Turks > Nederlands <> Nederlands > Turks Woordenboek |


Turks > Nederlands <> Nederlands > Turks Woordenboek.
Türkçe > Felemenkçe <> Felemenkçe > Türkçe Sözlük.
Türkçe > Hollandaca <> Hollandaca > Türkçe Sözlük.
77238 Kelime - Woord.


'Linde' Kelimesinin Anlamları:

Aanbouw Insa Halinde ,Aanbouw
aanraken, (kendini sürtmek, kaşınmak vb. halinde) zich wrijven, 4
ACHTBAAN (...banen) sekiz şeklinde rayli eğlence araci,
achter de hebben bir şeyi yedekte bulundurmak, ihtiyatan elinde
ağ şeklinde netvormig
akın etmek / 1 (hücum et overvallen, 2 (turist vb. grup halinde
akşamcı (geç yatan) nachtbraker d. nachtvlinder d. 2 (alkolist)
alay kabilinden spottend, snerend, ironisch
almak için elinden geleni yapmak, her türlü çabayi göstermek II h,
ama blin 2 blinde d.
AMANDELVORMIG badem şeklinde, met e ogen badem gözlü,
ANTROPOMORF insan şeklinde olan,
apandisit - ti blindedarmontsteking d.
Apandist Blindedarm ontsteking,Apandist
Apandiz Blindedarm,Apandiz
Armut Seklinde
Armut Seklinde peervorming,Armut Seklinde
azrailin elinden kurtulmak aan de dood ontkomen, de dans ontspringen, op
badem şeklinde amandelvormig
bakmadan (görmeden) blindelings, 2 (dikkatsizce) roekeloos
BEDAARD z, sakin, durgun, kendi halinde,
beweging houden hareket halinde tutmak, 3 (ontroeren) tesir etmek,
BEZADIGD z, sakin, ağirbaşli, durgun, kendi halinde, ehlem
bilgim dişinda, met van nin bilgisi dahilinde
bilgisi dahilinde / n/ met medeweten
bilinçsizce blindeling onbezonnen
Bina Temelinde Kopru Payanda
Bina Temelinde Kopru Payanda penaant,Bina Temelinde Kopru Payanda
BINNEN I ilg, içinde, zarfinda, dahilinde, ... süre içinde,
binnen- iç kapı binnendeur d. 3 (ülke dahilinde) binnenlands- 4 (iç taraf)
binnen zekere grenzen belli sinirlar dahilinde, belli ölçüler dahilinde,
BINNENSLANDS z, ülkede, bölgede, ülke içinde, sinirlar dahilinde,
Bir Seyi Embriyo Halinde Bastirmak
bir şeyi embriyon halinde bastirmak, kökünü kazimak, köküne kibrit suyu
Bir Seyi Embriyo Halinde Bastirmak kiemsmoren,Bir Seyi Embriyo Halinde Bastirmak
bırakmak / (koyuvermek, elinden loslaten, 2 (düşürmek) uit zijn
birinin gözünü boyamak, gerçeği göstermemek, iets met de ogen verslinden
birlik halinde dizilmiş,
BLINDE (n) kör, ama, in het land der blinden is eenoog koning
blinde leidt, dan vallen ze allebei in de gracht kilavuzu karga
blinde leidt, dan vallen ze allebei in de gracht. De lamme leidt de blinde.
Blindedarm kor bagarsak, apandiz,Blindedarm
Blindedarm Ontsteking
BLINDEDARM anat körbağirsak, apandis,
Blindedarm Ontsteking apandist,Blindedarm Ontsteking
BLINDEDARMONTSTEKING ( en) apandisit, körbağirsak iltihabi,
Blindelings koru korune,Blindelings
BLINDELINGS z, görmeden, gözü kapali, körü körüne, düşünmeksizin,
BLINDEMANNETJE SPELEN h, körebe oynamak,
blinden is éénoog koning körler diyarinda şaşilar padişah olur, s s wijs, s
blinden is eenoog koning.
blinden is eenoog koning.
