Turks > Nederlands <> Nederlands > Turks Woordenboek |


Turks > Nederlands <> Nederlands > Turks Woordenboek.
Türkçe > Felemenkçe <> Felemenkçe > Türkçe Sözlük.
Türkçe > Hollandaca <> Hollandaca > Türkçe Sözlük.
77238 Kelime - Woord.


'Yin' Kelimesinin Anlamları:

aan iets bir şeyin kötü yanlarini düzeltmek, 3 (afschuren) siyirmak
AANDOEN g, (deed aan, h, aangedaan) 1 giymek, giyinmek, 2
Aankleding Giyinis,Aankleding
AANKLEDING giyiniş,
Aanstellen Atamak,Tayin Etmek ,Aanstellen
Aanstelling Tayin,Atamak,Aanstelling
AANSTELLING ( en) 1 atama, tayin, 2 (akte) atama belgesi, görev
Aantrekken Cekmek,Giyinmek,Aantrekken
açik bir hava, van iets krijgen bir şeyin kokusunu almak, bir şeyi sezmek,
açik open ~ kapali dicht (bir seyin kapali açik olmasi anlaminda)
açıktan tayin etmek /, van buiten benoemen
açılıp saçılmak 1 (açık giyin zich te vrij kleden, zich onfatsoenlijk
Afrikanin kuzeyinde, Amsterdam ligt Maastricht Amsterdam
ağzına almamak (bir şeyin adını) / n/ het ergens niet graag over willen
ağzini satmak, sözlerini yinelemek, II gs, nog wat blijven (ardindan)
ağzinin payini vermek,
akşam ayini avonddienst d. lof vesper d.
alaşaği etmek, korte met iets maken bir şeyin çabucak icabina bakmak
ALLITTERATIE (s) ses yinelemesi, aliterasyon,
ALLITTERATIE (s) ses yinelemesi, aliterasyon,
Alsnog Yine,Alsnog
ALSNOG z, yine, gene, nadat het weer was opgeklaard kon het
Alweer Yine,Tekrar,Alweer
ALWEER z, yine, tekrar, bir kez daha, yeniden, gene, bir kere daha,
aradan alir payini, insanlar başka amaca ayrilan parayi çoğu kez cebe
aralıklı yineleme periodieke repetitie d.
arkası yufka 1 (yemek vb. az) Het eten is bijna op. 2 (ince giyinmiş) Hij
avlu, sahin II d, ( en) bot, kayinağaci, de rode karagürgen III
Ayin Sacrament,Ayin
ayin ceremonie d. godsdienstoefening d. mis d.
ayin kitabı missaal misboek
ayin son çarşambasi, balik kavağa çikinca, asla
ayrilmayin, hij is blijven oturup kaldi, zijn kinderen blijven zitten
baş başa vermeyince taş yerinden oynamaz Eendracht maakt macht. Vele handen
başa gelmeyince bilinmez Je kunt je zo’n situatie niet voorstellen, als je
başladin! yine sikinti vermeye başladin!
bayindir bölge, de bebouwde van de gemeente belediye bayindir sahasi
bebeğe temiz bez koymak, zich temiz iççamaşir giyinmek
BEDLEGERIG yatalak, hij is reeds een week yine bir haftadir
BEGRAFENISPLECHTIGHEID (...heden) cenaze töreni ve kudas ayini,
belastingen weer een ontvangen vergi dairesinden yine ödeme ihtari
belgelemek istemek, II h, siyah renk, in het gekleed siyah giyinmiş,
bencileyin hd/volkst zoals ik
BENOEMBAAR atanabilir, tayin edilir, als lid üye olarak
Benoemen tayin etmek,Benoemen
Benoeming tayin,Benoeming
BENOEMING ( en) atama, tayin, in een ambt işe atama, een
BENOORDEN I z, kuzey tarafinda, kuzeyinde, II ilg, nin kuzeyinde,
BEROERTE ( n, s) beyin kanamasi, beyin felci,
Beroerte(de) Beyin Sektesi,beyin kanamasi,Beroerte(de)
BEUKENBOS ( sen) kayinağaci ormani,
BEUKENOOTJE (s) kayin meyvesi,
BEVOLKEN g, (bevolkte, h, bevolkt) 1 bayindirlaştirmak,
beyaz giyinmiş, de wereld van het te doek beyazperde, sinema dünyasi
Beyin Hersenen,brein,Beyin
Beyin Hummasi
Beyin Jimnastigi
Beyin Kanamasi
Beyin Sarsintisi
Beyin Sektesi
beyin - yni hersenen d. brein kan beynine sıçramak witheet worden, heel
beyin cimnastiği hersengymnastiek d.
