| aan iets | bir şeyin kötü yanlarini düzeltmek, 3 (afschuren) siyirmak |
| AANDOEN | g, (deed aan, h, aangedaan) 1 giymek, giyinmek, 2 |
| Aankleding | Giyinis,Aankleding |
| AANKLEDING | giyiniş, |
| Aanstellen | Atamak,Tayin Etmek ,Aanstellen |
| Aanstelling | Tayin,Atamak,Aanstelling |
| AANSTELLING | ( en) 1 atama, tayin, 2 (akte) atama belgesi, görev |
| Aantrekken | Cekmek,Giyinmek,Aantrekken |
| açik bir | hava, van iets krijgen bir şeyin kokusunu almak, bir şeyi sezmek, |
| açik open | ~ kapali dicht (bir seyin kapali açik olmasi anlaminda) |
| açıktan tayin | etmek /, van buiten benoemen |
| açılıp saçılmak | 1 (açık giyin zich te vrij kleden, zich onfatsoenlijk |
| Afrikanin kuzeyinde, | Amsterdam ligt Maastricht Amsterdam |
| ağzına almamak | (bir şeyin adını) / n/ het ergens niet graag over willen |
| ağzini satmak, | sözlerini yinelemek, II gs, nog wat blijven (ardindan) |
| ağzinin payini | vermek, |
| akşam ayini | avonddienst d. lof vesper d. |
| alaşaği etmek, | korte met iets maken bir şeyin çabucak icabina bakmak |
| ALLITTERATIE | (s) ses yinelemesi, aliterasyon, |
| ALLITTERATIE | (s) ses yinelemesi, aliterasyon, |
| Alsnog | Yine,Alsnog |
| ALSNOG z, | yine, gene, nadat het weer was opgeklaard kon het |
| Alweer | Yine,Tekrar,Alweer |
| ALWEER z, | yine, tekrar, bir kez daha, yeniden, gene, bir kere daha, |
| aradan alir | payini, insanlar başka amaca ayrilan parayi çoğu kez cebe |
| aralıklı yineleme | periodieke repetitie d. |
| arkası yufka | 1 (yemek vb. az) Het eten is bijna op. 2 (ince giyinmiş) Hij |
| avlu, sahin | II d, ( en) bot, kayinağaci, de rode karagürgen III |
| Ayin | Sacrament,Ayin |
| ayin ceremonie | d. godsdienstoefening d. mis d. |
| ayin kitabı | missaal misboek |
| ayin son | çarşambasi, balik kavağa çikinca, asla |
| ayrilmayin, hij | is blijven oturup kaldi, zijn kinderen blijven zitten |
| baş başa | vermeyince taş yerinden oynamaz Eendracht maakt macht. Vele handen |
| başa gelmeyince | bilinmez Je kunt je zo’n situatie niet voorstellen, als je |
| başladin! yine | sikinti vermeye başladin! |
| bayindir bölge, | de bebouwde van de gemeente belediye bayindir sahasi |
| bebeğe temiz | bez koymak, zich temiz iççamaşir giyinmek |
| BEDLEGERIG | yatalak, hij is reeds een week yine bir haftadir |
| BEGRAFENISPLECHTIGHEID | (...heden) cenaze töreni ve kudas ayini, |
| belastingen weer | een ontvangen vergi dairesinden yine ödeme ihtari |
| belgelemek istemek, | II h, siyah renk, in het gekleed siyah giyinmiş, |
| bencileyin hd/volkst | zoals ik |
| BENOEMBAAR | atanabilir, tayin edilir, als lid üye olarak |
| Benoemen | tayin etmek,Benoemen |
| Benoeming | tayin,Benoeming |
| BENOEMING | ( en) atama, tayin, in een ambt işe atama, een |
| BENOORDEN I | z, kuzey tarafinda, kuzeyinde, II ilg, nin kuzeyinde, |
| BEROERTE | ( n, s) beyin kanamasi, beyin felci, |
| Beroerte(de) | Beyin Sektesi,beyin kanamasi,Beroerte(de) |
| BEUKENBOS | ( sen) kayinağaci ormani, |
