Turks > Nederlands <> Nederlands > Turks Woordenboek |


Turks > Nederlands <> Nederlands > Turks Woordenboek.
Türkçe > Felemenkçe <> Felemenkçe > Türkçe Sözlük.
Türkçe > Hollandaca <> Hollandaca > Türkçe Sözlük.
77238 Kelime - Woord.


'düşmek,' Kelimesinin Anlamları:

AFBOEKEN g, (boekte af, h, afgeboekt) hesaptan düşmek,
alçalmak zich verlagen voor een doel, 3 (düşmek, van prijs) dalen,
avcunu yalamak, hava almak, eli boş dönmek, in het vallen ağa düşmek,
beklentiye denk düşmek, buiten/tegen beklentinin tersine, boven
bij iemand birinin gözünden düşmek, in zijn gözden düşmüş olmak
bladeren dökülmek, düşmek, 3 (regen, hagel, sneeuw) yağmak, er valt regen
BUITELEN gs, (buitelde, h/is gebuiteld) tepe taklak düşmek,
burnundan düşmek, tipa tip benzemek, Gods over Gods akker laten lopen işi
cenaze namazina, voor staan rezil olmak, gülünç duruma düşmek,
ciddiye almamak, in het raken başi dara düşmek, sikintiya düşmek, başi
çikarmak, hesaplayip çikarmak, düşmek, 2 (betalen) ödemek, ober! kan
DALEN gs, (daalde, is gedaald) düşmek, azalmak, inmek, de
de trap merdivenden paldir küldür düşmek, II g, (, h, ) iemand
de trap merdivenden yuvarlanmak, merdivenden tepe taklak düşmek, II g, 1
derde düşmek, birçok sorunu olmak, 4 bot, nod, boğum, düğüm, yumru, 5
devam et! ergens achterheen bir şeyin peşine düşmek, bir şeyi araştirmak,
devirmek, gaf yapmak, küçük düşmek, maskaraya dönmek,
devrilmek, düşmek, düşüp kalmak, 2 van het lachen gülmekten yerlere yatmak
dipnot düşmek,
durmak, kafa ütülemek, düşünmeden konuşmak, çenesi düşmek, 2 (vocht
duruma düşmek, çok gerilemek, (mali) topu dikmek, iflas etmek, batmak
duruma düşmek, iemand in brengen birini zor durumda birakmak
düşmek, (v, woord) ağzindan kaçmak, 3 (uit het geheugen) aklindan çikmak,
düşmek, worden delirmek, çildirmak, 2 (onzinnig) zirva, saçma een ke
düşmek, Ankara komen a) Ankaradan gelmek, b) Ankarali olmak, het raam
düşmek, aşaği devrilmek, 4 (naar beneden hangen) aşaği sarkmak, 5
düşmek, buiten zijn körkütük sarhoş olmak, 2 bati bölgesi, het van
düşmek, değer kaybetmek
düşmek, dillerde dolaşmak, iemand over de laten gaan biri hakkinda
düşmek, gerilemek, inmek, 4 (verzwakken) azalmak, zayiflamak, 5 (terugkeren)
düşmek, günü dolmak,
düşmek, II g, (, h, ) rulosunu açmak, yaymak, sermek, een vlag bayraği
düşmek, man ! biri denize düştü!
düşmek, op de lange schuiven uzun süre ertelemek, rafa kaldirmak,
düşmek, op de pedalen pedallamak, 2 ayak basmak
düşmek, ümidini kesmek, aan dan/den ümidini kesmek
düşmek, van de muur duvardan aşaği atlamak, 2 fig/mec bozulmak,
etmek, II gs, (, is ) 1 öbür kenarina düşmek, devrilmek, 2 scheep/den
etmek, met zijn in de boter vallen dört ayağinin üstüne düşmek, wie zn
faka basmak, oyuna gelmek, tuzağa düşmek, in de laten lopen çürük/yaş
FLAUWVALLEN gs, (viel flauw, is flauwgevallen) bayilmak, güçsüz düşmek,
fout begaan yanilmak, hataya düşmek,
g , is ) (vallen) düşmek, van de trap merdivenden düşmek
geçmiş olmak, modadan düşmek, vrije boş zaman, van die af o zamandan
gerilemek, grond verimi düşmek, fakirleşmek, II g, (, h )
girmek, beraber çalmaya başlamak, 4 (mager worden) zayiflamak, zayif düşmek,
gözünden düşmek, ten e van yararina,
GROND ( en) 1 yer, toprak, op de vallen yere düşmek, onder de yer
HAGELEN gs, (het hagelde, h, gehageld) 1 dolu yağmak, dolu düşmek, 2
hand/tic (dalen, minder worden) düşmek, azalmak
hand/tic düşmek, inmek
het vallen suya düşmek, yatmak, olmamak, het feest is in het gevallen
höpürdetmek, tegen de grond pattadak düşmek, güm diye düşmek, II g,
para vb. düşmek, bedrag) verminderen, de prijs verlagen, (çıkarmak,
rüzgar tarafindan sürüklenmek, esinti ile düşmek, IIg, (, h, )
van zijn plaats raken) yerinden düşmek, 3 (niet meer aanwezig zijn) artik
verminderen azalmak, düşmek, de kleur gaat eraf o renk kayboluyor,
verschijnen zich görünmek, ortaya çikmak, (firsat vb,) düşmek, olmak,

Ana Sayfaya Dön