Turks > Nederlands <> Nederlands > Turks Woordenboek |


Turks > Nederlands <> Nederlands > Turks Woordenboek.
Türkçe > Felemenkçe <> Felemenkçe > Türkçe Sözlük.
Türkçe > Hollandaca <> Hollandaca > Türkçe Sözlük.
77238 Kelime - Woord.


'land' Kelimesinin Anlamları:

Aanlengen Sulandirmak,Incelemek,Aanlengen
AANLENGEN g, (lengde aan, h, aangelengd) sulandinnak, su katmak,
aanmanen, (canlandırmak) stimuleren, opwekken, prikkelen,
AANWINNEN I f, g, (won aan, h, aangewonnen) kazanmak, land (bir
aarde met... topraği ...ile ağaçlandirmak,
ABN afk/kis Algemeen (Beschaafd) Nederlands Genel Standart
ACHTERAF z, 1 arka tarafta, arka planda, sapa, zich houden
ACHTERLAND ( en) içbölge,
açik, işik yaniyor, 3 daar is niets van o doğru değil, yalandir,
ad vermek / 1 (isim ver een naam geven, (Adlandırmak) benoemen, 2
Ada Eiland,parceel,Ada
ada eiland--
ada (denizde) eiland 2 (tapuda) perceel
ada grubu eilandengroep d. archipel d.
ada sakini eilandbewoner d.
adalı eilandbewoner
adlandirilmak heten--
adlandırma benaming d. benoeming d. 2 (sınıflandırma) classifıcatie d.
Adlandirmak Noemen,Adlandirmak
adlandırmak noemen, heten
AFDOENING ( en) 1 sonuçlandirma, 2 (v, schuld) ödeme, kapatma,
afgelopen? iş nasil sonuçlandi, nasil oldu? het is afgelopen bitti,
Afhandelen Cozum Getirmek,Sonuclandirmak,Afhandelen
afnemen, dalen, omlaaggaan, 4 / (uçak, v. vliegtuig) landen
AFREIZEN g, (reisde af, h, afgereisd) (land, gebied) baştan sona
Afstotend Cezalandirmak,Afstotend
AFSTRAFFEN g, (strafte af, h, afgestraft) 1cezalandirmak, ceza
ağa (toprak sahibi) landheer d. vermogende boer d. toprak ağası
ağaçlandırma bebossing d. boomkwekerij d.
ağaçlandırma sahası veld voor aanplant van bomen
ağaçlandırmacı boomkweker
ağaçlandırmak bebossen, beplanten
Agenda Alanda,Agenda
ağız sulandırmak iemand doen watertanden
ağız sulandırıcı appetijtelijk, de eetlust opwekkend, smakelijk, lekker
ağzını sulandırmak / n/ doen watertanden
AIRCONDITIONING havalandirma (cihazi), klimatizasyon,
akdeniz iklimi Middellandse Zee klimaat
akdeniz Middellandse Zee d.
alakarga zo (Vlaamse) gaai d. (Gamılus glandanus)
alamanya h/volkst Duitsland
Alanda Agenda,Areaal,Alanda
alçak arazi laagland
Allah ‘in dostaları, görüldüklerinde Allah’ın hatırlandığı kimselerdir De vrienden van Allah zijn degenen die Allah te herinneren aan mensen wanneer ze verschijnen
Almanya Duistland,Almanya
altdüzen landingsgestel 2 (kamyonda vb.) chassis
anakara continent werelddeel vasteland
anat. tong d. 4 (anahtar vb.) baard d. 5 coğr./aardr. landtong d.
anavatan vaderland geboortegrond d. geboorteland (çıkış yeri)
anavatana ait vaderlands
anayurt vaderland geboorteland geboortegrond d.
Anilandan Sonra
Anilandan Sonra daaropvolgend,Anilandan Sonra
anlamlandırmak betekenis geven aan, verklaren, uitleggen
ANP afk/kis Algemeen Nederlandsch Persbureau Hollanda Genel Haber
ANWB afk/kis Algemene Nederlandsche Wielrijdersbond, Hollanda
Ara Inis tussenlanding d(,en),Ara Inis
arap saçina döndü, çok kötü sonuçlandi, de zaak komt terecht iş düzeliyor,
arazi (tarla) bouwland akker d. grond d. 2 (saha) veld grondgebied
arazi vergisi grondbelasting d. landrente d. grondlasten d.
Areaal Alanda,Arsa,Areaal
arka planda 1 op de achtergrond, 2 (önemsiz) van weinig belang,
arkabölge achterland
artbölge achterland
atmak, kapi dişari etmek, iemand uit het land birini ülkeden atmak, sinir
autochtoon inlander d.
AVONDLAND h bati ülkeleri, Avrupa,
ayaklandırmak 1 tot opstand brengen, in oproer brengen, 2
aydinlatmak, işiklandirmak, de zon verlicht de aarde güneş dünyayi
aylak lui, doelloos, 2 landloper d.
ayrıntılandırmak detailleren
azgelişmiş v. land) onderontwikkeld
azgelişmişlik v. land) onderontwikkeling d.
