| aan, O | pek paraya Bakmaz. Hij geeft niet zoveel om geld, 14 (kusura vb. |
| AANHARKEN | g, (harkte aan, h, aangeharkt) tarayarak toplamak, de |
| AFKAMMEN | g, (kamde af, h, afgekamd) 1 tarayarak temizlemek, 2 |
| AFMEREN | g, (meerde af, h, afgemeerd) gemiyi karaya palamarlamak, |
| Ankara | Ankaraya varmak, de brief is niet aangekomen mektup elime |
| ara sira, | bazen, arada bir, 3 komen araya girmek |
| Araya | Eklemek |
| Araya | Girmek |
| Araya | Sokmak |
| araya | tussenvoegen |
| araya almak | / omsingelen |
| araya almak, | kuşatmak, çembere almak, een stad şehrin etrafini sarmak, |
| Araya Eklemek | tussenvoegen,Araya Eklemek |
| araya eklemek | / tussenvoegen, invoegen, inweven, interpoleren |
| araya eklemek, | katmak |
| araya ekli | tussengevoegd |
| araya getirmek, | toparlamak, 5 (vrijen) kiriştirmak, flört etmek, cilveleşmek |
| Araya Girmek | tussenbeide,Araya Girmek |
| araya girmek | bemiddelen, tussenbeide komen, interveniëren, intercederen, |
| araya girmek, | müdahale etmek |
| araya girmek, | nüfuzunu kullanmak, el atmak, 2 diep in iets bir şeyde derin |
| araya ilave | etmek / tussenvoegen, doorschieten |
| araya koymak | / invoegen, interpoleren, inlassen, inpassen, |
| araya soğukluk | girmek bekoelen (v.vriendschap) |
| Araya Sokmak | Inlassen,Araya Sokmak |
| araya sokmak | / invoegen, interpoleren, inlassen, inpassen, |
| araya toplamak, | merkezileştirmek, zijn aandacht op (y)a/e |
| Arayan | Giren |
| Arayan Giren | bemiddelaar,Arayan Giren |
| av avlanmiş | tav tavlanmiş, te gaan ortaliği yaygaraya vermek, gürültüye |
| Bemiddelaar | arayan giren,meyanci,Bemiddelaar |
| BIJEENBRENGEN | g, (bracht bijeen, h, bijeengebracht) bir araya |
| bir | araya |
| bir araya | çağırmak / bijeenroepen |
| bir araya | gelmek 1 (toplanmak) bijeenkomen, samenkomen, vergaderen, 2 (üst |
| bir araya | getirmek / inzamelen, bijeenbrengen, samenbrengen, |
| bir araya | koymak, |
| bir araya | toplamak |
| bir araya | toplamak / 1 verzamelen, samenbrengen, bijeenbrengen, 2 |
| biraraya toplamak, | bir noktada toplamak |
| biriktirmek | 1 (para) sparen, bijeenleggen, 2 (bir araya getir |
| birini enayi | yerine koymak, birini makaraya almak, birini kandirmak, de |
| birleşilmek | (biraraya gelmek) bijeenkomen, 2 (bir çatıda) verenigd |
| buluşmak | 1 (karşılaşmak) elkaar ontmoeten/treffen, 2 (bir araya |
| burada ne | işi var, ne ariyor burada, wie zoekt, die vindt arayan mevlasini |
| çikmaza girdi, | 3 scheep/den (schip) karaya oturmak, saplanip kalmak |
| CONVOCEREN | g, (convoceerde, h, geconvoceerd) (bir araya) |
| çuval paraya | mal olur, |
| davet et- | ) uitnodigen, inviteren, (bir araya bijeenroepen, |
| davet et- | ) uitnodigen, inviteren, (bir araya bijeenroepen, |
| devirmek, gaf | yapmak, küçük düşmek, maskaraya dönmek, |
| dürmek, sarmalamak, | iets op een klos bir şeyi makaraya sarmak, 2 |
| ekmeğini zor | kazanmak, in de wond strooien yaraya tuz biber ekmek, II s, |
| eski yaralari | deşmek, de vinger op de wonde leggen yaraya parmak basmak |
| etmek, araya | girmek, karişmak, 7 (zich voordoen) ortaya çikmak, baş |
| fig/mec bir | araya çağirmak, vrienden voor een feest arkadaşlari eğlenceye |
| FLANSEN | g, (flanste, h, geflanst) in elkaar bir araya getirmek, derme |
| geçinmek, iki | yakasini bir araya zor getirmek, iets op zetten bir şeye |
| gedichten derlemek, | bir araya toplamak, fig/mec krachten |
| geld | zijn eli dar olmak, paraya muhtaç olmak, beter mee dan om fazla |
| geld aan | burada para önemlidir, burada her şey paraya bağlidir, |
| geld gekost | o bir yiğin paraya mal oldu, bir çuval paraya mal oldu, de grote |
| gemisi karaya | oturmak / n/ stranden, op de klippen lopen, mislukken |
| gemisi karaya | oturmak, kötü sonuçlanmak, başarisizliğa uğramak, tegen de |
| GEPLAAG | takilma, makaraya alma |
| geven om, | geen aandacht besteden aan, 'ık' dememek geen kik geven, paraya |
| gezondheid sağliği | paraya yeğlerim, |
| hand/tic paraya/nakde | çevirmek, bozdurmak |
| HASPELEN I | f, g, (haspelde, h, gehaspeld) makaraya sarmak, çile yapmak, |
| hemde karaya | inen, |
| İki aç vardır ki doymaz | İlmi arayan ve dünyayı isteyen |
| Inlassen | Araya Sokmak,Inlassen |
| Is Arayan Kimse | werkzoekende,Is Arayan Kimse |
| kaçak mal | binnensmokkelen, 9 (araya koy invoegen, |
| Karaya Oturtmak | Stranden,Karaya Oturtmak |
| Landen | Karaya Cikarmak,Landen |
| Makaraya Almak | Foppen,Bespotten,Makaraya Almak |
| Stranden | Karaya Oturtmak,Stranden |
| Tussenbeide | araya girmek ,Tussenbeide |
| Tussenvoegen | araya eklemek ,Tussenvoegen |
| voor de | dag brengen) toparlamak, bir araya getirmek |
| Werkzoekende | is arayan kimse, ,Werkzoekende |
| ya/e, | paard stijgen ata binmek, Ankara komen Ankaraya varmak, |