Turks > Nederlands <> Nederlands > Turks Woordenboek |


Turks > Nederlands <> Nederlands > Turks Woordenboek.
Türkçe > Felemenkçe <> Felemenkçe > Türkçe Sözlük.
Türkçe > Hollandaca <> Hollandaca > Türkçe Sözlük.
77238 Kelime - Woord.


'Kadar' Kelimesinin Anlamları:

ADEMTOCHT soluk, nefes, tot de laatste son nefese kadar,
ADLIB afk/kis ad libitum istenildiği kadar, istenildiği gibi,
AFKIJKEN g, (keek af, h, afgekeken) 1 sonuna kadar seyretmek,
AFLEZEN g, (las af, h, afgelezen) 1 (tot het einde) sonuna kadar
ağzına kadar dolu overvol, propvol, boordevol, eivol, stampvol, tjokvol
akıllı köprü arayıncaya kadar deli suyu geçer Terwijl de wijzen naar een
akşam etmek 1 (akşama kadar kal ergens tot de avond blijven, 2 (akşama
akşamlamak (Akşama kadar kal ergens tot de avond blijven, 2 /- de/
alakadar betrokken, betreffend, 2 belanghebbende d. betrokkene d.
alakadar etmek / interesseren, aangaan
alakadar olmak geïnteresseerd zijn in, interesse hebben voor, interesse
alamayacağim kadar pahali, 2 des beter öyle daha iyi, 3 iemand snel/vlug
Als Eger,Kadar,Gibi,Olarak,,Als
ALS I bağ,1 (zoals) kadar, gibi, lopen een haas tavşan gibi hizli
arada dağlar kadar fark var Er zijn ongelofelijk grote verschillen tussen
aralarında dağlar kadar fark var Ze zijn zo verschillend als dag en nacht.
argo kazik, (kostbaar) değerli, hoe is dat? ne kadardir? kaça?
arpa gerst d. arpa boyu kadar ilerlemek niet veel vorderingen maken,
avazı çıktığı kadar bağırmak luidkeels schreeuwen.
avazı çıktığı kadar luidkeels, uit volle borst
avuç içi kadar zeer klein, erg smal
ayağına kadar gelmek / n/ 1 (ziyarete gel persoonlijk bij iemand op
ayrıntılarına kadar anlatmak / in details vertellen, in geuren en
azicik miktar, zerrecik, zerre kadar miktar
babasinin huyunu kapmiş, babasina çekmek, het zal zon niet lopen o kadar
bacak kadar kort, klein (van gestalte), klein van stuk
BARSTENSVOL tika basa dolu, ağzina kadar dolu, çok dolu,
başa, son derece, iliğine kadar, iyice, kursağina kadar, een gek zirzop
başından sonuna kadar van het begin rot het einde
başından sonunn kadar van het begin tot het einde, 2 ( - günlerde,
baştan sona kadar, alle is moeilijk her başlangiç zordur,
beklenildiği kadar güzel olmamak, umulandan kötü olmak
BELANGHEBBENDE (n) ilgili, alakadar, taraftar,
beşikten mezara kadar van de wieg tot het graf
beşikten mezara kadar, bütün ömür boyunca,
beşikten mezara kadar, voor dichter in de gelegd doguştan şair, hij is
BETROKKEN 1 ilgili, Alâkadar, de en ilgililer, de
BETROKKENE (n) ilgili, alâkadar, alâkali kimse,
bıçak sırtı kadar fark een haarbreed verschil, een heel klein verschil,
bij af te likken pasta parmak yalatacak kadar tatli,
bildiğim kadariyla, zover het oog reikt gözün alabildiği kadar, tot bu
bildiğim kadariyla, zover het oog reikt gözün alabildiği kadar, tot bu
Bin Adet Kadar
Bin Adet Kadar duizendtal(,len),Bin Adet Kadar
Bin Tane Kadar
Bin Tane Kadar duizendtal(,len),Bin Tane Kadar
Bir Dereceye Kadar
bir dereceye kadar tot een bepaald niveau, tot op zekere hoogte