B. Z. afk/kis Buitenlandse Zaken Dişişleri Bakanliği,
bağımsızlaşmak op zijn eigen benen staan, vrij worden, 2 (land)
bağlandığı yerde otlamak geen vooruitgang maken, zich niet kunnen
Bakanliği, van Landbouw Tarim Bakanliği, van Onderwijs Milli Eğitim
balkanlar Balkan landen d.
ballandırmak 1 (şekerlendirmek) versuikeren, 2 (koyulaştumak, saus
baltalamak, (land) gezip dolaşmak
barindirmak, konaklandirmak, içeri almak, 2 fig/mec kategoriye almak,
başka şeydir, 2 (doen verwachten) umdurmak, umutlandirmak, umut
BASKENLAND Bask bölgesi,
bastirmak, aldatmak, dolandirmak
bataklık moeras drasland moerasland
batı almanya West Duitsland
batı ülkeleri westerse landen d.
Beantwoorden cevaplandirmak,Beantwoorden
Beboeten cezalandirmak,Beboeten
BEBOSSEN g, (beboste, h, bebost) ağaçlandirmak, koru haline
BEBOSSING 1 ağaçlandirma, 2 ( en) (plaats) koruluk, ormanlik,
Bedotten aldatmak,dolandirmak,Bedotten
Bedreven aldatmak,dolandirmak,Bedreven
Bedrieger dolandirici,Bedrieger
BEDRIEGER dolandirici, üçkağitçi,
BEDRIEGERIJ ( en) dolandiricilik, hile, hilecilik, aldatma, ik
BEEINDIGEN g, (beeindigde, h, beeindigd) sonuçlandirmak,
beklenildiği kadar güzel olmamak, umulandan kötü olmak
BEKOCHT aldatilmiş, kaziklanmiş, zich voelen kaziklandiğmi
BEKRONEN g (bekroonde, h, bekroond) 1 taçlandirmak, 2 fig/mec
BELANDEN gs, (belandde, is beland) (tesadüfen) varmak, ulaşmak,
Belonen mukafatlandirmak,Belonen
BEPANTSEREN g, (bepantserde, h, bepantserd) silahlandirmak, zirh
BEPERKEN g, (beperkte, h, beperkt) 1 sinirlamak, sinirlandirmak,
BEPLANTEN g, (beplantte, h, beplant) ağaçlandirmak, bitki
BERGACHTIG dağli, dağlik, Turkije is een land Türkiye dağlik
BERGLAND dağlik yer,
BERICHT ( en) haber, buitenlandse en diş haberler, krijgen
berzah coğr./aardr. landengte d.
Besluiten karar vermek,sonuclandirmak,bitirmek,Besluiten
besmeuren, lekelemek bevlekken, smetten, 2 (bulandırmak) vertroebelen, 3
Bestraffen cezalandirmak,Bestraffen
BESTRAFFEN g, (bestrafte, h, bestraft) cezalandirmak, (berispen)
betrapt yakalandin, yakayi ele verdin, ze is weer kendine geldi,
bevolkt land
BEVRIJDEN g (bevrijdde, h, bevrijd) kurtarmak, een land van de
Bewapenen silahlandirmak,Bewapenen
BEWAPENEN g, (bewapende, h, bewapend) silahlandirmak, silahla
bezoek birini ziyaretle onurlandirmak
bezorg canı verveeld, landeng, ontstemd,neerslachtig
bilmez, dinlenmek bilmez, zij kent Nederlands hiç Hollandaca bilmiyor, 3
binnen- iç kapı binnendeur d. 3 (ülke dahilinde) binnenlands- 4 (iç taraf)
Binnenland het ic bolge,yurtici,Binnenland
BINNENLAND ( en) 1 (het inwendige deel) iç bölge, iç kisim, iç
Binnenlands yerli,Binnenlands
BINNENLANDS (memleket) ülke dahili, yurtiçi, yerli, nieuws
BINNENSLANDS z, ülkede, bölgede, ülke içinde, sinirlar dahilinde,
bir şeye teşvik etmek, coşkulandirmak, birinin ilgisini uyandirmak, II gs,
bir şeyi çok övmek, ballandirmak, göklere çikarmak, yüceltmek
birinci planda in de eerste plaats, voornamelijk, vooral
birini onurlandirmak, birine saygi sunmak, 2 een mening bir fikre taraftar
birinin adini koymak, çocuğu birinin adina göre adlandirmak
birleştirmek, (v, land) eklemek, katmak, ilhak etmek, bağlamak
bitirmek, (v, land) ekmek, 3 (geleidelijk verminderen) yavaş yavaş
BLINDE (n) kör, ama, in het land der blinden is eenoog koning
BONDSREPUBLIEK de Duitsland Federal Almanya,
BOOMKWEKERIJ 1 ağaçlandirma, 2 ( en) (terrein) ağaçlandirma
BOOREILAND ( en) tech/tek delme platformu, sondaj platformu,
borçlandırma creditering
borçlandırmak crediteren, aanrekenen, in rekening brengen, iemand
BOSBOUW ormancilik, ağaçlandirma ve bakimi,
