Turks > Nederlands <> Nederlands > Turks Woordenboek |


Turks > Nederlands <> Nederlands > Turks Woordenboek.
Türkçe > Felemenkçe <> Felemenkçe > Türkçe Sözlük.
Türkçe > Hollandaca <> Hollandaca > Türkçe Sözlük.
77238 Kelime - Woord.


'Dil' Kelimesinin Anlamları:

Aangenomen Evlatlik,Kabul Edilmis,Aangenomen
AANGENOMEN I s, (işe) kabul edilmiş, istenerek alinmiş,
AANVAARDBAAR ( der, st) kabul edilebilir, makul, uygun, een
AANVECHTBAAR tartişilir, tartişma götürür, itiraz edilebilir,
AANVERWANT I s, akraba, evlilikle akraba olan, 2 (dil) akraba, ayni
AANWIJZEND taalk/dilb voornaamwoord işaret zamiri,
abartılı overdreven, (dil) bombastisch
ABLATIEF (...tieven) taalk/dilb ismin den hali,
ABLAUT ( en) taalk/dilb sözcükte anlam ve ünlü değişimi,
abluka edilmiş geblokkeerd
ABRACADABRA anlamsiz dil, dat is voor hem o bunu hiç anlamaz,
ABSOLUTIE (dini) af, bağiş, affetme, affedilme,
ACC afk/kis accept kabul, 2 taalk/dilb ismin i hali,
ACCUSATIEF (...tieven) taalk/dilb ismin i hali,
ACHTERVOEGSEL (s) taalk/dilb sonek,
ACHTERZETSEL (s) taalk/dilb sonek,
acil şifalar dilemek / spoedig herstel/beterschap toewensen
adçekimi - ni 1 loten trekken, 2 dilb/taalk verbuiging d.
addedilmek beschouwd worden als, gehouden worden voor
adı dillere destan olmak / n/ op aller lippen zijn, alom bekend zijn
Adil Fair,Voornaamwoord ,Adil
adıl dilb/taalk voornaamwoord ilgi adılı betrekkelijk voornaamwoord
adilane davranış rechtvaardige bejegening d. rechtvaardigheid d.
adilane rechtvaardi in overeenstemming met de ethische beginselen
adileşmek (Adı olmak) gemeen worden, ordinair worden, zich verlagen, 2
Adilik persterij,Adilik
adilik (kalitesizlik) slechte kwaliteit d. inferieure kwaliteit d. 2
ADJ taalk/dilb sifat,
Adjectief Dilb Sifat,Adjectief
ADJECTIEF (,,lieven) taalk/dilb sifat,
ADVIESPRIJS (...prijzen) önerilen fiyat, tavsiye edilen satiş
Af Dilemek
Af Dilemek Zijn Excuses Aanbieden ,Af Dilemek
af dilemek /- den/ zijn excuses aanbieden, zich verontschuldigen, zijn
Af Edilme Isdegi
Af Edilme Isdegi kwijtschelding,Af Edilme Isdegi
affedilir vergefelijk, verschoonbaar
affedilme absolutie
affedilmek vergeven worden, 2 (para cezası) kwijtgescholden worden
Affix Dilb Taki,Affix
AFFIX ( en) taalk/dilb ek, taki,
Afleiding Degisiklik,Dilb Uretmek,Afleiding
afperken, ombouwen, 4 / (kordona al omsingelen, 5 / (başka dile
afschuwelijk dilemma.
ağdalı dil verheven taal d. bombastische taal d. kanselstijl d.
ağıza düşmek bkz/zie dile düşmek
ağzı dili kurumak / n/ een droge keel hebben, een tong als een leren lap
ağzı dili yok Hij praat nauwelijks. Hij is zeer gesloten. Hij is zo
ağzı var dili yok Hij praat nauwelijks. Hij is zeer gesloten. Hij is zo
ağzında dili yok Hij is zo gesloten als een oester.
akıcı (sıvı) vloeibaar, 2 (dil) vloeiend, vlot
akıcılık (sıvı) vloeibaarheid d. 2 (dil vb.) vlotheid d.
akraba diller verwante talen d.
aksi iddia edilemez onomstotelijk, onweerlegbaar
aktarılmak / (tercüme edil vertaald worden, 2 (kitaptan alıntı
alçalma (deniz) eb d. laagwater 2 (düşüş) neerdaling d. 3 (adileşme)
Alla dilini Islah eden kişiye merhamet etsin Oo Allah mededogen voor hen die geneest zijn / haar tong.
almak, iets onder en brengen bir şeyi sözcüklerle ifade etmek, dile
almamak, dat is uitgesloten olanaksizdir, olmaz, 3 sp, müsaade edilmemek,
almaz, tasavvur edilemez,
alt edilmez onoverkomelijk, moeilijk te overwınnen
Alvast Simdiden,Simdilik,Alvast
ALVAST z, 1 şimdiden, 2 (bu) arada, şimdilik,
Amator Amateur,dilettant(,en),Amator
amatör amateur-, amateuristisch, dilettantisch, 2 liefhebber d. amateur
amatör işi dilettantenwerk
amatörce dilettanteri dilettantisch,
amatörlük liefhebberij d. dilettantisme
Amerikaanse krokodil d. (Alligator), Niltimsahı nijlkrokodil d.
anadil oertaal d. stamtaal d.
anadili moedertaal
ANALOGIE ( en) benzerlik, taalk/dilb benzeşme,
aniden ciddileşmek, fenalaşmak, çökmek,
anladiği dilden konuşmak, hoog/groots in zijn zijn (geçmişi ile) övünmek,
anlatti, uit zich kendiliğinden, van kendi kendine, kendiliğinden
antik, klasik, de –e talen klasik diller, eeuwe asirlik, çok eski, nummer
APPOSITIE (s) taalk/dilb koşuntu, ayni şeyleri açiklayan iki
ARABIST ( en) Arapçaci, Arapça dilbilimci,
ARGOT hirsiz dili, argo, tulumbaci lehçesi,
Ari Dilcilik
arı dilci taalzuiveraar d. zuiveraar d.
Ari Dilcilik taalzuivering d,Ari Dilcilik
arı dilcilik purisme taalzuivering d.
armen kollarini uzatmak, zijn tong dilini uzatmak, dilini çikarmak, 2
artsüremli dilbilim diachronische taalwetenschap d.
Arzu Edildiginde
Arzu Edildiginde desgewenst,Arzu Edildiginde
arzu edilir wenselijk
arzu edilirse desgewenst
arzu edilmeyen ongewenst
asılmak (idam edil opgehangen worden, terechtgesteld worden,
ASPIRAAT (...raten) solukla telaffuz edilen harf,
ATTRIBUTIEF z, taalk/dilb niteleyici,
ATTRIBUUT l nitelik, özellik, vasif, 2 taalk/dilb sifat
Automatisch Otomatik,Kendiliginden,Automatisch
AUTOMATISCH z, 1 otomatik, kendiliğinden, otomatik olarak, 2
ayağini sürterek, 2 (kogel) kurşun, 3 scheep/den (dieplood) iskandil, 4
ayasofya'da dilenip sultanahmet'te sadaka vermek (in de Ayasofya) bedelen
ayrışkan diller isolerende talen d.