BLINDENGELEIDEHOND ( en) kör köpeği,
BLINDEREN g, (blindeerde, h, geblindeerd) 1 kurşun geçirmez hale
BOLVORMIG z, küre şeklinde, yuvarlak, kürevi,
BOOGVORMIG kavis şeklinde,
boru şeklinde buisvormig
BROODROOF ekmeğini elinden alma, işten çikarma, aan iemand
BUISVORMIG boru şeklinde
çabalamak spartelen, 2 / (elinden geleni yap zich inspannen, zich
cam şeklinde glasvormig
çarpınmak (elinden geleni yap zijn beste beentje voorzetten, zijn best
çekilmiş, kendi halinde,
CELVORMIG hücre şeklinde, hücre gibi, hücrevi, hücresel
çengel şeklinde haakvormig
cetvel halinde tabellarisch, met tabellen
çevirmek, zich a) çabalamak, elinden geleni yapmak, b) (zich verdedigen)
Cilinder Silindir,Cilinder
CILINDER (s) 1 silindir, üstüvane, 2 tech/tek silindir
CILINDERSLOT ( en) silindir kilidi
CILINDRISCH z, silindir gibi, silindir şeklinde, yuvarlak,
CIRKELVORMIG daire şeklinde, çember gibi
çırpınma (elinden geleni yapma) het zijn best doen, strijd d. 2 (hasta,
CODIFICATIE (s) yasa halinde toplama
CODIFICEREN g, (codificeerde, h, gecodificeerd) kanun halinde
çoluk çocuk elinde kalmak aan onervaren mensen overgeleverd zijn, zich
çomak knots d. stok d. kolf d. staf d. davulun çomağı elinde olmak de
CONISCH koni biçiminde/şeklinde
daire şeklinde cirkelvormig, cyclisch
Darbimesel Kabilinden
Darbimesel Kabilinden Spreekwoordelijk,Darbimesel Kabilinden
davulun çomağı elinde olmak de eerste viool spelen
de hand doen) satmak, elden çikarmak, zich van zijn auto arabasini elinden
DEFILEREN gs, (defileerde, h, gedefileerd) sira halinde
denemek, yapmaya gayret etmek, iets bir şey için elinden geleni yapmak
Desnoods gerek duyulursa,ihtiyac halinde ,Desnoods
DESNOODS z, gerek duyulursa, ihtiyaç dahilinde
deve boynuz ararken kulaktan olmuş, insan elindeki ile yetinmeli aksi halde
dilinde tüy bitmek (söyleye söyleye) / n/ genoeg hebben van het telkens
dilinden anlamak / n/ 1 iemand goed begrijpen, 2 (zorluk çekmemek)
dilinden düşürmemek / zijn stokpaardje berijden ,ergens altijd over
dilinden kurtulamamak / n/ niet onder andermans voortdurende
dirgen şeklinde gaffelvormig
DISCRIMINATOIR z, ayrimci, ayrimcilik temelinde, ayrimci
dizginleri elinde olmak / n/ de teugels in handen hebben
DOODSHOOFDVLINDER (s) zo kurukafa, tirtillari patates yiyen
dövülmek, iemand achter de zitten ensesine binmek, (elinden geleni
DRAADVORMIG kablo gibi, ip şeklinde,
DRIEHOEKIG üçgen şeklinde, üçgen gibi
DUIZENDPOOT (...poten) 1 zo kirkayak 2 fig/mec elinden her iş
Duplo in duplo/iki kopya halinde ,Duplo
DUPLO in iki suret olarak, iki kopya halinde
Een vlinder kan niet zonder vleugels , een ijsbeer kan niet zonder kou en ik, ik kan niet zonder joukelebek kanatsız yapamaz, kutup ayısı soğuksuz yapamaz, ben, ben sensiz yapamam
Een vlinder kan niet zonder vleugels … een ijsbeer kan niet zonder kou en ik … ik kan niet zonder joukelebek kanatsiz yapamaz, kutup ayisi soguksuz yapamaz, ben…. ben sensiz yapamam
Een vlinder kan niet zonder vleugels … een ijsbeer kan niet zonder kou en ik … ik kan niet zonder jou kelebek kanatsiz yapamaz, kutup ayisi soguksuz yapamaz, ben…. ben sensiz yapamam
EENLING ( en) tek başina biri, kendi halinde biri
egemen sini üretim araçlarini elinde bulunduran sinif, 6 (rang) derece,
EIROND z, oval, yumurta şeklinde,
ekmeğini elinden alma broodroof d.