beyin göçü hersenvlucht d. uittocht/migratie van het intellect d.
Beyin Hummasi Hersenvliesontsteking,Beyin Hummasi
beyin iltihabı hersenontsteking d.
Beyin Jimnastigi denksport,Beyin Jimnastigi
Beyin Kanamasi beroerte,Beyin Kanamasi
beyin kanaması beroerte d. hersenbloeding d.
beyin salatası sla van hersenen d.
Beyin Sarsintisi Hersenschudding,Beyin Sarsintisi
beyin sarsıntısı hersenschudding d.
Beyin Sektesi Beroerte,Beyin Sektesi
beyin sektesi beroerte d. hersenbloeding d.
Beyin Uru Hersengezwel,Beyin Uru
beyin yıkama hersenspoeling d.
beyin zarı hersenvlies
beyin zarı iltihabı hersenvliesontsteking d. meningitis d.
beyincik kleine hersenen d.
beyinsiz dom, stom, als een kip zonder kop
beyinsizlik domheid d. stomheid d. onbenulligheid d.
beyyine bewijs argument betoog bewijsstuk
BEZETEN düşkün, deli, van iets zijn bir şeyin delisi olmak,
BEZUREN g, (bezuurde, h, bezuurd) iets bir şeyin acisini
bildirecek bir şeyiniz var mi? 4 aanwijzen) göstermek, işaret
Bir Seyin En Yogun Zamani
Bir Seyin Olmasina Ozen Gostermek
bir şeyin doğruluğunu kabul etmek, 2 tanimak, de onafhankelijkheid
bir şeyin kabahatini birine yüklemek, 3 (zonde) günah, * belofte maakt söz
bir şeyin sözünü etmek
bir şeyin tadinda olmak, dat smaakt lezzetli, tatli, smaakt het u?
Bir Seyin En Yogun Zamani piekuur,Bir Seyin En Yogun Zamani
Bir Seyin Olmasina Ozen Gostermek toezien,Bir Seyin Olmasina Ozen Gostermek
bir şeyle ciddi ilgilenmek, bir şeyin içine dalmak
bir yayini dinlemek, 3 (v, dokter) dinleyerek incelemek, dinleyip
birine mektup yollamak, 2 radyo yayini yapmak
birini azarlamak, iyice paylamak, ağzinin payini vermek
Birseyin Kotu Gitmesi
Birseyin Kotu Gitmesi Hand,Birseyin Kotu Gitmesi
birşeyin olacağini tahmin etmek, ik zie dat... tahmin/ümit
BLAUWBLAUW iets maar laten bir şeyi geçiştirmek, bir şeyin
BLITSKIKKER spreekt/kd modern giyinen kimse,
BLUT zijn a) oyunda her şeyini kaybetmiş olmak, b) (zonder
BOVENKAMER (s) 1 üst kattaki oda, 2 fig/mec kafa, baş, beyin,
Brein het beyin, zeka,Brein
BREIN ( en) beyin, zeka, akil, een elektronisch elektronik
brengen bir şeyin resmini yapmak, 3 (ondertekening) imza, 4 (beschrijving)
bril takmak, (v, kleding) giymek, giyinmiş olmak, giyinik olmak,
buiten gaan siniri aşmak, ileri gitmek, alles heeft zijn her şeyin bir