Bir Dereceye Kadar Enigarmate,Bir Dereceye Kadar
bir şekilde, eerder, beter ne kadar erken olursa o kadar iyi olur, III h,
bir şeyden bikana kadar bakmak, güzelliğini kaniksamak, 2 iets van
bir şeyi en ince detaylarina kadar anlatmak, iciğini ciciğini anlatmak
bir sürü iş, başini kaşiyamayacağin kadar iş, 2 (onbetaald werk) angarya, 3
birçok şeye maruz kaldi, 2 (bereiken) kadar yaşamak, erişmek,
birini/birşeyi timaği kadar sevmemek
birkaç yil öncesine kadar, zover buraya kadar, bu kadar, bitti,
bitirmek, sonuna kadar yazmak, 2 een prijsvraag ödül koymak, 3
BLADSTIL sütliman, yaprak kimildamayacak kadar sakin, çok
boğazına kadar borç içinde olmak tot aan zijn nek in de schuld zitten, tot
boğazına kadar tot aan zijn nek
BOMVOL spreekt/kd dopdolu, ağzina kadar dolu, tika basa dolu,
BOORDEVOL ağzina kadar dolu,
BORSTHOOGTE op göğse kadar, göğüs boyu,
breken birinin yaninda affedilecek kadar iyi notu olmak, davranişlari hoş
Bu kadar kusur kadı kızında da bulunur, Niets kan volmaakt zijn. Overal
bu kadar çok zoveel
bu kadar kusur kadı kızında da bulunur Elke gek heeft zijn gebrek. Niets
Bu Kadar Yeter
bu kadar ziezo! klaar is Kees!
Bu Kadar Yeter welletjes,Bu Kadar Yeter
bu kadar! işte bu kadar! waarom? niçin? zomaar lafin gelişi, zó! bak
bu kadar, hijheeft boeken verkocht çok kitap satti, II z, bu kadar, o
Bu ne kadar?
Bu ne kadar?
Bu ne kadar? Wat kost dit? Hoeveel kost dit?
Bu ne kadar? Wat kost dit? Hoeveel kost dit?
bugüne kadar tot op heden tot op de dag van vandaag, tot nu toe
buiten gaan şimdi mümkün olduğu kadar erken dişari gitmek istiyorum, niet
bulanana kadar, 2 fig/mec ik walg van mezelf kendimden tiksiniyorum, 3
bungelen, (çökmek) doorzakken, 3 (bir yere kadar git verder
buradan oraya kadar, van 2 10 ikiden ona kadar, 2 liğe, olarak, iemand
burama kadar geldi, ! yeter! bu kadari fazla! Zichzelf zijn kendi kendine
cehenneme kadar yolu var Loop naar de bliksem! Loop naar de pomp! Loop naar
cehenneme kadar yolun var, canin cehenneme! fig/mec de arme
çekemem, bu kadarida fazla,
cemaat ne kadar çok olsa, imam yine bildiğini okur Van niemand wordt het
çikarsa, tot in de s en ince ayrintilarina kadar, noktasinoktasina,
çildirtmak, birini çildirtacak kadar korkutmak
çileden çikaracak kadar yavaş
çiplak gerçek, katiksiz gerçek, uitgeschud worden iliklerine kadar
Cok Cok.Istenildigi Kadar
Cok CokIstenildigi Kadar keur,Cok CokIstenildigi Kadar
çok mutluydum! o kadar mutluydum ki! zij zijn rijk çok zenginler, bir
dağ I berg d. arada daglar kadar fark var, er zijn ongelooflijk grote
dağlar kadar fark een enorm verschil, Aralarında dağlar kadarfark var, Ze
dağlar kadar heel veel, enorm
dat zijn gezicht rood aanliep o kadar ki öfkeden yüzü kizardi
de uit girtlağima kadar geldi biktim, iemand het mes op de zetten
değil, steeds hâlâ, şu ana kadar, 2 (verder) daha, yine, een appel bir
değin, ik blijf hier dinsdag saliya kadar kaliyorum, 5 uur saat beşe
değin, meydana kadar, nog toe şimdiye dek, henüz, nu toe şimdiye kadar,
