| aan het | brengen birine bir şeyi kavratmak, zijn gebruiken aklini |
| AANGEBRAND gauw | aangebrand zijn çabuk tepesi atmak, |
| AANLASSEN | g, (laste aan, h, aangelast) kaynatmak, kaynakla |
| AANLENGEN | g, (lengde aan, h, aangelengd) sulandinnak, su katmak, |
| AANREIKEN | g, (reikte aan, h, aangereikt) 1 elle vermek, uzatmak, |
| AANSCHOUWELIJK | z, görülür, somut, maken aydinlatmak, |
| AANSPOELEN I | f, g, (spoelde aan, h, aangespoeld) kiyiya atmak, |
| AANVOEGEN | g, (voegde aan, h, aangevoegd) eklemek, katmak, |
| acemi yeğdir, | gauw op zijn zijn çok çabuk tepesi atmak, kizmak, honger |
| achterblijven, niet | voorspoedig gaan, niet opschieten, 3 (yatmak, olmamak) |
| açiğa kavuşturmak, | iets bir şeyi aydinlatmak, bir şeyi açiklamak, II gs, |
| açik eksiltme | ile balik satmak, 6 (v, munten) darpetmek, 7 iemand |
| açiklamak, aydinlatmak, | izah etmek, met voorbeelden örneklerle açiklamak |
| açmak, | açmak, başlatmak, girişmek, een zaak bir iş açmak, het vuur |
| aday göstermek, | 3 (voorleggen) anlatmak, izah etmek, arz etmek |
| Adelaten | Kanatmak,Adelaten |
| ADERLATEN | g, (liet ader, h, adergelaten) kanatmak, kan |
| AFDAMMEN | g, (damde af, h, afgedamd) setle kapatmak, (water) |
| AFDEKKEN | g, (dekte af, h, afgedekt) 1 örtmek, kapatmak, |
| AFGRENDELEN | g, (grendelde af, h, afgegrendeld) kapatmak, sinir |
| afmaken bitirmek, | tamamlamak, 5 (afbetalen) kapatmak, ödemek, |
| Aframmelen | Dovmek,Dayak Atmak,Aframmelen |
| afrnaken bahaneyle | atlatmak, ciddiye almamak |
| Afrossen | Dovmek,Dayak Atmak,Afrossen |
| AFSLANKEN I | f, g, (slankte af, h, afgeslankt) 1 zayiflatmak, 2 |
| AFSLIJTEN I | f, g, (sleet af, h, afgesleten) aşindirmak, yipratmak, |
| Afsloven | Yormak ,Yipratmak,Afsloven |
| Afsluiten | Kapatmak,Afsluiten |
| AFSLUITEN | g, (sloot af, h, afgesloten) 1 kapamak, kapatmak, een |
| Afstoffen | Tozunu Atmak,Afstoffen |
| Afwerpen | Firlatmak,Afwerpen |
| Afzetten | Kapatmak,Kesmek,Cikartmak,Afzetten |
| ağzini satmak, | sözlerini yinelemek, II gs, nog wat blijven (ardindan) |
| alişveriş een | breken alişverişi bozmak, te lopen met ile caka satmak, |
| almak, | (afbakenen) etrafini işaretlemek, 6 (stilzetten) kapatmak, |
| almak, bestellen | spariş etmek, 3 (stad) kuşatmak, ele geçirmek, iemand |
| almak, de | boog yayi gevşetmek, 2 (spier, geest) rahatlatmak, gevşetmek, |
| altinda satmak, | piyasadan düşük almak, goed in de zijn revaçta olrnak, iyi |
| andere stoppen | bir borcu diğeri ile ödemek, borcu borçla kapatmak, Aliden |
| Anker Werpen | Demir Atmak,Anker Werpen |
| ANKEREN | I gs, (ankerde, h/is geankerd) demirlemek, demir atmak, |
| anlamsiz, zirva, | een zaak aan zetten işi satmak, zich van maken intihar |
| anlatmak, harfi | harfine anlatmak |
| anlatmak, herkese | söylemek, ona buna aktarmak, orada burada öttürmek, sağa |
| anlatmak, hikaye | etmek |
| anlatmak, izah | etmek, açiklamak |
| anlatmak, vertel | me (er) eens over ...nin hakkinda birşeyler anlatsana, 2 |
| aramak, onder | de wol yatmak, yatağa gitmek |
| araya almak, | kuşatmak, çembere almak, een stad şehrin etrafini sarmak, |
| araya girmek, | nüfuzunu kullanmak, el atmak, 2 diep in iets bir şeyde derin |