bulmak, bir şeyin içinden çikmak, bir şeyi çözmek, ergens voor bir şeyi
bulunamaz, gekleed kusursuz giyinmiş
Buyurun Alin/Baslayin
Buyurun Alin/Baslayin toetasten,Buyurun Alin/Baslayin
çalımlı (giyiniş vb.) opzichtig, branieachtig, 2 (davranış) pronkerig
çekinmek, yapmaktan korkmak, zijn dat iets gebeurt bir şeyin
cemaat ne kadar çok olsa, imam yine bildiğini okur Van niemand wordt het
CEREBRAAL beyne ait, ussal, beyin ile ilgili
CEREMONIE (...nien, s) 1 tören, merasim, 2 (dini) ayin
civarinda, dolayinda, er hangt een foto de muur duvarda bir resim
çok şık giyinmek zich sjiek aankleden
dağitmak, suiker over iets bir şeyin üzerine şeker serpmek
davranmak, iets bir şeyin yapilmasina diretmek,
DEALEN gs, (dealde, h gedeald) 1 in iets bir şeyin ticaretini
değil, steeds hâlâ, şu ana kadar, 2 (verder) daha, yine, een appel bir
değiştirmek, tebdili kiyafet etmek, zich als gibi giyinmek, ...kiliğina
demeli, insan tasarilar yaparken her şeyin yolunda gitmeyeceğini de hesaba
Denksport dusunme sporu,beyin jimnastigi ,Denksport
DENKTANK (s) beyin takimi
Desalniettemin yinede,buna ragmen,buna karsin,Desalniettemin
DESALNIETTEMIN z, yine de, buna rağmer buna karşin, bununla
Desondanks ona ragmen/karsin,yinede ,Desondanks
DESONDANKS z ona rağmen, ona karşin, yine de, hal böyle iken
devam et! ergens achterheen bir şeyin peşine düşmek, bir şeyi araştirmak,
devam etmek, ga door! devam et! 3 (plaatsvinden) yine de olmak, vuku
devlet tahvilleri, 4 (boeken enz,) yayin, neşriyat, yayinevi eserleri
DIFFUSIE 1 difüzyon, 2 (terugkaatsing) yayinma
diploma o kadar okudu vb,) yine de diplomasi yok,
doldurtmak, yerini değiştirmek, iets door iets anders bir şeyin yerine
DOMHEID (...heden) aptallik, kuş beyinlilik, gerzeklik
DOMKOP ( pen) aptal, kalin kafali, gerzek, kuş beyinli, kaz
donanmak (giyinip kuşan uitdossen, zich feestelijk kleden, 2 (gerekli
dövmek, met woorden) terslemek, paylamak, ağzinin payini vermek
düşüncesine dalmak, bir şeyin planini kurmak, op wraak öç almayi düşünmek,
düşünüyordum, zij zit weer te liegen yine yalan söylüyor, de kinderen de
E.O. afk/kis Evangelische Omroep Hiristiyan Yayin Kurumu,
Echter Fakat,Yine De,ancak,oysa,,Echter
ECHTER z, yine de, her ne kadar... ise de, ama, ancak, lakin,
EDELACHTBAAR sayin, değerli, pek muhterem, edelachtbare!
