Turks > Nederlands <> Nederlands > Turks Woordenboek |


Turks > Nederlands <> Nederlands > Turks Woordenboek.
Türkçe > Felemenkçe <> Felemenkçe > Türkçe Sözlük.
Türkçe > Hollandaca <> Hollandaca > Türkçe Sözlük.
77238 Kelime - Woord.


'Dünya' Kelimesinin Anlamları:

AARDAS dünyanin ekseni,
AARDBEWONER d (s) dünya sakini, insan, ademoğlu,
AARDBOL ( len) 1 dünya, 2 aardglobe) yerküre,
AARDE 1 dünya, 2 (grond) kara, toprak, yer, bitki yetişen
AARDOPPERVLAK ( ken), dünyanin yüzeyi,
AARDOPPERVLAKTE ( n, s) dünyanin yüzeyi,
AARDRIJK (bütün) dünya, fig/mec insanlik,
AARDS 1 dünya ile ilgili, dünyaya ait, 2 dünyevi, dünyalik,
afgeschoven worden op, 6 dünyası yıkılmak zich diep ongelukkig
ahretlik (dindar) devoot, godvruchtig, vroom, 2 (öbür dünyaya ait)
ALLOOI ayar, derece, 2 fig/mec insanin doğasi, iç dünya, iemand
als de wereld vergaat dünya batarsa, 2 (sterven) ölmek, kirilmak, van honger
alsof zij de in pacht heeft dünyanin en akillilisiymiş gibi
aydinlatmak, işiklandirmak, de zon verlicht de aarde güneş dünyayi
başına dünyayı dar etmek / n/ iemands leven zuur maken, iemand leven tot
başına dünyayı dar getirmek / n/ iemands leven zuur maken, iemand leven
başına yıkmak /,n/ (iş) iemand met iets opzadelen, dünyayı başına
başına zindan etmek (dünyayı /, n/ iemands leven tot een hel
başlamak, in het huwelijk evlenmek, dünya evine girmek, baş göz olmak, in
BEDRIJFSLEVEN iş hayati, iş dünyasi,
BEREISD ( er, meest ) çok gezmiş, dünyayi dolaşmiş,
beyaz giyinmiş, de wereld van het te doek beyazperde, sinema dünyasi
bilmek, sağir sultan bile duydu, de omgekeerde dünya hali, beklentinin tam
bilmiş olmak, kendini bir şey sanmak, kendini dünyanin akillisi sanmak,
birinin başina dünyayi dar etmek, zure melk ekşi süt, II h, 1 scheik/kim
BOBO (s) sp, (spor dünyasinda) ağir top,
BOLROND yuvarlak, kürevi, top gibi, onze aarde is dünyamiz top
BOTERBRIEFJE (s) evlilik sözleşmesi, dünyaevi giriş belgesi,
BUITENAARDS dünya dişi, e wezens dünya dişi varliklar
BUITENWERELD 1 diş dünya, 2 el, başkasi, wat zal de ervan
bulur, eden bulur dünyasi, zijn eigen s doppen kendi işini kendi
büyüyor, heden , morgen dood dünya Sultan Süleymana bile kalmamiş, ün
CIRCUSWERELD sirk dünyasi
çocuk dünyası kinderwereld d.
çöpü olmamak, çok fakir olmak, ter komen dünyaya gelmek, wat/hoe ter
de leven hayatini yaşamak, de hele heeft het gehoord bütün dünya duydu,
De wereId is mooier met jou! dünya seninIe quzeI
De wereld is mooier met jou!dünya seninle guzel
dış dünya buitenwereld d.
doorsnee 2 (büyüklük) grootte d. omvang d. formaat kaliber dünya
DROMER (s) dünyadan bihaber kimse, dünyayi toz pembe gören
DRUGSCENE uyuşturucu dünyasi
Dünya Bankasi
Dünya nüfusu
dünya alem Jan en Alleman, de hele wereld, iedereen
dünya barışı wereldvrede d.
dünya başına dar gelmek / n/ zich diep ongelukkig voelen, zijn wereld
dünya başına dar gelmek in een moeilijk parket zitten/raken, in een
dünya başına yıkılmak / n/ zich diep ongelukkig voelen, de wereld om
dünya batmak ten onder gaan (van de wereld)
dünya buna ne der? eller ne der?
dünya çapında over de hele wereld, wereldwijd
dünya dili wereldtaal d.
dünya durdukça eeuwenlang, tot in de eeuwigheid, zolang de wereld bestaat
dünya edebiyatı wereldliteratuur d.
dünya ekseni aardas d.
dünya evine girmek trouwen, huwen met, in het huwelijk treden met, een
dünya evine girmek, volkst/hd baş göz olmak
dünya felsefesi wereldbeschouwing d.
dünya gezisi wereldreis d.
dünya görüşü levensbeschouwing d. wereldbeschouwing d.
dünya gözüyle Napels zien en dan sterven, voordat ik doodga, voordat
dünya güzeli 1 beeldschoon, 2 (güzellik kraliçesi) schoonheidskoningin d.
dünya hakimiyeti wereldheerschappij d.
dünya harikası wereldwonder
dünya haritası wereldkaart d.
dünya olayı wereldgebeurterus d.
dünya pazarı wereldmarkt d.
dünya rekoru wereldrecord
dünya sağlık örğütü Wereldgezondheidsorganisatie d. W.G.O. d.
dünya şampiyonluğu wereldkampioenschap
dünya şampiyonu wereldkampioen d.
dünya savaşı wereldoorlog d.
dünya tarihi wereldgeschiedenis d.
Dünya Ticaret Örgütü
dünya turu wereldreis d.
dünya turuna çıkmak een wereldreis maken
dünya varmış Een hele opluchting voor mij! 2 (temiz hava için) Lekker fris!
dünya vatandaşı kosmopoliet d. wereldburger d.
