Turks > Nederlands <> Nederlands > Turks Woordenboek |


Turks > Nederlands <> Nederlands > Turks Woordenboek.
Türkçe > Felemenkçe <> Felemenkçe > Türkçe Sözlük.
Türkçe > Hollandaca <> Hollandaca > Türkçe Sözlük.
77238 Kelime - Woord.


'Koyma' Kelimesinin Anlamları:

AANSTELLEN g, (stelde aan, h, aangesteld) 1 atamak, işe koymak,
Aanzetten Koymak,Yerlestirmek,Acmak,Aanzetten
acısını yanına koymamak / n/ betaald zetten, wraak nemen
açmak, niyetini ortaya koymak, aan de groene zitten yönetimde bulunmak,
Ad Koymak
Ad Koymak Naam Geven, ,Ad Koymak
ad koymak / 1 (isim ver naam geven, van een naam voorzien, 2 (türe)
adam yerine koymak / 1 met respect behandelen, iemand als mens
adaylığını koymak / zich kandidaat stellen
adını koymak / n/ de prijs vaststellen, bepalen
ağırlığını koymak / zijn gewicht in de schaal werpen/leggen
ağzına bir şey koymamak (de hele dag) niets gegeten hebben
ahizeyi yerine koymak ophangen, de hoorn neerleggen/opleggen
Aklina Koymak
Aklina Koymak Inboezemen,Aklina Koymak
aklına koymak 1 / (niyetlenmek) zich voornemen, 2 /, n/ iemand
alakoymak iemand aanhouden, iemand ophouden, verhinderen, weerhouden
alıkoyma gevangenhouding d. arrest
Alikoymak tegenhouden,Alikoymak
alıkoymak / (yolda) aanhouden, ophouden, (engellemek) tegenhouden,
alıkoymak aanhouden, 9 / (konu değiştir van onderwerp veranderen,
alikoymak, durdurmak, tutmak, yolunu kesmek, 2 önlemek, engellemek,
altına imza koymak / n/ ondertekenen, zijn handtekening zetten
ambalaj yapmak, kutuya koymak, 2 (kleden) giydirmek, sarip sarmalamak, een
ambalajlamak, koffer enz,) een koffer valize koymak, valizi hazirlamak, 4
ambalajlamak, kutuya koymak, kutulamak, verpakte goederen paketlenmiş
ambargo koymak / beslag leggen op
aptal yerine koymak / iemand een kool stoven, iemand voor de gek
aptal yerine koymak, kendini gülünç düşürmek,
arabasına taş koymak / n/ een stokje voor iets steken, iemand iets in de
arasina sokmak, içine sikiştirmak, içine koymak
araya koymak / invoegen, interpoleren, inlassen, inpassen,
ARREST ( en) (v, goederen) alikoyma, el koyrna, yakalarna, (v,
artirmak, bir kenara koymak, geld para biriktirmek, 2 (spaarzaam
ayagının altına karpuz kabuğu koymak / n/ iemand uit het zadel lichten,
aynı kefeye koymak / (hepsini) allen/alles over een kam scheren
AZEN gs, aasde, h, geaasd) firsat gözetmek, op göz koymak,
bağlamak, verband sargi koymak, sargilamak 4 een geweer silahi
bahse koymak / iets bij een weddenschap inleggen/inzetten
bardağa koymak / inschenken
baş koymak / bereid zijn zijn leven te wagen voor
başina koymak, giymek, 3 (beginnen) (iş) açmak, kurmak, een zaak iş açmak,
başını ortaya koymak zijn leven riskeren, zijn leven wagen
Baska Turlu Koymak
başka türlü koymak, yerleştimiek, 2 (verplaatsen) başka yere koymak, başka
Baska Turlu Koymak Verleggen ,Baska Turlu Koymak
başka yere koymak / ergens anders neerzetten, wegzetten
başka yere koymak, er geen voet voor uzatili ayağini çekmemek, bir adim
bebeğe temiz bez koymak, zich temiz iççamaşir giyinmek
BEGRENZEN g, (begrensde, h, begrensd) sinirlamak, sinir koymak,
bekleden met kaplamak, 3 üstüne koymak, een zadel eğer vurmak, 4
belirtmek, (accent plaatsen) vurgu koymak, de ogen gözlerini
beş gulden koymak, 3 (v, tafel, enz) oyup süs yerleştirmek, süslü ek yapmak
Bestrijden mucadele etmek,karsi koymak,Bestrijden
Betitelen isim koymak,Betitelen
bildirmek çikarmak, yürürlüğe koymak
bir araya koymak,
bir kenara koymak / (para, geld) sparen, potten, terzijde leggen
bir şey olarak görmek, birini bir şey sanmak, birini bir şey yerine koymak,
Bir Seye Karsi Koymak
bir şeye karşi koymamak, moeten wij daar nu maar in ? ona
Bir Seye Karsi Koymak tegenin ergens gaan,Bir Seye Karsi Koymak
