Turks > Nederlands <> Nederlands > Turks Woordenboek |


Turks > Nederlands <> Nederlands > Turks Woordenboek.
Türkçe > Felemenkçe <> Felemenkçe > Türkçe Sözlük.
Türkçe > Hollandaca <> Hollandaca > Türkçe Sözlük.
77238 Kelime - Woord.


'Boy' Kelimesinin Anlamları:

aan zijn hartstochten hirsina boyun eğmek, iradesine hakim olamamak
AANSPANNEN I f, g, (spande aan, h, aangespannen) 1 boyunduruğa
aardr/coğr boylam, in zijn volle boylamasina, uzunlamasina, boydan boya,
ACHTVLAK h ( ken) geom, sekiz düzlemli ve üç boyutlu şekil,
adam boyu manshoog, erg lang
AFMETING ( en) ölçüm, ölçü, ebat, boyut,
Afschilderen Boyamak,Resmini Yapmak,Afschilderen
AFSPANNEN g, (spande af, h, afgespannen) 1boyunduruğu çikarmak,
ahreti boylamak de pijp uitgaan, creperen, het hoekje omgaan, sterven,
aklim ermez, dat gaat mijn te boven benim boyutlarimi aşar, iemand iets
al kanlara boyanmak doodbloeden
alçarak beetje laag, wat lager, (boy vb.) beetje klein
Aldus Yani,Boylelikle,Aldus
Alzo Boylece,Alzo
AMPEL z, geniş, etrafli, etraflica, enine boyuna,
AQUAREL ( len) suluboya resim, akvarel,
argo/plat otuz bir aftrekken, rukken, masturberen, 35 / (boya -,
arpa gerst d. arpa boyu kadar ilerlemek niet veel vorderingen maken,
astar boya grondverf d.
astar boya sürmek / een grondlaag aanbrengen
astar elbise voering d. (boya grondlaag d.
astar vurmak / (boya astar) een grondlaag aanbrengen, gronden
atişa devam etmek, 2 (gaan bloeien) gelişip boy atmak
atkı (argaç) inslag d. 2 (boyun - sı) halsdoek d. omslagdoek d.
av boynuzu jachthoorn d.
Ayakkabi Boyacisi
Ayakkabi Boyasi
Ayakkabi Boyacisi Schoenpoetser,Ayakkabi Boyacisi
ayakkabı boyacısı schoenpoetser d.
Ayakkabi Boyasi Schoensmeer,Ayakkabi Boyasi
ayakkabı boyası schoensmeer li.
badık eendenkuiken 2 (kısa boylu) kort, klein van gestalte
beden, boy, welke heeft u? kaç beden/numara/boy giyiyorsunuz? welke
BEGOOCHELING ( en) 1 göz boyama, 2 (gezichtsbedrog) göz
BEGOOHELEN g, (begoochelde, h, begoocheld) göz boyamak,
BEITS ecza, koruyucu boya, astar, vernik,
BEITSEN g, (beitste, h, gebeitst) (çürümemesi için) boyamak,
BEKLADDEN g, (bekladde, h, beklad) boyamak, boya ile
benim boyutlarımı aşar Dat gaat boven mijn pet. Dat gaat mijn kennis te
BEREIK erim, fig/mec het is buiten (boven) mijn o boyutlarimi
BERMTOERISME otoyolu pikniği, yol boyu turizmi,
beşikten mezara kadar, bütün ömür boyunca,
biktim senden, boyun devrilsin!
bir boy hd./volks. 1 een keer, 2 (afstand) heel lang, ver
birine boyun eğdinnek
birinin gözünü boyamak, gerçeği göstermemek, iets met de ogen verslinden
birinin kafasini/boynunu vurmak
BLADDEREN gs, (bladderde, h, gebladderd) (boya) kabarmak,
BOA (s) 1 zo, Boğayilani, 2 (haisbont) boyun kürkü,
BOEKWERK ( en) kitap, büyük boy kitap,
boktan kurtumaz, e gehoorzaamheid kör boyun eğiş, 2 (onzichtbaar)
BOOMLANG dev gibi, upuzun, ağaç boyunda,
BORSTHOOGTE op göğse kadar, göğüs boyu,
BOULEVARDPERS bulvar basini, boyali basin,
Boy Figuur,Formaat,Boy
Boy Abdesi
boy gestalte d. figuur d. 2 (uzunluk) lengte d. 3 (ebat) formaat maat
Boy Uzunluk
boy de hoogte
BOY (s) erkek çocuk, delikanli,
Boy Abdesi Rituele Wassing,Boy Abdesi
boy abdesti rituele wassing d.