baba vader d. pa d. (çocuk dili) papa d. paps d. 2 (yaşlı adama) oude man
bağişlamak, maruz görmek, iemand birini affetmek, zich özür dilemek,
bağlaç paperclip d. clip d. papierklem d. dilb./taalk. voegwoord
bahsediliyor, geen van! olmaz! imkansiz! lafi bile yok! ter brengen
banyo edilmiş foto. ontwikkeld
BAPTIST ( en) vaftiz edilen kimse,
BARGOENS I h, hirsiz dili, yeralti dili, II s, e woorden
BARRIERE (s) engel, mani, mania, taal dil engeli, dil sorunu,
baş edilmez moeilijk, lastig, onoverkomelijk
başarı dilemek / veel succes toewensen
başina, in şahsen, bizzat, 2 film/sin figüran, 3 taalk/dilb şahis, eerste
başladilar, en ? ve sonra? e? II bağ, (i)ken, da/de, diği anda, ik
başlamak, zij zijn begonnen! onlar başladilar! 2 (openen) het
Bassagligi Dilemek
Bassagligi Dilemek Condoleren,Bassagligi Dilemek
başsağlığı dilemek / condoleren
batılı diliyle in een westerse taal
Bedelaar dilenci,Bedelaar
BEDELAAR (s) (erkek) dilenci,
Bedelarij dilencilik,Bedelarij
BEDELARIJ dilencilik,
Bedelen dilenmek,Bedelen
BEDELEN I f, gs, (bedelde, h, gebedeld) 1 dilenmek, om (y)i
BEDELMONNIK ( en) dilenci rahip, dilencilikle yaşayan fakir
BEDILLEN g, (bedilde, h, bedild) her şeye burun sokmak/karişmak,
BEDILLERIG bedilziek s, her şeye burun sokan,
BEDOELD kastedilen, demek istenen, sözü edilen, de e
BEDUUSD dilini yutmuş, vurulmuş gibi, şaşkin, afallamiş, ik was
Beklagenswaardig teessuf,edilir,Beklagenswaardig
beklenen toekomsti aanstaand, (umut edilen) verwacht
Bekwamen tadil etmek,Bekwamen
BELEEFDHEIDSVORM ( en) taalk/dilb şahis zamirinin resmi şekli,
BELET vragen kabul edilip edilmeyeceğini sormak, önceden izin,
belgisiz adıl dilb./taalk. onbepaald voornaamwoord
belgisiz dilb./taalk. onbepaald
belgisiz sıfat dilb./taalk. onbepaald bijvoeglijk naamwoord
belgisiz zamir dilb./taalk. onbepaald voornaamwoord
belirli geçmiş zaman dilb/taalk voltooid tegenwoordige tijd d. perfectum
belirsiz bir zaman için, verlof süresiz izin, 2 taalk/dilb belgisiz, een
belirteç dilb./taalk. (zarf) bijwoord yer (zarfı) belirteci bijwoord van
belirteç eki dilb./taalk. bijwoordelijk suffıx
belirten, II d, (...tieven) taalk/dilb buyrum kipi
belirtili tamlama dilb./taalk. genitiefverbinding d.
belirtme durumu dilb/taalk vierde naamval d. accusatief d.
BENOEMBAAR atanabilir, tayin edilir, als lid üye olarak
benzerlik gelijkenis d. overeenkomst d. 2 dilb./taalk. analogie d.
benzeşim sterke gelijkenis d. overeenkomst d. 2 dilb./taalk. assimilatie
benzetilemez, mukayese edilmez
BEPAALDHEID taalk/dilb belgililik,
BEPALEND taalk/dilb het lidwoord belirtili harfitarif,
BEPROEFD denenmiş, tecrübe edilmiş, uygulanmiş, tatbik edilmiş,
BERUCHT z, şaibeli, damgali, lekeli, adi çikmiş, dile düşmüş,
BESCHIMPEN g, (beschimpte, h, beschimpt) hakaret etmek, dil
beschrijven tanimlanamaz, ifade edilemez, in de blijven hayata geçmemek,
betimsel dilbilim beschrijvende taalwetenschap d.
BEVOOGDEN g, (bevoogde, h, bevoogd) patronluk taslamak, dadilik
BEWEEGBAAR hareket edilebilir, taşinir, oynak, hareketli, oynar,
BEWOONBAAR yaşanabilir, oturulur, ikamet edilebilir,
BEZITTELIJK taalk/dilb mülkiyet, voornaamwoord mülkiyet
biçelim derken (çok zaman kaybediliyor,
bij u thuis bezorgd evinize teslim edilir, de post postayi
bij-/afgesteld worden 4 (ara vb.) goedmaken, 5 (tashih edil herzien
BIJSTELLING ( en) taalk/dilb koşuntu,
BIJVOEGLIJK z, taalk/dilb sifatsal, naamwoord sifat, een e
BIJWOORD ( en) taalk/dilb zarf, belirteç,
BIJZIN ( nen) taalk/dilb yan tümce, bağimli tümce, yan
bildirim kipi dilb/taalk. indicatief d.
bildirme tümcesi dilb/taalk bevestigende zin d.
bileşik sözcük dilb/taalk samengesteld woord
bileşik tümce dilb/taalk samengestelde zin d.
bileşik zaman dilb/taalk samengestelde tijd d.
bilgili bir adam, 3 foto, banyo edilmiş, e films banyo edilmiş filmler
bilim dili wetenschappelijke taal d.
bilmek - ir / 1 weten, 2 (tanımak) kennen, 3 (dil spreken, kennen,
bir dili iyi bilmek, die gedachte beheerste haar o düşünce onu
bir iklim, een e regen hafif bir yağmur, weer yumuşak bir hava, mutedil
bir otobüs iptal edildi, gelmedi, 3 kesilmek, durmak, de radio is
Bir Sirri Dile Vermek
Bir Sirri Dile Vermek Verklappen ,Bir Sirri Dile Vermek
birakilmiş, terk edilmiş, 2 (eenzaam) issiz, tenha, boş, een huis issiz
birbirine olan durumu, 4 taalk/dilb karmaşik fiil, eylemi zamanla
birinden bilgide üstün olmak, de trap taalk/dilb en üstünlük derecesi
birine en iyi dilek dilemek, het e ermee! a) umarim memnun
Birine Sans Dilemek
Birine Sans Dilemek duimen,Birine Sans Dilemek
birini lafa tutmak, 2 laf, söz, dil, vuile kötü laf, müstehcen konuşma
birleme dilb/taalk synaeresis
birleşik verenig dilb/taalk samengesteld
bitim beëindiging d. (yol vb.) einde 2 dilb/taalk uitgang d.
bitişimli diller agglutinerende talen d.
bitişkenlik aanraking d. 2 dilb./taalk. agglutinatie d.
bitişme aanraking d. 2 dilb./taalk. agglutinatie d.
BLAUWTJE (s) een lopen (kiz tarafindan) reddedilmek, geri
BLIEVEN (bliefde, h, gebliefd) arzu etmek, istemek, dilemek,
blijven, schuilgaan, 3 (muhafaza edil bewaard worden, 4 (stok
bloke (bloke edilmiş) geblokkeerd, 2 (bloke etme) blokkeren
bloke edilmiş (hesap, rekening) geblokkeerd, bevroren
BOBYTRAP kamufle edilmiş ufak, bombalituzak,
BOE ünl, Geen of ba zeggen ağzini açmamak, dilini yutmak,
BOEKENTAAL kitap dili,
BOEMELTREIN ( en) dilenci treni,
bölümleme dilb/taalk segmentering d.
BOT I d, ( ten) zo, dere pisisi, dilbaliği II d, vangen umduğunu
Boterham de ekmek dilimi,Boterham
BOTERHAM ( men) ekmek dilimi, dilim ekmek, een behoorlijke
bouwk/mim şaküle vurmak, dikliğini ölçmek 2 scheep/den iskandil etmek, 3 (in
BOUWPAKKET ( ten) yapçat paketi, monte edilecek parçalar
BOVENBEDOELD yukarida gösterilen, kastedilen, açiklanan,
breken birinin yaninda affedilecek kadar iyi notu olmak, davranişlari hoş
BROUWSEL (s) imal edilmiş bira
BUITENBOORDMOTOR ( en, s) güverteye monte edilen motor,
bülbüle dönmek, şaşirip kalmak, söyleyecek laf bulamamak, dili tutulmak, met
buyrum belirten, II d, (...tieven) taalk/dilb buyrum kipi
büyültme eki dilb./taalk. vergrotingssuffıx
çağırlmak (adlandırılmak) heten, genoemd worden, 2 / (davet edil
caiz (müsaade edilir) geoorloofd, toelaatbaar, 2 (mümkün) mogelijk,
çan dili klepel d.