| BEUKENOOTJE | (s) kayin meyvesi, |
| BEVOLKEN | g, (bevolkte, h, bevolkt) 1 bayindirlaştirmak, |
| beyaz giyinmiş, | de wereld van het te doek beyazperde, sinema dünyasi |
| Beyin | Hersenen,brein,Beyin |
| Beyin | Hummasi |
| Beyin | Jimnastigi |
| Beyin | Kanamasi |
| Beyin | Sarsintisi |
| Beyin | Sektesi |
| beyin - | yni hersenen d. brein kan beynine sıçramak witheet worden, heel |
| beyin cimnastiği | hersengymnastiek d. |
| beyin göçü | hersenvlucht d. uittocht/migratie van het intellect d. |
| Beyin Hummasi | Hersenvliesontsteking,Beyin Hummasi |
| beyin iltihabı | hersenontsteking d. |
| Beyin Jimnastigi | denksport,Beyin Jimnastigi |
| Beyin Kanamasi | beroerte,Beyin Kanamasi |
| beyin kanaması | beroerte d. hersenbloeding d. |
| beyin salatası | sla van hersenen d. |
| Beyin Sarsintisi | Hersenschudding,Beyin Sarsintisi |
| beyin sarsıntısı | hersenschudding d. |
| Beyin Sektesi | Beroerte,Beyin Sektesi |
| beyin sektesi | beroerte d. hersenbloeding d. |
| Beyin Uru | Hersengezwel,Beyin Uru |
| beyin yıkama | hersenspoeling d. |
| beyin zarı | hersenvlies |
| beyin zarı | iltihabı hersenvliesontsteking d. meningitis d. |
| beyincik kleine | hersenen d. |
| beyinsiz dom, | stom, als een kip zonder kop |
| beyinsizlik domheid | d. stomheid d. onbenulligheid d. |
| beyyine bewijs | argument betoog bewijsstuk |
| BEZETEN | düşkün, deli, van iets zijn bir şeyin delisi olmak, |
| BEZUREN | g, (bezuurde, h, bezuurd) iets bir şeyin acisini |
| bildirecek bir | şeyiniz var mi? 4 aanwijzen) göstermek, işaret |
| Bir Seyin | En Yogun Zamani |
| Bir Seyin | Olmasina Ozen Gostermek |
| bir şeyin | doğruluğunu kabul etmek, 2 tanimak, de onafhankelijkheid |
| bir şeyin | kabahatini birine yüklemek, 3 (zonde) günah, * belofte maakt söz |
| bir şeyin | sözünü etmek |
| bir şeyin | tadinda olmak, dat smaakt lezzetli, tatli, smaakt het u? |
| Bir Seyin En Yogun Zamani | piekuur,Bir Seyin En Yogun Zamani |
| Bir Seyin Olmasina Ozen Gostermek | toezien,Bir Seyin Olmasina Ozen Gostermek |
| bir şeyle | ciddi ilgilenmek, bir şeyin içine dalmak |
| bir yayini | dinlemek, 3 (v, dokter) dinleyerek incelemek, dinleyip |
| birine mektup | yollamak, 2 radyo yayini yapmak |
| birini azarlamak, | iyice paylamak, ağzinin payini vermek |
| Birseyin Kotu | Gitmesi |
| Birseyin Kotu Gitmesi | Hand,Birseyin Kotu Gitmesi |
| birşeyin olacağini | tahmin etmek, ik zie dat... tahmin/ümit |
| BLAUWBLAUW | iets maar laten bir şeyi geçiştirmek, bir şeyin |
| BLITSKIKKER | spreekt/kd modern giyinen kimse, |
| BLUT | zijn a) oyunda her şeyini kaybetmiş olmak, b) (zonder |
| BOVENKAMER | (s) 1 üst kattaki oda, 2 fig/mec kafa, baş, beyin, |
| Brein | het beyin, zeka,Brein |
| BREIN | ( en) beyin, zeka, akil, een elektronisch elektronik |
| brengen bir | şeyin resmini yapmak, 3 (ondertekening) imza, 4 (beschrijving) |
| bril takmak, | (v, kleding) giymek, giyinmiş olmak, giyinik olmak, |
| buiten gaan | siniri aşmak, ileri gitmek, alles heeft zijn her şeyin bir |