EDOCH bağ yinede, bununla beraber, her ne kadar,, ise de, oysa,
een mijn bir mayina çarpmak, zij Ioopt naar de veertig kirkina merdiven
EENDER z, ayni, tipki, eşit, farksiz, gekleed ayni giyinmiş,
ekseriyet, jur/huk mürekkep, iki veya daha fazla şeyin karişmasindan
erbarmelijk, (giyiniş) sjofel
erzak, op stellen tayina bağlamak
eşeğe altın semer vursan yine eşektir Al draagt een aap een gouden ring,
eski püskü, gekleed yirtik pirtik giyinmiş
eskime payina saymak,
etmek, op iets ingaan bir şeyin detaylarina girmek, het huilen staat hem
etmemiş gibi davranmak, iemand iets door de boren birinin bir şeyini
Evenwel Ama,yine de,Evenwel
EVENWEL z, ama, fakat, yine de, gene de, ne de olsa
Evrende Disil Baslangic Yin,Evrende Disil Baslangic
fig/mec een uit de pan krijgen ağzinin payini almak, iyi bir azar işitmek
fig/mec het van iets dragen bir şeyin damgasini taşimak, van de oude
fig/mec iemand iets laten birini bir şeyin dişinda birakmak, iets
fig/mec over zijn en zijn dengesizleşmiş olmak, sinirleri rayindan çikmak,
fles benim için yeni bir şişe açmayiniz, 2 kullanmaya başlamak,
FONDSLIJST ( en) yayin listesi
fosforlu fosfor bevattend, 2 mec./fig. pronkerig, 3 (giyiniş) opzichtig,
gaan yatmaya gitmek, uyumaya gitmek, zit je weer te ? yine mi uyuyorsun?
gayri iradi yapmak, 3 zich niet zijn van iets bir şeyin farkinda olmamak
GEACHT sayin, değerli, muhterem, Geachte heer Sayin bay
gebruik kullanmadan önce çalkayin/sallayin, hij schudde met het hoofd (van
GEBUKT gaan onder iets bir şeyin altinda ezilmek, beli bükülmek
Geceleyin Nachtelijk,Geceleyin
geceleyin 's nachts
geçirmek, iets zijn bir şeyin ustasi olmak
geçmek, jur/huk (persoon) vekil tayin etmek, vekil etmek
GEDENKDAG ( en) (bir şeyin) yildönümü
geduld tonen, Baş başa vermeyince taş yerinden oynamaz, Eendracht
GEENEENS z, spreekt/kd yine de... yok, hij heeft niet eens (geeneens) een
GEKLEED giyinik, giyinmiş, elbiseli, dat staat istenildiği gibi
gekleed hirpani giyinmiş, 2 (onachtzaam) itinasiz, özensiz, düzensiz,
GEMAKZUCHTIG rahat düşkünü, işin kolayina kaçan, tembel
GEMIS darlik, eksiklik, yetersizlik, een van iets vergoeden bir şeyin
geven birine bir şeyi) layik görmek, (birinin bir şeyini) kiskanmamak,
GISTERENMIDDAG z, dün öğleyin,
GISTERENMORGEN z, dün sabahleyin,
GISTERENNACHT z, dün geceleyin
GISTERENOCHTEND z, dün sabahleyin
gitmek, de groene futbol sahasi, op het je worden geroepen a) bir şeyin
giydirmek, zich giyinmek, II gs, gitmek, uymak, yakişmak, wit kleedt haar
giyim kleding d. hazır giyim confectie d. confectiekleding d. 2 (giyiniş
giyim kuşam kleding d. (giyiniş biçimi) klederdracht d.
Giyindirmek Zich Aankleden ,Giyindirmek
giyinim kleding
giyinip kuşanmak zich netjes/mooi aankleden
giyiniş kledij d. klederdracht d. aankleding d.
Giyinme Wandbekleding,Giyinme
giyinme kleding
giyinme odası kleedkamer d.