çanak tutmak 1 (dilenmek) bedelen, 2 / (neden ol veroorzaken,
caymaca intrekken (een belofte) 2 dilb./taalk. anakoloet d.
CEDILLE (s) ç ve ş altindaki çengel
çekilmez (tahammül edilmez) onverdraaglijk, ondraaglijk, onduldbaar,
çekim (fılm vb.) opname d. 2 (hayvan çekimi) dekking d. 3 dilb./taalk.
çekimsiz dilb./taalk. onverbuigbaar
çekmek, met de talen dil dersleriyle sorunu olmak, 3 (, is ) (lopen)
çekrnek, katlanmak, göz yummak, tahammül etmek, kaldirmak, 3 taalk/dilb d
ceremonie 3 (ciddilik) ernst d.
çetrefil dil, argo,
çevrilmek (tercüme edil vertaald worden, 2 (döndürülmek) omgedraaid
ceza tebdili omzetting van straf d.
ciddileşmek serieus/ernstig worden, 2 (durum) ernstig/kritiek worden
ciddilik ernst
ciddilik ernst
çikarmak, met de in de hand komt men door het ganse land tatli dil güler
çıkma durumu dilb./taalk. zesde naamval d. ablatief d.
çikmak, bozulmak, tamir edilmez hale gelmek
çingene dili zigeunertaal d.
cinssiz dilb/taalk. onzijdig
cirit atmak /- de/ 1 (çok bulunmak) krioelen, 2 (dilediği gibi davranmak
cirit oynamak /- de/ 1 (çok bulunmak) krioelen, 2 (dilediği gibi davranmak
CLASSICUS (classici) klasik dillerle ilgilenen kimse
CLITORIS (...tores) anat, dilcik, klitoris, bizir, vagina
çocuk dili kindertaal d.
çocuk, göz ardi edilen çocuk
çok dil bilen polyglot d. talenkenner d.
çokanlamlı dilb/taalk. polysemantisch, veelduidig
çokanlamlılık dilb/taalk. polysemie d.
çokbireşimli diller poliosynthetische talen d.
COMPLEXIE huy, mizaç, yaradiliş, yapi
COMPUTERTAAL (...talen) bilgisayar dili
Condoleren Bassagligi Dilemek,Condoleren
CONFIDENTIEEL z, güvenilir, itimat edilir
CONJUGATIE (s) taalk/dilb fiil çekimi
CONJUNCTIE (s) 1 bağ, rabita, 2 taalk/dilb bağlaç
CONTROLEERBAAR denetlenir, kontrol edilir
COPULA (...lea, s) taalk/dilb bildirme eki,
CORSICAANS Korsika dili
çözmek, zijn slaat dubbel sarhoşluktan dili dolaşiyor, zijn uitsteken
çözümleyici diller analytische talen d.
dağılımsal dilbilim distributielinguïstiek d.
daktilo edilmiş getypt
damak gehemelte verhemelte dili damağına yapışmak erge dorst hebben,
damgalı (ölçü ve tartı aracı) geijkt, 2 (dile düşmüş) berucht, 3
Danimarka Dili
Danimarka Dili Deens,Danimarka Dili
dansen dans edilecek yer vardi, 3 (inrichting) kook yemek pişirme yeri, een
DAT afk/kis datum, tarih 2 taalk/dilb afk/kis datief, ismin e
dat ... ...gönül ister ki, ja, als men t maar voor t had köpeğin dileği
DATIEF (...tieven) taalk/dilb ismin e hali
de afspraak gaat niet door randevu iptal edildi, de bijeenkomst gaat
de besten en iyilerden biri, en ander bahsedilen husus, bahsedilen
de odur, düşündüğünü söyler, voor op de liggen dilinin ucunda olmak,
DECLAMATIE (s) belağat, dil uzluğu
DECLAMATOR ( s, en) dil uzu, belağatçi, hatip
DECLINATIE (s) 1 astr yildizin eşleğe uzakliği, 2 taalk/dilb
DEELWOORD ( en) taalk/dilb ortaç, sifatfiil
Deelwoord(,En) ortac (dilbiligisi),Deelwoord(,En)
Deens Danimarkaya ait,Danimarka dili ,Danimarkaca,Deens
DEENS I s, Danimarkaya ait, II h, Danimarka dili
defedilmek verdreven worden
değil vb,, 2 ( en) d, mv/çoğ, dil ve edebiyat
değişmece sp. wisseling d. 2 dilb./taalk. fıguurlijke uitdrukking d.
değiştirmek, başka biçim vermek, tadilat yapmak, 2 (telen) yetiştirmek
değiştirmek, tebdili kiyafet etmek, zich als gibi giyinmek, ...kiliğina
deliden al, aan huis zijn aileden/kendilerinden biri gibi olmak, hij is
democratie? demokrasiden ne anliyorsunuz? demokrasiden ne kastediliyor? wat
denetimden geçirmek, (dil, taal) sansürden geçirmek, argodan arindirmak
Denkbaar dusunulebilir,tasavvur edilebilir ,mumkun degil,Denkbaar
DENKBAAR 1 düşünülebilir, tasavvur edilebilir, 2 niet olasi
Dereotu dille(,n),Dereotu
dereotu - nu bot. dille d. (Anethum graveolens)
Desgewenst istenildiginde,arzu edildiginde ,Desgewenst
DESGEWENST z, istenildiğinde, istenirse, arzu edilirse
DESOLAAT 1 teselli edilmez, ümitsiz, kederli, 2 (verlaten) terk
destan epiek d. epos dillere destan olmak op aller lippen zijn, alom
dicht als een pot. halk dili volkstaal d. konuşma dili spreektaal d.
DIEPLOOD h (loden) scheep/den iskandil, derinlik ölçen alet
DIEVENTAAL (...talen) 1 (bargoens) hirsiz dili, 2 anlaşilmaz
DIFTONG ( en) taalk/dilb iki ünlü, diftong
diğerleri, ötekiler, başkalari, een en bahsedilen şey, adi geçen
dikkat edile nota bene, let wel
dikkatimi dağitacak bir şeye ihtiyacim var, 2 taalk/dilb türetme,
Dil Taal,tong d(,en),taal d(talen),Dil
Dil Taal
dil (lisan) taal d. ağzı var dili yok, hij praat nauwelijks. hij is zo
Dil Baligi
Dil Bilgisi
Dil Calismasi
Dil Engeli/Sorunu
Dil Kilavuzu
Dil Kullanisi
Dil Kursu
Dil Ogrenimi
Dil Ogretimi/Egitimi
Dil Rehberi
Dil Tumoru
Dil Yanlisi
dil ailesi taalfamilie d.
dil akrabalığı taalverwantschap d.
dil alıştırması taaloefening d.
Dil Alti Hasatigi Kuslarda
Dil Alti Hasatigi Kuslarda pip,Dil Alti Hasatigi Kuslarda
dil atlası taalatlas d. talenatlas d.
dil bağı tongriem d.
Dil Baligi Schol,Dil Baligi
Dil Bilgisi talenkennis d,Dil Bilgisi
Dil Calismasi taalstudie d(,s),Dil Calismasi
dil çalışması taalstudie d.
dil çıkarmak / de tong uitsteken, lange neus maken
dil devrimi taalrevolutie d.
dil dökmek / 1 proberen iemand te overtuigen, 2 ols./ong. slijmen,
dil duygusu taalgevoel
dil düzeyi taalniveau
dil engeli taalbarrière d.
Dil Engeli/Sorunu taalbarriere d(,s),Dil Engeli/Sorunu
dil gelişimi taalontwikkeling d.
dil haritası taalkaart d.
dil hissi taalgevoel
dil kargaşası spraakverwarring d.
dil karşılaştırması taalvergelijking d.
Dil Kilavuzu taalgids d(,en),Dil Kilavuzu
Dil Kullanisi taalgebruik h ,Dil Kullanisi
dil kullanışı taalgebruik
dil kuralı taalregel d.