| bulmak, bir | şeyin içinden çikmak, bir şeyi çözmek, ergens voor bir şeyi |
| bulunamaz, | gekleed kusursuz giyinmiş |
| Buyurun | Alin/Baslayin |
| Buyurun Alin/Baslayin | toetasten,Buyurun Alin/Baslayin |
| çalımlı | (giyiniş vb.) opzichtig, branieachtig, 2 (davranış) pronkerig |
| çekinmek, yapmaktan | korkmak, zijn dat iets gebeurt bir şeyin |
| cemaat ne | kadar çok olsa, imam yine bildiğini okur Van niemand wordt het |
| CEREBRAAL | beyne ait, ussal, beyin ile ilgili |
| CEREMONIE | (...nien, s) 1 tören, merasim, 2 (dini) ayin |
| civarinda, dolayinda, | er hangt een foto de muur duvarda bir resim |
| çok şık | giyinmek zich sjiek aankleden |
| dağitmak, suiker | over iets bir şeyin üzerine şeker serpmek |
| davranmak, iets | bir şeyin yapilmasina diretmek, |
| DEALEN | gs, (dealde, h gedeald) 1 in iets bir şeyin ticaretini |
| değil, | steeds hâlâ, şu ana kadar, 2 (verder) daha, yine, een appel bir |
| değiştirmek, tebdili | kiyafet etmek, zich als gibi giyinmek, ...kiliğina |
| demeli, insan | tasarilar yaparken her şeyin yolunda gitmeyeceğini de hesaba |
| Denksport | dusunme sporu,beyin jimnastigi ,Denksport |
| DENKTANK | (s) beyin takimi |
| Desalniettemin | yinede,buna ragmen,buna karsin,Desalniettemin |
| DESALNIETTEMIN z, | yine de, buna rağmer buna karşin, bununla |
| Desondanks | ona ragmen/karsin,yinede ,Desondanks |
| DESONDANKS z | ona rağmen, ona karşin, yine de, hal böyle iken |
| devam et! | ergens achterheen bir şeyin peşine düşmek, bir şeyi araştirmak, |
| devam etmek, | ga door! devam et! 3 (plaatsvinden) yine de olmak, vuku |
| devlet tahvilleri, | 4 (boeken enz,) yayin, neşriyat, yayinevi eserleri |
| DIFFUSIE | 1 difüzyon, 2 (terugkaatsing) yayinma |
| diploma o | kadar okudu vb,) yine de diplomasi yok, |
| doldurtmak, yerini | değiştirmek, iets door iets anders bir şeyin yerine |
| DOMHEID | (...heden) aptallik, kuş beyinlilik, gerzeklik |
| DOMKOP | ( pen) aptal, kalin kafali, gerzek, kuş beyinli, kaz |
| donanmak | (giyinip kuşan uitdossen, zich feestelijk kleden, 2 (gerekli |
| dövmek, met | woorden) terslemek, paylamak, ağzinin payini vermek |
| düşüncesine dalmak, | bir şeyin planini kurmak, op wraak öç almayi düşünmek, |
| düşünüyordum, zij | zit weer te liegen yine yalan söylüyor, de kinderen de |
| E.O. afk/kis | Evangelische Omroep Hiristiyan Yayin Kurumu, |
| Echter | Fakat,Yine De,ancak,oysa,,Echter |
| ECHTER z, | yine de, her ne kadar... ise de, ama, ancak, lakin, |
| EDELACHTBAAR | sayin, değerli, pek muhterem, edelachtbare! |
| EDOCH bağ | yinede, bununla beraber, her ne kadar,, ise de, oysa, |
| een mijn | bir mayina çarpmak, zij Ioopt naar de veertig kirkina merdiven |
| EENDER | z, ayni, tipki, eşit, farksiz, gekleed ayni giyinmiş, |
| ekseriyet, | jur/huk mürekkep, iki veya daha fazla şeyin karişmasindan |
| erbarmelijk, | (giyiniş) sjofel |
| erzak, op | stellen tayina bağlamak |
| eşeğe altın | semer vursan yine eşektir Al draagt een aap een gouden ring, |
