Turks > Nederlands <> Nederlands > Turks Woordenboek |


Turks > Nederlands <> Nederlands > Turks Woordenboek.
Türkçe > Felemenkçe <> Felemenkçe > Türkçe Sözlük.
Türkçe > Hollandaca <> Hollandaca > Türkçe Sözlük.
77238 Kelime - Woord.


'Dolu' Kelimesinin Anlamları:

addolunmak beschouwd worden als, gehouden worden voor
AFGELADEN (araç) çok dolu, tiklim tiklim, kalabalik, de treinen
ağız ağıza dolu tot de rand gevuld, boordevol, (tren vb.) stampvol,
ağız dolusu küfür etmek / vloeken als een dragonder, tieren als een
ağzına kadar dolu overvol, propvol, boordevol, eivol, stampvol, tjokvol
ajans persbureau persagentschap h· Anadolu Ajansı Anotolische
anadolu -ajansı Anatolisch Persagentschap/ Nieuwsagentschap Anatolische
anadolu Anatolie Klein-Azie
anadolulu Anatolier d. Anatolische d.
anlam dolu veelzeggend, veelbetekenend
ARMVOL ( len) kucak dolusu,
aşk dolu liefdevol
avuç dolusu handvol d. greep d.
avuç, avuç dolusu miktar, tutam, een bloemen bir tutam çiçek, 3 (handvat)
aygın baygın 1 (aşk dolu) liefdevol, 2 (yorgun) uitgeput, afgemat
bardaği doldurmak, (van) tranen gözyaşi dolu, een le trein dolu bir tren,
BARMHARTIG şefkatli, sevgi dolu,
BARSTENSVOL tika basa dolu, ağzina kadar dolu, çok dolu,
başarı dolu succesvol
baskın dominant, 2 (doluşma) irwal d. 3 ask./mil. aarwal d. overval d.
BEDRIJVIG gayretli, dolu, aktif, çalişkan, hamarat, een e
BEHEPT zijn met ...ile saplantili, ile dolu, hij is met
BELADEN yüklü, dolu, een onderwerp hassas bir konu II f g
BELAST 1 yüklü, dolu, 2 fig/mec met ile yükümlü, erfelijk
Bezet mesgul,dolu,Bezet
BEZET 1 (v, ruimte) dolu, meşgul, tutulmuş, ayrilmiş, is deze
Bezig Yogun ,Mesgul,dolu, caliskan,,Bezig
BEZIG z, 1 meşgul, dolu, zijn met ...ile meşgul olmak, met
bir trafik, 2 (vurig, opgewekt) hayat dolu, kivil kivil, canli, güçlü, een
BLOEDERIG kanli, kan dolu, vlees kanli et, een e film kanli
BOMVOL spreekt/kd dopdolu, ağzina kadar dolu, tika basa dolu,
BOORDEVOL ağzina kadar dolu,
boş olmak 1 (dolu olma vrij zijn, onbezet zijn, (kiralanmamış ol
Bos yer yok dolu.
Bos yer yok dolu Vol
boşa koysan dolmaz, doluya koysan almaz ik weet me geen raad meer. ik weet
bu sandalye dolu mu? 2 (bezig) meşgul, om vier uur ben ik saat
bulunmak, bir şeyden dolu olmak,
burasi küçük ve dolu
cinayet dolu film,
Cok Dolu
Cok Dolu Stampvol,Cok Dolu
çok dolu afgeladen, overvol, volgeladen
COMPLIMENTEUS z, (...teuzer, t) iltifat dolu, iltifatkar
Delidolu driest,Delidolu
delidolu doldriest, 2 dolleman d.
dipdiri, yaşam enerjisi dolu
DOLDRIEST z, gözüpek, yilmaz, deli duman, delidolu, çilgin
doldurmak, tutmak, is de stoel bezet? bu sandalye dolu mu? 4 (v,
DOLLEMAN d ( nen) delişmen, zipir, delidolu
dolmak - ar 1 gevuld zijn, 2 (dolu ol overvol zijn, 3 (doymak) vol
Dolu Vol,Liefdevol,Dolu
dolu " vol ~ bos leeg "
dolu (dolmuş) vol, (doldurulmuş) gevuld, 2 (çok) veel, overvloedig,
dolu hagel
dolu düşmek hagelen
dolu hasari, 3 (het neerslaan v, hagel) dolu yağişi
dolu olmak, tegen iemand birine kin beslemek
dolu sağnağı hagelbui d.
dolu sigortası verzekering tegen hagelschade d. hagelverzekering d.
