Turks > Nederlands <> Nederlands > Turks Woordenboek |


Turks > Nederlands <> Nederlands > Turks Woordenboek.
Türkçe > Felemenkçe <> Felemenkçe > Türkçe Sözlük.
Türkçe > Hollandaca <> Hollandaca > Türkçe Sözlük.
77238 Kelime - Woord.


'Gitmek' Kelimesinin Anlamları:

aan huis ev ev dolaşmak, (beurtelings) sirayla dolaşmak, sirayla gitmek
Aangaan Gitmek,(Ates) Tutusturmak,Baslamak,Aangaan
Aanstaan Hosa Gitmek,Acik Kalmak,Aanstaan
acayibine gitmek / n/ het raar/vreemd vinden
aceleyle gitmek haastig weggaan, zich voortspoeden
Achteruitzetten Geri Cekmek,Geri Gitmek,Achteruitzetten
açilmak, ayrilmak, 3 op iemand (kötü niyetle) birinin üzerine gitmek
açmak, II gs, (, is ) (uit de band springen) uçarilaşmak, uçari gitmek,
Afgaan (Op) (E Dogru) Gitmek,Afgaan (Op)
Afrukken Koparmak,Uzaklatirmak,Gitmek,Afrukken
Afvloeien Akip Gitmek,Afvloeien
AFVLOEIEN gs, (vloeide af, is afgevloeid) 1 akip gitmek, aşaği
ağrına gitmek / n/ zich gekrenkt/gekwetst voelen
Akip Gitmek
Akip Gitmek Afvloeien,wegvloeien,Akip Gitmek
akıp gitmek leeglopen, weglopen, wegstromen, wegvloeien, afvloeien,
aklı başından gitmek / n/ 1 buiten westen raken, het bewustzijn
aklı gitmek / n/ zich dood/lam schrikken, zich een aap/hoedje schrikken
Aksi Gitmek
Aksi Gitmek tegenzitten,Aksi Gitmek
aksi gitmek verkeerd gaan, misgaan
aksi gitmek, kötüye gitmek, het gaat mis met hem mahvoluyor, kötüye gidiyor,
alışverişe gitmek boodschappen gaan doen, gaan winkelen
Amsterdama, boven yukariya, huis gaan eve gitmek, een concert gaan
ana avrat düz gitmek / (iemand) de huid vol schelden, uitvloeken
ana avrat düz gitmek / (iemand) de huid vol schelden, uitvloeken,
aralanmak (Arası genişle wijder worden (van een opening), 2 (gitmek)
aramak, onder de wol yatmak, yatağa gitmek
arka arka gitmek achteruitgaan, (arabayla) achteruitrijden
arkasına bakmadan gitmek weggaan zonder achterom te kijken
aşaği doğru gitmek
aşağı gitmek omlaaggaan, ondergaan, zakken, zinken
Asiri Gitmek
Asiri Gitmek Te Ver Gaan ,Asiri Gitmek
aşırı gitmek 1 te ver gaan, de grenzen/perken te buiten gaan, uit de band
aşiri gitmek, dat gaat boven alles her şeyden önemlidir, dat gaat boven mijn
aşiri gitmek, dozunu kaçirmak
aşiri gitmek, zich in allerlei en wringen kaçinmak ya da ipin
aşiri yoksulluk, gaan derine gitmek
askere gitmek in militaire dienst gaan
ayağına gitmek / n/ iemand persoonlijk bezoeken
ayağını sürüyerek gitmek met tegenzin ergens heen gaan
ayakları geri geri gitmek / n/ met tegenzin ergens heen gaan, ergens
ayakyoluna gitmek naar de wc gaan, naar het toilet gaan
ayirmak, II gs, (, is ) 1 dişari gitmek, şehir dişina çikmak, 2 ! soyun!