Dil Kursu taalcursus d(,sen),Dil Kursu
Dil Ogrenimi talenstudie d(,s),Dil Ogrenimi
dil öğretimi taalonderwijs
Dil Ogretimi/Egitimi taal=nderwijs h,Dil Ogretimi/Egitimi
dil özelliği idioom taaleigen
Dil Rehberi taalgids d(,en),Dil Rehberi
dil sorunu taalbarrière d.
dil sürçmesi verspreking d.
Dil Tumoru papil,Dil Tumoru
dil tümörü papil d.
dil tutukluğu spraakgebrek
dil uzatmak / iemand over de tong laten gaan, verguizen, beschimpen
dil uzluğu declamatie d. voordracht d.
Dil Yanlisi taalfout d(,en),Dil Yanlisi
dil yanlışı taalfout d.
dil yasası taalwet d.
dil yetisi spraakvermogen
dil, Frizyece, III h, Frizce,
dil./taalk. afgeleid worden
Dil/Lisan Laboratuvari
Dil/Lisan Laboratuvari talenpracticum h,Dil/Lisan Laboratuvari
dilaltı - nı sublinguaal, onder de tong
dilb./taalk. causatief d. oorzakelijke vorm d.
dilb./taalk. graad d. 3 (aşama) fase d. niveau
dilb./taalk. ismin naamval d. II (markt) hal d. III smelting d.
dilb./taalk. letterverspringing d. metathese d. klankomzetting d.
dilb./taalk. onregelmati 3 (kalp atışı) onregelmatig, 4 müz./muz. vals,
dilb./taalk. toekomen 3 (ilerisi) toekomst d. verschiet
dilb./taalk. uitgang d. affix suffıç prefıx 6 (ekstrası) bijkomend,
dilbağı tongriem
dilbağı iyi kesilmiş olmak / n/ goed van de tongriem gesneden zijn, goed
dilbalığı - nı zo. tong d. (Solea solea)
dilbasan spatel
dilbazlık welsprekendheid
dilber mooie vrouw
Dilbigisine Bagli participium,Dilbigisine Bagli
dilbilgisel çözümleme grammaticale ontleding d.
Dilbilgisi Grammatica,Spraakkunst,Dilbilgisi
dilbilgisi - ni grammatica d.
Dilbilim taalkunde d ,Dilbilim
dilbilim taalkunde d. taalwetenschap d. linguïstiek d.
dilbilimci taalkundige d. linguïst d.
dilbilimini bitirmek, mezun olmak, bitirmek, bitirmiş olmak, hij is
dilbilimsel taalkundi linguïstisch
dilbirim dilb./taalk. glosseem
dilci taalkenner
dilcik clitons
dilcilik functie van een taalkundige d. (dil araştırması) taalonderzoek
dilden dile dolaşmak over de tong gaan, van mond tot mond gaan
Dile Getirmek
dile vb.) beheersen
Dile Bagli Urlar
Dile Bagli Urlar papil,2,Dile Bagli Urlar
dile destan olmak op aller lippen zijn, alom bekend zijn
dile düşmek over de tong gaan, van mond tot mond gaan, onderwerp van roddel
dile düşürmek / iemand in opspraak brengen
dile düşürmek, dillere destan etmek, zich in brengen dile düşmek
dile gelmek vermogen krijgen om te spreken, gaan praten
Dile Getirmek Vertolken ,Dile Getirmek
dile getirmek / onder woorden brengen, verklaren, uitleggen
dile hakimiyet taalbeheersing d.
dile kolay makkelijk gezegd (moeilijk gedaan/ te verdragen)
dile vermek / rondbrieven, rondvertellen, verklikken, roddelen
dilek (arzu) wens d. 2 (rica) verzoek
dilek kipi optatief d.
dilek sahibi verzoeker d.
Dilekce Sollicitatieebrief,petitie,petitionnement,Dilekce
Dilekce Sahibi
Dilekce Sunmak
Dilekce Vermek
Dilekce Sahibi petitionaris,Dilekce Sahibi
dilekçe sahibi rekwestrant d.
Dilekce Sunmak petitioneren,Dilekce Sunmak
dilekçe sunmak petitioneren, rekestreren, een verzoekschrift indienen,
dilekçe verme hakki
Dilekce Vermek petitioneren,Dilekce Vermek
dilekçe vermek petitioneren, rekestreren, een verzoekschrift indienen,
dilekçe verzoekschrift petitionnement petitie d. rekwest rekest
Dilekte Bulunmak
Dilekte Bulunmak toewensen,Dilekte Bulunmak
dilekte bulunmak / toewensen
Dilemek Verontschuldigingen,toewensen,Dilemek
dilemek /, wensen, toewensen, 2 (rica etmek) verzoeken, afdilemek
dilemek, (vaarwelzeggen) veda etmek, hoşça kal demek
dilemek, iemand om hulp birinden yardim rica etmek, yardim istemek, men
dilemek, yi kutlamak, tebrik etmek
DILEMMA (s) fil/fel ikilem, (algemeen) kiskaç, kistirma,
Dilemma(,S) ikilem ,Dilemma(,S)
dilemma. Ik zit tussen twee vuren.
Dilenci bedelaar,Dilenci
dilenci bedelaar d. zwerver d. schooier d. aç, aç ile yatınca arada dilenci
dilenci treni stoptrein d. boemeltrein d.
Dilencilik bedelarij,Dilencilik
dilencilik bedelarij d. zwerven
dilencilik etmek bedelen, schooien
dilencinin kapısı bir olsa acından ölür Er zijn meer huizen dan kerken.
dilencinin karnı doysa gözü doymaz De bedelzak heeft geen bodem.
dilencinin torbası dolmaz De bedelzak heeft geen bodem.
dilendirmek (iemand) tot de bedelstaf brengen, verarmen, iemand
dilenme gebedel
Dilenmek bedelen,Dilenmek
dilenmek bedelen, schooien
DILETTANT ( en) amatör, özenci, merakli
Dilettant(,En) amator,ozenci ,Dilettant(,En)
DILETTANTENWERK amatör işi, amatörce iş
DILETTANTISME amatörlük, özencilik
Dili Surcmek
Dili Tutulmus
dili açılmak / n/ (het) loskomen van de tong, beginnen te praten (na een
dili ağırlaşmak / n/ moeilijk kunnen praten (v. zieke)
dili bir karış brutaal, grof, lomp, onbeschaafd
dili bir karış dışarı çıkmak / n/ de tong op de schoenen hebben, met de
dili bir karış olmak / n/ grote bek/mond hebben,
dili çözülmek / n/ (het) loskomen van de tong, (weer, opnieuw) beginnen
dili damağı kurumak / n/ een kurkdroge mond hebben, een tong als een
dili damağına yapışmak / n/ een kurkdroge mond hebben, een tong als een
dili dolaşmak / n/ stamelen van angst, hakkelen, niet uit zijn woorden
dili döndüğü kadar anlatmak / zo goed mogelijk proberen uit te leggen
dili dönmemek /n, niet uit zijn woorden kunnen komen, een woord of
dili durmamak / n/ 1 loslippig zijn, geen geheim kunnen bewaren, zijn
dili düşük olmak / n/ een losse tong hebben, los in de mond zijn
dili geçmiş zaman hikâyesi, toekomende tijd gelecek zaman
di'li geçmiş zaman dilb./taalk. verleden tijd d.
dili kurusun Vervloekte laster!
dili olsa da söylese als het kon praten, als hij/het een tong had
dili özleştirme taalzuivering d. purisme
Dili Surcmek Verspreken ,Dili Surcmek
dili sürçmek / n/ zich verspreken
dili tutulmak / n/ (şaşırmak) met stomheid geslagen zijn, met de mond
Dili Tutulmus Sprakeloos,Dili Tutulmus
dili tutulmuş verstomd, sprakeloos, met stomheid geslagen
dili uzun olmak brutaal/vrijpostig/schaamteloos zijn, zijn woordje klaar
dili varmamak /n, iets niet willen zeggen, ergens niet over willen
dili yarım yamalak konuş-, v. taal) gebroken, gebrekkig, yarım
dili yatkın 1 een vreemde taal gemakkelijk lerend, 2 ( - kimse)
dili zenginleştirme taalverrijking d.