| armen | kollarini uzatmak, zijn tong dilini uzatmak, dilini çikarmak, 2 |
| aşağida, altta, | van alttan, ten gaan batmak, yok olmak, mahvolmak, 2 |
| Assemblage | Demir Atmak,Montaj,Assemblage |
| ateş etmek, | (v, raket) atmak, firlatmak, 2 ( is, ) (zich snel bewegen) |
| atkilamak, | (doorstrepen) çizmek, çizip atmak, iptal etmek, een |
| atlatmak, aan | de dood ölümü atlatmak, ölümden dönmek, daar kun je niet aan |
| atlatmak, hafif | atlatmak, |
| atlatmak, kurtulmak, | een slag vuruşu çelmek, 2 (belastingen) kaçirmak |
| atlatmak, yarasiz | kurtulmak |
| atlayabilirsin, | scheep/den aktarma yapmak, een klas sinif atlatmak, II |
| atlayip ayağini | oynatmak, atlayip ayağini çikartmak II h, uzun atlama |
| atmak, | (geslachtgemeenschap hebben) aşmak, kadinla yatmak |
| atmak, | (opleveren) vermek, sağlamak, vruchten meyve vermek, |
| atmak, | (v, klok) çalmak, vurmak, 3 (v, golven) çarpmak, vurmak, de golven |
| atmak, | (v, rivier) artmak, yükselmek, kabarmak, de rivier wast nehir |
| atmak, | fig/mec (geheim enz,) gün işiğina çikarmak, esrar perdesini |
| atmak, | kazip |
| atmak, başkasinin | hamalliğini yapmak, |
| atmak, çikarip | firlatmak, 2 (v, bom) firlatmak, firlatip atmak, 3 |
| atmak, firlatmak, | ativermek, çarpmak |
| atmak, hava | atmak, sükse yapmak, kabarmak, şişmek |
| atmak, iemand | onder de houden birini baski altinda tutmak, en |
| atmak, ikinci | plana atmak, |
| atmak, istirahat | etmek, ik ben nu helemaal uitgerust iyice dinlendim, tüy |
| atmak, kapi | dişari etmek, iemand uit het land birini ülkeden atmak, sinir |
| atmak, kaziyarak | çikarmak veya temizlemek, oude verf van een kast |
| atmak, om | te çok komik, çok gülünç |
| atmak, önemsememek, | ihmal etmek, iemand bij een ander birini |
| atmak, suya | firlatmak III f, gs, (kletste, h, gekletst) 1 (babbelen) sohbet |
| atmak, tekme | atmak, II g, vurarak arkava itmek, |
| atmak, tiraş | etmek, ağziyla aslan tutmak |
| atmak, v,paarden | çifte atmak, tegen de deur kapiyi tekmelemek, II g, |
| atmak, vreselijk | vulg/k kiçini yirtmak, moord en brand aci aci |
| atmak, ze | bekogelden de politie met tomaten polise domates attilar, |
| atmak, zijn | kleren elbisesini çabucak çikarip atmak, 2 iemand de deur |
| atmek, kendini | methetmek, yüksekten atmak, palavra atmak, afi |
| aydinlatmak, açiğa | kavuşturmak, açiklamak, açiklik getirmek |
| aydinlatmak, işikla | donatmak |
| aydinlatmak, işiklandirmak, | de zon verlicht de aarde güneş dünyayi |
| ayirip | atmak, |
| azarlamak, een | pak slaag geven) birine tokat atmak, op zijn krijgen |
| bahçeyi kapatmak, | 2 (verwijderd houden) kapatip uzak tutmak, 3 (op |
| bakişta, een | slaan/werpen op (y)a/i göz atmak, göz süzmek, 2 |
| banka yoluyla | ödemek, zich in het gevaar kendini tehlikeye atmak, 3 (v, |
| başini çevirmek, | 2 fig/mec (afkeren) atlatmak, savmak, het gevaar |
| başlatmak, | (van ogen) yukari çevirmek, de blik bakişi yukari çevirmek, |
| başlatmak, beslagen | ten komen iyi hazirlanmak, hazirlikli başlamak, en |
| bastirmak, aldatmak, | dolandirmak |
| batmak, | fig/mec aan iets bir şeyi yapmaya mecbur olmak, bir şeye bağli |
| batmak, - | ar 1 (iflas et failleren, failliet gaan, in een slechte |