BOSLANDSCHAP ( pen) orman manzarasi,
BOUW 1 (v, land) ziraat, tarim, land tarim, ziraat, çiftçilik,
BOUWER (s) yapici, kurucu, inşaatçi, işin sorumlusu, land
BOUWLAND arazi, tarla, işlenebilir saha,
bouwland bewerken ekmek, 3 (construeren) inşa etmek, yapmak, tesis
BOVENAL z, ilk planda, ilk önce, hepsinden ziyade, en önemlisi,
Bovenland het yayla,Bovenland
BOVENLAND ( en) yayla, plato, nehrin çikiş bölgesi,
boylamak belanden, geraken, toevallig ergens terecht komen,
bozuk hollandaca gebroken Nederlands
BRAAK I s, 1 (v, land) ekilmemiş, nadas, liggen nadasa kaldirmak
BRAAKLAND işlenmemiş arazi, nadas tarla,
braakland h. II (gri) grijs
BRD afk/kis Bondsrepubliek Duitsland Federal Almanya, Bati
brengen sonuçlandirmak, 3 (uiterste gedeelte) uç, 4 (afstand) yol,
brengen sonuçlandirmak, 3 (uiterste gedeelte) uç, 4 (afstand) yol,
brengen, (ayaklandırmak) in opstand brengen, in oproer brengen, aanzetten
Bu [Flemenkçe] nasil soylenir? Hoe zeg je dit in het [Nederlands]?
Bu [Flemenkçe] nasil soylenir? Hoe zeg je dit in het [Nederlands]?
buğday biti graanklander d. (Citophilus grananus), kasıkbiti platluis d.
buğday biti zo. graanklander d. (çitophilus grananus)
BUIKLANDING ( en) teker açmadan iniş,
Buitenland disulke,Buitenland
BUITENLAND diş ülke, yabanci memleket, naar het gaan yurt
Buitenlander Yabanci,Buitenlander
BUITENLANDER (s) yabanci, ecnebi
buitenlands yabanci
Buitenlands beleid
BUITENLANDS yurtdişi, yurt dişina ait, harici, yurt dişindan,
Buitenlands beleid dis politika
buitenlandse diş kambiyo, 5 (verandering) dönüşüm, değişim, II h, d, (s)
Buitenlandse Handel
BUITENLANDSE HANDEL
Buitenlandse Directe Investeringen
Buitenlandse Directe Investeringen Yabanci Sermaye Girisi
Buitenlandse Handel Dis Ticaret Mstesarligi
BUITENLANDSE HANDEL Uluslararasi ticaret
buitenwerel II 1 (yabancı) vreemdeling d. 2 (bizim-, vatan) geboorteland
bulandırmak 1 (su vb.) troebel maken, vertroebelen, 2 (kafa
BURGERIJ şehirli tabakasi, şehirliler, (v,land) yurttaşlar,
burnunu sürtmek, sirtini yere getirmek, uslandirmak
BUURLAND ( en) komşu ülke,
BVD afk/kis Binnenlandse Veiligheidsdienst Istihbarat Teşkilati,
BZ afk/kis Buitenlandse Zaken Dişişleri Bakanliği,
C.P.N afk/kis Communistische Partij Nederland Hollanda Komünist
çağırlmak (adlandırılmak) heten, genoemd worden, 2 / (davet edil
çakmak, II g, (, h, ) spreekt/kd (oplichten) dolandirmak, üç kâğida
CANARISCHE EILANDEN d mv/çoğ Kanarya Adalari
canı sıkkın landerig, ontstemd
canına tükürmek / n/ 1 (cezalandırmak) iemand mores leren, straffen,
canını yakmak / n/ 1 (acıtmak) pijn doen, 2 (cezalandırmak) iemand
canlandırıcı verfrissen opmonterend
canlandırma (fılm) animatie d. 2 creatie d.
Canlandirmak Voorstellen,weergeven,Verlevendigen ,Vertolken ,,Canlandirmak
canlandırmak 1 (neşe ver verfrissen, verlevendigen, opfrissen,
canlandirmak, canlandirmak, sembolize etmek, iemand/iets birini/bir şeyi
canlandirmak, tahayyül etmek
CATEGORISEREN categoriseerde, h, gecategoriseerd) siniflandirmak,
Catshuis Hollanda Basbakanlik Binasi,Catshuis
cava adası Java eiland
çayırlık grasland grasveld weide d. weiland
cesaretlendirmek, hoop umutlandirmak, ümit uyandirmak, 2 (voor
Cevaplandirmak beantwoorden,Cevaplandirmak
cevaplandırmak beantwoorden, antwoord geven
cezalandırılmak gestraft worden, straf krijgen
cezalandirilmak, ingeschreven yazilmak, gekocht satilmak,
Cezalandirmak Afstotend,Straffen,beboeten,bestraffen,,Cezalandirmak
cezalandırmak straffen, bestraffen, straf geven
CHRISTENHEID 1 Hiristiyanlar, Hiristiyanlar alemi, 2 (land)
çiftçi boer d. landbouwer d. agrariër d. landarbeider d.
