| Behoefte | ihtiyac,Behoefte |
| BEHOEVEN | g, (behoefde, h, behoefd) 1 gereksemek, ihtiyaci olmak, |
| Benodigdheden | ihtiyaclar,Benodigdheden |
| Desnoods | gerek duyulursa,ihtiyac halinde ,Desnoods |
| dikkatimi dağitacak | bir şeye ihtiyacim var, 2 taalk/dilb türetme, |
| een wasmachine | bir çamaşir makinesine ihtiyacim var, 4 kunt u iets voor de |
| eline düşmek | / n/ 1 onder iemands controle komen, 2 (birine ihtiyacı |
| GELDNOOD | para gereksinimi, para ihtiyaci |
| gereksinimi olmak, | (y)a/e ihtiyaci olmak, aan liefde hebben |
| het nodige | ihtiyacini karşilamak, II gs, 1 (verhelpen) in karşilamak, |
| Ihtiyac | Nood,behoefte,Ihtiyac |
| Ihtiyac Fazlasi | Surplus,Ihtiyac Fazlasi |
| Ihtiyac Halinde | desnoods,Ihtiyac Halinde |
| Ihtiyaclar | benodigdheden,Ihtiyaclar |
| lk heb je niet nodig. | Sana ihtiyacım yok. |
| nodig hebben | gereksinim/ihtiyaç duymak, gereksinimi/ihtiyaci olmak, ik mis |
| Nood | Gereksinim,ihtiyac,Nood |
| Surplus | Ihtiyac Fazlasi,Surplus |