktim, açim, 5 iets/iemand nodig bir
Hoort Yaninda Olmak,Hoort
huis voor iemand evini birine açik tutmak, birine kapisi açik olmak, 2
hürmeti olmak, 2 (prestige) prestij, sayginlik
iets biri (bir şey) hakkinda konuşuyor olmak, iets te zeggen diyeceği
Instemmen Met) (Ile) Hem Fikir Olmak,Instemmen Met)
Kachel Volslagen Zijn kafayi bulmak,sarhos olmak,cakirkeyf olmak, ,,Kachel Volslagen Zijn
kenmerkend özgü, has, zijn aan nin özelliği olmak, (y)a/e
Kits yolunda,iyi gitmek,duzene girmis durumda olmak,islerin yolunda gitmesi,,Kits
Klaarstaan hazir durmak,hazir olmak,hizmete amade olmak, ,,Klaarstaan
Kletsnat sirilsiklam islak olmak,ipislak,yam yas olmak,yas,,Kletsnat
Kletsnat,2 sipir sipir yas olmak,islanmis durumda olmak,cok islanmak,yagan yamur damlalari islanmasi,,Kletsnat,2
Klikken,2 iyi anlasmak,ani asiklik hissi,birden iyi anlasmak,elektriklenme olmak,,Klikken,2
Komaf iyi ayileden olmak,koken,soy,asil aileden,,Komaf
Koorts Ates,atesi olmak,Atesli,Koorts
Kosten masraf,gider,para etmek,hayatina mal olmak,,Kosten
Krek ayni olmak,benzemek,tamamen, ,,Krek
Kunnen yardimci fiil cekim eki,haber hali eki,yapabilmek,yapacak yetenekde olmak,,Kunnen
Kunnen,2 muktedir olmak, ebilmek,a bilmek,yeteneginde olmak,,Kunnen,2
Kwijt kayip,yok,yitirmis olmak,kaybetmis,,Kwijt
Laxeren Bagirsaklari Bozmak,Ishal Olmak,Laxeren
Leegstaan Kullanilmamis Olmak,Leegstaan
Letten Dikkat Etmek,Goz Kulak Olmak,Hurmet,Zarar Acmak,,Letten
listenin sonunda bulunmak, sallantida olmak,
Loskrijgen Muvaffak Olmak,Eli Genislemek,Loskrijgen
Maken Yapmak,Onarmak,Sebep Olmak,Maken
Mani Olmak,2 beletten,belemmeren,Mani Olmak,2
Meeleven Ayni Duygulara Sahip Olmak,Meeleven
Middelen Ortalama Olmak,Ortayi Bulmak,Middelen
Moet,1 Mecbur Olmak,Zorunlu Olmak,Zorunlu,Moet,1
Moeten Zorunda Olmak,Moeten
Mogen Tasvip,Yetkili Olmak,Olabilmek,Mogen
na/e kalmiş olmak, aan de heidenen overgeleverd zijn acimasiz ellere
nodig hebben gereksinim/ihtiyaç duymak, gereksinimi/ihtiyaci olmak, ik mis
Omgaan Iliskisi Olmak,Arkadaslik Etmek,Omgaan
Onderlopen Su Basmak,Suyla Dolmak,Onderlopen
ondersteunen dayanmak, destek olmak, 2 (reiken) yetişmek, ulaşmak,
ooggetuige zijn v,) tanik olmak, ik zie haar komen geldiğini gördüm, dubbel
Openstaan Asik Olmak,Openstaan
ophouden te bestaan) yok olmak, 3 (v, takken) kuruyup düşmek
Opschieten Cabuk Olmak,Opschieten
Pacificeren baris getirmek,baris ve huzura kavusturmak,kardes olmak, ,,Pacificeren
Parelen kopuk kopuk olmak,boncuklanmak,,Parelen
Passeren gecmek,gecip gitmek, vuku olmak,vuku gelmek,,Passeren
Penarie zor durumda kalmak,muskul olmak,zor bir durumda olmak,icinden cikilmaz bir durumda olmak,,Penarie
Pinken zeki olmak,acikgoz olmak,erken kalkmak,pirildamak,,Pinken
ploeg vardiya, nacht hebben gece nöbeti olmak, gece vardiyasi
Schelen Farkli Olmak,Schelen
Scheren Tras,Tras Olmak, tras etmek,Scheren
Slagen Basarili Olmak,Basarmak,Muvaffak Olmak,Slagen
Smaken Tadi Olmak, lezzetli olmak,Smaken
Sneuvelen Sehit Olmak,Sneuvelen
spreekt/kd (opdonderen) defolmak, flikker op defol git!