çiftçilik landbouw d. landbouwbedrijf boerenbedrijf
çikarmak, met de in de hand komt men door het ganse land tatli dil güler
çikarmak, ortaya çikarmak, een eiland ada keşfetmek, een fout bir
çıkartma ask./mil landing d.
çıkartma birlikleri landingstroepen d.
çıkartma gemisi landingsvaartuig
çıkışı brandgang d. 2 ask./mil. landing d. 3 (kitap vb.) presentatie d.
Clandestien Gizli,El Altindan,Clandestien
CLANDESTIEN z, gizli, el altindan, yasadişi, illegal, e
coğrafya ve etnoğrafya land en volkenkunde d.
Concluderen Sonuclandirmak,Karara Varmak,Concluderen
CREATIE (s) 1 yaratiliş, yaratilma, 2 thea/tiy canlandirma
CULTIVEREN g, (cultiveerde, h, gecultiveerd) 1 (v, land, grond)
CULTUURLANDSCHAP ( pen) kültür manzarasi, işlenmiş manzara,
Cumhurbaşkani yazari bir madalya ile onurlandirdi II s, 1 (niet
CURATELE jur/huk kisit, hacir, malini kullandirmama, iemand
Daaropvolgend anilandan sonra,anilana mutakip ,Daaropvolgend
DAAROPVOLGEND anilana müteakkip, anilandan sonra,
dag haalt de avond wel. Na regen komt zonneschijn. 2 (uçak) landing d. 3
dağlık bergachtig, 2 bergland
dahili işler binnenlandse zaken d.
dalgalandırmak 1 (deniz) laten golven, deinen, kabbelen, 2 (saç, v.
dalgalanmak, laten dalgalandirmak, met alle winden (mee) her rüzgara
dallandırıp budaklandırmak / ingewikkeld maken, gecompliceerd/
dallandırmak ingewikkeld maken, gecompliceerd/ problematisch maken,
de landmacht
de onu ön planda tutuyorum
de mond ağzin sulanir, ağzini sulandirir, 2 (lichaamsvocht) sidik, 3 ( s,
de vingers birini cezalandirmak, paylamak, azarlamak, 4 (typen) daktilo
defensie tarım bakanı minister van Landbouw d.
değiştirmek, (verteren) harcamak, eritmek, 4 iemand birini uslandirmak,
DELFTS I s, Delften, Delftli, Delfe ait II h, Hollandanin Delft
Delta Plani Zeeland Danehir Agizlarini Kapama Plani
Delta Plani Zeeland Danehir Agizlarini Kapama Plani Deltaplan,Delta Plani Zeeland Danehir Agizlarini Kapama Plani
Deltaplan Delta plani Zeeland danehir agizlarini kapama plani ,Deltaplan
demek II d, ( en) scheep/den halat, cezalandirma halati
den/ ülke vb. v. land) verdedigen, 3 (himaye et beschermen, patroneren,
deniz ülkesi zeeland
denizi, de Middellandse Akdeniz, de Noord Kuzey denizi, de Rode
denken, (kaygılandırıcı) kritiek, bedenkelijk, zorgwekkend, onrustbarend,
despotluk despotisme dwingelandij d. overheersing d.
detaylandırmak detailleren
devretmek, ferağetmek, II gs,(, is ) yabancilaşmak, van zijn vaderland
dindaşlar, klas sinif arkadaşi, land hemşeri
direkt, dobra dobra, dolandirmadan
dış haberler buitenlands nieuws
dış pazar buitenlandse markt d.
dis politika Buitenlands beleid
dış politika dış siyaset buitenlandse politiek d.
Dis Ticaret Mstesarligi Buitenlandse Handel
dış ülke buitenland
dış ülkeye ait buitenlands
dışarıdan van buiten, 2 (dış ülkeden) uit het buitenland
dışarıya buiten, naar buiten, 3 (yabancı ülke vb.) buitenlands-, vreemd-
dışişleri - ni buitenlandse zaken d.
dışişleri bakanı minister van Buitenlandse Zaken d.
dışişleri bakanlığı ministerie van Buitenlandse Zaken
Disulke buitenland,Disulke
DIXIELAND bir tür caz
DIXIELANDMUZIEK bir tür caz
diyar land Körler diyarında şaşılar padişah olur. In het land der
doen kendini politikaci olarak tanitti, 2 (bekend zijn) bilmek, Nederlands
doet mij ağzimi sulandiriyor, II gs, ağzi sulanmak, ik watertand ervan
Doga Natuur,Landschap,Doga
Dolandirici bedrieger,Dolandirici
dolandırıcı bedrieger
dolandırıcı oplichter d. nessentrekker d. gauwdief d. intrigant d.
dolandırıcılık flessentrekkerij d. fraude d. oplichterij d. zwendelarij d.