bir şeye/birine karşi koymak, op een vraag niet bir soru cevaplamak, op
bir tarafa koymak / 1 iets terzijde leggen, laten liggen, 2 (para,
Bir Yana Koymak
bir yana koymak / op zijleggen, wegleggen
Bir Yana Koymak wegleggen,Bir Yana Koymak
bir yastığa baş koymak / elkaar als getrouwden in moeilijke situaties
birakmak, koymak, 2 atmak, voedsel (uçaktan) yiyecek atmak,
birakmak, koymak, terk etmek, je mag je auto wel hier arabani buraya
birakmak, koymayi unutmak
biriktirmek, bir kenara koymak, 2 (niet invullen) boş birakmak, yer
birine bir şeye) karşi koymamak, 8 een dode ölüyü gömmeye
birini aptal yerine koymak
birini enayi yerine koymak, birini makaraya almak, birini kandirmak, de
birini yolundan alikoymak, 2 (arresteren) tutuklamak, tutmak,
birinin adini koymak, çocuğu birinin adina göre adlandirmak
birinin işini bozmak, yoluna taş koymak, iemand in de lopen birinin
bitirmek, sonuna kadar yazmak, 2 een prijsvraag ödül koymak, 3
brengen sahneye koymak, sahnelemek, een maken kavga/rezalet çikarmak, iets
brengen uydurmak, yapmak, yapip çatmak, ortaya koymak
budala yerine koymak / iemand voor de gek/mal houden, beetnemen
bütün yumurtaları bir sepete koymak te veel op een paard wedden
çalişmak, yenmeye çalişmak, karşi koymak, iemand (iets) birine
Capraz Koymak
Capraz Koymak kruizen,Capraz Koymak
çapraz koymak, makaslamak, 2 (elkaar snijden) birbirini kesmek, kesişmek,
çaylak yerine koymak / iemand ontgroenen
çekerek yaklaştirmak, yanaştirmak, 2 çekerek yerine koymak, 3 nog
çelenk koymak / krans opleggen
çelmek, karşi koymak, 2 (sieren) süslemek, donatmak
çerçeveye koymak / inlijsten, in een lijst zetten
cetvel haline koymak / tabelleren
cezaevine koymak / gevangenzetten, gevangennemen, in de gevangenis
çikmak, yoluna koymak, halletmek
çocuk yerine koymak,
COLLOCATIE (s) siraya koyma, düzenleme, siralama
CONFISCATIE (s) haciz, elkoyma, zoralim
CONFISQUEREN f g, (confisqueerde, h, geconfisqueerd) elkoymak,
Cukura Koymak
Cukura Koymak kuilen,Cukura Koymak
DAGTEKENEN g, (dagtekende, h, gedagtekend) tarih koymak,
dayamak, destek vurmak, alta destek koymak, dayanak olmak, 2 (maddi, manevi)
de juiste treffen yerinde söz söylemek, taşi gediğine koymak, een tje
deli yerine koymak / iemand voor de gek houden, voor de mal houden
Deponeren Para Yatirmak,emanete birakmak,atmak,koymak ,,Deponeren
derleyip toplamak, çeki düzen vermek, toplayip düzeltmek, kaldirip koymak,
DETENTIE gözalti, nezaret, alikoyma
DETINEREN g, (detineerde, h, gedetineerd) alikoymak, gözaltina
Dikkoymak Zetten,Dikkoymak
dikkoymak opzetten, rechtsopzetten
direniş gösterrnek, direnmek, karşi koymak
dışarı koymak / buiten zetten
dizmek, düzen vermek, de zaak işi halletmek, yoluna koymak, çaresine
doğrultup koymak, dikmek, 2 (tent) kurmak, çatmak, (paraplu) açmak, (hoed)
dolaba yaslanmak, 2 fig/mec zich iets laten karşi koymamak,
döşemek, ağirlik dengesi koymak,
durdurrnak, engellemek, tutmak, alikoymak, 2 (verhinderen) karşi koymak, II
düzene koymak / ordenen, regelen, rangschikken, schikken, sorteren,
düzene koymak, derlemek, toplamak, çeki düzen vermek, alles is in her şey
Dwarsbomen engellemekmani/engel koymak ,Dwarsbomen
Dwarsliggen engel/mani olmak,karsi koymak ,Dwarsliggen
een album fotoğrafi albümee koymak, het eten op het vuur yemeği ocağa
ekmeğine göz koymak / iemand het brood uit de mond proberen te
El Koyma
El Koymak
El Koyma Inbeslagneming,El Koyma
el koyma inbeslagneming d. beslag
El Koymak kapen,panden,El Koymak
el koymak / de hand op iets leggen, in beslag nemen, beslag leggen op,
elini vicdanina koymak het zijn twee en op een buik ayni kafadalar, vulg/k
elini vicdanına koymak de hand op het hart leggen
elkoyma inbeslagneming d. confiscatie d.
