| AANWINNEN I | f, g, (won aan, h, aangewonnen) kazanmak, land (bir |
| açıktan | uit de verte, 2 mec./fıg. (para kazanmak vb.) zonder moeite, |
| açıktan para | kazanmak zonder moeite geld verdienen |
| akü doldurmak, | 2 zich enerji kazanmak/toplamak |
| aldim, punten | puan almak, puan kazanmak, |
| almak, | fig/mec tekrar kazanmak, yeniden sahip olmak, zijn rechten |
| alnının teriyle | kazanmak / dubbel en dwars verdienen, door hard werk |
| başkasinin onuruna | konmak, haksiz iltifat kazanmak, parsa toplamak, |
| başlamak, de | winnen turu kazanmak, * een om de arm houden bağlayici bir |
| beğenisini kazanmak | / n/ bij iemand in de smaak vallen |
| Behalen | kazanmak,ele gecirmek,Behalen |
| BEHALEN | g, (behaalde, h, behaald) elde etmek, kazanmak, almak, |
| bileğinin hakkıyla | kazanmak dubbel en dwars/dik verdienen |
| BOVENHAND de | krijgen üstünlük kazanmak, etkinlik kazanmak, söz |
| buruşturmak, yüzünü | ekşitmek, de hoofdprijs büyük ödülü çekmek, kazanmak, |
| büyük para | 1 (çok para) veel geld, 2 (kazanmak vb.) veel, grof |
| büyük para | kazanmak grof geld verdienen |
| çalışıp kazanmak | / verwerven, verdienen |
| davayı kazanmak | een proces/zaak winnen |
| dişinda, | (als loon) para getirmek, kazanmak |
| ekerek, kurutarak | yeni) toprak kazanmak, II gs, (büyüklüğü, değeri) |
| ekmeğini kazanmak | de kost verdienen /winnen, zijn brood verdienen |
| ekmeğini kazanmak, | geld para kazanmak, hoeveel verdient u per maand ? ayda |
| ekmeğini zor | kazanmak, in de wond strooien yaraya tuz biber ekmek, II s, |
| engellemek II | ( men) dama, een halen bir dama kazanmak, |
| fig/mec partiye | üye) kazanmak, (askere) yazmak, |
| Furore | Kazanmak,buyuk basari saglamak,Furore |
| FURORE | maken gittikçe ün kazanmak, büyük başari sağlamak, çok |
| gaat niet | om de s, maar orn het spel kazanmak değil, eğlenmek önemli |
| geçirmek, kazanmak, | veel kennis birçok bilgi edinmek, nieuws haber ele |
| gelen huya | gider, zijn brood ekmeğini kazanmak |
| gelmek, kazanmak, | aan (in) duidelijkheid açiklik kazanmak, het van iemand |
| gewoonte | enz,) kazanmak, geliştirmek, |
| güven kazanmak | vertrouwen winnen |
| hak etmek | 1 (hakkı ol recht/deel hebben, 2 (kazanmak) verdienen, recht |
| hak kazanmak | recht krijgen |
| hayatını kazanmak | de kost verdienen, zijn brood verdienen, in zijn |
| hebben met, | 31 / (maaş -, kazanmak, geld) verdienen, krijgen, 32 (caze |
| HERKRIJGEN | g, (herkreeg, h, herkregen) tekrar kazanmak, yeniden elde |
| HERWINNEN | g, (herwon, h, herwonnen) tekrar kazanmak, yeniden elde |
| in zijn | bezit krijgen) almak, kazanmak, elde etmek, çabayla kazanmak, iets |
| Kazanmak | winnen,Verwerven,Furore,Kazanmak |
| Kazanmak,2 | Verdienen ,behalen,Verkrijgen,Kazanmak,2 |
| levensonderhoud ekmek, | rizik, geçim, de verdienen ekmeğini kazanmak, wat |
| Sayi Kazanmak | Scoren,Sayi Kazanmak |
| Scoren | Sayi Kazanmak,Scoren |
| Verdienen | kazanmak,Verdienen |
| Verkrijgen | elde etmek,kazanmak,Verkrijgen |
| Verwerven | Kazanmak,Verwerven |
| Winnen | kazanmak,Winnen |
| ya/e gücünü | denemek, op en komen gücünü tekrar kazanmak, gücünü |
| Zafer Kazanmak | Zegevieren,Zafer Kazanmak |
| Zegevieren | Zafer Kazanmak,Zegevieren |