boy atmak 1 (insan) groeien, groter worden, 2 (bitki) groeien,
boy atmak, çabuk büyümek, 3 (vooruitkomen) ilerlemek, mijn werk schiet nog
boy bos atmak
boy bos atmak groeien, groter worden
boy bos gestalte d. gedaante d. bouw d.
boy boy in verschillende maten, verschillend
boy göstermek 1 (görünmek) tevoorschijn komen, verschijnen, 2 (gösteriş
boy heykeli standbeeld
boy ölçüşmek / zich met iemand meten, wedijveren met, concurreren met
Boy Uzunluk Hoogte/Lengte,Boy Uzunluk
Boya Verf,Plamuur,Boya
boya verf d. 2 (mürekkep) inkt d. 3 (renk maddesi) kleurstof d. kleur d.
boya çekmek / verven, een laag verf aanbrengen
boya kalemi kleurpotlood
boya maddesi verfstof d.
boya püskürteci verfspuit d.
boya sürmek / verven, verf aanbrengen
boya tabancası verf/spuitpistool
boya tutmak kleurecht zijn
boya vurmak / verven, kleuren, schilderen
Boyaci Schilder,Schoenpoetser,Boyaci
boyacı schilder
boyacı dükkanı verfwinkel d.
boyacı papatyası gele kamille d. (Anthemis tinctoria), katmerli
boyacılık beroep van schilder 2 (ayakkabı boyama) beroep van
boyak pigment
boyalamak verven, (resim vb.) schilderen
boyalamak, boya vurmak, boya çekmek
boyalanmak bevlekt worden met kleur, 2 (lekelenmek) bevlekt worden
boyalı kleuri kladderig
boyama het verven
Boyamak Verven,Afschilderen,Schilderen,Boyamak
boyamak verven, schilderen, kleuren, (yüz) grimeren, (çocuk yüzü
boyamak, (schrijven) karalamak, kötü yazmak,
boyanmak (ev vb. huis enz.) geschilderd worden, 2 (makyaj yap opmaken,
boyatmak- i, laten schilderen
boyca wat lengte betreft
Boycot boykot,Boycot
BOYCOT ( ten) boykot,
BOYCOTMAATREGEL ( en) boykot önlemi,
BOYCOTTEN (boycotte, h, geboycot) boykot yapmak, boykot etmek,
boydan boya van onder tot boven, in volle lengte, overlangs, (ülkeyi -
boydan kaybetmek kd./spreekt. klein zijn (v. gestalte)
Boykot boycot,Boykot
boykot - tu boycot d.
boykot etmek / boycotten, buitensluiten
boykot yapmak / boycotten, buitensluiten
Boykotten boykotyapmak,Boykotten
Boykotyapmak boykotten,Boykotyapmak
boylam coğr/aardr lengte d.
boylam derecesi coğr/aardr lengtegraad d.
boylamak belanden, geraken, toevallig ergens terecht komen,
boylamak, kuyruğu titremek, aan een ziekte bir hastaliktan ölmek, van
boylamak, ulaşmak, ik kom eraan (oraya) geliyorum, 2 aanstaande zijn) yolda
boylamasına in de lengte, (uzanan için) languit
boylanmak van gestalte) langer worden
boylatmak- i, in de bak laten stoppen, iemand in de nor
Boyle Zo,Zulk,dusdanig,Boyle
Boyle Bir dergelijke,Boyle Bir
Boylece Zo,Alzo,dus,Boylece
Boylelikle Aldus,Boylelikle
boylu boslu struis, rijzig, groot van gestalte, fors
boylu boyunca languit
boylu boyunca uzanmak languit liggen, zich uitstrekken
boylu groot van gestalte
boylu poslu lang (van postuur/gestalte)
boyna wrikriem
boyna atılmak / n/ omarmen
boyna etmek den./scheep. wrikken
boynu altında kalsın De duivel hale hem!
boynu bükük verdrietig, bedroefd
boynu kıldan ince olmak bereid zijn zijn straf te accepteren, bereid zijn
boynum kıldan ince ik ga daarmee akkoord.
boynuna sarılmak / n/ omhelzen, omarmen
boynunda kalmak / n/ op iemands schouders terecht komen
boynunu bükmek 1 / (acındırmak) zich zielig gedragen, zich
boynunu vurmak / n/ onthoofden
boynunu vurmak, başini kesmek
boynuz hoom d. horen d. (geyik - u) gewei
boynuz kulağı geçmek zijn oudere overtreffen, zijn oudere te boven gaan
boynuz takmak / iemand horens opzetten, ontrouw zijn, overspel plegen
boynuzlamak (boynuzla vur met horens stoten, 2 mec./fıg. (ihanet et
boynuzlu gehoorn met horens
boysuz kort/klein (van gestalte)
boyu bütün kahvelere uğramak, 2 muz/müz mizika, bando, orkestra II d, ( len)
Boyun Nek ,Hals,Boyun
Boyun Egen
boyun - ynu nek d. hals d.
boyun atkısı das d. sjaal d.