elkoymak in beslag nemen, confısqueren
enayi yerine koymak / iemand voor de gek/mal houden, beetnemen,
enayi/aptal yerine koymak
Engel Koymak
Engel Koymak dwarsbomen,Engel Koymak
engel koymak / barricaderen
Ensceneren Sahneye Koymak,Ensceneren
ENSCENEREN g, (ensceneerde, h, geensceneerd) sahneye koymak,
ertussen birini enayi yerine koymak, aldatmak, de moeite zahmet etmek,
eten masaya getirmek, sofraya koymak, 5 het niet kunnen bir şeyi
etiket koymak / etiketteren, een etiket opplakken
etmek, (met juwelen) taş koymak, taşlamak, kaşlamak, 3
etmek, de telefoon telefonu kapamak, ahizeyi yerine koymak, een verhaal
etmek, göstermek, takdim etmek, 2 (geld) bir kenara koymak, biriktirmek,
etmek, karşi koymak, dayatmak, direnmek
etmek, tammlamak, göstermek, ayirt etmek, ortaya koymak, 2 zich door ile
etmek, taniştirmak, (in de mode brengen) ortaya koymak, çikarmak
etmek, üzerine ağirlik koymak, 2 (hinderen) sikinti vermek, sikmak,
EXECUTIE (s) 1 (strafvoltrekking) idam, infaz, 2 haciz koyma,
faize koymak / (geld) uitzetten, (tegen rente) vastzetten, geld op
fig/mec telkin etmek, aklina koymak, esinlendirmek
fikrine koymak 1 (kendi aklına koy zich voornemen, 2 /, n/ iemand
fiyat koymak / 1 (mal) prijzen, van een prijs voorzien, 2 (maçta) een
g zich inschikkelijk tonen) alttan almak, boyun eğmek, karşi koymamak,
GEDOGEN g, (gedoogde, h, gedoogd) riza göstermek, karşi koymamak,
GELATEN z, pasifçe, bir şey demeden, karşi koymadan, teslimiyet
geld leggen bir kenara para koymak, tasarruf etmek
geld bir kenara koymak, 5 scheik/kim ayriştirmak, 6 zich
geld faize yatirmak, faize koymak, vadeli hesaba koymak, 3 iemand birini
GEREN g, (geerde, h, gegeerd) peş koymak
getirmek, autos araba ithal etmek, 2 (instellen) yürürlüğe koymak,
getirmek, enayi yerine koymak,
GEVANGENZETTEN g, (zette gevangen, h, gevangengezet) cezaevine koymak,
gezet voor piano piyanoya uyarlanmiş, 6 (v, geld) yatirmak, koymak, geld op
görünmek, ten tonele voeren sahnelemek, sahneye koymak, van het verdwijnen
göstermek, ortaya koymak, fig/mec geen kunnen (mogen) zien
göz koymak / oog hebben op iemands bezitting, oog hebben op een
gündeme getirmek, ortaya koymak, ter komen görüşülmek, değinilmek
Haciz Koymak
Haciz Koymak panden,Haciz Koymak
haciz koymak / beslag leggen op, in beslag nemen, sekwestreren
halletmek, yoluna koymak, icabina bakmak, (slinks verkrijgen) kurnazca ele
hand laten vallen, 3 / (koymak) laten, laten zitten/staan, neerleggen,
hayvan, van dieren) opsluiten, 3 (içende alıkoymak) binnenshuis houden,
hepsini ayni kefeye koymak, farklilik gözetmemek, herkesi/her şeyi bir