dünya wereld d. aardrijk aarde d. aardbol d. eşkiya dünyaya hükümdar
dünya, wereld vergaan, (yok ol tenietgaan, verdwijnen
dünyaca meşhur wereldberoemd
dünyaca over de hele wereld, wereldwijd, wereld
dünyaca tanınmış wereldberoemd
dünyaca ünlü wereldberoemd
dünyada absoluut niet, helemaal niet
dünyadan bir görünüş
dünyadan el çekmek zich afzonderen, zich afsluiten van de buitenwereld,
dünyadan vaz geçmek zich uit de wereld terugtrekken
dünyalar birinin olmak de prins/de koning te rijk zijn, in de zevende hemel
dünyalar kadar fark olmak een enorm verschil
dünyalı ondermaans, 2 aardbewoner d.
dünyalık wereldlijk, aards, werelds
dünyanın altı üstüne gelse de al moet de onderste steen bovenkomen
dünyanın batışı ondergang van de wereld d.
dünyanın bir ucunda aan de andere kant van de wereld, heel erg ver weg
dünyanın en akıllısıymış gibi alsof hij/zij de wijsheid in pacht heeft
dünyanın gözü önünde voor het oog van de wereld, in het openbaar
dünyanın kaç köşe bucak olduğunu anlamak door schade en schande wijs worden
dünyanın kaç köşe bucak olduğunu göstermek / iemand zijn verdiende
dünyanın öbür ucunda aan de andere kant van de wereld, heel erg ver weg
dünyanın sonu ondergang van de wereld d.
dünyasal wereld aards, wereldlijk
dünyası yıkılmak / n/ zich diep ongelukkig voelen, de wereld om zich
dünyasından geçmek zich afzonderen, zich afsluiten van de buitenwereld,
dünyaya gelmek geboren worden, ter wereld komen
dünyaya getirmek / ter wereld brengen
dünyaya gözlerini açmak het levenslicht zien, voor het eerst het daglicht
dünyaya gözlerini kapamak de ogen sluiten, doodgaan, overlijden, sterven
dünyaya hükümdar olmaz, zalimin saltanati kisa olur
dünyaya kazık çakmak een zeer hoge leeftijd bereiken, lang leven
dünyaya veda etmek overlijden, sterven, doodgaan
dünyayı anlamak meer van het leven begrijpen, wereldwijs worden, weten wat
dünyayı başına dar etmek / n/ iemands leven zuur maken, iemands leven
dünyayı başına yıkmak / n/ iemands leven zuur maken, iemands leven tot
dünyayı başına zindan etmek / n/ iemands leven zuur maken, iemands leven
dünyayı sarsan olaylar wereldschokkende gebeurtenissen d.
dünyayı sarsan wereldschokkend
dünyayı toz pembe görmek de wereld door een roze bril zien, met het hoofd
dünyayı verseler voor geen goud (ter wereld), voor niets ter wereld, voor
eden bulur dünyası Je oogst wat je zaait. Wie kaatst, moet de bal
EENZELVIG z, yalniz, dünyadan el çekmiş, münzevi, fildişi
EENZELVIGHEID münzevilik, yalnizlik, dünyadan el çekme
Er is geen sms ter wereld die kan beschrijven hoeveel ik van jou houdünyada seni ne kadar sevdiğimi anlatabilen bir mesaj yoktur
Er is qeen sms ter wereId die kan beschrijven hoeveeI ik van jou hou dünyada seni ne kadar sevdiğimi anIatabiIen bir mesaj yoktur
eşkiya dünyaya hükümdar olmaz Strenge heren regeren niet lang.
etmek, de aarde beweegt zich om de zon dünya güneş etrafinda hareket
etmek, dünyayi zindan etmek II s, z, ( ler, st) 1 (ses) net, açik, ince,
fani dünya vergankelijke wereld d.
g sarsilmak, silkilmek, şok geçirmek, de aarde schokte dünya
geçim dünyası 1 Je moet werken voor de kost! 2 (anlaşma yolu) Geven en
GEDACHTELEVEN düşünce dünyasi, fikir alemi
GEDACHTEWERELD ( en) düşünce dünyasi/alemi
geldi, het Derde Rijk Hitler Almanyasi, de wereld üçüncü dünya
gerektirir, het in horen donderen dünya başina yikilmak, çok şaşirmak
GEVOELSLEVEN iç dünya, hissi hayat
GEVOELSWERELD duygu dünyasi/alerni
GEZONDHEIDSORGANISATIE sağlik örgütü/kuruluşu, wereld Dünya Sağlik
GODSONMOGELIJK mümküniyati yok, dünyada olmaz, tamamen olanaksiz
h. sanat dünyası kunstwereld d.
HANDELSWERELD ( en) ticaret dünyasi
hayat işiği, het zien doğmak, dünyaya gelmek, * aan het komen/treden
hayat/doğa, canlilar dünyasi, de e talen yaşayan diller, 2 (v, vereniging)
hele wereld bütün dünyayi gezmek,
het eeuwige verwisselen fani dünyadan ebedi dünyaya gitmek, terki diyar
het kind çocuk dünyasi, in de doğada, reis om de dünya turu, 2 aarde)
HIERNAMAALS I z, öbür dünyada, het leven öbür dünyadaki hayat, II h, het
İki aç vardır ki doymaz İlmi arayan ve dünyayı isteyen
ver weg dünyanin öbür ucu, 2 sonuç, goed, al goed iyi sonuç
ver weg dünyanin öbür ucu, 2 sonuç, goed, al goed iyi sonuç

Ana Sayfaya Dön