| batmak, II | g, 1 (met naalden) iğnelemek, batirmak, sokmak, de wesp heeft hem |
| batmak, topu | atmak, güme gitmek, de gefailleerde firma batik firma |
| BED | ( den) 1 yatak, het houden hasta yatmak, met iemand naar |
| BEDAUWEN | g, (bedauwde, h, bedauwd) çiyle islatmak, nemlendirmek, |
| Bedekken | Kapatmak,ortmek,kapatma,Bedekken |
| bedlaken çarşa | tussen de s liggen yatmak, yatakta olmak, de s uitdelen |
| BEDONDEREN | g, (bedonderde, h, bedonderd) madik atmak, aldatrnak, |
| Bedotten | aldatmak,dolandirmak,Bedotten |
| BEDOTTEN | g, (bedotte, h, bedot) aldatmak, kandirmak, iemand |
| Bedreven | aldatmak,dolandirmak,Bedreven |
| BEDRIEGEN | g, (bedroog, h, bcdrogen) 1 kandirmak, aldatmak, |
| BEDUVELEN | g, (beduvelde, h, beduveld) argo aldatmak, kandirmak, |
| BEDWATEREN | gs, yatağa kaçirmak/işemek, altini islatmak, altina |
| Beetnemen | aldatmak,yutturmak,kandirmak,Beetnemen |
| BEETNEMEN | g, (nam beet, h, beetgenomen) aldatmak, kandirmak, |
| BEGIETEN | g, (begoot, h, begoten) sulamak, islatmak, su |
| beginnen başlamak, | başlatmak, girişmek, een onderzoek bir araştirmayi |
| BELAZEREN | g, (belazerde, h, belazerd) (plat/argo) aldatmak, |
| BELEGEREN | g, (belegerde, h, belegerd) kuşatmak, sarmak, etrafina |
| BELICHTEN | g, (belichtte, h, belicht) 1 aydinlatmak, |
| belki olur, | nee verkopen yok satmak, II h, hayir |
| BESCHIJNEN | g, (bescheen, h, beschenen) aydinlatmak, işik |
| BESPATTEN | g, (bespatte, h, bespat) (su) siçratmak, serpmek, |
| BETTEN | g, (bette, h, gebet) (islak pamukla) islatmak, |
| BEVOCHTIGEN | g, (bevochtigde, h, bevochtigd) islatmak, |
| bewegen yeri | göğü oynatmak, onder de blote açik havada, sterren aan de |
| biçimlenmek, zijn | leven op het spel hayatini tehlikeye atmak, zich iets |
| Bieden | vermek,uzatmak,Bieden |
| BIEDEN | g, (bood, h, geboden) 1 (geven) vermek, sunmak, uzatmak, |
| bir müddet | uzatmak, met iemand een gesprek biri ile konuşmaya |
| bir şeyi | en ince detaylarina kadar anlatmak, iciğini ciciğini anlatmak |
| birakmak, koymak, | 2 atmak, voedsel (uçaktan) yiyecek atmak, |
| biri ile | yatmak, zijn je is gespreid geleceği garantili, in een |
| birine yaptirmak, | başkasina atmak, de verantwoordelijkheid van zich |
| birine yardim | elini uzatmak, zij is altijd her zaman yardima |
| birini aldatmak, | kandirmak, |
| birini başindan | atmak, uzaklaştirmak, 8 de thermometer |
| birini dişari | atmak, (met geweld) birini yaka paça kapi dişari etmek |
| birini işten | atmak, dat past precies in zijn je tam onun istediği gibi, |
| birini karalamak, | birine çamur atmak, |
| birini kederlendirmek, | II gs, 1 oy vermek, oy atmak, op iemand birine oy |
| birinin çenesini | kapatmak, sesini kesmek, birinin çanina ot tikamak, atmiş |
| birinin gözünü | açmak, birine gerçeği kavratmak, grote ogen opzetten |
| birleştirmek, | (v, land) eklemek, katmak, ilhak etmek, bağlamak |
| birleştirmek, v, | vloeistoffen, sivi) katmak, |
| bitirmek, yipratmak, | çökertmek |
| bitirmek, zijn | zorgen endişeleri atmak, 2 zich dinlenmek, kafa dinlemek, |
| Blaaskaken | palavra atmak,Blaaskaken |
| Bleken | beyazlatmak,Bleken |
| BLEKEN | g, (bleekte, h, gebleekt) beyazlatmak, ağartmak, |