ayrılmak /- den/ (gitmek, hareket et vertrekken, weggaan, verlaten,
ayrilmak, dan/den gitmek, (y)i terketmek, het dorp köyü terk etmek, de
ayrilmak, op (met) gaan tatile gitmek, tatile çikmak, ik ga met naar
azmak - ar 1 (vahşileşmek) wild worden 2 (ileri gitmek) te ver gaan, 3
baş aşağı gitmek failliet gaan, over de kop gaan, (van zaken) slechter
başını alıp gitmek de hort op gaan, weggaan, met de noorderzon vertrekken
başının dikine gitmek niet naar iemand luisteren, zijn eigen weg gaan
basıp gitmek de hort op zijn/gaan
başta gitmek vooroplopen, vooraanlopen, vooropgaan, aanvoeren, nummer een
batmak, topu atmak, güme gitmek, de gefailleerde firma batik firma
BEHAGEN I f, g, (behaagde, h, behaagd) hoşuna gitmek, zevkini
Beraber Gitmek
Beraber Gitmek Meegaan,Beraber Gitmek
beraber gitmek / meegaan, vergezellen
Bevallen hosuna gitmek,memnun etmek,Bevallen
BEZOEKEN g, (bezocht, h, bezocht) ziyaret etmek, görmeye gitmek,
bij de wijn doen uzlaşma yoluna gitmek, het loopt altijd naar de zee para
bir şey üzerine biri ile konuşmak, 6 (bevallen) hoşa gitmek, hoş
bir şeye (birine) doğru gitmek, ilerlemek, adimlamak,
bir yere (doğru) gitmek, zich in het huwelijk evlenmek, zich in
birine doğru hizla gitmek
birinin izinde/yolunda gitmek
bloeien gelişmek, iyiye gitmek, ileriye gitmek, yükselmek, II h, refah,
BOEMEL aan de zijn dişari eğlenceye gitmek,
bok yoluna gitmek k./vulg. zijn leven verliezen voor niets
Bosa Gitmek
Bosa Gitmek Falen,Bosa Gitmek
boşa gitmek 1 (atış) missen, niet raken, 2 (emek vb.) verloren gaan,
buiten gaan şimdi mümkün olduğu kadar erken dişari gitmek istiyorum, niet
buiten gaan siniri aşmak, ileri gitmek, alles heeft zijn her şeyin bir
bulamamak, hava almak, çabasi boşa gitmek, istediğini elde edememek
burnunun dikine gitmek zijn eigen gang gaan, halsstarrig optreden
BUURTEN gs, (buurtte, h, gebuurt) komşuya sohbete gitmek,
çaktırmadan gitmek stiekem weggaan, met de noorderzon vertrekken, zich in
çarşıya gitmek naar de stad gaan en boodschappen doen, gaan winkelen
çekip gitmek weggaan, de hort op gaan, met de noorderzon vertrekken
cennete gitmek naar de hemel gaan
çift dikiş gitmek (okulda) doubleren, blijven zitten
çıkılmak onpersoonlijk pasief) 1 (gitmek) weggaan, 2 (tırmanılmak)
çıkmak - ar 1 /- den/ (dışarı uitgaan, uitkomen, 2 (gitmek) weggaan,
çikmak, dişari gitmek, 2 (naar film, cafe enz, gaan) dişari çikmak, şehre
çocuğa iş buyurup ardı sıra kendi gitmek Een kind om een boodschap sturen,
çocukluk dönemini düşündürmek, aan vroeger geçmiş yillara dalmak/gitmek
Curuyup Gitmek
Curuyup Gitmek wegrotten,Curuyup Gitmek
çürüyüp gitmek (şeyler) wegrotten
dadanmak 1 ergens een gewoonte van maken, 2 (sık gitmek) de deur
dansen birinin suyundan gitmek, de aan Maarten geven a) nallari dikmek,
de gaan denizin dibine gitmek
defolmak, gitmek, siktir olup gitmek
devamli gitmek, gitmeye devam etmek, 2 (voortgaan) ilerlemek, devam
dezelfde richting volgen) paralel gitmek/olmak, 3 (horizontaal zijn) yatay
dibe gitmek, gömülmek, in de modder çamura gömülmek, 2 (dalen) alçalmak,
dieren sürünmek, sürünerek gitmek, 3 (v, planten) döşenerek büyümek
Doorgaan Devam Etmek,ileri gitmek,ilerlemek,olmak/vuku bulmak ,,Doorgaan
Doorrijden surmek(arac),surup gitmek ,Doorrijden
dörtnala gitmek galopperen, draven
Draven tiris gitmek,hizli kosmak ,Draven
DRAVEN gs, (draafde, is/h, gedraafd) 1 tiris gitmek, yorga
Dresseren terbiye etmek(hayvan),egitmek,alistirmak,Dresseren
DROSSEN gs, (droste, is gedrost) mil/ask kaçip gitmek, firar
dümen suyunda gitmek / n/ iemands voetspoor volgen, in iemands kielwater
dünür gitmek / ten huwelijk vragen bij de ouders, om de hand van de
durulamak, II gs, (, is ) suyla gitmek
düz gitmek 1 rechtdoor gaan, 2 ana avrat düz gitmek iemand de huid vol
Egitmek dresseren,Egitmek
eğlenceye gitmek, vanavond ga ik uit bu akşam dişari (eğlenmeye) çikiyorum,
er onderdoor dayanamamak, dayanamayip hastalanmak, te ver ileri gitmek,
ergitmek smelten
etmeden gitmek, çekip gitmek, zich in de nacht, ongemerkt, stil uit de
etmek, de rivier akinti yönünde gitmek, akinti ile gitmek, II g,
etmek, zich veel küstahlik göstermek, cüret etmek, ileri gitmek, dat kan
etmek, ivmek, aceleyle gitmek
etmek, sürüp gitmek
etmek, ziddina gitmek, dat staat mij tegen hoşuma gitmiyor
eve gitmek naar huis gaan
Falen Bosa Gitmek,suya dusmek,Falen
FALEN gs, (faalde, h, gefaald) 1 boşa gitmek, cilk çikmak, neticesiz
fig/mec lopen firtina gibi gitmek
Gaan Gitmek,Gaan
Gaan Gitmek,Gaan
gaan yatmaya gitmek, uyumaya gitmek, zit je weer te ? yine mi uyuyorsun?
