Turks > Nederlands <> Nederlands > Turks Woordenboek |


Turks > Nederlands <> Nederlands > Turks Woordenboek.
Türkçe > Felemenkçe <> Felemenkçe > Türkçe Sözlük.
Türkçe > Hollandaca <> Hollandaca > Türkçe Sözlük.
77238 Kelime - Woord.


'kum' Kelimesinin Anlamları:

aan het spel kumar müptelasi olmak
AANVOERDER (s) lider, kumandan, baş,
AANVOEREN g, (voerde aan, h, aangevoerd) 1 (leiden) kumandanlik
AANVOERING kumandanlik, öncülük, liderlik, onder van... nin
afkeuren kinamak, ayiplamak, mahkum etmek, kötü bulmak, iemands houding
AFKEUREND s kinayici, mahkum edici, yerici, menfi, een e blik
aflezen, begrijpen, yüzünden okumak iets van iemands gezicht atlezen, 10
Afstandsbediening Uzaktan Kumanda,Kumanda,Afstandsbediening
AFSTANDSBEDIENING 1 (uzaktan) kumanda, 2 ( en) uzaktan kumanda
akıl kumkuması leperd d. sluwe vos d. slimmerik d. gladjanus d.
akım derken bokum demek k/vulg een blunder begaan, een flater slaan, een
ANALFABEET I d, (...beten) okuma yazma bilmeyen kimse, II s, okuma
ANALFABETISME okuma yazma bilmeme,
anlat! iets naar zijn helpen canina okumak, bir şeyi bozmak, mahvetmek,
at gözlüğü ile görmek, lees okuma gözlüğü, stof toz gözlüğü,
atlas Atlas d. 2 (kumaş) satijn
ATLAS I d, ( sen) atlas, II h, (ipekli kumaş) saten,
aydın (okumuş) geletterde d. intellect 2 (aydınlık) helder
Badstof havlu kumasi,Badstof
BADSTOF fen) d, havlu kumaşi, havluluk bez,
bahtsiz, in het spel, gelukkig in de liefde kumarda kaybeden aşkta
Bamboe bambu,hint kumasi,Bamboe
Banka Dekumani
Banka Dekumani Afschrift,Banka Dekumani
başarısızlığa mahkum doodgeboren
baskıcı (zalim) tiran d. onderdrukker d. 2 (kumaş vb. basan) bedrukker
basma (basılı) gedrukt, geprint, 2 (kumaş) bedrukte stof sits
batakhane kumarhane goklokaal speelhol
BATIK (s) resimli kumaş,
BATIKKEN g, (batikte, h, gebatikt) (kumaşi) resimlemek,
Beheersen Kontrol Etmek,Idare Etmek,hukum surmek,Beheersen
Belezen okumus,gorgulu,Belezen
BELEZEN tahsilli, okumuş, volkst/hd mürekkep yalamiş, dirsek
ben yokum Dank je feestelijk! Dank je de koekoek!
BEVELHEBBER (s) kumandan, komutan,
biçme (kumaş, v. stof) knippen (çimen) maaien 2 mat./wisk. prisma
biçmek - er 1 (kumaş vb. stoffen) knippen, 2 (çimen vb.) maaien, 3
bildiğini okumak voet bij stuk houden, op z'n stuk blijven staan, zijn
bir şeyden kumılamamak) iets niet kunnen vermijden, ergens niet aan kunnen
biraz daha bijknippen, 3 (kumaş, v. stof) inkorten, inleggen,
biriktirilmiş parayi harcamak, 2 (inzet) kumara konan para, 3 (voor bier)
boek is de moeite waard om te lezen bu kitap her bakimdan okuma
BOMBAZIJN kalin pamuklu kumaş,
borçlar, zand yumuşak ve gevşek kum, 9 een se arbeider gündelikçi,
brief birine bir mektup okumak
BROKAAT diba, desenli ipek kumaş,
BROODZAK ( ken) ekmek torbasi, kumanya torbasi,
Bukum Curve,Bukum
bumburuşuk (yüz) gerimpeld, 2 (kumaş vb.) verfomfaaid, verkreukeld,
Bunu okumak zorundayım, Dat moet ik lezen.