| bloed kookt | kan beynime yürüyor, çok sinirliyim, II g, pişirmek, kaynatmak, |
| Blokkeren | kusatmak,Blokkeren |
| BLOKKEREN | g, (blokkeerde, h, geblokkeerd) 1 mil/ask kuşatmak, |
| Bluffen | hava atmak,Bluffen |
| BLUFFEN | gs, (blufte, h, gebluft) blöf yapmak, caka satmak, hava |
| boy atmak, | çabuk büyümek, 3 (vooruitkomen) ilerlemek, mijn werk schiet nog |
| bozmak, | mil/ask görevden atmak, kovmak, çikarmak |
| bozmak, altüst | etmek, birbirine katmak, in de raken a) şaşirmak, zihni |
| bozuk para, | II h, iets s küçük bir şey, in het verkopen perakende satmak, |
| brengen uydurmak, | yapmak, yapip çatmak, ortaya koymak |
| Broeden | kuluckaya yatmak,Broeden |
| BROEDEN | gs, (broedde, h, gebroed) kuluçkaya yatmak, fig/mec op |
| Buiten Beschouwing Laten | sabaha katmak,Buiten Beschouwing Laten |
| buruşmak, kleur | verliezen) solmak, rengini atmak, (geur verliezen) |
| çabuk öfkelenmek, | çabucak tepesi atmak, |
| çaliyorum, | (spel) oynamak, 3 de zaal salonu parmağinda oynatmak, |
| çamaşiri islatmak, | suya yatirmak |
| çangirdamak, şikirdamak, | 2 (babbelen) çok ve çok hizli konuşmak, kaynatmak, |
| çarpmak, atmak, | mijn hart klopt te snel kalbim çok hizli çarpiyor, 3 met |
| çarpmak, hizli | atmak, titremek, ik popel van verlangen özlemden kalbim |
| çatlatmak, II | gs, (, is ) çatlamak, yarilmak, bölünmek, parçalanmak |
| çatmak, | (duurder maken) pahalilaştirmak, de prijzen fiyatlari artirmak, |
| çekip kapatmak, | birleştirmek |
| çekmek, topu | atmak, b) sağliği bozulmak |
| çevirmek, kapatmak, | ingesloten door de muren duvarlarla çevrili, 3 (in zich |
| çevirmek, yenilemek, | yeniden yaratmak, hij herschiep de kamer in een |
| çiğlik atmak, | bas bas bağirmak, (plat/argo) kiçini yirtmak, iemand laten |
| çikarmak, atmak, | iemand van de ledenlijst birini üyeler |
| civil ötmek, | şakimak, 2 (v, personen) kaynatmak, dudu gibi konuşmak, çene |
| cizirdatmak, | (zaniken) dir dir etmek, hep ayni davulu çalmak, |
| CRASHEN crashte, | is gecrasht) topu atmak, iflas etmek, çökmek, |
| Dateren | tarih atmak, tarihlemek ,Dateren |
| DATEREN I | f, g, (dateerde, h, gedateerd) tarih atmak, tarihlemek, |
| davul çalmak, | 6 (op de schouder) omuza atmak, dolamak, II gs, 1 (v, hart) |
| dayanmak, tahammül | etmek, geçirmek, atlatmak, |
| de | helpen birine gerçeği kavratmak, birinin gözünü açmak, birine |
| de | s kennen püf noktalarini bilmek, een met iemand nemen aldatmak, birini |
| de armen | van kendini …nin kollarina atmak, licht op fig/mec açiğa |
| de behulpzame | hand birine yardim eli uzatmak, verzet karşi |
| de hand | doen) satmak, elden çikarmak, zich van zijn auto arabasini elinden |
| de Leeuw | Aslan burcu, zich in het hol van de wagen kendini ateşe atmak, |
| defetmek, sepetlemek, | atmak, 2 fig/mec (buiten gebruik stellen) |
| DEKKEN | g, (dekte, h, gedekt) 1 kapatmak, kaplamak, örtmek, |
| Deleten | silmek atmak,yok etmek ,Deleten |
| deliklerini kapatmak, | fig/mec iemand iets birine bir şeyi yamamak, |
| Dempen | doldurmak(kanal),kapatmak,kismak(ses) ,koreltmek (isik),,Dempen |
| Deponeren | Para Yatirmak,emanete birakmak,atmak,koymak ,,Deponeren |