Boyun Bagi (Stropdas,Kravat)
Boyun Bagi (Stropdas,Kravat) das(,sen) ,Boyun Bagi (Stropdas,Kravat)
boyun borcu ereplicht d.
boyun bükmek zich vernederen
boyun damarı halsslagader d.
boyun devrilsin Loop naar de hel, Loop naar de bliksem, Loop naar de pomp,
Boyun Egen deemoedig,Boyun Egen
boyun eğen gehoorzaam, onderdanig
boyun eğme onderwerping d.
boyun eğmek / zich onderwerpen aan, toegeven, het hoofd buigen, zich
boyun eğmek, pes etmek, voor iemand (iets) birine (bir şeye) pes etmek
boyun hals d. 3 (denizde) zee- engte d. zeestraat d. 4 (yaka) kraag d. 5
boyun omuru halswervel d.
boyun zinciri halsketting d.
boyuna languit, 2 hd./volkst. (devamlı) altijd, voortdurend,
boyunbağı - nıu stropdas d.
boyunburan zo. draaihals d. (Jyrix torquilla)
Boyunca door,tijdens,Boyunca
boyunca (süresince) gedurende, tijdens, 2 (kıyısı langs, 3 (bir
boyunca, de rivier nehir boyunca, deze weg bu yol boyunca, 2 (door)
boyunca, langs diplomatieke diplomatik yolda, dezelfde opgaan ayni yola
boyundan büyük işlere girişmek te veel hooi op zijn vork nemen
boyunduruğa koşmak / in het juk spannen
boyunduruğa vurmak / iemand onder het juk brengen
Boyunduruk Juk,Boyunduruk
boyunduruk altina almak
boyunduruk altına almak / onder het juk brengen, onderwerpen, in het
boyunduruk altına girmek zijn vrijheid verliezen en zich onderwerpen, onder
boyunduruk altinda tutmak, in het lopen hizaya gelmek, üzerine düşeni
boyunduruktan kurtulmak zich het juk afschudden/afwerpen
boyunun ölçüsünü almak 1 (beceriksizliğini anla pijn lijden aan zijn
Boyut dimensie(,s),Boyut
boyut - tu 1 (format) formaat 2 geom. (ebat) dimensie d. 3 aspect
BREEDSPRAKIG z, ayrintili, detayli, uzun uzadiya, enine boyuna,
brengen boyunduruk altina almak, boyun eğdirmek, het afschudden/afwerpen
Bundan Boyle
Bundan Boyle Voortaan ,Bundan Boyle
çarptirmak, tot levenslange gevangenisstraf ömür boyu hapse mahküm etmek,
cehennemi boylamak creperen, de kraaienmars blazen, verrekken, het hoekje
cep boyu zakformaat
çıkmaz (sokak) doodlopend, 2 (boya vb.) onoplosbaar, onuitwisbaar, 3 ( -
CLAN d (s) boy, oymak,
çok boyutlu meerdimensionaal
Cowboy Kovboy,Cowboy
COWBOY (s) kovboy
CUP (s) 1 kupa, 2 (v, bustehouder) sütyen boyu/ölçüsü
DAGENLANG z, günler boyunca, günlerce
dalga boyu golflengte d.
DAS I d, ( sen) zo, porsuk II d, ( sen) 1 (sjaal) boyunbaği,
Das(,Sen) 2 atki, sal,boyun bagi (stropdas,kravat),Das(,Sen) 2
dayak çekmek, de warmte sicakliği ölçmek, zich met iemand biriyle boy
de bir boyu da, ha yedi gün ha bir hafta, ha hasan dayi ha dayi hasan, een
Deemoedig itaatkar,boyun egen,teslimiyetci,Deemoedig
DEKVERF (...verven) kapatici boya
Dergelijke boyle bir ,benzeri,Dergelijke
deve boynuz ararken kulaktan olmuş Je weet wat je hebt, maar niet wat je
deve boynuz ararken kulaktan olmuş, insan elindeki ile yetinmeli aksi halde
deveye boynun eğri demişler, o da nerem doğru ki demiş Absurd op details
dikkatle izlemek, zich lelijk in de s snijden ağzi yanmak, boyunun ölçüsünü
dikmek, imamin kayiğina binmek, tahtali köyü boylamak, ölmek, 3 papaz, dini
dikmek, tahtali köyü boylamak, kuyruğu titremek
dimensie yeni boyutlar knzandırmak iets een nieuwe dimensies geven
DIMENSIE d (s) boyut
Dimensie(,S) boyut ,Dimensie(,S)
Diz Boyu
Diz Boyu kniehoogte,Diz Boyu
Diz Boyu Corap
diz boyu tot de knie
Diz Boyu Corap kniekous,Diz Boyu Corap
dökülmek (yaprak) afvallen, 2 (saç) uitvallen, 3 (boya vb.) afbrokkelen,
dolma kalem boyası vulpeninkt d.