CALICOT (...cos, ...cots) pamuklu kumaş, patiska
canına okumak / n/ 1 (işkence et kwellen, afmatten, teisteren, 2 (yok
CANVAS I h, 1 kanvas, kalin bir kumaş, 2 (v, boksring) boks ringi
çarkına okumak (argo/plat) / n/ kapotmaken, stukmaken, vernielen,
çarptirmak, hüküm giydirmek, ter dood ölüme mahkum etmek, tot 20 jaar
CELWEEFSEL biol/biyo hücre dokusu, dokum
cezalanmak gestraft worden, straf krijgen, 2 (mahkum ol veroordeeld
Charge Saldiri,Yukumluluk,Tufek Doldurma,Charge
çifte kumrular mec/fıg. hartsvriendinnen d. boezemvrienden, (sevgililer)
ciğerini okumak / n/ (kwade bedoeling) van het gezicht aflezen
çikarmak, een klas ayni sinifi iki kez okumak, ayni sinifi
çizgili (kağıt) gelinieerd, 2 (kumaş) gestreept
çizgili kumaş stof met streeppatroon d.
Coalitieregering Koalisyon Hukumeti,Coalitieregering
çok okumuş geleerd, geletterd
COMESTIBLES mv/çoğ gida maddesi, erzak, kumanya
COMMANDANT ( en) komutan, kumandan
COMMANDEUR (s) scheep/den kumandan, komutan
COMMANDOTOREN (s) kumanda kulesi
CROUPIER (s) krupiye, (kumarda vb,) oyun yöneten
Cumulatief Kumulatif,Cumulatief
Curve Egri Cizgi,Bukum,Curve
dalinda okuyor, mühendislik tahsili yapiyor, rechten hukuk okumak, hukuk
DAMAST ( en) &#350;am kumaşi
DAMASTEN &#350;am kumaşindan
Degraderen rutbesini dusurmek,kume dusurmek ,Degraderen
DENIM d, blujin kumaşi
denizde kum onda para Hij heeft geld als water. Hij zwemt in het geld. Hij
devekuşu gibi başını kuma sokmak de kop in het zand steken,
diksiyon, (lezing) okuma, konferans, een houden konferans vermek, 3
ditmek, fig/mec incelemek, ince eleyip siki dokumak
Divisie(,S) tumen,kume ,Divisie(,S)
Doemen mahkum etmek ,Doemen
DOEMEN g, (doemde, h, gedoemd) mahkum etmek, dat is tot
Dokum Storting,Dokum
Dokum Potasi
Dokum Potasi kroes,Dokum Potasi
dokum textuur d. weefselstructuur d.
Dokuma textiel,Samenweefsel,Dokuma
dokuma weven weverij d. textiel 2 (dokunmuş) geweven
dokuma atölyesi weverij d.
dokuma fabrikası weverij d.
dokuma sanayi textielindustrie d.
dokuma tezgahı weefgetouw weefstoel d.
dokuma zanaatı weefkunst d.
dokumacı weefster d. wever d.
dokumaclık textielindustrie d. weverij d. weversvak
dokumak weven
DOKUMENT ( en) belge, vesika, evrak
dokunmuş kumaş, III d, tekstil, mensucat, manifatura, dokumacilik
DOOD I d, ölüm, iemand ter veroordelen birini ölüme mahkum
dood veroordelen ölüme mahkum etmek, een zaak hand nemen bir işi ele almak
DOODGEBOREN ölü doğmuş, başarisizliğa mahkum, een kind ölü
DOORLEZEN g, (las door, h, doorgelezen) baştan sona okumak,
DRAPEREN g, (drapeerde, h, gedrapeerd) (kumaşla) örtmek
Drom(,Men) kalabalik,yigin,kume,Drom(,Men)
dudaktan okuma liplezen
DUFFEL h, kalin yünlü kumaş, II d, (s) (kalin) palto
DUFFELS yünlü kumaştan
DUIN h, ( en) kumul, kum yiğini
Duin(,En) kumul,kum yigini ,Duin(,En)
DUINAFSLAG ( en) kum erezyonu, kum aşinmasi
DUINVALLEI ( en) kum vadisi
DUINWATERLEIDING ( en) kumla su süzme sistemi
düz glad, effen, vlak, egaal, 2 (yassı) plat, effen, 3 (kumaş vb. van
Dyslexie okuma zorlugu,okuma zayifligi,alek,Dyslexie
DYSLEXIE okuma zorluğu, okuma zayifliği
eigen hoofd bildiğini okumak, de brief volgt mektup devam ediyor, een
ELEVATOR (s) (tahil, kum) emip yukan nakleden araç,
eleyip siki dokumak
eminim ki... ik ben er van eminim, kuşkum yok, je bent nooit van je
entari kumaşı japonstof d.