| Deprimeren | cokkunluk yaratmak,depresyon yaratmak ,Deprimeren |
| deur | kapiyi vurup kapatmak, çarpip kapatmak, een boek kitabi vurup |
| DICHTDOEN | g, (deed dicht, h, dichtgedaan) kapatmak, kapamak, |
| DICHTEN I | f, g, (dichtte, h, gedicht) kapatmak, tikamak II f, |
| DICHTSLAAN | g, (sloeg dicht, h, dichtgeslagen) vurup kapatmak, |
| dişi birakmak, | atmak, kullanmamak, iskartaya çikarmak, |
| DOBBELEN | gs, (dobbelde, h, gedobbeld) zar atmak, zar oynamak |
| doen bol | keseden atmak, büyük vaatlerde bulunmak, |
| doen kilitlemek, | 4 (v, gaten) tikamak, het gas gazi kapatmak, 5 |
| doğrultup koymak, | dikmek, 2 (tent) kurmak, çatmak, (paraplu) açmak, (hoed) |
| dokunmak, dat | zal je o sana iyi gelecek, faydasi dokunacak, 2 ferahlatmak, |
| donatmak, kuşatmak, | 2 (klaarmaken) hazirlamak, zich voor için hazirlanmak, |
| Doordringen2 | kavratmak,ikna etmek ,Doordringen2 |
| DOORSTREPEN | g, (streepte door, h, doorgestreept) çizip atmak, |
| Dopen | vaftiz etmek,bandirip islatmak,batirmak,Dopen |
| draaien birini | aldatmak, het vijfde aan de wagen istenmeyen kimse veya |
| Drentelen | volta atmak,avare dolasmak ,Drentelen |
| DRENTELEN | gs, (drentelde, h,/is gedrenteld) volta atmak, avare |
| druppels laten | vallen) damlatmak, akitmak, sizdirmak |
| düğümü çözmek, | een leggen düğüm atmak, 3 (moeilijkheid) zorluk, engel, |
| Dumpen | dokmek(cop),damping yapmak,ucuz satmak,Dumpen |
| DUPEREN | g, (dupeerde, h, gedupeerd) aldatmak, açmaza getirmek |
| durdurmak, een | radio radyoyu kapatmak, 7 (uit zijn funktie) |
| durdurmak, tikamak, | aksatmak, felce uğratmak |
| durultmak, berraklaştirmak, | 2 fig/mec (toelichten) aydinlatmak, açiğa |
| düşürmek, aşaği | atmak, 2 (door gooien) atip düşürmek, appels van de |
| düşürmek, hayret | ettirmek, afallatmak,dilini yutturmak, dat verwondert mij |
| düzlemek, ödemek, | kapatmak, zijn schulden borçlari ödemek |
| een | taş gibi batmak, |
| een eindje | tur atmak, tur yapmak, etrafinda dolaşmak, 2 (omweg) dolaşmak |
| een muur | bir duvari badanalamak, beyazlatmak, 2 iets ergens op bir şeyi |
| Een Weg Doortrekken | yolu uzatmak,Een Weg Doortrekken |
| een zaak | işi kapatmak, een zitting oturumu kapatmak, 2 (optillen) yukari |
| eklemek, ilave | etmek, eklemek, katmak, |
| eklemek, ilave | etmek, katmak, almak, |
| eli uzatmak, | birine yardim etmek, de hand aan (y)a/e el uzatmak |
| elmalan ağaçtan | düşürmek, 3 (kledingstuk) çikarip atmak, |
| EN GROS | z, toptan, verkopen toptan satmak, |
| ertussen | birini enayi yerine koymak, aldatmak, de moeite zahmet etmek, |
| ervan | geven tokat atmak, ervan krijgen tokati yemek, elkaar heen |
| eski bir | tarih atmak, |
| etmek, | fig/mec yelkenleri suya indirmek, geri adim atmak, |
| etmek, batirmak, | zich a) (financieel) mahvolmak, batmak, iflas bayrağini |
| etmek, etkilemek | II f, g, (doordrong, h, doordrongen) kavratmak, |
| etmek, karşi | koymak, dayatmak, direnmek |
| etmek, niet | vergeten) unutmamak, doen aan hatirlatmak, andirmak, |
| etmek, yerinden | oynatmak, yerinden kimildatmak, zich yerinden oynamak, |
| evine bakmak, | II g, göz atmak, göz gezdirmek, de krant gazeteye göz atmak |
| faizden geçinmek, | faize yatmak, yan gelmek |