Giyinmek Aantrekken, ,Giyinmek
giyinmek aandoen, aantrekken, zich aan)kleden
giyinmek, döşemek, een kamer oda döşemek,
giyinmek, zich alinmak, üstüne almak, 4 (çekerek) sikiştirmak,
GODSDIENSTOEFENING ( en) ibadet, tapiniş, ayin
goede keren iyiye gitmek, hou me goede ...kusura bakrnayin ama ...
görevlendirip göndermek, delege tayin etmek
göz görmeyince gönül katlanır Wat het oog niet ziet, deert het hart niet.
granuleren yüzeyini tane tane) kabartmak, II gs, (, is ) tanelenmek,
gün sonra, 7 (gedurende) dag gündüz, gündüzün, gündüzleyin, 8 (wat betreft)
ha deyince op het verwachte/gewenste tijdstip, zodra het gevraagd is,
haberler, iets maken bir şeyin yalan olduğunu göstermek
Hand El,Birseyin Kotu gitmesi,Hand
hand/tic son gün, een vaststellen vadeyi belirlemek, tayin etmek, binnen
HANDOMDRAAI in een kaşla göz arasinda, göz açip kapayincaya kadar,
hayinleri, gizli işbirlikçiler
hebben birini göz önünde bulundurmak, iets in de en krijgen bir şeyin
heeft zijn her şeyin zamani var, bijde zijn a) (modern zijn) modern
heelmeester zaman her şeyin üstesinden gelir, het is hoog vakit dar, het
her şeyin bir sınırı var Alles heeft zijn grens. Alles met mate.
her şeyin bir zamanı var Alles op z'n tijd. Keulen en Aken zijn niet op een
Her şeyin ifsat eden bir afeti vardır. Bu dinin afeti de kötü idarecilerdir Alles heeft een ramp die zich ondermijnt. De ramp van deze religie is de slechte beheerders
Herhalen Yinelemek,Tekrar Etmek,Herhalen
HERHALEN g, (herhaald, h, herhaald) yinelemek, tekrarlamak, yeniden
HERHALING ( en) tekrar, tekrarlanma, yineleme
HERHALINGSOEFENING ( en) 1 tekrar aliştirmasi, 2 mil/ask yineleme
herkes aklını pazara çıkarmış, yine kendi aklını almış Uiteindelijk vindt
HERSENBESCHADIGING ( en) beyin zedelenmesi
HERSENBLOEDING ( en) beyin kanamasi
Hersenen Beyin,Hersenen
HERSENEN mv/çoğ anat, 1 beyin, de kleine beyincik, 2 akil, zekâ, zijn
HERSENFUNCTIE s beyin görevi
Hersengezwel Beyin Uru,Hersengezwel
HERSENGYMNASTIEK beyin cimnastiği
HERSENHELFT ( en) beyin yari küresi
HERSENLOOS (...lozer) beyinsiz, kuşbeyinli, anlayişi kit, aptal, gerzek
HERSENONTSTEKING beyin iltihabi
Hersenschudding Beyin Sarsintisi,Hersenschudding
HERSENSCHUDDING ( en) beyin sarsintisi,
HERSENSPOELEN g, (hersenspoelde, h, gehersenspoeld) beyin yikamak
HERSENSPOELING ( en) beyin yikama
HERSENTUMOR (s) beyin tümörü/uru
HERSENVLIES (...vliezen) beyin zari
Hersenvliesontsteking Beyin Hummasi,Hersenvliesontsteking
HERSENVLIESONTSTEKING ( en) beyin zari iltihabi, menenjit
het strand dalgalar kumsala çarpiyor II s, kayin ağacindan,
hırtlamba gibi giyinmek slordig aankleden
HOEVEELSTE si, sa kaçinci, kaçi de van de maand hebben wij? ayin
hoogachten takdir etmek, saymak, geachte heer değerli bay, sayin
idioot aptal, enayi, budala, sersem, (onbezonnen) akilsiz, kaz beyinli,
