Turks > Nederlands <> Nederlands > Turks Woordenboek |


Turks > Nederlands <> Nederlands > Turks Woordenboek.
Türkçe > Felemenkçe <> Felemenkçe > Türkçe Sözlük.
Türkçe > Hollandaca <> Hollandaca > Türkçe Sözlük.
77238 Kelime - Woord.


'aşama' Kelimesinin Anlamları:

anlaşamamak, ihtilâfa düşmek
ANORGANISCH inorganik, yaşamayan, cansiz,
araliksiz, (geleidelijk) tedrici, aşamali, 3 tekrarlanan, nöbetli
artiklik derecesi, 4 (fase) aşama, op de hoogste van beschaving uygarliğin
asalak yaşamak 1 parasiteren, 2 mec/fig (beleşçi olmak) klaplopen
aşama rang d. graad d. 2 (safha) stap d. trap d. stadium fase d.
aşama aşama stap voor stap, gradueel, trapsgewijs
aşama sırası hiërarchie d.
aşamalı geleidelijk, trapsgewijs, geleidelijk, gestaag, 2 (belirli
aşamalı olarak geleidelijk, trapsgewijs, geleidelijk, gestaag, 3 (belirli
aşamalı sıralı çözümleme hiërarchische analyse d.
aşamasinda olmak, başlangiç döneminde olmak, ilkel durumda olmak
başlangiç aşamasi, başlangiç devresi
beraber yaşamak / samenwonen
beraber yaşamak, (dichtbij zitten) yan yana oturmak
bewaar me hak saklaya, haşaa, leven als in Frankrijk krallar gibi yaşamak,
bey gibi yaşamak leven als God in frankrijk
bir arada yaşamak / samenwonen
birçok şeye maruz kaldi, 2 (bereiken) kadar yaşamak, erişmek,
birinci devrede, in dit bu aşamada, een kritiek kritik bir dönem
birlikte oturmak, bir arada yaşamak, ayni yeri paylaşmak, ayni evde ikamet
çılgınca yaşamak aan de rol zijn, een losbandig leven leiden
çocuk, başlangiç aşamasinda sonuçsuz kalan iş, het boek was een
CONCUBINAAT nikahsiz birlikte yaşama
de leven hayatini yaşamak, de hele heeft het gehoord bütün dünya duydu,
dereceli gegradueerd, met graden, in graden verdeeld, (aşamalı)
dilb./taalk. graad d. 3 (aşama) fase d. niveau
diyetle yaşamak op dieet zijn
düşünce, de van een volk bir halkin ruhu, 3 (vernuft) yaşama gücü,
edememek, matig ölçülü yaşamak II 1 yaşam, hayat, dirim, het der mensen
efendi gibi yaşamak als een heer leven
EINDFASE ( s/ n) son aşama/safha,
EINDSTADIUM (...stadia) son aşama, bitiş sathasi
ekmek elden su gölden yaşamak leven op andermans zak/ van andermans geld,
en vrede huzur ve bariş içinde yaşamak, 5 (stilte) sakinlik, sessizlik,
en yüksek aşamasinda, op de eerste van de maatschappelijke ladder
enz, derece, ünvan, mertebe, kerte, aşama, paye, een academische akademik
etmek, asalak yaşamak, asalak olmak, kenelik etmek, kene gibi yaşamak
etmek, het pad van de deug erdem yolunu izlemek, erdemli yaşamak,
FASE ( s, n) dönem, devre, evre, aşama, safha, merhale, begin
FASEREN g, (faseerde, h, gefaseerd) aşamalara ayirmak, safhalara bölmek
fil dişi kulesinde yaşamak in een ivoren toren leven, leven als een oester
GELEIDELIJKHEID aşamali gelişme
gerilim içinde yaşamak onder hoogspanning leven
geteerd op idare etmek, geçinmek, ile yaşamak
görmek, yaşamak, II s, tecrübeli, deneyimli, een leraar deneyimli
GRADATIE (s) derece, aşama
GRADUEEL aşamali, tedrici, aşama aşama, derece derece olan
gül gibi yaşamak als een vis in het water leven
günübirlik yaşamak bij de dag leven
had - ddi 1 eski./vero. (sınır) grens d. 2 (aşama) fase d. stap d. (bir
hayatını yaşamak genieten van het leven, de dag plukken
HIERARCHIE ( en) hiyerarşi, aşama sirasi hierarchiek
HINKSTAPSPRONG aşamali uzun atlama,
hızlı yaşamak in het volle leven staan, snel leven
kral gibi, leven krallar gibi yaşamak
kurallari gözeterek yaşamak
termometre koortsthermometer d. 3 (not) cijfer 4 (aşama) rang d. trap
yaşamak leven, 8 (üzerinde veel tijd besteden aan, (kafa yor zich

Ana Sayfaya Dön