Turks > Nederlands <> Nederlands > Turks Woordenboek |


Turks > Nederlands <> Nederlands > Turks Woordenboek.
Türkçe > Felemenkçe <> Felemenkçe > Türkçe Sözlük.
Türkçe > Hollandaca <> Hollandaca > Türkçe Sözlük.
77238 Kelime - Woord.


'duyma' Kelimesinin Anlamları:

aangesloten worden, 3 (yakınlık duymak) toegewijd zijn aan, 4 (üstlenmek,
aanhoren, (duymak) horen
acı duymak pijn hebben
ağzından çıkanı kulağı duymamak niet op zijn woorden letten
arasinda, başkalari duymadan, vier ogen baş başa, başka kimse olmadan, 3
arzu duymak / verlangen (naar), wensen, willen, zin hebben in
Baktım ki bilmiyor (duymamış), bir yey demedim. Ik begreep dat hij niet op
başkasindan duymak/işitmek, tot over de oren in de schuld zitten
BELUISTEREN g, (beluisterde, h, beluisterd) 1duymak, işitmek,
bir müziği duymak zevktir, 2 yararlanma, istifade, voor het oog göz
bir şeyden utanmak, bir şeyden utanç duymak, sikilmak, zij zich zoiets te
bir şeyden zevk almak, haz duymak, met zevkle, een voor de ogen göz
birine sempati duymak, birine yakinliği olmak
biriyle iftihar etmek, biriyle kivanç duymak, zo als een pauw koltuklari
cinsel istek duymak / geilen op
DIKHUIDIG I s, 1 kalin derili, 2 fig/mec vurdum duymaz,
DOODNUCHTER z, soğukkanlica, vurdumduymazca
Doof Sagir,duymaz ,Doof
DOOF (dover, st) 1 sağir, duymaz, hij is aan een oor bir
doofzijn vurdumduymaz olmak, van zeggen kulağina gelmek/çalmak,
dostça hisleri olmak, birine yakinlik duymak
duyarsızlaşmak (vurdumduymaz ol onverschillig worden, 2 (hissini
duygusuz, taş gibi, vurdumduymaz, şefkatsiz
Duyma Gehoor,Duyma
duyma horen
Duymak Horen,Vernemen ,Duymak
duymak - ar / 1 horen, 2 (haber vb. al van iemand horen, vernemen,
duymak, dan/den korkmak, voor zijn leven hayatindan endişe duymak, voor
duymak, bir şeye istekli olmak
duymak, bir şeye kafasina takmak, tasalanmak, bir şeyi evirip çevirmek, over
duymak, bir şeye memnun olmak, 2 (betaling) ödeme
duymak, bir şeye önem vermek, aldirmak, bir şeyi istemek, hij taalt er niet
duymak, birine saygi duymak, 2 fig/mec tegen iets bir şeyden çekinmek,
duymak, er is geen gevaar te korkacak bir tehlike yok, nergens te
duymak, meraki olmak, 2 (s) (voorwerp) ilgi duyulan şey, 3 (belang) önem
duymak, şevk duymak
duymamak, itimat etmemek, II h, güvensizlik, itimatsizlik, koesteren tegen
duymamazlıktan gelmek / doen alsof je iets niet hoort, Oost-Indisch
Duymaz doof,Duymaz
Eerbiedigen Saygi Duymak,Eerbiedigen
EERBIEDIGEN g, (eerbiedigde, h, geeerbiedigd) saygi duymak,
endişelenmek, bir şeyden endişe duymak, 2 fig/mec dat zit er niet in olacağa
Flegmatiek Asiri Sogukkanli,vurdumduymaz,Flegmatiek
FLEGMATIEK z, duyarsiz, hissiz, soğukkanli, vurdumduymaz
FLEGMATISCH z, duyarsiz, hissiz, soğukkanli, vurdumduymaz
Gehoor Duyma,Isitme,Gehoor
GEHOOR 1 işitim, duyma, işitme, 2 işitim yetenegi een fijn ince bir
GEHOORAFSTAND ( en) işitme mesafesi/uzakliği, duyma mesafesi,
gereksinimi olmak, bir şeye ihtiyaç duymak, b) (rijp zijn) hazir
GEVOELLOOSHEID duygusuzluk, duyarsizlik, hissizlik, vurdumduymazlik
göstermek, ilgi duymak, ile ilgilenmek, zij stelde belang in de
Gurur Duymak
Gurur Duymak trots,Gurur Duymak
gurur duymak / trots op iets zijn
gurur duymak, bir şeyle iftihar etmek, bir şeyden kivanç duymak, bir şeye
güven duymak / iemand vertrouwen
güven duymamak / wantrouwen
hak eder, iemand in houden birine saygi göstermek/duymak,
Hardhorig Zorlukla Duymak,Hardhorig
HATEN g, (haatte, h, gehaat) 1 kin beslemek, kin gütmek, kin duymak,
haz duymak /- den/ ergens plezier in hebben, ergens behagen in scheppen
hebben voor, interesse tonen voor, 2 (yakınlık duymak) aandacht
hem gehoord ondan hiç kaba bir söz duymadim
Hic Duymamak
Hic Duymamak Horen,Hic Duymamak
hiçbir kuşku duymadan, zonder e reden hiçbir neden olmaksizin, 2
Horen Hic duymamak,Dinle Bak,Duymak,Horen
horen duymak, (lezen) okumak, je weet wat je hebt, maar niet wat je krijgt
HOREN I g, (hoorde, h, gehoord) 1 (niet doof zijn) işitmek, duymak, ,
iets birine (bir şeye) sevgi duymak, een plan plan yapmak, planlamak, 2
Kusku Duymak twijfelen,Kusku Duymak
nodig hebben gereksinim/ihtiyaç duymak, gereksinimi/ihtiyaci olmak, ik mis
over ya/e karşi güvensizlik duymak
Saygi Duymak Eerbiedigen,Saygi Duymak
Trots gurur duymak ,Trots
Twijfelen kusku duymak ,Twijfelen
Vernemen duymak,isitmek,Vernemen
Vurdumduymaz Flegmatiek,Vurdumduymaz
ya/e arzu duymak
ya/e ilgi duymak
ya/e özlem duymak, naar vrijheid özgürlük aşki çekmek, özgürlük hasreti

Ana Sayfaya Dön