Iyi Giyinmis piekfijn,Iyi Giyinmis
Kabel kablo,internet hatti,kablo yayin,kaplo yoluyla internet,,Kabel
Kabelabonee kablo abonesi,kablo yayin abonesi,,Kabelabonee
Kablo Yayin kabel,Kablo Yayin
Kablo Yayin Abonesi kabelabonee,Kablo Yayin Abonesi
Kayin Birader zwager,Kayin Birader
Kayin Peder schoonvader,Kayin Peder
Kayinbaba Schoonvader,Kayinbaba
Kayinpeder Schoonvader,Kayinpeder
Kayinvalide Schoonjmoeder,Kayinvalide
Ki O Munasebetle ki o seyin yaninda,Ki O Munasebetle
Ki O Seyin Yaninda ki orada,ki o munasebetle,,Ki O Seyin Yaninda
Ki Orada waar,ki o seyin yaninda,Ki Orada
Live Uitzending Canli Yayin,Live Uitzending
Mayin Mijnwerker,Mayin
Mijnlegger Mayin Doseme Gemisi,Mijnlegger
Mijnveld Mayin Tarlasi,Mijnveld
Morgenstond Sabahleyin Erkenden,Morgenstond
Nachtelijk geceleyin,Nachtelijk
Neyin Arasinda waartussen,Neyin Arasinda
Niettemin yine de,Niettemin
Nochtans yinede,Nochtans
Omroep Radyo Yayin Kurumu,Omroep
over iets bir şeyin altindan kalkamamak, uit zijn nek kletsen/praten
pastor enz, imam, ayin lideri
Piekfijn cok sk,simsik,iyi giyinmis,simsik giyinmis,,Piekfijn
Piekuur en yogun sat,bir seyin en yogun zamani,yogun kullanim saati, ,,Piekuur
Piraat korsan radyo, yayin,,Piraat
Radyo Yayin Kurumu Omroep,Radyo Yayin Kurumu
Sacrament Ayin,Sacrament
Sayin wel edele,wele delgestrenge,Sayin
Schoonjmoeder Kaynana, kayinvalide,Schoonjmoeder
Schoonvader Kayinpeder, kayinbaba,Schoonvader
Se De Yine wel is waar,Se De Yine
Simsik Giyinmis piekfijn,Simsik Giyinmis
t,v, kablo yayinli televizyon
Tayin benoeming,Verplaatsing ,Tayin
Tayin Etmek benoemen,Tayin Etmek
Tayin Etmek Aanstellen,Tayin Etmek
Televisieuitzending D(,En) televizyon yayini ,Televisieuitzending D(,En)
Televizyon Yayini televisieuitzending d(,en),Televizyon Yayini
Toch Yine(de),Elbette,Henuz,gene(de) ,,Toch
Toetasten buyurun alin/baslayin ,Toetasten
Toezien bir seyin olmasina ozen gostermek ,Toezien
Uitzenden Yayin Etmek,Uitzenden
v, zieke) çökmek, fenalaşmak, hij is weer ingestort o yine fenalaşti, II
Verplaatsing yer degistirme,tayin,Verplaatsing
vulg/k, halanin taşaklari olsa dayin olurdu (ama, eğer, lakin,
Waartussen neyin arasinda, ,Waartussen
Wandbekleding Giyinme,Wandbekleding
Wel Edele sayin, ,Wel Edele
Wel Is Waar gerci,ama,her ne kadar,se de yine,,Wel Is Waar
Wele Delgestrenge sayin,muhterem,,Wele Delgestrenge
Yayin Uitzenden,Zender,piraat,Yayin
Yerel Yayin Rehberi Omroepgids,Yerel Yayin Rehberi
Yin Evrende Disil Baslangic,Yin
Yine Alweer,Toch,Alsnog,Yine
Yine De Niettemin,Yine De
Yine De Echter,Intussen,Evenwel,Yine De
Yine(De) toch,Yine(De)
Yinede Nochtans,desondanks,desalniettemin,Yinede
Yinelemek Herhalen,Yinelemek
Zender Yayin,Zender
Zich Aankleden Giyindirmek,Zich Aankleden
Zwager Eniste,kayin birader,Zwager

Ana Sayfaya Dön