DILIGENCE (s) posta arabasi
DILIGENT z, gayretli, çalişkan, azimkar
Dilim Schijf,Sneetje,Dilim
dilim dilim in sneetjes, in stukjes
dilim sneefe plak d. schijf d. stuk segment
dilim, (schiet) hedef, nişan levhasi, 4 (v, telefoon) kadran, rakam ve
dilimlemek in sneetjes/schijfjes/plakjes snijden
dilimli gesneden in sneetjes/schijfjes/plakjes
dilin - ) een taal verminken bij het spreken/ verbasteren, Besle kargayı
dilin kemiği yok Spreken staat vrij, iedereen kan zeggen wat hij wil.
dilinde tüy bitmek (söyleye söyleye) / n/ genoeg hebben van het telkens
dilinden anlamak / n/ 1 iemand goed begrijpen, 2 (zorluk çekmemek)
dilinden düşürmemek / zijn stokpaardje berijden ,ergens altijd over
dilinden kurtulamamak / n/ niet onder andermans voortdurende
diline dolamak / 1 altijd over hetzelfde praten, 2 (ardından konuşmak)
diline sağlam olmak 1 (sır saklayabil discreet zijn, 2 (kötü laf
diline takmak / altijd over hetzelfde praten
Dilini Yutma
Dilini Yutmak
dilini çözmek / n/ iemands tong losmaken
dilini mi yuttun? Heb je je tong verloren?
dilini tutamamak indiscreet zijn, geen geheim kunnen bewaren, loslippig
dilini tutmak zijn mond houden, niet praten, zwijgen, een geheim bewaren
Dilini Yutma perplex,Dilini Yutma
Dilini Yutmak Verstommen ,paf staan,Dilini Yutmak
dilini yutmak zijn tong verliezen, boe noch ba zeggen, met stomheid
dilini yutmuş onthutst en sprakeloos, beduusd
dilinin altında bir şey var Er is iets dat hij wou zeggen, maar hij is er
dilinin altından baklayı çıkarmak daar komt de aap uit de mouw,
dilinin cezasını çekmek lijden aan zijn woorden (bv. omdat men anders een
dilinin ucunda olmak / n/ voor op de tong liggen, op het puntje van de
DILLE (n) bot dereotu
Dille(,N) dereotu ,Dille(,N)
dillenmek (çocuk, kind) beginnen te praten, 2 (çok konuş praatziek
dillerde dolaşmak van mond tot mond gaan, op aller lippen liggen/zijn, over
dillerde gezmek van mond tot mond gaan, op aller lippen liggen/zijn, over
dillere destan fameus, zeer beroemd, vermaard, befaamd
dillere destan olmak op aller lippen zijn, alom bekend zijn
dillere düşmek over de tong gaan, onderwerp van roddel worden
dilli (iyi konuşan) welsprekend, 2 (konuşkan) praatziek
dillilik welsprekendheid
dilmek in sneetjes/schijfjes/plakjes enz. snijden
dilpeyniri - ni tongvormige, vezelige Turkse kaassoort
dilsel taalkundi linguistisch
Dilsiz Sprakeloos,Stom,Dilsiz
dilsiz stom, verstomd
Dilsizlik Stomheid,Dilsizlik
dilsizlik doofstomheid
DILUVIAAL dilüviyuma ait
DILUVIUM dilüvivum
dilüviyum diluvium
DISCONTEERBAAR hand/tic indirim yapilabilir, iskonto edilir
discussie tartişma konusu, tartişma noktasi, 3 d, taalk/dilb nokta,
dişsel dilb./taalk. dentaal
dişsel dilb./taalk. labiodentaal
dişsil dilb./taalk. dentaal
DISSIMILATIE (s) taalk/dilb ayrişma, benzeşmezlik
dişyuvasıl dilb./taalk. alveolair
doğurdu, als de kat van huis is, dansen de muizen op tafel kediler evde
Dom ozur dilerim ,gerzek,budala,Dom
Domkop(,Pen) ozur dilerim,kalin kafali,gerzek,Domkop(,Pen)
dönüşümsel dilbilgisi transformatie grammatica
Doofstom sagir ve dilsiz ,Doofstom
DOOFSTOM sağir ve dilsiz
DOOFSTOMME (n) sağir ve dilsiz kimse
door toplanti iptal edildi, onze afspraak kan niet randevumuz
DOPELING ( en) vaftiz edilen çocuk
dört dilli viertalig
Draaglijk katlanilir,cekilir,dayanilir,tahammul edilir ,,Draaglijk
DRAAGLIJK z, katlanilir, dayanilir, çekilir, tahammül edilir,
DROMERIJ ( en) hayal, düş, hayal edilen şey
DRONKEMANSTAAL (...talen) sarhoş dili,
Duimen birine sans dilemek ,Duimen
dünya dili wereldtaal d.
durakotu - nu bot. dille d. (Anethum graveolens)
durum, (persoon) çetin ceviz, yola gelmez, baş edilmez, ele avuca siğmaz,
düşeyazmak, fig/mec over zijn woorden pepelemek, dili tutuklaşmak, 2 (bij
düşmek, dillerde dolaşmak, iemand over de laten gaan biri hakkinda
düşürmek, hayret ettirmek, afallatmak,dilini yutturmak, dat verwondert mij
DWARSFLUIT ( en) muz/müz dilsiz kaval, yan çalinan flüt
ebedileştirmek, daimileştirmek, baki kilmak
ebedileştirmeki-/ vereeuwigen
ebedilik eeuwigheid d. onsterfelijkheid d. oneindigheid d.
ECHOLOOD scheep/den sesli iskandil
ecir sabır dilemek / hd./volkst. condoleren, sterkte wensen
edil- een cadeau krijgen
edil- geschat worden, berekend worden
edilebilir şartlar altinda, 2 (geloofwaardig) inanilir, een
edilecek, şaşilacak, 2 (buitengewoon) inanilmayacak kadar, duyulmamiş,
edilemez bir hakkin başka bir kişiye verilememesi), een erfgoed
edilemez, huilen ağlamaktan kendini alamamak
edilemez, kavranamaz, akla siğmaz, een e angst anlaşilmaz bir korku, 2
Edilgen passief,Edilgen
edilgen çatı dilb./taalk. passieflijdende vorm, ettirgen çatı
edilgen çatı dilb./taalk. passief/lijdende vorm
edilgen dilb./taalk. passief
edilgen eylem dilb./taalk. passief/lijdend werkwoord
edilgenlik dilb./taalk. passiviteit d.
edilgi fel./fıl. 1 externe oorzaak d. (met zintuigen) waarneembare oorzaak
edilgin passie afwachtend, lijdelijk
Edilir beklagenswaardig,Edilir
Edilmek Verwezen,Edilmek
edilmek gedaan/gemaakt worden, verricht worden
edilmek h/volkst. uitgenodigd worden
edilmemiş niet meegerekend, exclusief, ongerekend, 4 (- den gayrı) behalve,
edilmez! hier mag je niet roken burada sigara içemezsin, sigara içmek yasak,
edilmez, yenilmez, e moeilijkheden üstesinden gelinmez zorluklar
Edilmis Aangenomen,Edilmis
een afschuwelijk dilemma.
een dode ölü dil, moderne talen modern diller, de Nederlandse
een losse hebben çenesi durmamak, dilini tutamamak, de en losmaken dilini
EENTALIG tek dilli, tek dil konuşan
EERSTGENOEMDE (n) ilk anilan, ilk bahsedilen, önceden anilan
efendilik fatsoenlijk gedrag beleefdheid d.
efendilik satmak (argo/plat) zich arrogant gedragen
efendilik taslamak de grote heer uithangen
eğitim opleiding d. onderwijs opvoeding d. Anadil ve Kültür Eğitimi
ehlidil eski./vero. begripvol iemand
eklemeli dilb./taalk. agglutinerend
eklemleme dilb./taalk. articulatie d.