| eski püskü, | gekleed yirtik pirtik giyinmiş |
| eskime payina | saymak, |
| etmek, | op iets ingaan bir şeyin detaylarina girmek, het huilen staat hem |
| etmemiş gibi | davranmak, iemand iets door de boren birinin bir şeyini |
| Evenwel | Ama,yine de,Evenwel |
| EVENWEL z, | ama, fakat, yine de, gene de, ne de olsa |
| Evrende Disil Baslangic | Yin,Evrende Disil Baslangic |
| fig/mec een | uit de pan krijgen ağzinin payini almak, iyi bir azar işitmek |
| fig/mec het | van iets dragen bir şeyin damgasini taşimak, van de oude |
| fig/mec iemand | iets laten birini bir şeyin dişinda birakmak, iets |
| fig/mec over | zijn en zijn dengesizleşmiş olmak, sinirleri rayindan çikmak, |
| fles | benim için yeni bir şişe açmayiniz, 2 kullanmaya başlamak, |
| FONDSLIJST | ( en) yayin listesi |
| fosforlu | fosfor bevattend, 2 mec./fig. pronkerig, 3 (giyiniş) opzichtig, |
| gaan | yatmaya gitmek, uyumaya gitmek, zit je weer te ? yine mi uyuyorsun? |
| gayri iradi | yapmak, 3 zich niet zijn van iets bir şeyin farkinda olmamak |
| GEACHT | sayin, değerli, muhterem, Geachte heer Sayin bay |
| gebruik kullanmadan | önce çalkayin/sallayin, hij schudde met het hoofd (van |
| GEBUKT | gaan onder iets bir şeyin altinda ezilmek, beli bükülmek |
| Geceleyin | Nachtelijk,Geceleyin |
| geceleyin 's | nachts |
| geçirmek, iets | zijn bir şeyin ustasi olmak |
| geçmek, | jur/huk (persoon) vekil tayin etmek, vekil etmek |
| GEDENKDAG | ( en) (bir şeyin) yildönümü |
| geduld tonen, | Baş başa vermeyince taş yerinden oynamaz, Eendracht |
| GEENEENS z, | spreekt/kd yine de... yok, hij heeft niet eens (geeneens) een |
| GEKLEED | giyinik, giyinmiş, elbiseli, dat staat istenildiği gibi |
| gekleed hirpani | giyinmiş, 2 (onachtzaam) itinasiz, özensiz, düzensiz, |
| GEMAKZUCHTIG | rahat düşkünü, işin kolayina kaçan, tembel |
| GEMIS | darlik, eksiklik, yetersizlik, een van iets vergoeden bir şeyin |
| geven birine | bir şeyi) layik görmek, (birinin bir şeyini) kiskanmamak, |
| GISTERENMIDDAG z, | dün öğleyin, |
| GISTERENMORGEN z, | dün sabahleyin, |
| GISTERENNACHT z, | dün geceleyin |
| GISTERENOCHTEND z, | dün sabahleyin |
| gitmek, de | groene futbol sahasi, op het je worden geroepen a) bir şeyin |
| giydirmek, zich | giyinmek, II gs, gitmek, uymak, yakişmak, wit kleedt haar |
| giyim | kleding d. hazır giyim confectie d. confectiekleding d. 2 (giyiniş |
| giyim kuşam | kleding d. (giyiniş biçimi) klederdracht d. |
| Giyindirmek | Zich Aankleden ,Giyindirmek |
| giyinim | kleding |
| giyinip kuşanmak | zich netjes/mooi aankleden |
| giyiniş kledij | d. klederdracht d. aankleding d. |
| Giyinme | Wandbekleding,Giyinme |
| giyinme | kleding |
| giyinme odası | kleedkamer d. |
| Giyinmek | Aantrekken, ,Giyinmek |
| giyinmek | aandoen, aantrekken, zich aan)kleden |
| giyinmek, | döşemek, een kamer oda döşemek, |
| giyinmek, zich | alinmak, üstüne almak, 4 (çekerek) sikiştirmak, |
| GODSDIENSTOEFENING | ( en) ibadet, tapiniş, ayin |
