| AANSTELLEN | g, (stelde aan, h, aangesteld) 1 atamak, işe koymak, |
| Aanzetten | Koymak,Yerlestirmek,Acmak,Aanzetten |
| acısını yanına | koymamak / n/ betaald zetten, wraak nemen |
| açmak, niyetini | ortaya koymak, aan de groene zitten yönetimde bulunmak, |
| Ad | Koymak |
| Ad Koymak | Naam Geven, ,Ad Koymak |
| ad koymak | / 1 (isim ver naam geven, van een naam voorzien, 2 (türe) |
| adam yerine | koymak / 1 met respect behandelen, iemand als mens |
| adaylığını koymak | / zich kandidaat stellen |
| adını koymak | / n/ de prijs vaststellen, bepalen |
| ağırlığını koymak | / zijn gewicht in de schaal werpen/leggen |
| ağzına bir | şey koymamak (de hele dag) niets gegeten hebben |
| ahizeyi yerine | koymak ophangen, de hoorn neerleggen/opleggen |
| Aklina | Koymak |
| Aklina Koymak | Inboezemen,Aklina Koymak |
| aklına koymak | 1 / (niyetlenmek) zich voornemen, 2 /, n/ iemand |
| alakoymak | iemand aanhouden, iemand ophouden, verhinderen, weerhouden |
| alıkoyma gevangenhouding | d. arrest |
| Alikoymak | tegenhouden,Alikoymak |
| alıkoymak | / (yolda) aanhouden, ophouden, (engellemek) tegenhouden, |
| alıkoymak aanhouden, | 9 / (konu değiştir van onderwerp veranderen, |
| alikoymak, durdurmak, | tutmak, yolunu kesmek, 2 önlemek, engellemek, |
| altına imza | koymak / n/ ondertekenen, zijn handtekening zetten |
| ambalaj yapmak, | kutuya koymak, 2 (kleden) giydirmek, sarip sarmalamak, een |
| ambalajlamak, koffer | enz,) een koffer valize koymak, valizi hazirlamak, 4 |
| ambalajlamak, kutuya | koymak, kutulamak, verpakte goederen paketlenmiş |
| ambargo koymak | / beslag leggen op |
| aptal yerine | koymak / iemand een kool stoven, iemand voor de gek |
| aptal yerine | koymak, kendini gülünç düşürmek, |
| arabasına taş | koymak / n/ een stokje voor iets steken, iemand iets in de |
| arasina sokmak, | içine sikiştirmak, içine koymak |
| araya koymak | / invoegen, interpoleren, inlassen, inpassen, |
| ARREST | ( en) (v, goederen) alikoyma, el koyrna, yakalarna, (v, |
| artirmak, bir | kenara koymak, geld para biriktirmek, 2 (spaarzaam |
| ayagının altına | karpuz kabuğu koymak / n/ iemand uit het zadel lichten, |
| aynı kefeye | koymak / (hepsini) allen/alles over een kam scheren |
| AZEN | gs, aasde, h, geaasd) firsat gözetmek, op göz koymak, |
| bağlamak, | verband sargi koymak, sargilamak 4 een geweer silahi |
| bahse koymak | / iets bij een weddenschap inleggen/inzetten |
| bardağa koymak | / inschenken |
| baş koymak | / bereid zijn zijn leven te wagen voor |
| başina koymak, | giymek, 3 (beginnen) (iş) açmak, kurmak, een zaak iş açmak, |
| başını ortaya | koymak zijn leven riskeren, zijn leven wagen |
| Baska Turlu | Koymak |
| başka türlü | koymak, yerleştimiek, 2 (verplaatsen) başka yere koymak, başka |
| Baska Turlu Koymak | Verleggen ,Baska Turlu Koymak |
| başka yere | koymak / ergens anders neerzetten, wegzetten |
| başka yere | koymak, er geen voet voor uzatili ayağini çekmemek, bir adim |
| bebeğe temiz | bez koymak, zich temiz iççamaşir giyinmek |
| BEGRENZEN | g, (begrensde, h, begrensd) sinirlamak, sinir koymak, |
| bekleden met | kaplamak, 3 üstüne koymak, een zadel eğer vurmak, 4 |
| belirtmek, | (accent plaatsen) vurgu koymak, de ogen gözlerini |
| beş gulden | koymak, 3 (v, tafel, enz) oyup süs yerleştirmek, süslü ek yapmak |
| Bestrijden | mucadele etmek,karsi koymak,Bestrijden |
| Betitelen | isim koymak,Betitelen |