derisi kalin olmak, arsiz olmak, tot op de nat iliklerine kadar islak,
Dermate o dereceki,o kadarki,o suretteki,Dermate
DERMATE z, dat o derece ki, o kadar ki, o surette ki, hij was
DES I z, te meer/ ...(d)er ne kadar ...sa o kadar ... hoe
detaylarına kadar tot in de puntjes, tot in de kleinste bijzonderheden
detayli, e berichten daha detayli bilgi, tot order yeni bir emre kadar,
dili döndüğü kadar anlatmak / zo goed mogelijk proberen uit te leggen
diploma o kadar okudu vb,) yine de diplomasi yok,
direkteur bevorderen birini müdürlüğe terfi ettirmek, II bağ, ... kadar,
diretip gerçekleştirmek, dayatip yapmak, vazgeçmemek, sonuna kadar
dişan çikarmak iemand birine kapiyi göstermek, birini kapiya kadar
DOORNAT sirilsiklam, yamyaş, tamamen islak, iliklerine kadar
dörtlük, fundum (drinken) bardaği dibine kadar (içmek), interim
Duizendtal(,Len) bin adet kadar,bin tane kadar ,Duizendtal(,Len)
dünyalar kadar fark olmak een enorm verschil
düşünmemek, in de ileride, in de verste niet hiç, zerre kadar, hiç mi
Dusver simdiye kadar ,Dusver
DUSVERRE z, tot şimdiye kadar, henüz
duurt het ? ne kadar sürüyor? ne kadar sürer? jaren yillarca, het is
DWERGACHTIG cücemsi, çok küçük, parmak kadar
e, -a kadar 1 tot, totdat, 2 (zaman) tot die tijd
ECHTER z, yine de, her ne kadar... ise de, ama, ancak, lakin,
edilecek, şaşilacak, 2 (buitengewoon) inanilmayacak kadar, duyulmamiş,
EDOCH bağ yinede, bununla beraber, her ne kadar,, ise de, oysa,
een ona bir bakayim, de zaak is zo bekeken bu kadar, şip şak, bir
EER I 1 z, erken, önce, hoe hoe liever ne kadar erken olursa o
EIVOL dopdolu, tika basa dolu, tiklim tiklim, ağzina kadar dolu
elden geldiği kadar zo veel mogelijk
eli uzundur, om je s bij af te likken parmak yalatacak kadar tatli,
elinden geldiği kadar zoveel als hij kan, naar zijn capaciteit, binnen zijn
en dan ..., 6 (edat vb. pekiştireci) niet zo ...(als), beklediğin kadar da
en ince ayrıntılarına kadar tot in de details, in de finesses
Enigarmate Bir Dereceye Kadar,Enigarmate
ENIGERMATE z, kismen, biraz, bir ölçüde, bir dereceye kadar,
Er is geen sms ter wereld die kan beschrijven hoeveel ik van jou hou…dunyada seni ne kadar sevdigimi anlatabilen bi mesaj yoktur
Er is geen sms ter wereld die kan beschrijven hoeveel ik van jou houdünyada seni ne kadar sevdiğimi anlatabilen bir mesaj yoktur
Er is geen sms ter wereld die kan beschrijven hoeveel ik van jou hou… dunyada seni ne kadar sevdigimi anlatabilen bi mesaj yoktur
Er is qeen sms ter wereId die kan beschrijven hoeveeI ik van jou hou dünyada seni ne kadar sevdiğimi anIatabiIen bir mesaj yoktur
ervoor? ona ne kadar istiyor? (om) een aalmoes sadaka istemek, wij een
erzakta, uit depodan, zo lang de strekt yettiği kadar, depo bitene
eşek kadar groot genoeg (om te begrijpen enz.)
eşek sudan gelinceye kadar dövmek / iemand bont en blauw slaan
etmemek, ne kadar kötüleşse de devam etmek, het e! âlâsi! harika!
etmemek, ne kadar kötüleşse de devam etmek, het e! âlâsi! harika!