door de (in de ) hafta boyunca, hafta süresince, om de her hafta,
Door,2 tarafindan,Yuzunden,boyunca,suresince,,Door,2
Driedimensionaal uc boyutlu ,Driedimensionaal
DRIEDIMENSIONAAL üç boyutlu
DRUKINKT ( en) baski boyasi, baski mürekkebi
dudak boyası lippenstift d. lipstick d.
Dus(nl) yani(baglac),o/su halde,demekki,boylece ,,Dus(nl)
Dusdanig oyle, boyle, bu tur, bu gibi,,Dusdanig
duvar şebboyu bot. muurbloem d. (Cheiranthus cheui)
EENHOORN (s) tek boynuzlu efsanevi bir at
eğen, een volk maken bir halki boyunduruk altina almak, halka
ELAND ( en) zo, bir tür iri boynuzlu geyik,
enine boyuna grondig, tot in de details, ampel, breedvoerig, diepgravend
eski boyasini kaziyarak çikarmak,
evinde, mijn leven hayatimda, hayatim boyunca, ons bizde, haar
eyvallah dememek, boyun eğmemek, aan zitten omuz omuza oturmak, sikişik
felaketin boyutu, 4 (v, stem) güç, kuvvet
fidan boylu lang (van fıguur)
fig/mec zich het juk boyunduruğu atmak, sorumluluktan kurtulmak,
Figuur Sekil,Boy,endam,Figuur
FIGUUR h, (figuren) 1 (gestalte) boy, endam, boybos, şekil, biçim,
firçalamak, schoenen ayakkabi boyamak
FOLIANT ( en) büyük boy kitap
FOLIO (s) druk/matb formasi dört sayfalik, folya boy,
Formaat Boy,ebat,Formaat
FORMAAT (...maten) boy, ebat, büyüklük, van büyük, önemli
g zich inschikkelijk tonen) alttan almak, boyun eğmek, karşi koymamak,
GARDENIA (,s) bot, gardenya, kökboyasigillerden bir bitki
gebermek, ölmek, tahtali köyü boylamak, imamin kayiğina binmek
GEDAANTE ( n, s) şekil, biçim, görünüş, boybos, endam, van
GEDRONGEN 1 tiknaz, bodur, kisa boylu, 2 (compact) sikişik, sik,
gedurende twee jaar iki yillik, iki yil için, iki yil boyunca, een
GEDURENDE il esnasinda, boyunca, sirasinda, de oorlog savaş esnasinda,
gehad o tam bir gün boyunca ateşlendi, bütün gün ateşi vardi
GEHOORND boynuzlu
GEHOORZAAMHEID itaat, boyun eğme, uysallik, mülayimlik
gelmemek, baş edememek, (y)a/e karşi boy ölçüşememek, zijn geluk niet
gemi yapimi, 4 (gestalte) bünye, boy bos, sterk van boylu boslu, 5
gerdanlı dalgıçkuşu, kızıl boyunlu dalgıç roodkeel duiker d. (Gavia
geschikt uygun, tam, doğru, de e maat tam ölçü, uygun boy, 5 tam olarak,
GESTALTE ( n, s) endam, boy, boy bos, fig/mec krijgen biçim almak,
GEWEI ( en) boynuz, geyik boynuzu
geyik boynuzu gewei
GEZINSFLES ( sen) büyük şişe, aile boyu şişe
GEZINSVERPAKKING ( en) aile boyu paket
GLAMOURBOY (s) büyüleyici erkek
GLASSCHILDERKUNST cam boyama sanati, cam renklendirme
GOLFLENGTE ( n, s) (radyoda) dalga boyu, dalga uzunluğu, op dezelfde
GOOCHELAAR (s) sihirbaz, hokkabaz, gözboyayici
GOOCHELARIJ ( en) sihirbazlik, hokkabazlik, gözboyayicilik
GOUACHE (s) 1 guvaş, zamkli sulu boya, 2 (schilderij) guvaş resim,
göz boyamak iemand zand in de ogen strooien, iemand een rad voor de ogen
göz boyası oogschaduw d.