| bildirmek çikarmak, | yürürlüğe koymak |
| bir araya | koymak, |
| bir kenara | koymak / (para, geld) sparen, potten, terzijde leggen |
| bir şey | olarak görmek, birini bir şey sanmak, birini bir şey yerine koymak, |
| Bir Seye | Karsi Koymak |
| bir şeye | karşi koymamak, moeten wij daar nu maar in ? ona |
| Bir Seye Karsi Koymak | tegenin ergens gaan,Bir Seye Karsi Koymak |
| bir şeye/birine | karşi koymak, op een vraag niet bir soru cevaplamak, op |
| bir tarafa | koymak / 1 iets terzijde leggen, laten liggen, 2 (para, |
| Bir Yana | Koymak |
| bir yana | koymak / op zijleggen, wegleggen |
| Bir Yana Koymak | wegleggen,Bir Yana Koymak |
| bir yastığa | baş koymak / elkaar als getrouwden in moeilijke situaties |
| birakmak, koymak, | 2 atmak, voedsel (uçaktan) yiyecek atmak, |
| birakmak, koymak, | terk etmek, je mag je auto wel hier arabani buraya |
| birakmak, koymayi | unutmak |
| biriktirmek, bir | kenara koymak, 2 (niet invullen) boş birakmak, yer |
| birine bir | şeye) karşi koymamak, 8 een dode ölüyü gömmeye |
| birini aptal | yerine koymak |
| birini enayi | yerine koymak, birini makaraya almak, birini kandirmak, de |
| birini yolundan | alikoymak, 2 (arresteren) tutuklamak, tutmak, |
| birinin adini | koymak, çocuğu birinin adina göre adlandirmak |
| birinin işini | bozmak, yoluna taş koymak, iemand in de lopen birinin |
| bitirmek, sonuna | kadar yazmak, 2 een prijsvraag ödül koymak, 3 |
| brengen sahneye | koymak, sahnelemek, een maken kavga/rezalet çikarmak, iets |
| brengen uydurmak, | yapmak, yapip çatmak, ortaya koymak |
| budala yerine | koymak / iemand voor de gek/mal houden, beetnemen |
| bütün yumurtaları | bir sepete koymak te veel op een paard wedden |
| çalişmak, yenmeye | çalişmak, karşi koymak, iemand (iets) birine |
| Capraz | Koymak |
| Capraz Koymak | kruizen,Capraz Koymak |
| çapraz koymak, | makaslamak, 2 (elkaar snijden) birbirini kesmek, kesişmek, |
| çaylak yerine | koymak / iemand ontgroenen |
| çekerek yaklaştirmak, | yanaştirmak, 2 çekerek yerine koymak, 3 nog |
| çelenk koymak | / krans opleggen |
| çelmek, karşi | koymak, 2 (sieren) süslemek, donatmak |
| çerçeveye koymak | / inlijsten, in een lijst zetten |
| cetvel haline | koymak / tabelleren |
| cezaevine koymak | / gevangenzetten, gevangennemen, in de gevangenis |
| çikmak, yoluna | koymak, halletmek |
| çocuk yerine | koymak, |
| COLLOCATIE | (s) siraya koyma, düzenleme, siralama |
| CONFISCATIE | (s) haciz, elkoyma, zoralim |
| CONFISQUEREN f | g, (confisqueerde, h, geconfisqueerd) elkoymak, |
| Cukura | Koymak |
| Cukura Koymak | kuilen,Cukura Koymak |
| DAGTEKENEN | g, (dagtekende, h, gedagtekend) tarih koymak, |
| dayamak, destek | vurmak, alta destek koymak, dayanak olmak, 2 (maddi, manevi) |
| de juiste | treffen yerinde söz söylemek, taşi gediğine koymak, een tje |
| deli yerine | koymak / iemand voor de gek houden, voor de mal houden |
| Deponeren | Para Yatirmak,emanete birakmak,atmak,koymak ,,Deponeren |
| derleyip toplamak, | çeki düzen vermek, toplayip düzeltmek, kaldirip koymak, |
| DETENTIE | gözalti, nezaret, alikoyma |
| DETINEREN | g, (detineerde, h, gedetineerd) alikoymak, gözaltina |
| Dikkoymak | Zetten,Dikkoymak |
| dikkoymak | opzetten, rechtsopzetten |
| direniş gösterrnek, | direnmek, karşi koymak |
| dışarı koymak | / buiten zetten |
| dizmek, düzen | vermek, de zaak işi halletmek, yoluna koymak, çaresine |
