Turks > Nederlands <> Nederlands > Turks Woordenboek |


Turks > Nederlands <> Nederlands > Turks Woordenboek.
Türkçe > Felemenkçe <> Felemenkçe > Türkçe Sözlük.
Türkçe > Hollandaca <> Hollandaca > Türkçe Sözlük.
77238 Kelime - Woord.


'Olmayan' Kelimesinin Anlamları:

AANGELEERD öğrenilmiş, doğuştan olmayan, (yetenek, alişkanlik)
açık open, vrij, toegankelijk, 4 (zorunlu olmayan) vrijblijvend
adı sanı belli olmayan degene van wie de naam en reputatie nog niet bekend
Adresi Olmayan
Adresi Olmayan Onbestelbaar,Adresi Olmayan
ağarmak, witte (of vrije) produkten işporta mali, markasi belli olmayan mal,
ait olmayan kimse, de gebraden en vliegen niemand in de mond
alakasız (duyarsız) onverschillig, ongeïnteresseerd, 2 (ilgisi olmayan)
ANTIPATHIEK z, sevilmeyen, nefret uyandiran, sempatik olmayan,
aralarında bağ olmayan onsamenhangend
armutlari kariştirmak, sapla samani kariştirmak, benzerlik olmayan
asilsiz, temelsiz, yersiz, akli olmayan, akla dayanmayan, akil dişi,
ASYMMETRISCH z, bakişimsiz, simetrik olmayan,
ateş olmayan yerde duman tütmez waar rook is, is vuur, daar is ook water,
aykiri, normal olmayan, norma uymayan, een abnormale toestand
aynı türden olmayan heterogeen
bağlayıcı olmayan niet bindend, vrijblijvend
bayağı (hiçbir özelliği olmayan) gewoon, alledaags, 2 (aşağılık) vulgair,
belirsiz vaag, onduidelijk, 2 (kesin olmayan) onbepaald, onzeker,
Belirsiz Net Olmayan
Belirsiz Net Olmayan Vaag ,Belirsiz Net Olmayan
BESLOTEN kapali, (sadece) üyelere açik, açik olmayan, een
bijassurantie sigortalinin ödeyeceği hasar yüzdesi, sigortaya tabi olmayan
bilimsel olmayan onwetenschappelijk
bilmeyen, okuryazar olmayan,
bol wij slobberig, breed, 3 (sert olmayan) slap, zacht, 4 (tembel ve
bozuk (arızalı) kapot, stuk, defect, (kötü) slecht, 2 (saf olmayan)
bozuk, net olmayan, düzensiz, een e uitspraak bozuk bir söyleyiş
bozulmuş (arızalı) kapot, stuk, defect, (kötü) slecht, 2 (saf olmayan)
BUITENSTAANDER (s) 1 ilgisi olmayan biri, 2 (kenner) uzman
caiz olmayan ongeoorloofd, ontoelaatbaar
çirkin lelijk, (estetik olmayan) onesthetisch, onooglijk, afstotend,
COULANT yumuşak, uysal, hirçin olmayan
dalgalı (deniz) onrustig, golvend, 2 (sabit olmayan) onstabiel, onvast, 3
de medaille, Namazda yüzü olmayanın, ezanda gözü olmaz, Met
değişken, kesin olmayan
Devali Olmayan Is parttimebaan,Devali Olmayan Is
Dogal Olmayan
doğal (tabi) natuurlijk, natuur- , naturel, 2 (yapmacık olmayan)
Dogal Olmayan tegennatuurlijk,Dogal Olmayan
DUBIEUS (dubieuzer, t) şüpheli, kesin olmayan, hand/tic
duman rook d. ateş olmayan yerde duman tütmez, waar rook is, is vuur. Geen
een zonder end dipsiz kuyu, yilan hikayesi, sonu olmayan bir şey/iş,
Een dag zonder jou is als verdriet zonder een traan. Een nacht zonder jou is als blijdschap zonder een lac Maar 1 seconde het gevoel van jouw kus maakt alles weer goed.sensiz bir gün, göz yaşı olmayan kedere gibi,sensiz gece, gülüşsüz mutluluk gibiama bir saniyelik öpücüğünü hissetmek, herşeyi düzeltiyor
el, yerli olmayan,
ENKELVOUDIG 1 bir ögeli, 2 taalk/dilb tekil, çoğul olmayan,
ERECODE (s) yazili olmayan usul ve kurallar
estetik olmayan onesthetisch
etkisiz (pasif) passief, 2 (etkin olmayan) ineffectief, 3 (zarar veremez)
etmek, men moet zaaien, wil men tarlada izi olmayanin harmanda yüzü olmaz
EXTERN z, 1 yatili olmayan, gündüzlü, leerlingen gündüzlü
ezan oproep tot gebed d. gebedsoproep Namazda yüzü olmayanın, ezanda
GEAFFECTEERD z, yapay, suni, yapmacik, doğal olmayan, taklitçi, pozcu
geçici, kalici olmayan, dünyevi, fani, goederen geçici mallar, het met
GEDWONGEN z, 1 zoraki olan, doğal olmayan, yapmacik, een lach zoraki
Genel Olmayan
Genel Olmayan partiel,Genel Olmayan
gesmokkel smokkel-, 4 (yasal olmayan) illegaal, onwettig, 5 (delik) lek
gevaarlijk rizikolu, tehlikeli, güvenliksiz, sakincali, güvenlikli olmayan
gevşek (sıkı olmayan) los, onvast, ongespannen, niet gespannen, 2 (elbise
gönüllü vrijwillig, 2 (hazır) bereid, bereidvaardig, (zorunlu olmayan)
GROENBLIJVEND (yaprak) solmayan, yeşil kalan
haberi olmayan niet op de hoogte
habis olmayan goedaardig
hakiki (sahte olmayan) echt, authentiek, niet vals, 2 (gerçek) werkelijk,
hazen vangen namazda gözü olmayanin ezanda kulaği olmaz, isteksiz köpekle
hoş olmayan onaangenaam, niet prettig
hoşnutsuz, hoşnut olmayan, tatmin olmamiş
Labiel Saglam Olmayan,Labiel
Leugenachtig Yalanci,Gercek Olmayan,Leugenachtig
Loos Ici Bos,Dogru Olmayan,Loos
Ludiek Oyun Gibi,Ciddi Olmayan,Ludiek
Minderjarig Resit Olmayan,Minderjarig
niet militair sivil, asker olmayan, 3 (eenvoudig) sade, basit,
Olmayan Slank,Olmayan
Onbestelbaar Adresi Olmayan,Onbestelbaar
onsamenhangend derli toplu olmayan, rabitasiz,
Partiel kismi,cuzi,kismen,genel olmayan,,Partiel
Parttime yarim gunluk,partaym,tam gun olmayan,yarim gunluk is,,Parttime
Parttimebaan yarim gun calisan,yarim gunlukcu,devali olmayan is, ,,Parttimebaan
pratik olmayan, kuramsal,
Slank Zayif,Sisman Olmayan,Ince,Slank
solmayan bitkiler, (op school) okulda kalmak, eve gitmemek
Tam Gun Olmayan parttime,Tam Gun Olmayan
Tegennatuurlijk tabiata aykiri,dogal olmayan ,Tegennatuurlijk
Vaag belirsiz net olmayan,Vaag
weker, st) 1 yumuşak, sert olmayan, 2 (persoon) zayif, çelimsiz, pörsük, 3

Ana Sayfaya Dön