eski yazı okuma bilimi paleografıe d.
ezan okumak oproepen tot gebed
ezberde okumak, het in de schoot leggen bir şeye razi olmak, teslim olmak,
ezberden okumak / 1 uit het hoofd opzeggen, 2 (saçmalamak) uit zijn
Fabrikda Hazirlanmis Vakumlu Yemek Cesitleri
Fabrikda Hazirlanmis Vakumlu Yemek Cesitleri kant en klaar maaltijd,Fabrikda Hazirlanmis Vakumlu Yemek Cesitleri
fanila (faniladan) flanellen, van flanel gemaakt, 2 (kumaş) flanel 3
FANTASIESTOF ( fen) fantastik/süslü kumaş
fatiha okumak eerste soera van Koran lezen
fig/mec kili kirk yarmak, ince eleyip siki dokumak
FRUIT meyve, meyva, Turks lokum
FRUITAUTOMAAT (...maten) meyveli kumar otomati
GALEIBOEF (...boeven) kürek mahkumu, forsa
gazel I edeb./lit. ode d. hariçten gazel okumak uit zijn nek
gazel okumak mec./fig. liegen, uit zijn nek kletsen, onzin uitkramen
Gecersiz Hukumsuz
Gecersiz Hukumsuz Verlopen,Gecersiz Hukumsuz
gedicht şiir okumak, muz/müz çalmak, sunmak, icra etmek, 2 iemand birini
gedoemd bu başarisizliğa mahkum edilmiştir
geen ben yokum, asla olmaz
GELEERD 1 bilgili, okumuş, 2 dat is me te hiç anlamam, bana çok
GELETTERD eğitim görmüş, çok okumuş, een man okumuş adam, fig/mec
GELETTERDE (n) aydin, edip, edebiyatçi, okumuş
GELIEVEN I mv/çoğ aşiklar, kumrular, sevgililer II u gelieve te zenden
geliyorum, ja, brengen! ben yokum istemem! boş versene!
geluidsopname kayit için okumak, okuyup kaydetmek, nieuws op de band
GERUIT (kumaş) kareli, damali
GESCHOOLD okullu, mektepli, okumuş, e arbeiders kalifiye işçiler,
GESTUDEERD okumuş, üniversite bitirmiş
GETOUW ( en) dokuma tezgâhi
gevangenisstrafveroordeeld beş aylik hapis cezasina mahkum edildi, 2
GEVLOEK küfür, lanet okuma, sövme, sövüp sayma
gewaad bayramlik elbise, dank je , ben yokum, hiç niyetim yok, (yapmak)
gezicht bir şeyi birinin yüzünden okumak, gözlerinden anlamak
giyaben mahkum etmek, 2 işitilmemiş, duyulmamiş, duyulmadik, ong/ols
gıyaben mahkum olmuş bij verstek veroordeeld
gıyaben mahkum olmuş bij verstek veroordeeld, ölüme mahkum olmak ter dood
GOK gokje h, (s) kumar
GOKAUTOMAAT (...automaten) kumar otomati
Gokken Kumar Oynamak,Gokken
GOKKEN gs, (gokte, h, gegokt) 1 kumar oynamak, 2 hand/tic spekülasyon
Gokker Kumarbaz,Gokker
GOKKER (s) 1 kumarci, kumarbaz, 2 hand/tic spekülatifçi, açikçi
GOKLUST ( en) kumar isteği
GOKSPEL ( en) kumar oyunu
GOKTENT ( en) kumarci çadiri,
göndermek, sevk etmek, zand kumu gemiye yükleyip göndermek, 2
GORDIJNSTOF ( fen) perdelik, perdelik kumaş
GOUDBROKAAT bir çeşit ipek kumaş, kemha
gözenek (deri ve kumaşlarda) porie d. 2 (fıle vb.) (net)maas d. 3 (delik)
GROFGREIN sof, şali, keçi tiftiğinden kaba kumaş,
GROFZAND çakil, kaba kum
haberleri banda okumak
halı dokuma tezgahı weefgetouw weefstoel d.
halı dokumacılığı tapijtweverij d.