| faizi ile | birlikte ödeyerek hesabi kapatmak, amorti etmek |
| farfara, | maken hava atmak, caka satmak |
| fazladan vermek, | katmak, 2 fig/mec (erkennen) kabul etmek, daar heb je |
| fi/rnec, het | ijs ortami yumuşatmak, aradaki buzlari çözmek, |
| fig/mec aydinlatmak, | açiklamak, een kwestie van alle kanten sorunu |
| fig/mec bilgilendirmek, | bilgi vermek, malumat vermek, aydinlatmak, işik |
| fig/mec çamur | atmak, |
| fig/mec demir | atmak, |
| fig/mec laten | demeye getirmek, çitlatmak, üstü kapali söylemek, |
| fig/mec yaratmak, | teşkil etmek, oluşturmak, kurmak, de kritiek yapici |
| fig/mec zich | het juk boyunduruğu atmak, sorumluluktan kurtulmak, |
| fig/mec zijn | geld in het water parasini suya atmak, iets in het vuur bir |
| firlatmak, geri | siçratmak, 2 (licht) yansitmak, geri vurmak |
| firlatmak, iemand | de deur uit birini kapi dişari etmek |
| firlatmak, lava | püskürtmek, 2 (anker, net) atmak |
| Foppen | Takilmak,saka yapmak,aldatmak,Foppen |
| FOPPEN | g, (fopte, h, gefopt) takilmak, aldatmak, şaka yapmak, iemand |
| FRONSEN | g, (fronste, h, gefronst) buruşturmak, çatmak, het voorhoofd |
| Frustreren | Umutsuzluga Dusurmek,husrana ugratmak,Frustreren |
| FUNDEREN | g, (fundeerde, h, gefundeerd) temelini atmak, tesis etmek, |
| g blikte, | h, geblikt) vero/eski göz atmak, bakmak, zonder of |
| GAANDE | 1 giden, işleyen, maken hareket ettirmek, kimildatmak, |
| GARNEREN | g, (gameerde, h, gegameerd) 1 bezemek, donatmak, süslemek, een |
| geçirmek, de | mond ağiz çalkalamak, de keel boğazi islatmak, içki içmek |
| GEKLEURD | renkli, er op staan göze batmak, dikkat çekmek |
| gelmek, atlatmak, | doedel ahmak, sersem, Klaassen kukla oyununda baş |
| geluid yankilatmak, | geri aksettirmek, geri vurmak, II gs, (, is ) |
| gemiyi teçhiz | etmek, donatmak, 2 fig/mec (opsieren) süsleyip püslemek, |
| genişletmek, | fig/mec uzatmak, een gesprek konuşmayi uzatmak II gs, (, |
| geri püskürtmek, | 5 (met afslag verkopen) açik eksiltme ile satmak, |
| GERUSTSTELLEN | g, (stelde gerust, h, gerustgesteld) rahatlatmak, |
| getirmek, animsatmak, | iemand ergens aan birine bir şeyi animsatmak, |
| getirmek, scheppen | yaratmak, 5 (produceren, vervaardigen) yapmak, üretmek, |
| geuren en | en vertellen bir şeyi en ince ayrintilariyla anlatmak, hij weet |
| geven birine | tokat atmak, kulağini çekmek, kulağinin tozunu almak, |
| gicirdatmak, diş | kütürdetmek |
| gidermek, boşaltmak, | atmak, zijn woede op iemand (op iets) |
| girişmek, bir | şeyi organize etmek, başlatmak, in zijn çok meşgul olmak, |
| girmek, defterini | dürmek, fig/mec zichzelf kendini yipratmak, kendini |
| gitmek, batmak, | de zon ging onder güneş batti, 2 (düzen) çökmek, batmak II |
| gitmek, fig/mec | çökmek, bozulmak, batmak, kötüye gitmek, kötüleşmek, |
| gitmek, netice | vermemek, de zaak traineert iş sürüncemede, II g, uzatmak, |
| Gooien | Atmak,Firlatmak,Gooien |
| GOOIEN | g, (gooide, h, gegooid) 1 atmak, firlatmak, savurmak stenen |
| görevden almak, | işten atmak, işten el çektirmek, 8 (omranden) |
| görmek, | liggen van het lachen gülmekten yerlere yatmak, gülmekten |
| görüşünü dayatmak, | görüşunü empoze etmek, een plan bir plani |