ekmeğini elinden almak / n/ iemand het brood uit de mond stoten/halen,
ekmeğini elinden almak, birini işinden etmek,
Elinde Tutmak
elinde avcunda neyi varsa (al/heel) iemands hebben en houden, alle bezit
elinde bulundurmak / in voorraad houden/hebben, achterhouden
elinde kalmak / n/ 1 (satamamak) niet kunnen verkopen, niet van de hand
Elinde Tutmak wegpakken,Elinde Tutmak
elinde tutmak / niet verkopen, achterhouden
elinde tutmak, een buek in de hand kitabi elinde bulundurmak, je mag het
elinde tutmak, ipleri elinde olmak,
Elinden Yukari Cekmek,Elinden
Elinden Dusurmek
elinden aldirmamak, haklarina sahip çikmak
elinden almak /, n/ 1 iets uit iemands handen nemen, 2 (kurtarmak)
elinden almak, işinden kovmak, iemand het uit de mond stoten
elinden bir kaza çıkmak in/ een ongeluk veroorzaken
elinden bir şey gelmemek / n/ 1 niets kunnen doen of geen oplossing
elinden çıkıp düş ontglijden, wegglippen
Elinden Dusurmek kwakken,Elinden Dusurmek
elinden ekmeğini almak / n/ iemand het brood uit de mond stoten
elinden ekmeğini kazanrnak, iemand aan een stuk helpen birine iş
elinden geldiği kadar zoveel als hij kan, naar zijn capaciteit, binnen zijn
elinden geleni yapmak zijn best doen, zich inspannen, doen wat in zijn
elinden geleni yapmak, (onhoorbaar lopen) ayaklari ucunda yürümek, van top
elinden geleni yapmak, çok çaba harcamak
elinden geleni yaprnak, maya/meye gayrete gelmek, maya/meye
elinden hiçbir şey kurtulmamak / n/ van alle markten thuis zijn, heel
elinden iş gelmek / n/ handig/produktief zijn
elinden iş gelmez / n/ onhandig, onbeholpen, stuntelig
elinden kaza çıkmak / n/ een ongeluk veroorzaken
elinden tutmak / n/ iemand helpen, iemand vooruit helpen
elips şeklinde elliptisch
ELLIPTISCH z, 1 oval, elips şeklinde, 2 taalk/dilb kesik,
EN MASSE z, grup halinde, grup grup, grub olarak,
evvelinden van tevoren, eerder, vooraf
eylemek, ergens het beste van bir şey için elinden geleni yapmak, iemand
FEUILLETONIST ( en) tefrikaci, dizi halinde öykü yazari
GAFFELVORMIG dirgen şeklinde, çatal gibi
GASVORMIG gaz şeklinde, gaz halinde
gaz halinde gasvormig
gaz şeklinde gasvormig
GEBLINDEERD zirhli, een e trein zirhli tren
gece sürtüğü nachtvlinder d.
gecekelebeği nachtvlinder
gecekörü nachtblinde
geçinip gitmek, elindeki ile idare etmek,
gençlerdedir, gelecek gençlerin elindedir,
getirmek, een geblindeerde auto kurşun geçmez araba, 2 bouwk/mim
GEVOEGLIJK z, uygun, münasip, yakişir, terbiye dahilinde, uygun bir
GLIMMEN gs, (glom, h, geglommen) 1 kor halinde yanmak, alevsiz yanmak,
GLOEIEN I f, gs, (gloeide, h, gegloeid) 1 kor halinde yanmak, korlaşmak,
GLOEIEND 1 kizgin, akkor, kipkirmizi, kizil, kor halinde, yakici een e
görevden uzaklaştirmak, yetkisini elinden almak, iemand uit zijn ambt
görmeden blin blindelings
göz alıcı 1 oogverblindend, 2 mec./fig. schitterend, prachtig, behoorlijk,
Goz Almak/Kamastirmak Verblinden ,Goz Almak/Kamastirmak
göz kamaştıran oogverblindend
göz kamaştırıcı 1 oogverblindend, hel, 2 mec./fig. schitterend, prachtig
göz kamaştırmak (oog) verblinden
gözle yemek met de ogen verslinden, begerig bekijken.