Ekmek Dilimi
Ekmek Dilimi boterham,Ekmek Dilimi
ekmek dilimi boterham d. snee brood d.
ekmek satar, fig/mec ik kreeg dat op mijn benden bildiler, başima
el açmak 1 / (dilenmek) de hand ophouden, bedelen, (mendil aç met
elde edilebilir verkrijgbaar
element h. segment 5 dilb./taalk. klanksegment 6 (topak) brok
elini açmak 1 isk./kaartspel. opleggen, 2 / (dilenmek) bedelen
ELLIPS ( en) 1 elips, oval, 2 taalk/dilb eksilti, öge atma
ELLIPTISCH z, 1 oval, elips şeklinde, 2 taalk/dilb kesik,
en iyi dilekler dilemek / (iemand) het beste wensen
endonezya dili Indonesisch
ENKELVOUDIG 1 bir ögeli, 2 taalk/dilb tekil, çoğul olmayan,
erek dil doeltaal d.
ergens niet toe te zijn ikna edilmemek, ikna edilememek, 5 zich
eritilir (metal) smeltbaar, 2 (hazmedilir) verteerbaar
erkek geçme, yuva dili, 3 (v, geweer) muylu
ERNST 1 ciddiyet, ciddilik, 2 fig/mec (v, toestand) vahimlik,
ERVEN I d, mv/çoğ mirasçilar, mirasyediler II f, g, (erfde, h,
esasa dayandirmak, (ispatla) kabul edilir hale getirmek
eşdillilik çizgisi isoglosse d. isoglossenlijn d.
esenlikler dilerim 1 Ik wens je het beste! 2 (hastaya) Beterschap!
ESKIMO I d, (s) Eskimo, II h, Eskimo dili,
ESPERANTO Esperanto dili,
et dilimi vleeslapje plak vlees d.
etiğim için özür dilerim,
etken factor d. 2 dilb./taalk. actief
etmeliyim ki... 6 (ontdekt worden) ortaya çikmak, çözülmek, keşfedilmek, gün
ettirgen çatı dilb./taalk. causatief d. oorzakelijke vorm d.
ettirgen dilb.ltaalk. causatief
ettirgen eylem dilb./taalk. oorzakelijk werkwoord causatief d.
ettirgen fiil dilb./taalk. oorzakelijk werkwoord causatief d.
ETYMOLOGIE taalk/dilb kökenbilim, etimoloji
evrensel dil wereldtaal d.
EXCUUS (...cuses) özür, af, zijn maken özür dilemek
eylem actie d. beweging d. daad d. 2 dilb./taalk. werkwoord geçişli
Fair Durust,adil,Fair
FAIR dürüst, adil,
fakülte faculteit d. Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi D.T.C.F Faculteit der
FAMEUS z, (beroemd) ünlü, meşhur, dillere destan, namli
fark edilir merkbaar, duidelijk waarneembaar
fark edilir, açik, aşikar,
fark edilmez onmerkbaar
Felicitatie Tebrik,iyi dilek,kutlama,Felicitatie
FELICITATIE (s) tebrik, iyi dilek
ferdileştirmek individualiseren
fig/mec b bağimsizlaşmak, 3 vuile taal kötü dil kullanmak, açik saçik
fiil dilb./taalk. werkwoord edilgenfiil causatief werkwoord
FLEGMA rahatsiz edilmezlik, etkilenmezlik, duyarsizlik
FLEMEN gs, (fleemde, h, gefleemd) dil dökmek, yaltaklik etmek, yag
FLEMER (s) yaltakçi, dil döken
FLEMERIJ ( en) yaltakçilik, dil dökme
FLEXIE (s) taalk/dilb çekim,
fonem dilb./taalk. foneem
GAMBIAANS I Gambiyaya ait, II h, Gambiya dili,
GEBARENTAAL mimik, işaret dili
GEBEDEL dilencilik, dilenme
GEBLOKKEERD 1 mil/ask abluka edilmiş, 2 (v, geld) bloke edilmiş, bloke,
geçerli! çoğunluk kararlaştirir! 3 taalk/dilb ses,
geçirilemez, icra edilmez
geçirmek, toegepaste taalkunde uygulamali dilbilim
geçmesine müsade edilmemek, iemand van de weg birini yanliş yola
GEDAAGDE (n) jur/huk davali, dava edilen
GEDAG zeggen iyi günler dilemek
gedoemd bu başarisizliğa mahkum edilmiştir
gedragen kadin gibi davranmak, II h, taalk/dilb dişil
geëlimineer afgezonderd worden, 6 /- den/ (sürgün edil weggestuurd
geen land te onunla baş edilmez,
gegaan belimi acittim, het ga je goed! başarilar dilerim! iyi şanslar! Allah
GEHEIMTAAL (...talen) şifreli dil, başkasina muamma dil
gehesen worden, gelicht worden, 2 (iptal edil geannuleerd worden,
gel-, verlamd raken, 14/- de/ dilb./taalk. (uitgang) achteraan komen, 15 /
geld paranin göreli değeri, 2 taalk/dilb voornaamwoord ilgi
gelirse, eğer gerçekten önemli olursa, gerçekten ciddileşirse, eğer öyle
gelmek, türünden olmak, 2 taalk/dilb dan/den türemek
gelmiyor, zij is er niet uitgenodigd o davet edilmedi, 2 (meervoud) onlar,
GEMEENHEID (...heden) bayağilik, adilik, alçaklik, itlik
GEMELD açiklanan, anilan, bahsedilen
GEMENIGHEID (...heden) adilik, alçaklik, itlik
gemiyle ne kadar zamanda katedilebilir? 2 een afgevaren schip
genel dilbilgisi algemene grammatica d.
genel dilbilim algemene taalwetenschap d.
GENITIEF (...tieven) taalk/dilb ismin i hali
GENOEMD boven yukarida anilan, bahsedilen, sözü edilen
GEPRIVATISEERD özelleştirilmiş, özel sektöre devredilmiş
gereklik noodzakelijkheid, nood, 2 dilb./taalk. noodzakelijke wijs
GERMAANS Cermen diline ait
GERMANISME (n) Almanca sözcük veya Alman dili özelliği
GERMANISTIEK Alman dili ve edebiyati bilimi
gescheiden boşandilar, ayrildilar, 2 (uiteengaan) ayrilmak, hier onze
gescheiden II (rezerve edilmiş) bezet, gereserveerd
gestort hesabiniza 50 gulden transfer edildi, het geld bij een bank parayi
getirmek, anlamina getirmek, dolayli dile getirmek
getirmek, dile getirmek, bir şeye dikkat çekmek,
gevangenisstrafveroordeeld beş aylik hapis cezasina mahkum edildi, 2
GEVOLGAANDUIDEND taalk/dilb birbirini takip eden
gewijzigd worden, 3 / (trampa edil (in)geruild worden, 4 /
GEZEGDE ( n, s) 1 deyim, tabir, 2 taalk/dilb yüklem
gezicht zetten surat asmak, surat ekşitmek, hij heeft een e tong dili
gezip eğlenmek, haylazlik etmek, 2 (met boemeltrein) dilenci
giderilmez, doyurulmaz, tatmin edilmez
gidilmek onpersoonlijk passief) gaan, gegaan worden
gırtlaksı dilb./taalk. gutturaal
gırtlaksı ses dilb./taalk. keelklank d. gutturale klank d.
gırtlaksıl ses dilb./taalk. keelklank d. gutturale klank d.
GLIMWORM ( en) zo, ateşböceği, kandilböceği, yildizböceği
GODVERLATEN 1 (v, plaats) issiz, terk edilmiş, 2 (v, mensen) alçak,
goederen teslim edilen şey, dag van teslim günü, plaats van teslim
GOEDGELOVIG saf, safdil, kapilgan, avanak
görünmek, fig/mec canli, süslü, zengin, e taal süslü bir dil
görüşme dili voertaal d.
görüşme gesprek telefon konuşması telefoongesprek 4 dilb./taalk.
görüşülür, müzakere edilir, niet tartişilmaz, tabu,
gövdeleyici diller incorporerende talen d.
gözyaşı - nı traan d. sahte gözyaşları krokodillentranen d.