stof yün kumaş, yün dokurna, door de geverfd zijn tamamen arsiz olmak,
Stormen Firtina Olmak, firtina cikmak,Stormen
Struikelen Dusecek Gibi Olmak,Struikelen
Stuiten Durdurmak, mani olmak,Stuiten
te meyi planlamak, mek için niyetli olmak, ...meyi tasarlamak
Tegengaan engel olmak,karsi mucadele etmek ,Tegengaan
tekortschieten yetmemek, az gelmek, 3 aan mahrum olmak, yoksun olmak, 4
Teweegbrengen neden/sebep olmak,meydan vermek ,Teweegbrengen
Trek D(,Ken) goc,yuz cizgisi,revacta olmak,Trek D(,Ken)
v, rekening) kapatilmamiş olmak, een de rekening sifirlanmamiş hesap, 3
v, God kadir olmak, yapabilmek, edebilmek, 2 (invloed hebben) etkisi
v, vogel boyun, boğaz, 3 een stuk in zijn hebben sarhoş olmak, zurna
v, wond kapanmak, 2 (gebeuren) olmak, meydana gelmek
Vallen Dusmek, yagmak , uymak , bagli olmak,,Vallen
Verdwijnen Yok Olmak,kaybolmak,Verdwijnen
Verkleuren rengini atmak,solmak,Verkleuren
Verliefd Worden Asik Olmak,Verliefd Worden
Verloederen dejenere olmak,yozlasmak,dusmek,Verloederen
Verlopen gecmek,gecip gitmek , gunu dolmak,bitmis gecmis ,,Verlopen
Veroorzaken Neden Olmak, neden/sebep olmak,Veroorzaken
verschijnen zich görünmek, ortaya çikmak, (firsat vb,) düşmek, olmak,
Verschillen fark olmak,Verschillen
Verslaafd muptele/duskun olmak,Verslaafd
Vervallen Gecersiz Olmak,viran olmak , cokmek ,vadesi dolmak,,Vervallen
Vervormen deforme olmak,Vervormen
Verzot duskun olmak,Verzot
Volstaan ile yetinmek , yeterli olmak,Volstaan
voorkomen önlemek, mani olmak, dat verhoede God! Allah esirgesin!
Vrijstaan serbest olmak,Vrijstaan
Waakzam uyanik,tetik,dikkatli olmak,kapilmamak,,Waakzam
Walgen kusacak gibi olmak,mide bulunmak,igrenmek,diksinmek,,Walgen
Wegkomen gitmek,sivismak,kayip olmak,kayip olmak,,Wegkomen
Wegraken kayip olmak,yitmak,,Wegraken
Wegroesten paslanip curumek,paslanip asionmak,paslanip yok olmak, ,,Wegroesten
Wegrotten curuyup gitmek,curuyup yok olmak,,Wegrotten
Wegvallen yok olmak,atlanmak,unutulup konmamak, ,,Wegvallen
Wegwezen kayip olmak,def olmak,,Wegwezen
welnemen razi olmak, riza göstermek, II h, riza, razi olma, muvafakat,
werk gelişmek, iyiye gitmek, rast gitmek, başarili olmak, gestolen goed
ya/e baskin olmak, de nemen üstünlüğü ele almak
ya/e gitmek, uymak, yakişmak, 3 (horen) gerekmek, zorunlu olmak,
ya/e karşi itirazi olmak,
ya/e uymak, tutmak, ayni olmak, dat klopt niet met wat je gisteren gezegd
ya/ebağli olmak,
Zeer Hongerig Zijn Cok Cok Ac Olmak,Zeer Hongerig Zijn
Zich Abonneren Abone Olmak,Zich Abonneren
zich bevinden bulunmak, (geschreven) yazili olmak, 5 (met infinitieven)
Zick Inhouden Kendine Hakim Olmak,Zick Inhouden
ziekte şeker hastaliği hebben şekeri olmak, şeker hastaliği olmak
Zijn Onun,Olmak,Zijn
zwanger zijn gebe olmak, yavru taşimak, yavrulu olmak, 6

Ana Sayfaya Dön