dolandırıcılık yapmak oplichten, zwendelen, door bedrog geld/goed afhandig
dolandırılmak bedonderd worden, opgelicht worden, bedrogen worden
dolandırma oplichterij
dolandırma zwendelarij
Dolandirmak Flessen,bedotten,bedreven,Dolandirmak
dolandırmak 1 (aldatmak) oplichten, bedriegen, iemand iets door de
dolandırmak oplichten, (argo/plat) belazeren, 5 (yatıştırmak, maag enz.)
dolandırmak oplichten, beetnemen, 4 mec./fig. (kafayı getikt worden,
dolandırmak oplichten, zwendelen
dolayi cezalandirmak, een de blik cezalandirici bakiş,
DONORLAND ( en) bağiş veren veya yardim eden ülke
DOPEN g, (doopte, h, gedoopt) 1 vaftiz etmek, adlandirmak, isim
döviz buitenlands geld vreemde valuta d. devies 2 (özlü söz) motto
döviz bozdurmak buitenlands geld wisselen
DRASLAND ( en) bataklik
DROMENLAND in zijn uykuda olmak, rüya aleminde olmak
Duistland Almanya ,Duistland
düşünmek, (zich voorstellen) tasavvur etmek, gözünde canlandirmak
Duygulandiran pakkend,Duygulandiran
duygulandırıcı ontroeren aangrijpend
duygulandırmak ontroeren, aangrijpen, sentimenteel/emotioneel maken
dwingeland tiran d.
DWINGELAND ( en) zalim, gaddar, despot
DWINGELANDIJ zulüm, gaddarlik, despotluk
ecnebi buitenlands, vreemd, 2 vreemdeling d. buitenlander d.
een land verimsiz toprak,
een dode ölü dil, moderne talen modern diller, de Nederlandse
een land sürerek dolaşmak, 3 (v, paard) koşturup çok yormak,
Eiland Ada,Eiland
EILAND ( en) ada, en boven de wind rüzgâr adalari
EILANDBEWONER (s) ada sakini, adali
Eilandengroep Takimada,Eilandengroep
EILANDENGROEP ( en) takimada
El Altindan Clandestien,El Altindan
el kapısı 1 vreemd huis 2 (gurbet) buitenland vreemd land
ELAND ( en) zo, bir tür iri boynuzlu geyik,
elbiseler, lachen yalandan, yapmacik gülmek,
Engeland Ingiltere,Engeland
ENZYM ( en) enzim, ferment, organik reaksiyonu hizlandirci
ermek, het liep goed af iyi bitti, olumlu sonuçlandi, hoe is het
etki altında bırakmak / 1 beïnvloeden, 2 (duygulandırmak) ontroeren
etkilenmeden, dat heeft hem niet gelaten onu duygulandirdi
etmek, (uitbeelden) canlandirmak, (uitvoeren) icra etmek
etmek, II g, (nieuwsgierig) meraklandirmak, iemand birini meraklandirmak,
Europa Avrupa ülkeleri, 3 (bouwland) toprak arazi, tarla, het gehele bütün
F florins gulden florin, gulden, Hollanda lirasi
F.N.V afk/kis Federatie van Nederlandse Vakverenigingen Hollanda Işçi
federal almanya cumhuriyeti Bondsrepubliek Duitsland
FEESTVERLICHTING ( en) eğlence işiklandirmasi
feleğini şaşirtmak, kafasini kariştirmak, s lands , s lands eer her ülkenin
fig/mec als ...olarak adlandirmak,
fig/mec ballandirmak,
fig/mec göklere çikarmak, övmek, ballandirmak, 3 (beter maken) iyileştirmek,
FIN ( nen) Finlandiyali
Finland Finlandiya,Finland
Finlandiya Finland,Finlandiya
finlandiyalı -finli Fin(se) d.
FINS I s, Finlandiyaya ait, Finlandiyadan, II h, Fince,
fiyatlandırmak duurder maken, de prijzen verhogen/opdrijven
FL. florins gulden florin, gulden, Hollanda lirasi
flandra wimpel
Flessen Dolandirmak,uc kagida getirmek,Flessen
FLESSENTREKKER (s) dolandinci, üçkağitçi, kayişçi
FLESSENTREKKERIJ ( en) dolandiricilik, üçkağitçilik
foefje h. kunstje 4 (dolandırma vb.) oplichting d. zwendel d. 5 (halk -
FRAUDE (s) yolsuzluk, suistimal, dolandiricilik, hile, belasting
gaddarlık meedogenloosheid d. dwingelandij d. wreedheid d.