| goede keren | iyiye gitmek, hou me goede ...kusura bakrnayin ama ... |
| görevlendirip göndermek, | delege tayin etmek |
| göz görmeyince | gönül katlanır Wat het oog niet ziet, deert het hart niet. |
| granuleren yüzeyini | tane tane) kabartmak, II gs, (, is ) tanelenmek, |
| gün sonra, | 7 (gedurende) dag gündüz, gündüzün, gündüzleyin, 8 (wat betreft) |
| ha deyince | op het verwachte/gewenste tijdstip, zodra het gevraagd is, |
| haberler, iets | maken bir şeyin yalan olduğunu göstermek |
| Hand | El,Birseyin Kotu gitmesi,Hand |
| hand/tic son | gün, een vaststellen vadeyi belirlemek, tayin etmek, binnen |
| HANDOMDRAAI | in een kaşla göz arasinda, göz açip kapayincaya kadar, |
| hayinleri, gizli | işbirlikçiler |
| hebben birini | göz önünde bulundurmak, iets in de en krijgen bir şeyin |
| heeft zijn | her şeyin zamani var, bijde zijn a) (modern zijn) modern |
| heelmeester zaman | her şeyin üstesinden gelir, het is hoog vakit dar, het |
| her şeyin | bir sınırı var Alles heeft zijn grens. Alles met mate. |
| her şeyin | bir zamanı var Alles op z'n tijd. Keulen en Aken zijn niet op een |
| Her şeyin ifsat eden bir afeti vardır. Bu dinin afeti de kötü idarecilerdir | Alles heeft een ramp die zich ondermijnt. De ramp van deze religie is de slechte beheerders |
| Herhalen | Yinelemek,Tekrar Etmek,Herhalen |
| HERHALEN | g, (herhaald, h, herhaald) yinelemek, tekrarlamak, yeniden |
| HERHALING | ( en) tekrar, tekrarlanma, yineleme |
| HERHALINGSOEFENING | ( en) 1 tekrar aliştirmasi, 2 mil/ask yineleme |
| herkes aklını | pazara çıkarmış, yine kendi aklını almış Uiteindelijk vindt |
| HERSENBESCHADIGING | ( en) beyin zedelenmesi |
| HERSENBLOEDING | ( en) beyin kanamasi |
| Hersenen | Beyin,Hersenen |
| HERSENEN | mv/çoğ anat, 1 beyin, de kleine beyincik, 2 akil, zekâ, zijn |
| HERSENFUNCTIE s | beyin görevi |
| Hersengezwel | Beyin Uru,Hersengezwel |
| HERSENGYMNASTIEK | beyin cimnastiği |
| HERSENHELFT | ( en) beyin yari küresi |
| HERSENLOOS | (...lozer) beyinsiz, kuşbeyinli, anlayişi kit, aptal, gerzek |
| HERSENONTSTEKING | beyin iltihabi |
| Hersenschudding | Beyin Sarsintisi,Hersenschudding |
| HERSENSCHUDDING | ( en) beyin sarsintisi, |
| HERSENSPOELEN | g, (hersenspoelde, h, gehersenspoeld) beyin yikamak |
| HERSENSPOELING | ( en) beyin yikama |
| HERSENTUMOR | (s) beyin tümörü/uru |
| HERSENVLIES | (...vliezen) beyin zari |
| Hersenvliesontsteking | Beyin Hummasi,Hersenvliesontsteking |
| HERSENVLIESONTSTEKING | ( en) beyin zari iltihabi, menenjit |
| het strand | dalgalar kumsala çarpiyor II s, kayin ağacindan, |
| hırtlamba gibi | giyinmek slordig aankleden |
| HOEVEELSTE si, | sa kaçinci, kaçi de van de maand hebben wij? ayin |
| hoogachten | takdir etmek, saymak, geachte heer değerli bay, sayin |
| idioot aptal, | enayi, budala, sersem, (onbezonnen) akilsiz, kaz beyinli, |
| Iyi Giyinmis | piekfijn,Iyi Giyinmis |
| Kabel | kablo,internet hatti,kablo yayin,kaplo yoluyla internet,,Kabel |
| Kabelabonee | kablo abonesi,kablo yayin abonesi,,Kabelabonee |