| göz atmak, | 3 (v, naald) göz, delik, 4 (in kaas) gözenek, 5 het boze hebben |
| gözaltina almak, | hapse atmak, 4 (door redeneren) fig/mec iemand birini |
| gözden geçirmek, | göz gezdirmek, de krant bir gazeteye göz atmak, een |
| gözünü boyamak, | birini aldatmak, birini kandirmak, iemand in het doen |
| gözyaşi boşanmak, | in lachen kahkaha atmak, kahkayi basmak |
| GRAAIEN g | (graaide, h, gegraaid) acelece kariştirmak, el atmak, |
| GRAZEN | gs, (graasde, h, gegraasd) otlamak, laten otlatmak, çayira |
| GRENDELEN | g, (grendelde, h, gegrendeld) sürgülemek, sürgüyle kapatmak, |
| GROEIEN | gs, (groeide, is gegroeid) 1 büyümek, gelişmek, boy atmak, |
| GROOTDOEN | gs, (deed groot, h, grootgedaan) hava atmak, şişmek |
| güzelleştirmek, donatmak, | süsleyip püslemek, fig/mec abartmak, güzel |
| HAMER | (s) çekiç, tokmak, onder de brengen açik artirma ile satmak, |
| HANDDOEK | ( en) havlu, peşkir, in de ring werpen ringe havlu atmak, |
| HANDJE | (s) el, elcik, küçük el, s geven el uzatmak, toka yapmak |
| hapishaneye atmak, | tutuklayip hapsetmek, (plat/argo) kodese tikmak |
| hart | birinin gönlünü kirmak, 2 (verzwakken) zayiflatmak, gücünü |
| hassas kalplidir, | maken yumuşatmak, worden yumuşamak, in de zetten |
| hatirlatmak, | zich hatirlamak, aklina getirmek, ik herinner mij dit niet |
| haver tot | kennen (weten) bir şeyi tüm ayrintilarina kadar anlatmak, zo |
| HELLEN | gs, (helde, h, geheld) yana yatmak, meyletmek, eğimlenmek |
| HERINNEREN | g, (herinnerde, h, herinnerd) 1 hatirlatmak, hatirina |
| hesaba katmak, | hesaba dahil etmek, 2 econ/ekon iskontolu satmak |
| het | vallen suya düşmek, yatmak, olmamak, het feest is in het gevallen |
| het huis | evi kapatmak, evi kilitlemek, iets met gesloten deuren behandelen |
| hikayesine benzemek, | dalli budakli olmak, (vertellen) uzatmak, uzun uzadiya |
| hile yapmak, | met melk süte su katmak, met boter yaği kariştirmak |
| HINDERLAAG | (...lagen) pusu, tuzak, in liggen pusuda yatmak, in een |
| huis şahane | bir ev, een natte hebben düşazmak, sigorta atmak, |
| Illumineren | Aydinlatmak,Illumineren |
| indompelen | bandirip islatmak, batirmak, brood in melk ekmeği |
| Kaarden | yun atmak,kilim yunu taraklamak,,Kaarden |
| Kapatmak,2 | dekken,dempen,Kapatmak,2 |
| Kapitaliseren | sermayeye katmak, sermayeye donusturmek,,Kapitaliseren |
| Kijkje | gidip bakmak,goz atmak,,Kijkje |
| Klauwen | pence atmak,celmelemek,cirmalamak,tirmaklamak,,Klauwen |
| Kloppen | Tiklatmak,Kloppen |
| kovmak, | atmak, sürmek, kovalamak, de vijanden uit het land düşmani |
| Kwakken | yere atmak,gum diye atmak,pat diye atmak,elinden dusurmek,,Kwakken |
| Kwijkraken | kurtulmak,savmak,basindan atmak, ,,Kwijkraken |
| Latenbeginnen | Baslatmak,Latenbeginnen |
| Lazeren | Firlatmak,Mizmizlamak,Lazeren |
| Lengen | Uzamak,Cekip Uzatmak,Lengen |
| Liggen | Yatmak,Uzanmak,Liggen |
| Losgooien | Sokup Atmak,Losgooien |
| Luchtsprong | Sicrayis,Havada Takla Atmak,Luchtsprong |
| Meetellen | Hesaba Katmak,Meetellen |
| Memoreren | Hatirlatmak,Memoreren |
| Mishagen | Gszune Batmak,Begenmemek,Mishagen |
| Omgeven | Etrafini Cevirmek,Kusatmak,Omgeven |
| omgeving | etrafini kapatmak, çevirmek, (met soldaten) kordon |