EVENVEEL bl sa, ayni derecede çok, o kadar çok, studenten ayni
EVENZEER z, ayni ölçüde, ayni derecede, aynen, en az... kadar,
EVENZO z, groot als kadar büyük, en zijn vader ve hem de
EVENZOGOED z, 1 (net zo goed) als ... kadar iyi, 2 (desondanks)
evet demem onu hayir demesi kadar yerindedir, een vraag met beantwoorden
fiyata, fig/mec ne pahasina olursa olsun, en met (kadar) ve de dahil, en
fiyatı ne kadardır? Wat kost het? Hoeveel kost het? Hoe duur is het?
geen zonder schuim bu kadar kusur kadi kizinda da olur, waard zijn
geen tijd çabucak, çarçabuk, hoe ... hoe beter ne kadar azsa... o kadar
gelecek yil açiliyor, geopend van ... tot ... dan/den (y)a/e kadar açik
gelene kadar bekle,
gelene kadar beklemek
gemiyle ne kadar zamanda katedilebilir? 2 een afgevaren schip
gerçektir, daar is niets van zerre kadar gerçek payi yok, niet ? ...değil
gevallen zijn her şeyi anlamak, her şeyi anlayacak kadar uyanik
gidemem, zover zijn we nog niet o kadar ilerlemedik, voor zover ik weet
gidemem, zover zijn we nog niet o kadar ilerlemedik, voor zover ik weet
girişmek, yapamayacaği kadar iş üstlenmek, te en te gras düzensiz,
girtlağina kadar borçlu olmak, tot over de oren verliefd zijn karasevda
gırtlağına kadar borç içinde olmak tot aan zijn nek in de schuld zitten,
gırtlağına kadar borç içinde olmak tot over zijn oren in de schulden zitten,
Gördüğüm/ anladığım kadarıyla Voor zover ik het kan zien, Voor zover ik het
görebilecek kadar olmak, idare etmek, en gezond sapasağlam, turp
göremeyecek miyiz? tot het (toe) sonuna kadar, wij zijn nog niet
göremeyecek miyiz? tot het (toe) sonuna kadar, wij zijn nog niet
GORTIG het al te maken çok ileri gitmek, dat is me te bu kadarini da
göründüğü kadar aptal değildir, zo als het achtereind van een
göründüğü kadar zor degil,
görünen tehlikeli kişi, met de wolven in het bos huilen köprüyü geçene kadar
görüşünü bildirmek, II gs, (, is ) (ten einde spreken) sonuna kadar
göz açıp kapayıncaya kadar in een handomdraai, in een wip, in een oogwenk
gözü alabildiği kadar zover het oog reikt, zover als je met de ogen kunt
GREINTJE zerrecik, geen verschil zerre kadar fark yok
gücü yettiği kadar zoveel als hij kan, naar zijn capaciteit, binnen zijn
günahı kadar sevmemek / afkeer hebben van, een hekel hebben aan,
günümüze kadar tot op de huidige dag, tot nu toe, tot op de dag van vandaag
günümüze kadar, bugüne kadar, ten en dage bugünlerde
hadde kadar 3 mant./log. mat./wisk. term d.
hakikaten, sahi, 4 her ... ise de, her ne kadar ...olsa da, hoe klein hij
hakki vb,alana kadar) diretmek, ergens een onder zetten bir şeyi
HANDOMDRAAI in een kaşla göz arasinda, göz açip kapayincaya kadar,
HARTELUST naar doya doya, cani istediği kadar, bikana kadar
Hava Alacak Kadar Aralik Tutmak
Hava Alacak Kadar Aralik Tutmak kilitlememek,Hava Alacak Kadar Aralik Tutmak
haver tot kennen (weten) bir şeyi tüm ayrintilarina kadar anlatmak, zo
hem in de ogen gözüne batiyor, zich in de schulden girtlağina kadar borca
Her Ne Kadar
her ne kadar ise de hoewel, ofschoon
Her Ne Kadar wel is waar,Her Ne Kadar
het is niet eenvoudig als je denkt düşündügün kadar kolay degil, is het zo
het mooiste ik ooit gezien heb şimdiye kadar gördüğüm en güzel şeydi, IV
het weten bilme, vukuf, naar mijn bildigim kadariyla, bana ulaştiği
het? ne kadar ağir? de zware industrie ağir sanayi, 2 (v, alcohol, sigaar)
hetzelfde zijn, niet onderdoen, (diğeri kadar iyi olmak) net zo goed zijn
heveslendirmek, ilgi çekmek, alakadar etmek, merak uyandirmak, dit
hier om te burasi insani boğacak kadar sicak
Hoe Nasil,Nekadar,Hoe
Hoelang Ne kadar sure,Hoelang
HOELANG z, zal het nog duren? daha ne kadar sürecek, tot ne zamana
HOEVEEL kaç, ne kadar, kaç tane, is het? ne kadar? kaça? kaç lira?