gözleri kamaştırmak verblinden
gözleriyle yemek / (iemand/iets) met de ogen verslinden, met verlangen
gözü kapalı blindelings
gözünü almak / n/ verblinden, oogverblindend zijn
gözüyle yemek / met de ogen verslinden, begerig bekijken
GROEPSGEWIJS z, grup grup, gruplar halinde
grup halinde groepsgewijs
güven temelinde, iemand in nemen birini sirdaş etmek, birine güvenerek sir
HAAKS z, dikey, dik açili, kare şeklinde, tegenover elkaar staan
HAAKVORMIG kanca gibi, çengel şeklinde
haberi yok, op de zijn bilgisi dahilinde olmak, haberi olmak, hij is van
halde, ne olursa olsun, mutlaka, in van brand yangin halinde, yangin
HALFROND z, yarim daire biçiminde/şeklinde
halinde - ) uitgemoord worden
halinde in geval dat ..., mocht het het geval zijn
halinde in stukken
halinde, sira
halinde, bestuurs yönetim biçimi, iets geven bir şeye şekil vermek, 2
halinde, in leert men zijn vrienden kennen dost kara günde belli olur, 3
halinde, in treurige acinacak halde, 2 in zijn (om) te ... ...meye uygun
halinde, voor een kismen
halka şeklinde cirkelvormig, ringvormig
HALVEMAANVORMIG yarimay şeklinde, hilal şeklinde
hareketler, II z, gayri ihtiyari, kendiliğinden, elinde olmadan, istemeyerek
haritasi, blinde isimsiz harita, een stad in brengen haritasini yapmak,
HARTVORMIG yürek şeklinde, kalp şeklinde
hatasini düzeltmek için elinden geleni yapmak
hayalinden geçirmek / (iets) dromen, ergens aan denken
hazinesi, het alleen hebben bütün yetkiler elinde olmak, at oynatmak
het hart op zijn pen içinde ne varsa dilinde de o vardir
hilal şeklinde halvemaanvormig
hücre şeklinde celvormig
huni şeklinde trechtervormig
Ihtiyac Halinde desnoods,Ihtiyac Halinde
In Aanbouw Insa Halinde ,In Aanbouw
In Duplo/Iki Kopya Halinde duplo,In Duplo/Iki Kopya Halinde
Ince Tabakalar Halinde Soyulmak Schilferen,Ince Tabakalar Halinde Soyulmak
Insa Halinde Aanbouw,Aanbouw,Insa Halinde
Kelebek Vlinder ,Kelebek
Kiemsmoren bir seyi embriyo halinde bastirmak,kokunu kazimak,,Kiemsmoren
Kor Bagarsak Blindedarm,Kor Bagarsak
Koru Korune Blindelings,Koru Korune
Kwakken yere atmak,gum diye atmak,pat diye atmak,elinden dusurmek,,Kwakken
Linde Ihlamur Agaci,Linde
Massa Artikel Seri Halinde,Massa Artikel
Mecburiyet Halinde In Geval Van Nood,Mecburiyet Halinde
Peervorming armut seklinde, ,Peervorming
Penaant bina temelinde kopru payanda, ,Penaant
Schilferen Ince Tabakalar Halinde Soyulmak,Schilferen
Silindir Cilinder,Silindir
Spreekwoordelijk Darbimesel Kabilinden,Spreekwoordelijk
v,personen akin etmek, kitle halinde gitmek
veel succes iyi şanslar! ten e geven elinden gelenin en iyisini
Verblinden goz almak/kamastirmak,Verblinden
Vlinder kelebek,Vlinder
Wegpakken kapmak,kapip calmak,elinde tutmak, ,,Wegpakken

Ana Sayfaya Dön