GAAN gs, (ging, is gegaan) 1 (zich verplaatsen) gitmek, hij ging naar
gaan başa geçmek, öne geçmek, önde gitmek, de kop opsteken baş göstermek,
gaan bütün sinirlari aşmak, sinir tanimamak, ileri gitmek, ölçüyü kaçirmak,
gaan/zijn eğlenmeye gitmek,
GALOPPEREN gs, (galoppeerde, h, gegaloppeerd) dörtnala gitmek, dörtnala
garibine gitmek / n/ raar/vreemd vinden, bij iemand vreemd overkomen,
geçinip gitmek rondkomen
geçinip gitmek, elindeki ile idare etmek,
Gecip Gitmek
Gecip Gitmek Verlopen,passeren,Gecip Gitmek
geçip gitmek passeren, voorbijgaan, voorbijtrekken, (bulut) overtrekken,
geçip gitmek, de stad şehri geçip gitmek
geçip gitmek, mag ik even ? geçebilir miyim?, 2 (gebeuren) olmak, başa
geçmek, önünden geçip gitmek, 2 (v, tijd) geçmek, geçip gitmek, sona ermek,
geçmişi hatirlamak, enige jaren birkaç yil geri gitmek, 3 (prijzen)
gelir, (y)a/e doğru gitmek, op iets bir şeye doğru gitmek, op
gelmek " komen ~ gitmek gaan "
gelmek komen ~ gitmek gaan
gelmek, rast gitmek,
gelmek, rast gitmek, olmak, als het lukt eğer rast giderse, eğer olursa
gelmemek, (mislukken) başarisizliğa uğramak, kötüye gitmek, II g, 1
geluk hebben şansi yaver gitmek, şansi olmak, işi rast gitmek, ga je met
genele gitmek generaliseren
GEPAARD ikişer, ikili, çift, birlikte, gaan birlikte olmak/gitmek
GEPORTEERD zijn voor iemand/iets biri /bir şey hoşuna gitmek,
geri çekilmek, çekilip kaybolmak, (v, mist) çekilip gitmek, kaybolmak,
Geri Donmek/Gitmek
Geri Gitmek
Geri Yurumek/Gitmek
geri dönmek, geri gitmek
Geri Donmek/Gitmek terugkeren,Geri Donmek/Gitmek
geri geri gitmek teruggaan, (arabayla) achteruitrijden, achteruitgaan
Geri Gitmek Achteruitzetten,teruggaan,Geri Gitmek
geri gitmek / 1 teruggaan, (dönmek) terugkeren, 2 (arabayla)
geri gitmek, 2 (in de tijd) gerilere gitmek, maziye gitmek, geçmişe dönmek,
Geri Yurumek/Gitmek teruglopen,Geri Yurumek/Gitmek
Geriye Gitmek
Geriye Gitmek Verpieteren ,Geriye Gitmek
geriye gitmek, geri geri sürmek, arka arka gitmek,
gezmeğe gitmek gaan wandelen
gibisine gitmek blijken,...