| doğrultup koymak, | dikmek, 2 (tent) kurmak, çatmak, (paraplu) açmak, (hoed) |
| dolaba yaslanmak, | 2 fig/mec zich iets laten karşi koymamak, |
| döşemek, ağirlik | dengesi koymak, |
| durdurrnak, engellemek, | tutmak, alikoymak, 2 (verhinderen) karşi koymak, II |
| düzene koymak | / ordenen, regelen, rangschikken, schikken, sorteren, |
| düzene koymak, | derlemek, toplamak, çeki düzen vermek, alles is in her şey |
| Dwarsbomen | engellemekmani/engel koymak ,Dwarsbomen |
| Dwarsliggen | engel/mani olmak,karsi koymak ,Dwarsliggen |
| een album | fotoğrafi albümee koymak, het eten op het vuur yemeği ocağa |
| ekmeğine göz | koymak / iemand het brood uit de mond proberen te |
| El | Koyma |
| El | Koymak |
| El Koyma | Inbeslagneming,El Koyma |
| el koyma | inbeslagneming d. beslag |
| El Koymak | kapen,panden,El Koymak |
| el koymak | / de hand op iets leggen, in beslag nemen, beslag leggen op, |
| elini vicdanina | koymak het zijn twee en op een buik ayni kafadalar, vulg/k |
| elini vicdanına | koymak de hand op het hart leggen |
| elkoyma inbeslagneming | d. confiscatie d. |
| elkoymak | in beslag nemen, confısqueren |
| enayi yerine | koymak / iemand voor de gek/mal houden, beetnemen, |
| enayi/aptal yerine | koymak |
| Engel | Koymak |
| Engel Koymak | dwarsbomen,Engel Koymak |
| engel koymak | / barricaderen |
| Ensceneren | Sahneye Koymak,Ensceneren |
| ENSCENEREN | g, (ensceneerde, h, geensceneerd) sahneye koymak, |
| ertussen | birini enayi yerine koymak, aldatmak, de moeite zahmet etmek, |
| eten masaya | getirmek, sofraya koymak, 5 het niet kunnen bir şeyi |
| etiket koymak | / etiketteren, een etiket opplakken |
| etmek, | (met juwelen) taş koymak, taşlamak, kaşlamak, 3 |
| etmek, | de telefoon telefonu kapamak, ahizeyi yerine koymak, een verhaal |
| etmek, göstermek, | takdim etmek, 2 (geld) bir kenara koymak, biriktirmek, |
| etmek, karşi | koymak, dayatmak, direnmek |
| etmek, tammlamak, | göstermek, ayirt etmek, ortaya koymak, 2 zich door ile |
| etmek, taniştirmak, | (in de mode brengen) ortaya koymak, çikarmak |
| etmek, üzerine | ağirlik koymak, 2 (hinderen) sikinti vermek, sikmak, |
| EXECUTIE | (s) 1 (strafvoltrekking) idam, infaz, 2 haciz koyma, |
| faize koymak | / (geld) uitzetten, (tegen rente) vastzetten, geld op |
| fig/mec telkin | etmek, aklina koymak, esinlendirmek |
| fikrine koymak | 1 (kendi aklına koy zich voornemen, 2 /, n/ iemand |
| fiyat koymak | / 1 (mal) prijzen, van een prijs voorzien, 2 (maçta) een |
| g zich | inschikkelijk tonen) alttan almak, boyun eğmek, karşi koymamak, |
| GEDOGEN | g, (gedoogde, h, gedoogd) riza göstermek, karşi koymamak, |
| GELATEN z, | pasifçe, bir şey demeden, karşi koymadan, teslimiyet |
| geld | leggen bir kenara para koymak, tasarruf etmek |
| geld bir | kenara koymak, 5 scheik/kim ayriştirmak, 6 zich |
| geld faize | yatirmak, faize koymak, vadeli hesaba koymak, 3 iemand birini |
| GEREN | g, (geerde, h, gegeerd) peş koymak |
| getirmek, autos | araba ithal etmek, 2 (instellen) yürürlüğe koymak, |
| getirmek, enayi | yerine koymak, |
| GEVANGENZETTEN | g, (zette gevangen, h, gevangengezet) cezaevine koymak, |
| gezet voor | piano piyanoya uyarlanmiş, 6 (v, geld) yatirmak, koymak, geld op |
| görünmek, ten | tonele voeren sahnelemek, sahneye koymak, van het verdwijnen |
| göstermek, ortaya | koymak, fig/mec geen kunnen (mogen) zien |
| göz koymak | / oog hebben op iemands bezitting, oog hebben op een |