Grammatica Gramer,Dilbilgisi,Grammatica
GRAMMATICA (s) dilbilgisi, gramer
GRAMMATICAAL z, dilbilgisel, gramersel olarak
GROEPSTAAL (...talen) grup dili, sosyodiyalekt
gündelik dil omgangstaal d. dagelijkse taal d.
gürültümsü geluid geruis 4 dilb./taalk. foneem d.
GYM l h, (schoo1) cimnazyum, klasik diller lisesi, 2 d, (gymnastiekles)
HAAST I d, tezlik, ivedilik, acelecilik, er is bij aceledir, ivedidir,
HAASTIGHEID ivedilik, tezlik, acelecilik
haber alamamak, 2 (wat iemand zegt) ifade, dil, de van het lichaam bedenin
hainlik verraad 4 (adilik) gemene streek d. schurkenstreek d.
hak edilmemiş onverdiend
hak edilmiş verdiend
hakimiyet - ti 1 soevereiniteit d. opperheerschappij d. gezag 2 (dile -,
hakli zafer, hak edilmiş zafer, heb ik dat aan je verdiend? bir teşekkür mü
half gehangen. 3 dilb./taalk. zelfstandig naamwoord
Halk Dili
Halk Dili Volkstaal ,Halk Dili
halk dili volkstaal d.
halka tanitildi, takdim edildi, 2 (v, onderwerp) sunmak, takdim etmek, een
handleiding wegwijzer d. dil kılavuzu taalgids d. kullanma kılavuzu
hanımefendilik het deftig zijn, tact d. (v.vrouwen)
hareketler, II z, gayri ihtiyari, kendiliğinden, elinde olmadan, istemeyerek
HARTENWENS ( en) içten dilek, candan arzu
hatirlamakta zorluk çekmek, hij heeft een lange dili uzundur, çok konuşur,
hayat/doğa, canlilar dünyasi, de e talen yaşayan diller, 2 (v, vereniging)
hazirdaki, e tijd taalk/dilb şimdiki zaman, onder de e omstandigheden var
hebben sesi kalinlaşmak, 2 (v, sleutel) dil, uç,
hebzuchti arme d. arme mensen d. aç aç ile yatınca arada dilenci doğar.
HEERTJE (s) hanimevladi, het zijn kendini bey sanmak, efendilik
HEILBOT ( ten) zo, büyük dilbaliği
HEILWENS ( en) iyi dilek
herkesçe anlaşilan, anlaşilabilir, spreken halkin anlayacagi dille
hesaba alinmadilar, 2 (afslanken) kilo vermek, zayiflamak, ik ben 5
het hart op zijn pen içinde ne varsa dilinde de o vardir
het schone kadinlar, cinsi latif, 4 taalk/dilb ismin cinsi II h, kasaplik
hetzelfde neerkomen, Dilencinin kapısı bir olsa acından ölür. Er zijn meer
hikaye bileşik zamanı dilb./taalk. onvoltooid verleden tijd d. imperfect
hint-avrupa dilleri Indo- europese talen d.
hışırtılı dilb./taalk. slisklank d.
hissedilirlik tastbaarheid
hissedilmek waargenomen worden, bemerkt worden
HIT ( ten) 1 (tophit) liste başi şarki, 2 (paard) midilli, bodur at
Hollandaca, een rijke zengin bir dil, de Turkse Türkçe, Türk dili, de
HONGAARS I s, Macar, Macara ait, II h, Macarca, Macar dili
HOOFDZIN ( nen) taalk/dilb temel cümle, temel tümce
HOOGDRAVENDHEID tumturaklilik/gösterişlilik/tantanalilik, ağdali dil
HOOGGAAND yükselen, artan, (hevig) ağirlaşan, ciddileşen, şiddetlenen
HOPEN g, (hoopte, h, gehoopt) ummak, ümit etmek, beklemek, dilemek, ik
HUIG ( en) anat, küçük dil
hukuk dili wetstaal d.
hükümet, hechtenis geçici gözalti, 2 şimdilik, muvakkaten, alles blijft
HUMANIORA mv/çoğ klasik diller üzerine çalişmalar
Iitimat Edilmez Onbetrouwbaar,Iitimat Edilmez
iki dilde yayimlanmis Tweetalig
Iki Dilli tweetalig,Iki Dilli
Ikilem dilemma(,s),Ikilem
ikna edil- ) overreed worden, overtuigd worden, 3 (kazıklanmak) afgezet
Inkar Edilemez klaarblijkelijk,Inkar Edilemez
Insa Edilmemis Onbebouwd,Insa Edilmemis
Iskandil peillood,Iskandil
Iyi Dilek Felicitatie,Iyi Dilek
Kabul Edilmez Onaanvaadbaar,Kabul Edilmez
Kagit Mendil tissue d(,s),Kagit Mendil
Kagti Mendil papieren zakdoekje,Kagti Mendil
karakter verdorven, 6 (dil) gebroken,
Kendiliginden Automatisch,Spontaan,Kendiliginden
kendiliğinden ol- ) uit de lucht komen vallen, vanzelf gebeuren
Kendiliginden Otamatikman Vanzelf ,Kendiliginden Otamatikman
Kisi Adilina Bagli Bicim Alan Eylem Hali personsvorm,Kisi Adilina Bagli Bicim Alan Eylem Hali
Klaarblijkelijk inkar edilemez,kuskusuz,besbelli,apacik,,Klaarblijkelijk
Klachtschrijf sikayet dilekcesi, ,Klachtschrijf
kullanılmayan ongebruikelijk, 5 (elbise, dil, göçüş vb.) ouderwets,
kunne 3 (ırk) ras 4 dilb./taalk. (grammaticaal) geslacht genus d. 5
Kwijtschelding borctan kurtulma,bagislanma,af edilme isdegi, odemeyip borcdan kurtulma isdegi,,Kwijtschelding
Landstaal Resmi Dil,Landstaal
Lichtgelovig Safdil,Avanak,Lichtgelovig
Lijder Tedavi Edilen Hasta,Lijder
Likken Dil Ile Yalamak,Yagcilik Etmek,Likken
Lip Dudak,Toka Dili,Lip
loslippig ağzi gevşek, sir saklamaz, uzun dilli, boşboğaz, zijn dilini
marmer mermer dilimi, 3 (gravure) gravür, kazima resim, gravür resim, 4
Mendil Zakdoek,Mendil
Mendil Sallamak Wuiven,Mendil Sallamak
Menedilmek Verboden Worden,Menedilmek
Merkbaar Hissedilir,Farkedilebilir,Merkbaar
met moeite zeggen) zor söylemek, geen woord kunnen dili dönmemek, dili
Midilli Pony,Midilli
Modefecieren Tadil Etmek,Modefecieren
Moedertaal Anadili,Moedertaal
Momenteel Simdilik,Gecici,Momenteel
Muadil Gelijsoortig,Muadil
Mutedil Gematigd,Neutraal,Mutedil
neşe vb. kaçır vergallen, verpesten, 7 (dili -, van taal) verbasteren,
Olu Deri Hucrelerinin Yok Edildigi Bir Tur Cilt Bakimi peeling,Olu Deri Hucrelerinin Yok Edildigi Bir Tur Cilt Bakimi
Onaanvaadbaar Kabul Edilmez,Onaanvaadbaar
Onbebouwd Insa Edilmemis,Onbebouwd
Onbetrouwbaar Guvenilmez,Iitimat Edilmez,Onbetrouwbaar
onherstelbaar telafisiz, telafi edilemez
organize edil- ) georganiseerd worden, gepland worden
Ortac (Dilbiligisi) deelwoord(,en),Ortac (Dilbiligisi)
Ozenci dilettant(,en),Ozenci
Ozur Dilemek Spijt,Zijn Excuus Maken,Ozur Dilemek
