Turks > Nederlands <> Nederlands > Turks Woordenboek |


Turks > Nederlands <> Nederlands > Turks Woordenboek.
Türkçe > Felemenkçe <> Felemenkçe > Türkçe Sözlük.
Türkçe > Hollandaca <> Hollandaca > Türkçe Sözlük.
77238 Kelime - Woord.


'bir şeyden' Kelimesinin Anlamları:

aan iemand (iets) hebben birinden (bir şeyden) hoşlanmamak, nefret etmek
aldiriş etmiyor, hiçbir şeyden rahatsiz olmuyor,
anlaşabilmek, plezier in iets bir şeyden zevk almak, 2 (merken) rastlamak,
BALEN gs, (baalde, h, gebaald) van iets bir şeyden bikmak,
BEDUCHT korkmuş, zijn voor iets/iemand bir şeyden/birinden
BEKLAG şikayet, zijn doen over iets bir şeyden şikayet etmek,
bekomst zijn van iets, hebben bir şeyden gina getirmek/bikmak,
beni hiç mi hiç irgalamaz, geen van iets snappen bir şeyden hiç
BENUL geen hebben van iets bir şeyden anlamamak, hij heeft
BESCHAAMD z, utanmiş, mahcup, zich over iets bir şeyden utanç
BEU (van) iets zijn bir şeyden usanmak, bikmak, ik ben het
bir dere dolar, als de voor iets zijn bir şeyden ölesiye korkmak,
bir şeyden bikana kadar bakmak, güzelliğini kaniksamak, 2 iets van
bir şeyden çakmamak ergens geen kaas van gegeten hebben, er geen bal van
bir şeyden hiç bir şey anlamamak
bir şeyden hiçbir şey anlamamak, elkaar de toespelen paslaşmak,
bir şeyden hoşlanmak, geen meer kunnen zeggen a) tika basa yemek,
bir şeyden iyi beklentisi olmak, umutlanmak, iets niet meer zien bir
bir şeyden karli çikmak
bir şeyden kumılamamak) iets niet kunnen vermijden, ergens niet aan kunnen
bir şeyden utanmak, bir şeyden utanç duymak, sikilmak, zij zich zoiets te
bir şeyden vazgeçmek, el çekmek, bir şeyi birakmak, hij liet niet af
bir şeyden zevk almak, haz duymak, met zevkle, een voor de ogen göz
bir şeyi ağira almak, ciddiye almak, bir şeyden dolayi kederlenmek,
bir şeyi baştan savmak, bir şeyden siyrilmak/kurtulmak, iemand
biri ile (bir şeyle) ilişkisini kesmek, birinden (bir şeyden) yüz
blussen, mec./fig. (birini bir şeyden iemand zijn interesse
CHOCOLADE çikolata, er geen van kunnen maken bir şeyden
CONTENT hoşnut, memnun, ergens niet mee zijn bir şeyden
davranmak/yararlanmak, başka bir şeyden önce oluşmak,
diken diken olmak, voor (van) iets bir şeyden irkilmek, bir şeyden
duruyor, zich op iets laten bir şeyle iftihar etmek, bir şeyden gurur
duymak, birine saygi duymak, 2 fig/mec tegen iets bir şeyden çekinmek,
elini yıkamak 1 handen wassen, 2 mec./fig. (bir şeyden elini çek zijn
etkisi altinda olmak, een krijgen van iets bir şeyden etkilenmek, onder de
fig/mec voor iets bir şeye cesaret edememek, bir şeyden çekinmek
gam çekmek, ergens over bir şeyden dolayi kahirlanmak, üzülmek, zich dood
GENOEGEN 1 memnuniyet, tatmin, nemen met iets bir şeyden memnun
GEWAG ergens van maken bir şeyden bahsetmek, bir şeyden söz etmek,
goede op iets hebben bir şeyden iyi anlamak, 3 daar is geen op umut yok,
GRUWEN gs, (gruwde, h, gegruwd) van iets bir şeyden tiksinmek,
gurur duymak, bir şeyle iftihar etmek, bir şeyden kivanç duymak, bir şeye
haber vermek, iemand van iets birini bir şeyden haberdar etmek
HUIVERIG voor iets zijn bir şeyden çekinmek
iets yürüyerek birinden (bir şeyden) uzaklaşmak, II g, (, h, )
overgeven kusmak, çikarmak, b) (afkeer hebben) bir şeyden tiksinmek, bir

Ana Sayfaya Dön