HARDOP z, yüksek sesle, yüksel sesli, lezen yüksek sesle okumak
hare kumaş gemoireerde stof d. gewaterde stof d.
hariçten gazel okumak uit zijn nek kletsen/praten, zwammen, onzin
harita okuma kaartlezen
Havlu Kumasi
Havlu Kumasi badstof,Havlu Kumasi
Hayvan Kumesi
Hayvan Kumesi kudde,Hayvan Kumesi
hazircevap, bijdehand zekice, kumazca, hünerlice, beceriklice
hece hece okumak / spellen
heen oraya artik gitmiyorum, ik lees okumuyorum, hij heeft het gezegd o
hefboom tech/tek kumanda esnek kolu, mafsalli levye
HERLEZEN g, (herlas, h, herlezen) yeniden okumak, tekrar okumak, bir
HERMELIJN I d, ( en) zo, as, kakim, kakum, II h, kakim kürkü
het strand dalgalar kumsala çarpiyor II s, kayin ağacindan,
hiçe saymak, tinlamamak, het gevaar tehlikeye meydan okumak, iemand
Hint Kumasi
Hint Kumasi bamboe,Hint Kumasi
hintsafranı - nı bot. geelwortel d. kurkuma d. (curcuma longa)
horen duymak, (lezen) okumak, je weet wat je hebt, maar niet wat je krijgt
HOUTDUIF (...duiven) zo, üveyik, tahtaklikumru
Hukum Vonnis ,Hukum
Hukum Surmek
Hukum Surmek beheersen,Hukum Surmek
Hukumdar Soeverein,Vorst ,Hukumdar
Hukumet Kabinet,Overheid,Hukumet
Hukumet Darbesi
Hukumet Sorunu
Hukumet Darbesi Staatsgreep,Hukumet Darbesi
Hukumet Sorunu kabinetkwestie,Hukumet Sorunu
Kaartlezen yol haritasi okumak,harita bakmak,,Kaartlezen
Kabinet Hukumet,bakanlar kurulu,Kabine, ,,Kabinet
Kabinetkwestie hukumet sorunu,kabine sorunu,guven oyu sorunu, ,,Kabinetkwestie
Kant En Klaar Maaltijd hazir yemek,hazir yenecek gida maddesi,fabrikda hazirlanmis vakumlu yemek cesitleri, ,,Kant En Klaar Maaltijd
Koalisyon Hukumeti Coalitieregering,Koalisyon Hukumeti
Kokumuz patriach,Kokumuz
koparmak, sneeuw kar firtinasi, zand kum firtinasi, 2 mil/ask hücum,
Kroes masrapa,tas,dokum potasi, ,,Kroes
Kudde(nl) hayvan kumesi,suru,surek,cemaat,,Kudde(nl)
Kum Zand,Kum
kum vb.) grofheid d.
Kum Yigini duin(,en),Kum Yigini
Kumanda Afstandsbediening,Asiri,Kumanda
Kumar Oynamak Gokken ,Kumar Oynamak
Kumarbaz Gokker ,Kumarbaz
Kumarhane Speelbank,Kumarhane
kumaş - u, van stof) baal d.