hepsini bir sepete koymamak, 2 (ansicht) kart, kartpostal, iemand een
hesabini sormak, yanina koymamak, ik zal het hem onu yanina koymayacağim
hizaya getirmek, siraya koymak, een vraag aan (y)a/e soru yöneltmek, zijn
houden birini deli yerine koymak, birini enayi yerine koymak
in orde maken) düzene sokmak, düzene koymak, düzeltmek, çeki düzen
Inboezemen Aklina Koymak,Inboezemen
Isim Koymak betitelen,Isim Koymak
Kapen el koymak,kacirmak,,Kapen
Karsi Koymak dwarsliggen,tegenstribbelen,Weerstaan,zich verzetten,,Karsi Koymak
Karsi Koymak (Verhinderen) tegenhouden,Karsi Koymak (Verhinderen)
Karsi Koymak,2 bestrijden,Karsi Koymak,2
Koymak Leggen,Ligt,Zetten , Nerzetten,Aanzetten,,Koymak
Koymak,2 Stellen,Deponeren,plaatsen,Koymak,2
Kruizen capraz koymak,caprazlamak,makaslamak, ,,Kruizen
Kuilen cukura gommek,cukura saklamak,cukura koymak, ,,Kuilen
Leg Koymak,Leg
Leggen Koymak,Uzanmak,Leggen
Ligt Yatirarak,Koymak,Yatirmak,Ligt
Lokken Karsi Koymak,Imrendirmek,Lokken
Naam Geven Ad Koymak,Naam Geven
Neerleggen yere koymak,Neerleggen
Neerzetten koymak,Neerzetten
Nizam Koymak Verordenen ,Nizam Koymak
Panden haciz koymak,el koymak,haczetmek, ,,Panden
Pekelen tuzlamak,salamura koymak,salamura yatirmak,tuzda birakmak,,Pekelen
Plaatsen yerlestirmek,koymak,birakmak,ilan vermek,,Plaatsen
polis alikoymak, 5 iemand birini cezbetmek, II gs, ( , is ) 1
regelen plat/argo halletmek, icabina bakmak, yoluna koymak
Sahneye Koymak Ensceneren,Sahneye Koymak
Salamura Koymak pekelen,Salamura Koymak
Stapelen Yigmak, ust ustune koymak,Stapelen
Stellen Bir Soru Sormak,Koymak,Stellen
Tegenhouden engellemek,alikoymak,durdurmak,karsi koymak (verhinderen),,Tegenhouden
Tegenin Ergens Gaan bir seye karsi koymak ,Tegenin Ergens Gaan
Tegenspartelen karsi mucadele etmek,karsi koymak ,Tegenspartelen
Tegenstribbelen direnis gostermek(hafif),karsi koymak ,Tegenstribbelen
Ters Koymak Verleggen ,Ters Koymak
Terugzetten yerine/geri koymak ,Terugzetten
Ust Ustune Koymak Stapelen,Ust Ustune Koymak
v, venster takmak, çerçeveye koymak, kafese koymak, 2 (bij spel) koymak,
verf enz, su koymak, su katmak, sulandirmak,
Verleggen ters koymak ,baska turlu koymak,Verleggen
Verordenen nizam koymak,Verordenen
Weerstaan Karsi Koymak,Weerstaan
Wegleggen bir yana koymak,saklamak,,Wegleggen
Yere Koymak Neerleggen,Yere Koymak
Yerine/Geri Koymak terugzetten,Yerine/Geri Koymak
Zetten Dikkoymak,Yerlestirmek,Koymak,Zetten
zich tegen iets bir şeye karşi direnmek, karşi koymak
Zich Verzetten karsi koymak,Zich Verzetten
zich verzetten tegen) karşi koymak, karşi çikmak, kabul etmemek

Ana Sayfaya Dön