| Omringen | Etrafini Sarmak,Kusatmak,Omringen |
| opsnijden | böbürlenmek, bol keseden atmak, yüksekten atmak, atip tutmak |
| Paffen | fosuldatmak,sigara ice durmak,pufurdemek,tellendirmek,,Paffen |
| Pantseren | donatmak,zirhlamak,zirhli donatmak, ,,Pantseren |
| Pee | sinir olmak!,tepesi atmak,morali bozulmak, ,,Pee |
| Schateren | Kahkaha Atmak,Schateren |
| scheidde uit, | h, uitgescheiden) (vücuttan) atmak, dişari çikarmak, |
| Scheppen | Yaratmak, meydana getirmek,Scheppen |
| sieraad | boyuna takmak, (kledingstuk) omuza atmak, sirtina geçirmek |
| sjaal | enz,) takmak, een jas pardesüyü omuza atmak, 3 (mouw, kraag) |
| Slingeren | Firlatmak,Slingeren |
| Sluiten | Kapatmak,Sluiten |
| Smeden | Dovmek, kaynatmak,Smeden |
| Smijten | Atmak, firlatmak,Smijten |
| smijten firlatmak, | atmak, |
| Spatten | Sicratmak,Spatten |
| Splijten | Yarmak, catlatmak,Splijten |
| Stappen | Ayak Basmak, ayak atmak,Stappen |
| Steken | Batmak, sokmak,Steken |
| Strekken | Uzatmak, yaymak,Strekken |
| Tappen | ficidan cekmek/vermek(bira vb),moppen fikra seyler anlatmak,alkollu icki satmak (verkopen),Tappen |
| Toelichten | aydinlatmak,aciklamak ,Toelichten |
| toereikend zijn | yetişmek, yetmek, II g, 1 germek, uzatmak, yaymak, de |
| topu atmak, | topu tekmelemek, pas vermek, |
| Uitdoen | Kapatmak,kapamak (isigi),Uitdoen |
| uitrusten | met) donatmak, teçhiz etmek, 3 (v, kleding) süslemek, işlemek, |
| Uitsteken | Uzatmak,Uitsteken |
| Uitstoten | Disari Atmak,Cikarmak,Uitstoten |
| üstünden atmak, | başindan atmak,iemand niet kunnen birinden kurtulamamak, |
| v, paarden | çifte atmak, |
| v, vee | gütmek, otlatmak, nezaret etmek |
| Veilen | acik arttirma ile satmak,Veilen |
| Venten | seyyar satmak,Venten |
| verf enz, | su koymak, su katmak, sulandirmak, |
| Verhandelen | satmak,Verhandelen |
| verklappen duyurrnak, | agzindan kaçirmak, söylemek, çitlatmak, uit de |
| Verkleuren | rengini atmak,solmak,Verkleuren |
| Verkopen | satmak,Verkopen |
| verkopen perakende | satmak, 2 fig/mec (leugens) uydurmak, yalan |
| verkopen perakende | satmak, 3 (doorbrengen) geçirmek, II gs, (, is ) |
| verkopen satmak, | 10 (teveel laten betalen) kaziklamak, kazik |
| Verlichten | hafifletmek,azaltmak, aydinlatmak,isiklandirmak,,Verlichten |
| Verlichting | aydinlatmak,Verlichting |
| Verslappen | gevsetmek,yumusatmak,Verslappen |
| Verslijten (Versleet Versleten) | yipratmak,eskitmek ,birini saf biri olarak gormek,Verslijten (Versleet Versleten) |
| Vertellen | Anlatmak,Vertellen |
| Vertragen | yavaslatmak,Vertragen |
| Verzachten | Kolaylastirmak, yumusatmak,Verzachten |
| Verzinken | batmak,gomulmek,Verzinken |
| Verzwakken | zayiflatmak,Verzwakken |
| visitekaart kartvizit, | 3 een leggen oyun oynamak, el atmak, el çevirmek, |
| weg yol, | iemand de afsnijden birinin yolunu kapatmak, yolunu kesmek, 3 |
| Wegdoen | atmak,yok etmek,elden cikarmak,satmak,,Wegdoen |
| Weggooien | Atmak,iskartaya cikarmak,cope atmak,Weggooien |
| Wegzenden | postalamak,yollamak,isden atmak,gondermek,,Wegzenden |
| ya/e can | atmak, naar een kopje thee bir bardak çaya can atmak |
| yerine getirmeyi | vaat ediyorum, een je helpen yardim eli uzatmak, |