kumaş vb. van stof) bedrukken, batikken
kumaş, v. stof) verslijten
Kumbara Spaarpot,Kumbara
Kume Stapel,drom(,men),divisie(,s),Kume
Kume Dusurmek degraderen,Kume Dusurmek
Kume Kume Akin Etmek toestromen,Kume Kume Akin Etmek
Kumes Nest,Kumes
Kumpanya toneelgezelschap h(,pen),Kumpanya
Kumul duin(,en),Kumul
Kumulatif Cumulatief,Kumulatif
Laken Kumas,Yatak Carsafi,Azarlamak,Laken
Lanet Okumak Verdoemen ,Verwensen,Lanet Okumak
Last Yuk,Agirlik,Imla,Hukum,,Last
Lectuur Okuma,Dergi,Makale,Lectuur
Leesblind Okuma Korlugu,Leesblind
Leesboek Okuma Kitabi,Leesboek
Leest Okumak,Kundura Kalibi,Leest
Lezen Okumak,Lezen
Lezenswaardig Okumaya Deger,Lezenswaardig
Lezing Okuma,Seminer,Lezing
Liplezen Dudaktan Okumak,Liplezen
Lokum Turks Fruit,Lokum
Luchtledig Havasiz,Vakum,Luchtledig
Mahkum Veroordeeld,Gevonnist,Mahkum
Mahkum Etmek Veroordelen ,doemen,Mahkum Etmek
massa yiğin, sürü, 3 spreekt/kd (v, vrouw) lokum gibi kadin, fistik
Mekik Dokumak Forenzen,Mekik Dokumak
Metropool Anakaent,Hukumet Merkezi,Metropool
Meydan Okumak Uitdagen,trotseren,tarten,Meydan Okumak
Mondvoorraad Yiyecek,Kumanya,Mondvoorraad
Muggeziften Kili Kirk Yarmak,Ince Eleyip Sik Dokumak,Muggeziften
munten slaan, 15 (kumaş (stof) bedrukken, 16 ağır basmak a) zwaar
namen oplezen) okumak, okuyarak bildirmek, 3 (van gezicht,
Nest yuva,kumes,Nest
Okuma Zayifligi dyslexie,Okuma Zayifligi
Okuma Zorlugu dyslexie,Okuma Zorlugu
Okumak Studeren,Lezen,Voordragen,Okumak
Okumus belezen,Okumus
Oleander Zakkum,Oleander
Overheid Hukumet,Overheid
Patriach patrik,cet,ata,kokumuz,,Patriach
saldırmak için een aanstalten maken om aan te vallen, 3 (kuma ol-
saldırmak için een aanstalten maken om aan te vallen, 3 (kuma ol-
Samenweefsel Dokuma, nesic,Samenweefsel
schrift sökmek, okuyabilmek, okumak
Soeverein Ala, hukumdar,Soeverein
Spaarpot Kumbara,Spaarpot
Speelbank Kumarhane,Speelbank
Staatsgreep Hukumet Darbesi,Staatsgreep
Stapel Yigin, kume,Stapel
stof yün kumaş, yün dokurna, door de geverfd zijn tamamen arsiz olmak,
Storting Yatirim, dokum,Storting
Studeren Okumak,Ders Calismak,Tahsil yapmak,Studeren
Tarten meydan okumak,kizdirmak,sinirlerine dokunmak,Tarten
Textiel tekstil,dokuma ,Textiel
Toestromen akmak,kume kume akin etmek ,Toestromen
Toneelgezelschap H(,Pen) tiyatro toplulugu,kumpanya ,Toneelgezelschap H(,Pen)
Trotseren meydan okumak ,Trotseren
Uzaktan Kumakda Afstandsbediening,Uzaktan Kumakda
Vacunm bosluk,havasiz,vakkum,Vacunm
Vakkum Vacunm ,Vakkum
Verdoemen lanet okumak,Verdoemen
Verlopen,2 gecersiz hukumsuz,Verlopen,2
Veroordelen mahkum etmek , kinamak,Veroordelen
veroordelen mahkum etmek
Vonnis karar,hukum,Vonnis
Voordragen okumak,sunmak , birini aday gostermek,Voordragen
Voorlezen yuksek sesle okumak,Voorlezen
Vorst Kral,hukumdar,Vorst
Yol Haritasi Okumak kaartlezen,Yol Haritasi Okumak
Yuksek Sesle Okumak Voorlezen ,Yuksek Sesle Okumak
Yukumluluk Charge,Yukumluluk
Zakkum Oleander,Zakkum
Zand Kum,Zand

Ana Sayfaya Dön