GANNEF (...neven, ...nefen) (plat/argo) dolandirici, yankesici, hirsiz,
garip (başka ülkede oturan) in een ver land/verre stad wonend, 2
GASTLAND ( en) 1 ev sahibi ülke,
GAUWDIEF (...dieven) yankesici, dolandirici, hirsiz
GEBOORTELAND ( en) vatan, anavatan, anayurt, memleket
gebracht worden, 4 (ülkeden verbannen worden, uit het land gezet
geen land te onunla baş edilmez,
GELDERLAND Gelderlan Hollandanin bir eyaleti,
gelişen ülke ontwikkelingsland
gelismekte olan lke Ontwikkelingsland
gelismemis lke onbebouwd land
GESELPAAL (...palen) kamçilanacaklarin baglandiği direk
geweer tetik, 5 (landbouwtractor) traktör, 6 (v, w,c,) sifon
GEWEST ( en) 1 (landstreek) bölge, mintika, yer, yöre, semt, havali,
giciklandi, opgeblazen tepesi atmiş kimse
Gizli Verborgen,Geheim ,Achterbaks,Clandestien,,Gizli
gizli istihbarat (binnenlandse) Veiligheidsdienst d.
GL afk/kis gulden florin, gulden, spreekt/kd Holanda parasi,
göç -çü 1 emigratie d. landverhuizing d. immigratie d. Hz. Muhammed'in göçü
goederen mal varliği, grond toprak mülkiyeti, land arazi
görevlendirmek, (naam geven) ad vermek, adlandirmak,
göz önünde canlandırmak / (helder) voor ogen hebben, voorstellen
gözünde canlandırmak / aanschouwelijk maken, visualiseren, zich
gözünün önünde canlandirmak, bir şeyi gözünün önüne getirmek
GRASLAND ( en) çimenlik, çayirlik, otlak
GRIEKENLAND Yunanistan
Grinland Groenland,Grinland
Groenland Grinland,Groenland
gruplandırmak groeperen, klasseren
GUIRLANDE (s) çiçek dizisi, çiçekten yapilmiş kordon
GULDEN (s) gulden, florin, Hollanda lirasi
gurbet - ti buitenland (ülke içinde) een verre stad, een vreemde stad
gurbetçi dış ülkede) immigrant d. iemand die in het buitenland woont
gurbetçilik het leven in den vreemde/in het buitenland
h. (gurbet) buitenland een verre stad, 4 (yabancı) buitenwereld d.
h. grondgebied 3 (ülke) land
h. landerijen d. territorium
h. vasteland 2 (leke) belastering d. smet d.
hamiyet - ti patriottisme liefde voor het vaderland d.
hangeri landeri naar, sukkelend
harbe sokmak / (een land) de oorlog intrekken/inslepen
harbe sürüklemek / (een land) de oorlog intrekken/inslepen
hareketlendirmek, canlandirmak, iyileştirmek
hariç (dış) buitenkant d. 2 (ülke) buitenland 3 (hesaba dahil
harici extern, uitwendig, 2 (dış ülkelerle ilgili) buitenlands
hariciye afdeling voor uitwendige ziekten d. 2 buitenlandse zaken d.
harita landkaart d. kaart d. plattegrond d. coğrafya haritası geografısche
hastaliktan kurtarmak, b) birinin işini destekleyip canlandirmak, er
havadar (havalandırılmış) goed geventileerd, 2 (yüksek) hoog
havalandırma ventilatie d. klimaatregeling d. luchtkoeling d.
havalandırma bacası luchtkoker d.
havalandırma tesisatı airconditioning d.
Havalandirmak Ontluchten,Ventileren ,Havalandirmak
havalandırmak 1 luchten, ventileren, 2 (balon vb.) oplaten, doen
havalandirmak, gevangenen tutsaklari açik havaya çikarmak, 2 (uiten) açiğa
havayolu - nu luchtlijn d. luchtweg d. Hollanda Kraliyet Havayolları
haymana (çayırlık) weiland 2 hd./volkst. (tembel) lui
hazırlandı, Hij heeft zich voorbereid om naar de bioscoop te gaan. 3
hazirlik yapmak, hij maakte om weg te gaan o gitmeye hazirlandi,
heeft, leert hij nu ook Nederlands 5 (ne biçim/tür) wat voor soort...? wat
HEERLIJKHEID (...heden) 1 (landgoed) malikâne, 2 (pracht) görkem,
HEILAND ( en) (Messias) Mehdi, (redder) kurtarici
Heilige Schrift kitabi Mukaddes, het Heilige Land Filistin, Kutsal ülke, de
hemşeri (aynı ülkeli) landgenoot d. 2 (aynı şehirli) stadsgenoot d.
HERBEBOSSING ( en) yeniden ağaçlandirma
HERSTRUCTURERING ( en) yeniden yapilandirma
het land
het ongeluk geboren zijn, een ongeluksvogel zijn II 1 (toprak parçası) land
het twijfelen birini kuşkulandirmak, kuşkuya düşürmek, iemand iets
heyecanlandırıcı spannen opwindend, adembenemend, opzienbarend
heyecanlandırmak opwinden
heyecanlandirmak, teleşlandirmak, 5 (geil maken) (cinsel) tahrik etmek,
hicret emigratie d. landverhuizing d. immigratie d. Hz. Muhammed'in hicreti
hij intrigeert mij beni meraklandirir
Hij spreekt niet eens Turks, laat staan Nederlands.
hırslandırmak boos maken
hızlandır- iets bespoedigen
hızlandırıcı accelerateur
hızlandırılmak laten versnellen, versneld laten worden, laten bespoedigen
hızlandırılmış kurs stoomcursus d. spoedcursus d. intensieve cursus d.
hızlandırılmış öğrenim spoedcursus d.