Gingen Gitmek,Gingen
girmek, in het honderd (her şey) karman çorman gitmek, ters gitrnek, over
Gitmek wegkomen,wegvloeien,weglopen,Vandoor ,,Gitmek
gitmek gaan, gaan naar, gaan van
gitmek - der 1 / gaan, weggaan, weglopen, (terk et verlaten, 2 / -
gitmek II d, (s) (v, advocaten) başkan
gitmek II s, ( ter, st) 1 yağli, te kaas yağli peynir, het oog van de
Gitmek(E Dogru) Afgaan (Op),Gitmek(E Dogru)
gitmek, (grappige zaak) komedi, komik durum, gülünç iş, 3 (vertoning) poz,
gitmek, (luieren) zevkine bakmak
gitmek, (paspoort enz,) günü dolmak, suresi geçmek, bitmek, 3 de winkel
gitmek, (v, planten, uitspruiten) filiz sürmek, filizlenmek, tomurcuk
gitmek, (v, uurwerk) ileri gitmek, mijn horloge loopt voor saatim ileri
gitmek, (voordelig zijn voor) fig/mec yaver gitmek
gitmek, (vroeger gaan) önceden gitmek, 3 (beter worden) iyileşmek,
gitmek, (zich verspreiden) akip yayilmak
gitmek, dat zal hem nog ona pişman olacak, onu pişman edecek,
gitmek, kisa ziyaret etmek, geçerken uğramak, bij iemand birine
gitmek, batmak, de zon ging onder güneş batti, 2 (düzen) çökmek, batmak II
gitmek, çok olmak, (erg) şiddetlenmek, çok fenalaşmak
gitmek, daar schiet mij iets te bir şey aklima geliyor,
gitmek, de groene futbol sahasi, op het je worden geroepen a) bir şeyin
gitmek, de zee denizde seyretmek, 2 een schip (tayfa olarak)
gitmek, dişari çikmak, dişari eğlenmeye çikmak
gitmek, fig/mec çökmek, bozulmak, batmak, kötüye gitmek, kötüleşmek,
gitmek, fig/mec diğerlerini izlemek, het ligt niet op mijn fig/mec benim
gitmek, geçmek, çekilmek
gitmek, het geld is gevlogen para uçtu, suyunu çekti, de tijd vliegt zaman
gitmek, hij is de op izi sürülmez, kim bilir nerede
gitmek, izlemek, takip etmek, peşini birakmamak,
gitmek, komşu ziyareti yapmak,
gitmek, lange en maken gece gündüz dememek, geceli gündüzlü
gitmek, mil/ask geri çekilmek, 2 (vloeistoffen) geri akmak, çekilmek, 3
gitmek, netice vermemek, de zaak traineert iş sürüncemede, II g, uzatmak,
gitmek, op okulda, uit de klappen düğünde bayramda söylemek, sirri
gitmek, op zijn schreden adimlarinin izinden geri dönmek
gitmek, uçmak, b) (kapot) bozulmak, al zijn geld is naar de bütün parasi
gitmek, yolun sağini tutmak, 2 (naar de rechterzijde) sağa, sağa doğru, 3
Gitmek,2 Gaan,Ging,Aangaan,Rijden,,Gitmek,2
gitmek/olmak, ayni gitmek, mijn horloge loopt gelijk saatim doğru gidiyor, 2
gitmek/satılmak als warme broodjes over de toonbank gaan, gretig aftrek
gitmek/satilmak, aşiri talep görmek, kapişilmak, çok satilrnak,
GitmekE Dogru)
giydirmek, zich giyinmek, II gs, gitmek, uymak, yakişmak, wit kleedt haar
goed iyiye gitmek
goede keren iyiye gitmek, hou me goede ...kusura bakrnayin ama ...