| Kablo Yayin | kabel,Kablo Yayin |
| Kablo Yayin Abonesi | kabelabonee,Kablo Yayin Abonesi |
| Kayin Birader | zwager,Kayin Birader |
| Kayin Peder | schoonvader,Kayin Peder |
| Kayinbaba | Schoonvader,Kayinbaba |
| Kayinpeder | Schoonvader,Kayinpeder |
| Kayinvalide | Schoonjmoeder,Kayinvalide |
| Ki O Munasebetle | ki o seyin yaninda,Ki O Munasebetle |
| Ki O Seyin Yaninda | ki orada,ki o munasebetle,,Ki O Seyin Yaninda |
| Ki Orada | waar,ki o seyin yaninda,Ki Orada |
| Live Uitzending | Canli Yayin,Live Uitzending |
| Mayin | Mijnwerker,Mayin |
| Mijnlegger | Mayin Doseme Gemisi,Mijnlegger |
| Mijnveld | Mayin Tarlasi,Mijnveld |
| Morgenstond | Sabahleyin Erkenden,Morgenstond |
| Nachtelijk | geceleyin,Nachtelijk |
| Neyin Arasinda | waartussen,Neyin Arasinda |
| Niettemin | yine de,Niettemin |
| Nochtans | yinede,Nochtans |
| Omroep | Radyo Yayin Kurumu,Omroep |
| over iets | bir şeyin altindan kalkamamak, uit zijn nek kletsen/praten |
| pastor enz, | imam, ayin lideri |
| Piekfijn | cok sk,simsik,iyi giyinmis,simsik giyinmis,,Piekfijn |
| Piekuur | en yogun sat,bir seyin en yogun zamani,yogun kullanim saati, ,,Piekuur |
| Piraat | korsan radyo, yayin,,Piraat |
| Radyo Yayin Kurumu | Omroep,Radyo Yayin Kurumu |
| Sacrament | Ayin,Sacrament |
| Sayin | wel edele,wele delgestrenge,Sayin |
| Schoonjmoeder | Kaynana, kayinvalide,Schoonjmoeder |
| Schoonvader | Kayinpeder, kayinbaba,Schoonvader |
| Se De Yine | wel is waar,Se De Yine |
| Simsik Giyinmis | piekfijn,Simsik Giyinmis |
| t,v, kablo | yayinli televizyon |
| Tayin | benoeming,Verplaatsing ,Tayin |
| Tayin Etmek | benoemen,Tayin Etmek |
| Tayin Etmek | Aanstellen,Tayin Etmek |
| Televisieuitzending D(,En) | televizyon yayini ,Televisieuitzending D(,En) |
| Televizyon Yayini | televisieuitzending d(,en),Televizyon Yayini |
| Toch | Yine(de),Elbette,Henuz,gene(de) ,,Toch |
| Toetasten | buyurun alin/baslayin ,Toetasten |
| Toezien | bir seyin olmasina ozen gostermek ,Toezien |
| Uitzenden | Yayin Etmek,Uitzenden |
| v, | zieke) çökmek, fenalaşmak, hij is weer ingestort o yine fenalaşti, II |
| Verplaatsing | yer degistirme,tayin,Verplaatsing |
| vulg/k, halanin | taşaklari olsa dayin olurdu (ama, eğer, lakin, |
| Waartussen | neyin arasinda, ,Waartussen |
| Wandbekleding | Giyinme,Wandbekleding |
| Wel Edele | sayin, ,Wel Edele |
| Wel Is Waar | gerci,ama,her ne kadar,se de yine,,Wel Is Waar |
| Wele Delgestrenge | sayin,muhterem,,Wele Delgestrenge |
| Yayin | Uitzenden,Zender,piraat,Yayin |
| Yerel Yayin Rehberi | Omroepgids,Yerel Yayin Rehberi |
| Yin | Evrende Disil Baslangic,Yin |
| Yine | Alweer,Toch,Alsnog,Yine |
| Yine De | Niettemin,Yine De |
| Yine De | Echter,Intussen,Evenwel,Yine De |
| Yine(De) | toch,Yine(De) |
| Yinede | Nochtans,desondanks,desalniettemin,Yinede |
| Yinelemek | Herhalen,Yinelemek |
| Zender | Yayin,Zender |
| Zich Aankleden | Giyindirmek,Zich Aankleden |
| Zwager | Eniste,kayin birader,Zwager |