Hizlandirmak Versnellen ,Hizlandirmak
hızlandırmak versnellen, sneller maken, (iş vb.) bespoedigen
hizlandirmak, ivdirmek, acele ettirmek,
HOLLAND Hollanda, is in last şimdi şapa oturduk, hapi yuttuk, op zn
Hollanda Nederland,Hollanda
Hollanda lehçesi,
Hollanda Basbakanlik Binasi
Hollanda Basbakanlik Binasi Catshuis,Hollanda Basbakanlik Binasi
hollanda basın bürosu Algemeen Nederlands Persbureau A.N.P.
hollanda demiryolları Nederlandse Spoorwegen d. N.S. d.
hollanda futbol takımı Nederlands elftal Nederlands voetbalteam
hollanda -haber bürosu Algemeen Nederlands Persbureau A.N.P.
Hollanda haber/basın ajanı Algemeen Nederlands Persbureau A.N.P. 2
hollanda işçi sendikaları konfederasyonu federatie van Nederlandse
hollanda kamu oyu araştırma kurumu Nederlands Instituut voor de Publieke
Hollanda Kraliyet Jandarmasi
Hollanda Kraliyet Jandarmasi koninklijke marechausee,Hollanda Kraliyet Jandarmasi
hollanda lirası gulden d.
hollanda Nederlan Holland
hollanda parası gulden d.
hollanda pasaportu Nederlands paspoort
hollanda peyniri Nederlandse kaas d.
hollanda uyruğu Nederlandse nationaliteit d. Nederlands staatsburgerschap
hollanda vatandaşı Nederlandse staatsburger d.
hollanda vatandaşlığı Nederlandse nationaliteit d. Nederlands
hollanda yabancılar merkezi Nederlands centrum voor Buitenlanders N.C.B
Hollandaca Nederlands,Hollandaca
Hollandaca Da Het, Ortac Fiil Eki Hatirlatici Sozluk
Hollandaca Da Het, Ortac Fiil Eki Hatirlatici Sozluk kofschip,Hollandaca Da Het, Ortac Fiil Eki Hatirlatici Sozluk
hollandaca dergi Nederlands tijdschrift
hollandaca gazete Nederlandse krant d.
Hollandaca konuşmak Gebroken Nederlands spreken
Hollandaca konuşuyor musunuz? Spreekt u Nederlands?
hollandaca Nederlands Nederlandse taal d.
Hollandaca, een rijke zengin bir dil, de Turkse Türkçe, Türk dili, de
Hollandali Nederlander,Hollandali
hollandalı Nederlander d. Nederlandse d. Hollander d. Hollandse d.
Hollandali pintiliği, b) (kleingeestigheid) Hollandali dar kafaliliği, 2
hollandalılaşmak verhollandsen, vernederlandsen
HOLLANDER (s) 1 Kuzey veya Güney Hollandali, 2 (Nederlander)
HOLLANDS Hollandaya ait, Hollandadan, e kaas Hollanda peyniri, e
HONGERWINTER kitlik kişi (194445 Hollandada)
HOOGLAND ( en) yüksek yer,dağlik yer
houden van, het land aan iets/iemand hebben
hudutlandırmak grenzen bepalen, beperken
huizen dan kerken. Overal wordt brood gebakken. Geen handvol maar een land
HULDIGING onurlandirma, şereflendirme
HUN I iy, za, onlarin, onlara ait, vaderland onlarin anavatani, boeken
Ic Bolge binnenland,Ic Bolge
Ierland Irlanda,Ierland
Ingiltere Engeland,Ingiltere
Inland Yerli,Inland
Isiklandirma Illumunatie,Illumineren,Isiklandirma
Isiklandirmak Verlichten,Isiklandirmak
Iskocya Schotland,Iskocya
Isvicre Zwitserland,Isvicre
KofSchip hollandaca da het, ortac fiil eki hatirlatici sozluk, ,KofSchip
Koninklijke Marechausee hollanda kraliyet jandarmasi,guvenlik jandarmasi,askeri polis, ,,Koninklijke Marechausee
Konumlandirma positionering
kovmak, atmak, sürmek, kovalamak, de vijanden uit het land düşmani
Laagland Ova,Vadi,Laagland
Land Ulke,Kara,Arazi,Land
Land lke
land himaye altindaki devlet
Landbouw Ziraat,Tarim,Landbouw
Landbouw Tarim
Landbouwer Ziraatci,Ciftci,Landbouwer
Landbouwgebied Tarim Alani,Landbouwgebied
Landbouwkunde Ziraatcilik,Landbouwkunde
Landbouwproduct Tarim Urunu,Landbouwproduct
Landelijk Ulkesel,Kasabali,Koylu,Landelijk
Landen Karaya Cikarmak,Landen
landen lke
Landengte Berzah,Landengte