hoeveel kost het? ne kadar? kaça? kaça mal oluyor? kaç para ediyor? deze
HOEVERRE z, ne ölçüde, ne kadar, in ne dereceye kadar
HOEWEL bağ, diği halde, her ne kadar ...ise de, rağmen
HOEZEER bağ, her ne kadar (çok) ...(i)se de, ne kadar ...se de
HONDERD sa, yüz, tot tellen yüze kadar saymak, tien maal tien is on
hoog? ne kadar yüksek? vaak? ne kadar sik? II bağ, hangi şekilde, nasil
hulp vragen yardim istemek, 13 het heeft niets het lijf (o kadar) önemi
HUMMEL (s) parmak kadar çocuk, küçük çocuk
ik hou van je! Van de aarde tot de maan seni seviyorum! topraktan aya kadar!
Ik hou van je! Van de aarde tot de maan! seni seviyorum, topraktan aya kadar..!
ik zat tijdens wiskunde te denken aan jou, maar het is niet te berekenen hoeveeI ik van je hou matematik çaIışırken oturup seni düşünüyordum ama seni ne kadar sevdiqim hesapIanıIamaz!
Ik zat tijdens wiskunde te denken aan jou, maar het is niet te berekenen hoeveel ik van je hou!! matematik calisirken oturup seni dusunuyordum ama seni ne kadar sevdigim hesaplanilamaz..!
İlim öğrenmeye çalışan evine dönünceye kadar Allah yolundadır Iemand die probeert om wijsheid te leren (wetenschap) is op het pad van Allah totdat hij / zij terug naar huis
Je moest eens weten hoe gelukkig ik ben als ik naar je kijk Sana baktik?a ne kadar mutlu oldugumu bir bilsen
Kadar Zoveel,Peron,Als,toe,,Kadar
Kadar (A/E ) totdat,Kadar (A/E )
kadar uzanmak, yayilmak, gitmek, dit strekt zich ook uit tot ...için de
Keur cok cok,en iyisini secme,istenildigi kadar,bol bol,,Keur
Kilitlememek hava alacak kadar aralik tutmak, ,Kilitlememek
ls het zo erg? Bu kadar kötü, ha? \ O kadar kötü mü?
Ne Kadar Sure Hoelang,Ne Kadar Sure
Nekadar Hoe,Nekadar
O Kadarki dermate,O Kadarki
Sana baktik?a ne kadar mutlu oldugumu bir bilsen Je moest eens weten hoe gelukkig ik ben als ik naar je kijk
Simdiye Kadar dusver,Simdiye Kadar
ten einde schrijven) yazip bitirmek, sonuna kadar yazmak, 3 (niet
Toe Dogru,yonune dogru,kadar,Toe
Tot kadar,Tot
tot einde) sonuna kadar izlemek, 3 (yol, şehir, dükkan) dolaşmak,
Totdat kadar (a/e ),Totdat
Wat kost dit? Hoeveel kost dit? Bu ne kadar?
Wat kost dit? Hoeveel kost dit? Bu ne kadar?
Wat kost een kaartje? Yolculuk creti ne kadar?
Wel Is Waar gerci,ama,her ne kadar,se de yine,,Wel Is Waar
Welletjes bu kadar yeter,zo is het,,Welletjes
Yolculuk creti ne kadar? Wat kost een kaartje?
Zoveel O Kadar Cok,Zoveel

Ana Sayfaya Dön