dolu taneciği hagelkorrel d.
dolu vol ~ boş leeg
dolu yağmak hagelen
dolu, civil civil, een e Frans hoppa, tasasiz kimse, een beetje zijn
dolu, kinci, hain, garazkâr, (krenkend) kem, üzücu, çirkin, nahoş, can
dolu, talent çok hünerli, çok becerikli, de tafel lag papieren masanin
Dolu,2 bezig,bezet,druk,Dolu,2
doludizgin volle snelheid, (paard) in galop
doluluk het vol zijn
dolunay volle maan d.
Dolup Tasan Insanlar
Dolup Tasan Insanlar krioelen,Dolup Tasan Insanlar
dolup taşmak 1 overstromen, overlopen, vollopen, 2 (çok kalabalık ol
doluşmak aanstormen, toestormen
Dolut Foetus,Dolut
doluya koydum almadı, boşa koydum dolmadı ik heb geen oplossing gevonden,
doluydu, hij zal er geen om laten ona hiç gözyaşi dökmeyecek, tranen met
DONZIG tüy gibi, tüyümsü, tüy dolu
Dopdolu Stampvol,tjokvol,Dopdolu
dopdolu bomvol, tjokvol, druk bezet, overvol, stampvol, tot de rand toe
DRIES dolle dries delidolu
Driest delidolu,pervazsiz,kustah,Driest
DRIEST z, ( er, meest ) pervasiz, küstah, delidolu,
druk meşgul olmak, dolu olmak, yoğun işleri olmak, het goed durumu iyi
Druk 2 yogun,dolu,mesgul,Druk 2
een mand appelen bir sepet dolusu elma, angst korku dolu, hoop umut
een vitale kwestie hayati bir mesele, 2 (vol levenskracht) hayat dolu,
EIVOL dopdolu, tika basa dolu, tiklim tiklim, ağzina kadar dolu
Foetus Dolut,cenin,Foetus
GEESTDRIFTIG z, coşkulu, hevesli, coşkun, hararetli, ateşli, coşku dolu
GEINSPIREERD esin dolu, esinlenmiş, coşkulu
GELADEN 1 yüklü, dolu, doldurulmuş, 2 gerilimli, een atmosfeer
GEOCCUPEERD meşgul, dolu, zijn meşgul olmak, ik ben zeer a) çok
gevoelig duyarli, hassas, 3 (zacht en liefdevol) narin ve sevgi dolu,
GEVULD 1 dolgun, tombul, tombalak, tiknaz, 2 (v, voorwerp) dolu, içi
güç dolu krachtig, energiek
HAGEL 1 dolu, (klein) bulgurcuk, 2 (loden korrels) saçma, ufak mermi,
HAGELBUI ( en) dolu sağanaği
HAGELEN gs, (het hagelde, h, gehageld) 1 dolu yağmak, dolu düşmek, 2
HAGELKORREL (s) 1 dolu taneciği, 2 (schiethagel) av saçmasi
HAGELVERZEKERING dolu sigortasi
Hakaret Dolu
Hakaret Dolu Smadelijk,Hakaret Dolu
hakaret dolu beledigend, smadelijk, honend
HALFVOL yarisi dolu
HANDVOL 1 avuç dolusu, apaz, tutam, sikam, een kersen bir tutam
hareketli, coşkulu, faal, oynak, hayat dolu, kivil kivil
Hayat Dolu
Hayat Dolu kwiek,Hayat Dolu
hayat dolu levendig, vrolijk, springlevend, vitaal
het hagelde stenen dolu gibi taş yağiyordu
HOOPVOL 1 ümitli, umut dolu, beklentili, een le blik ümitli bakiş, 2
hücum etmek, saldirmak, 2 akin etmek, doluşmak
Krioelen kaynasmak,kaynamak,insan toplulugu,dolup tasan insanlar,,Krioelen
Kwiek hayat dolu,enerjik,diri,cevik,,Kwiek
Liefdevol Sevgi Dolu,Muhabbetli,Sefkatli,Liefdevol
Maan Ay,Yeni Hilal,Dolunay,Maan
Mondjevol Agiz Dolusu,Mondjevol
Mondvol Agiz Dolusu,Mondvol
Smadelijk Hakaret Dolu,Smadelijk
Stampvol Dopdolu, cok dolu,Stampvol
Su Dolu Yatak waterbed,Su Dolu Yatak
Tjokvol dopdolu,tiklim tiklim ,Tjokvol
Vol Dolu,tombul yanakli,Vol
Vol Bos yer yok dolu
vol ~ bos "dolu leeg"
vol trenler yolcularla doluydu,
Waterbed su yatagi,su dolu yatak,,Waterbed

Ana Sayfaya Dön