Landenwedstrijd Uluslararasi Mac,Landenwedstrijd
Landgenoot Hemseri,Yurttas,Landgenoot
Landgoed Ciftlik,Landgoed
Landing Yere Inis,Landing
Landingsbaan Ucak Pisti,Landingsbaan
Landingsplaats Pist,Landingsplaats
Landkaart Harita,Landkaart
Landloper Serseri,Gezgincilik,Landloper
Landmacht Karagucu,Karakuvveti,Landmacht
Landmijl Karamili,Landmijl
Landsbelang Ulke Cikari,Landsbelang
Landschap Doga,Landschap
Landschappelijk Yerel,Mahalli,Landschappelijk
Landschapspark Dogal Park,Landschapspark
Landskampioen Ulke Sampiyonu,Landskampioen
Landsreek Bolge,Semt,Landsreek
Landstaal Resmi Dil,Landstaal
landstreek bölge, mintika, havali, 4 mil/ask karargâh,
Landverrader Vatan Haini,Landverrader
Landwacht Milis Kuvveti,Landwacht
Landwind Meltem,Landwind
Letonya Letland,Letonya
Lichten Isiklandirmak,Capa Almak,Lichten
lke landen
lke Land
Manzara Uitzicht,Aanblik,Landschap,ScTne,,Manzara
Maraba Landbouwer,Maraba
Melande Karisim,Kaynasma,Melande
Meltem Zomerse Landwind,Meltem
Memleket Land,Geboorteplaats,bakermat,Memleket
Mercanada Koraaleiland,Mercanada
Middellandse Zee Akdeniz,Middellandse Zee
Mukafatlandirmak belonen,Mukafatlandirmak
Mulk Gronbezit,Land,Eigendom,bezit,,Mulk
Nederland Hollanda,Nederland
Nederlander Hollandali,Nederlander
Nederlands Hollandaca,Nederlands
Noemen Adlandirmak,isimlendirmek,Noemen
Noodlanding zorunlu is,Noodlanding
onbebouwd land gelismemis lke
Ontluchten Havalandirmak,Ontluchten
Ontwikkelingsland gelismekte olan lke
organize edil- ) georganiseerd worden, gepland worden
Otlak Weiland,Otlak
Pakkend etkileyici,duygulandiran,ilgi ceken,ilgi ,,Pakkend
positionering Konumlandirma
Rangschikken Siniflandirmak,Rangschikken
Sabrediniz ve cezalandırmayınız. O, gij geduldig en niet straffen!
Schiereiland Yarimada,Schiereiland
Schotland Iskocya,Schotland
Silahlandirmak bewapenen,Silahlandirmak
Siniflandirmak Rangschikken,Indelen,Siniflandirmak
Sonuclandirmak Afhandelen,Concluderen,besluiten,Sonuclandirmak
spreekt/kd (oplichten) dolandirmak
Straffen Cezalandirmak,Straffen
Sulandirmak Aanlengen,Sulandirmak
Takimada Eilandengroep,Takimada
Tarim Landbouw
Tussenlanding D(,En) ara inis ,Tussenlanding D(,En)
uitbeelden canlandirmak, temsil etmek
Ulke Land,Ulke
Ulkesel Landelijk,Ulkesel
Uluslararasi ticaret BUITENLANDSE HANDEL
Vaderland vatan,yurt,Vaderland
Vatan bakermat,Vaderland ,Vatan
Ventileren havalandirmak,Ventileren
verf enz, su koymak, su katmak, sulandirmak,
Verlevendigen canlandirmak,senlendirmek,Verlevendigen
Verlichten hafifletmek,azaltmak, aydinlatmak,isiklandirmak,,Verlichten
Versnellen hizlandirmak,Versnellen
versterking van verbazing) O!, aman, ne kaba bir dil kullandı! O, wat
Vertolken Anlatim,ifade vermek,dile getirmek , canlandirmak ,,Vertolken
Voorstellen Tanisdirmak,Canlandirmak,Sahnelemek,Onermek,,Voorstellen
vreemd land yabanci lke
Weergeven canlandirmak,temsil etmek,,Weergeven
Weiland Otlak,Weiland
ya/e yol verrnek, 2 (uit het land) ülkeden gitmek, göç etmek, ülkeyi terk
Yabanci Buitenlander,Allochtoon,Xeno,Vreemd ,,Yabanci
yabanci buitenlands
Yabanci Sermaye Girisi Buitenlandse Directe Investeringen
yabanci ulke vreemd land
Yarimada Schiereiland,Yarimada
Yayla bovenland,Yayla
Yerli Ingeboren,Inland,binnenlands,Yerli
Yurt Vaderland ,bakermat,Yurt
Yurtici binnenland,Yurtici
zaman, miktar precies, Hollanda'da tam beş yıl çalıştı, Hij heeft
Zorunlu Is Noodlanding,dwangarbeid,Zorunlu Is
zwengel sap, kol, manivela, 4 (guirlande) çiçek dizisi, çiçek kordon
Zwitserland Isvicre,Zwitserland

Ana Sayfaya Dön