Padil pagaai,Padil
Padil Corek pagaai,Padil Corek
Padil Kurekle Yurutmek pagaaien,Padil Kurekle Yurutmek
Paf Staan dilini yutmak,cok sasirmak,,Paf Staan
Pagaai padil corek,padil,,Pagaai
Pagaaien padil kurekle yurutmek,kurek cekmek,,Pagaaien
Papieren Zakdoekje kagti mendil,Papieren Zakdoekje
Papil kabarcik,dil tumoru,papilla,memecik,,Papil
Papil,2 dile bagli urlar,Papil,2
Participium ortac,sifat fiil,dilbigisine bagli, ,,Participium
Pasiflik Ve Edilgenlik passiviteit,Pasiflik Ve Edilgenlik
Passief pasif,edilgen,eylemsiz,etkisiz,,Passief
Passiviteit pasiflik ve edilgenlik,eylemsizlik,dinginlik, ,,Passiviteit
Peeling peyling,guzellik balimi,olu deri hucrelerinin yok edildigi bir tur cilt bakimi,meyveyi soymak,,Peeling
Peillood iskandil,gemi ile ilgili,,Peillood
Perplex cok saskin,dilini yutma,hayrete dusme,sasirmak,,Perplex
Personsvorm cekimli eylem,kisi adilina bagli bicim alan eylem hali,,Personsvorm
Persterij sinirlendirme,taciz,adilik,adilik,,Persterij
Petitie dilekce, ,Petitie
Petitionaris dilekce sahibi, ,Petitionaris
Petitioneren dilekce vermek,dilekce sunmak,dilekce sunmak, ,,Petitioneren
Petitionnement dilekce,istida,,Petitionnement
Pip dil alti hasatigi kuslarda ,kurbagacik kuslarda,,Pip
reddedilmek een blauwtje lopen
Saat Dilimi tijdzone d(,s),Saat Dilimi
Saat dilimi Tijdzone
Sagir Ve Dilsiz doofstom,Sagir Ve Dilsiz
Schijf,2 Dilim, file,Schijf,2
Schol Dil Baligi,Schol
Sifat(Dilb) Adjectief,Sifat(Dilb)
Sikayet Dilekcesi klachtschrijf,Sikayet Dilekcesi
Simdilik Vooralsnog ,Simdilik
Smdilik Alvast,Smdilik
Sneetje Dilim,Sneetje
soğuk afstandelijk, kil, 3 (kaydedilmemiş) ongeregistreerd, (okula
Sollicitatieebrief Muracaat Mektubu, dilekce,Sollicitatieebrief
sözcüklerine dili dönmemek, kekelemek, met een paar en birkaç kelime ile,
Spontaan Kendiliginden,Spontaan
Spraakkunst Gramer, dilbilgisi,Spraakkunst
Sprakeloos Dilsiz, dili tutulmus,Sprakeloos
Steriel Kisir, akim, sterilize edilmis,Steriel
Sterilize Edilmis Steriel,Sterilize Edilmis
Stom Kafasiz, dilsiz,Stom
Stomheid Kafasizlik, dilsizlik,Stomheid
stuk parça, dilim, runderlappen sigir eti dilimi, een tekst uzun bir
Taal Dil,Lisan,Taal
Taal Dil
Taal D(Talen) dil,lisan ,Taal D(Talen)
Taal=nderwijs H dil ogretimi/egitimi ,Taal=nderwijs H
TaalBarriere D(,S) dil engeli/sorunu ,TaalBarriere D(,S)
TaalCursus D(,Sen) dil kursu ,TaalCursus D(,Sen)
TaalFout D(,En) dil yanlisi ,TaalFout D(,En)
TaalGebruik H dil kullanisi ,TaalGebruik H
TaalGids D(,En) dil kilavuzu ,Dil Rehberi,TaalGids D(,En)
taalk/dilb topluluk ismi, ortak ad
taalk/dilb telaffuz edilmeyen, söylenmeyen, okunmayan, een me letter
TaalKunde D dilbilim,filoloji,lenguistik,TaalKunde D
TaalStudie D(,S) dil calismasi ,TaalStudie D(,S)
TaalZuivering D ari dilcilik ,TaalZuivering D
Tadil Etmek bekwamen,Tadil Etmek
Tadilat Verbouwing ,Tadilat
Tahammul Edilir draaglijk,Tahammul Edilir
takdim edil- ) gepresenteerd worden
Taki(Dilb) Affix,Taki(Dilb)
TaLenkennis D dil bilgisi ,TaLenkennis D
TaLenpracticum H dil/lisan laboratuvari ,TaLenpracticum H
TaLenstudie D(,S) dil ogrenimi ,TaLenstudie D(,S)
tamelijk groot mutedil, geçer, geçerli, kayda değer, succes kayda değer
Tasavvur Edilebilir denkbaar,Tasavvur Edilebilir
te boven gaan) tarif edilememek, ötesine geçmek, aşmak, het tart alle
Temperament H(,En) mizac,yaradilis,huy,Temperament H(,En)
Terk Edilmis Cocuk Vondeling ,Terk Edilmis Cocuk
Teselli Edilmez troosteloos,Teselli Edilmez
teslim edil- ) bezorgd worden, 3 (taksim edil verdeeld worden
tijdperk devir, çağ, ten e van Napoleon Napolyon devri, 4 taalk/dilb
Tijdzone Saat dilimi
Tijdzone D(,S) saat dilimi ,Tijdzone D(,S)
Tissue D(,S) kagit mendil ,Tissue D(,S)
Toewensen dilemek,dilekte bulunmak ,Toewensen
Tong Dil,Tong
Tong D(,En) dil ,Tong D(,En)
Troosteloos teselli edilmez,cok huzunlu ,Troosteloos
Tweetalig iki dilli ,Tweetalig
Tweetalig iki dilde yayimlanmis
Uretmek(Dilb) Afleiding,Uretmek(Dilb)
v, instrument) hassas, ince, titiz, 3 (voelbaar) hissedilir, fark edilir,
v, ei bozuk, bayat, 2 (laag) adi, bayagi, e taal açik saçik dil,
Vanzelf kendiliginden otamatikman,Vanzelf
Verbouwing tadilat,Verbouwing
Verklappen bir sirri dile vermek,Verklappen
Verontschuldigingen Ozur Dilemek,Verontschuldigingen
Verspreken dili surcmek,Verspreken
versterking van verbazing) O!, aman, ne kaba bir dil kullandı! O, wat
Verstommen dilini yutmak,hayrete dusmek,Verstommen
Vertolken Anlatim,ifade vermek,dile getirmek , canlandirmak ,,Vertolken
Verwezen Sevk,Edilmek,Verwezen
Volkstaal halk dili,Volkstaal
Vondeling terk edilmis cocuk,Vondeling
Vooralsnog simdilik,suanda,Vooralsnog
Voornaamwoord Zamir, adil,Voornaamwoord
wijziging d. omzetting d. ceza tebdili omzetting van straf d.
Xenograaf Yabanci Dil Yazar,Xenograaf
Xenografie Yabanci Dilbilimi,Xenografie
xxx (not, cijfer) onvoldoende d. 4 (dil için bozuk) gebroken, slecht,
Yabanci Dil Yazar Xenograaf,Yabanci Dil Yazar
Yabanci Dilbilimi Xenografie,Yabanci Dilbilimi
Yahudilerle Ilgili Joods,Yahudilerle Ilgili
Yahudilik Jodendom,Yahudilik
Yaradilis temperament h(,en),Yaradilis
yeni yilda en iyi dileklerimle
yla, -yle 1 met, arabayla geldiler, ze zijn met de auto gekomen. 2 en,
Zakdoek Mendil,Zakdoek
Zijn Excuses Aanbieden Af Dilemek,Zijn Excuses Aanbieden
Zijn Excuus Maken Ozur Dilemek,Zijn Excuus Maken

Ana Sayfaya Dön