gömülmek, (v, vaardigheden) yok olmak, gitmek, 3 (indutten) uyuklamak,
görmedim, Ben je vroeg weggegaan of heb ik je niet gezien? Gitmek
görmeye gitmek / gaan, bezoeken, een bezoek brengen
GORTIG het al te maken çok ileri gitmek, dat is me te bu kadarini da
göstermek, bozulmak, kötüye gitmek,
grevi, solidariteits dayanişma grevi, in gaan greve gitmek, in zijn
gücüne gitmek / n/ zich aantrekken, iets kwalijk nemen, zich gekwetst
güme gitmek 1 een dovemansoor vinden, geen gehoor vinden, 2 (zarar gör
hacca gitmek pelgrimeren, naar Mekka gaan, op bedevaart gaan
hand tot hand elden ele gitmek, el degiştirmek, van mond tot mond agizdan
hareket etmek 1 (kımıldamak, oynamak) bewegen, 2 /- den/ (ayrılmak, gitmek)
hasret gitmek / ontberen, missen
havaya gitmek vergeefs zijn,
havuza gitmek naar het zwembad gaan
hebben işleri yaver gitmek, işi tikirinda gitmek, 2 (scheet) osuruk, yel,
hebben istasyona gitmek için üç numarali otobüse bin, 2 (haal) çizgi, 3 (v,
HEENGAAN I f, gs, (ging heen, is heengegaan) 1 gitmek, terk etmek,
het eeuwige verwisselen fani dünyadan ebedi dünyaya gitmek, terki diyar
hij vertrekt..., 2 (amacıyla) met de bedoeling om Sinemaya gitmek
HIPPEN gs, (hipte, h, gehipt) siçramak, siçrayarak gitmek
hizlanip gitmek, süratlenmek
hizlica geçip gitmek, yildirim gibi geçmek
Hosa Gitmek
Hosa Gitmek Aanstaan,wel,Hosa Gitmek
hoşa gitmek bevallen, aanspreken, aanstaan, behagen
hoşafına gitmek / n/ 1 hd./volkst. (isteğe göre ol bevallen,
Hosuna Gitmek
Hosuna Gitmek bevallen,Hosuna Gitmek
hoşuna gitmek / n/ 1 (isteğe göre ol bevallen, aanstaan, aanspreken,
Ik moet nu echt weg. Gerçekten şimdi gitmek zorundayım.
Ileri Gitmek doorgaan,Ileri Gitmek
in sommige uitdrukkingen als post elden gitmek enz.) ziel d. leven
Iyi Gitmek kits,Iyi Gitmek
kadar uzanmak, yayilmak, gitmek, dit strekt zich ook uit tot ...için de
Kits yolunda,iyi gitmek,duzene girmis durumda olmak,islerin yolunda gitmesi,,Kits
komen ~ gitmek "gelmek gaan"
Kosarak Gitmek weghollen,Kosarak Gitmek
lift enz, aşaği gitmek, inmek
Lopen Yurumek,Gecip Gitmek,Lopen
Markten Pazara Gitmek,Markten
Meegaan Eslik Etmek,Beraber Gitmek,Meegaan
Meezitten Iyi Gitmek,Yolunda Gitmek,Meezitten
Misgaan Ters Gitmek,Misgaan
Passeren gecmek,gecip gitmek, vuku olmak,vuku gelmek,,Passeren
Rijden Gitmek,Rijden
Segirip Gitmek weghollen,Segirip Gitmek
solu almak, sağdan/soldan gitmek, 3 (pakken, hechten) yapişmak, tutmak,
stuk hout payanda, de zijn kurban gitmek/olmak
Surup Gitmek doorrijden,(arac) surmek,Surup Gitmek
Te Ver Gaan Asiri Gitmek,Te Ver Gaan
Tegenstaan zittina gitmek,hosuna gitmemek ,Tegenstaan
Tegenzitten aksi gitmek ,Tegenzitten
Teruggaan gerilemek,geri gitmek,geri donmek,Teruggaan
Terugkeren geri donmek/gitmek ,Terugkeren
Teruglopen geri yurumek/gitmek ,Teruglopen
Tiris Gitmek draven,Tiris Gitmek
uitgaan gece dişari gitmek, gece dişari takilmak
v,personen akin etmek, kitle halinde gitmek
Vandoor gitmek,ayrilmak,Vandoor
verkommeren kötüye gitmek, gerilemek, çökmek, tadi tuzu kalmamak
Verlopen gecmek,gecip gitmek , gunu dolmak,bitmis gecmis ,,Verlopen
Verpieteren geriye gitmek,tadi tuzu kalmamak,Verpieteren
Vertrekken Hareket Etmek,Gitmek,Vertrekken
vertrekken gitmek, hareket etmek, 3 (v, telefoon,bel) çalmak, de telefoon
Weghollen kosarak gitmek,segirip gitmek,,Weghollen
Wegkomen gitmek,sivismak,kayip olmak,kayip olmak,,Wegkomen
Weglopen kacmak,gitmek,,Weglopen
Wegrotten curuyup gitmek,curuyup yok olmak,,Wegrotten
Wegvloeien akip gitmek,ucmak,gitmek,farkina varilmadan,,Wegvloeien
wegvloeien akip gitmek, met iemand biriyle iftihar etmek
werk gelişmek, iyiye gitmek, rast gitmek, başarili olmak, gestolen goed
ya/e gitmek, uymak, yakişmak, 3 (horen) gerekmek, zorunlu olmak,
ya/e yol verrnek, 2 (uit het land) ülkeden gitmek, göç etmek, ülkeyi terk
Zittina Gitmek tegenstaan,Zittina Gitmek

Ana Sayfaya Dön