| gündeme getirmek, | ortaya koymak, ter komen görüşülmek, değinilmek |
| Haciz | Koymak |
| Haciz Koymak | panden,Haciz Koymak |
| haciz koymak | / beslag leggen op, in beslag nemen, sekwestreren |
| halletmek, yoluna | koymak, icabina bakmak, (slinks verkrijgen) kurnazca ele |
| hand laten | vallen, 3 / (koymak) laten, laten zitten/staan, neerleggen, |
| hayvan, van | dieren) opsluiten, 3 (içende alıkoymak) binnenshuis houden, |
| hepsini ayni | kefeye koymak, farklilik gözetmemek, herkesi/her şeyi bir |
| hepsini bir | sepete koymamak, 2 (ansicht) kart, kartpostal, iemand een |
| hesabini sormak, | yanina koymamak, ik zal het hem onu yanina koymayacağim |
| hizaya getirmek, | siraya koymak, een vraag aan (y)a/e soru yöneltmek, zijn |
| houden birini | deli yerine koymak, birini enayi yerine koymak |
| in | orde maken) düzene sokmak, düzene koymak, düzeltmek, çeki düzen |
| Inboezemen | Aklina Koymak,Inboezemen |
| Isim Koymak | betitelen,Isim Koymak |
| Kapen | el koymak,kacirmak,,Kapen |
| Karsi Koymak | dwarsliggen,tegenstribbelen,Weerstaan,zich verzetten,,Karsi Koymak |
| Karsi Koymak (Verhinderen) | tegenhouden,Karsi Koymak (Verhinderen) |
| Karsi Koymak,2 | bestrijden,Karsi Koymak,2 |
| Koymak | Leggen,Ligt,Zetten , Nerzetten,Aanzetten,,Koymak |
| Koymak,2 | Stellen,Deponeren,plaatsen,Koymak,2 |
| Kruizen | capraz koymak,caprazlamak,makaslamak, ,,Kruizen |
| Kuilen | cukura gommek,cukura saklamak,cukura koymak, ,,Kuilen |
| Leg | Koymak,Leg |
| Leggen | Koymak,Uzanmak,Leggen |
| Ligt | Yatirarak,Koymak,Yatirmak,Ligt |
| Lokken | Karsi Koymak,Imrendirmek,Lokken |
| Naam Geven | Ad Koymak,Naam Geven |
| Neerleggen | yere koymak,Neerleggen |
| Neerzetten | koymak,Neerzetten |
| Nizam Koymak | Verordenen ,Nizam Koymak |
| Panden | haciz koymak,el koymak,haczetmek, ,,Panden |
| Pekelen | tuzlamak,salamura koymak,salamura yatirmak,tuzda birakmak,,Pekelen |
| Plaatsen | yerlestirmek,koymak,birakmak,ilan vermek,,Plaatsen |
| polis alikoymak, | 5 iemand birini cezbetmek, II gs, ( , is ) 1 |
| regelen plat/argo | halletmek, icabina bakmak, yoluna koymak |
| Sahneye Koymak | Ensceneren,Sahneye Koymak |
| Salamura Koymak | pekelen,Salamura Koymak |
| Stapelen | Yigmak, ust ustune koymak,Stapelen |
| Stellen | Bir Soru Sormak,Koymak,Stellen |
| Tegenhouden | engellemek,alikoymak,durdurmak,karsi koymak (verhinderen),,Tegenhouden |
| Tegenin Ergens Gaan | bir seye karsi koymak ,Tegenin Ergens Gaan |
| Tegenspartelen | karsi mucadele etmek,karsi koymak ,Tegenspartelen |
| Tegenstribbelen | direnis gostermek(hafif),karsi koymak ,Tegenstribbelen |
| Ters Koymak | Verleggen ,Ters Koymak |
| Terugzetten | yerine/geri koymak ,Terugzetten |
| Ust Ustune Koymak | Stapelen,Ust Ustune Koymak |
| v, venster | takmak, çerçeveye koymak, kafese koymak, 2 (bij spel) koymak, |
| verf enz, | su koymak, su katmak, sulandirmak, |
| Verleggen | ters koymak ,baska turlu koymak,Verleggen |
| Verordenen | nizam koymak,Verordenen |
| Weerstaan | Karsi Koymak,Weerstaan |
| Wegleggen | bir yana koymak,saklamak,,Wegleggen |
| Yere Koymak | Neerleggen,Yere Koymak |
| Yerine/Geri Koymak | terugzetten,Yerine/Geri Koymak |
| Zetten | Dikkoymak,Yerlestirmek,Koymak,Zetten |
| zich | tegen iets bir şeye karşi direnmek, karşi koymak |
| Zich Verzetten | karsi koymak,Zich Verzetten |
| zich verzetten | tegen) karşi koymak, karşi çikmak, kabul etmemek |