gözünü boyamak, birini aldatmak, birini kandirmak, iemand in het doen
GRACHTENHUIS (...huizen) kanal boyu evi
GRACHTENPAND ( en) kanal boyu evi
GROEIEN gs, (groeide, is gegroeid) 1 büyümek, gelişmek, boy atmak,
GRONDKLEUR ( en) 1 ana renk, 2 (v, schilderijen enz,) astar boya
GRONDVERF (... verven) astar boya
GRONDVERVEN g, (grondverfde,h, gegrondverfd) astar boya vurmak
GROOTTE ( n, s) büyüklük, cüsselilik, (omvang) çap, hacim, boy,
gün boyunca de hele dag (door)
güney sahili boyunca seyretmek, fig/mec een idee laten bir fikirden
günler boyunca dagenlang
güzergah (uğrak) parkeerplaats (langs de weg) d. 2 (yol boyu) traject
haftalar boyunca wekenlang
Hals Boyaz,Hals
HALS (halzen) 1 boyun, boğaz, girtlak, om brengen öldürmek,
HALSDOEK ( en) atki, boyunbaği, kaşkol
HALSSLAGADER ( s, en) anat, şahdamari, boyun damari, karotis
HALSWERVEL (s) boyun omuru
handboeien aandoen, 9 / (boya, verf) verven, aanbrengen, 10
hapishaneyi boylamak in de bak terechtkomen, in de nor zitten, in de
havsalami aşar, benim boyutlarimi aşar, anlayamam, is macht bilgi güçtür 4
hele dag gün boyunca, 3 (niet onophoudend) devamli, durmadan,
hem zijn leven lang te kadin onu hayati boyunca kendine bağlamayi
her boyaya girip çıkmak een paar baantjes geprobeerd hebben, overal aan
hokkabazlik yapmak, göz boyamak, sihir yapmak,
Hoogte Yukseklik,Boy Uzunluk,Hoogte
HOOI saman, kuru ot, te veel op zijn vork nemen boyundan büyük işe
HOORN horen d, 1 ( en, s) boynuz, de s laten zien boynuz göstermek,
HOORNEN boynuzdan
hovarda gek op vrouwen, 2 rokkenjager d. 3 playboy d.
HUISSCHILDER (s) ev boyacisi, badanaci
hükümeti sirasinda, nin idaresi boyunca, het eten yemek esnasinda, 4
Keciboynuzu Johannesbrood,Keciboynuzu
Kisa Boylu klein,Kisa Boylu
kiyi boyu Kust
Kladden karalayarak yazmak,kotu yazmak,lekelemek,kotu boyamak,,Kladden
Klein Kucuk,kisa boylu,ufak,Klein
kleurstof boya, natuurlijke en doğal boyalar
Kniehoogte diz boyu, ,Kniehoogte
Kniekous diz boyu corap,koruyucu corap,,Kniekous
Kotu Boyamak kladden,Kotu Boyamak
Kovboy Cowboy,Kovboy
Kust kiyi boyu
Laag Alcak,Basik,Boysuz,Laag
Lang Boy Uzunluk,Uzun,Lang
Langs Boyunca,Onunden (Yanindan) Gecerek,Langs
Lengte Boy Uzunluk,Uzunluk,Lengte
Levenslang Hayat Boyunca,Levenslang
lijdzaam itaatli, boyun eğen, 3 zijn aan (y)a/e maruz kalmak/olmak
Makyajda Kullanilan Yagli Boya Schmink,Makyajda Kullanilan Yagli Boya
Middelgroot Orta Boylu,Middelgroot
Muurverf Duvar Boyasi,Muurverf
Olieverf Yagli Boya,Olieverf
Pakweg ortalama,kabaca,soyle boyle,yaklasik,,Pakweg
Park Yeri yol boyu park yeri, ,Park Yeri
Plamuur Astar,Boya,Plamuur
plat/argo nallari dikmek, zibarmak, ahreti/tahtali köyü boylamak, zartayi
Rituele Wassing Boy Abdesi,Rituele Wassing
roeien scheep/den boyna etmek, tek kürekle yürütmek
Schilder Boyaci, ressam,Schilder
Schilderen Resim Yapmak,Boyamak, resim cikarmak,Schilderen
Schilderij Yagli Boya Tablo,Resim, tablo,Schilderij
Schmink Makyaj, makyajda kullanilan yagli boya,Schmink
Schoenpoetser Boyaci, ayakkabi boyacisi,Schoenpoetser
Schoensmeer Ayakkabi Boyasi,Schoensmeer
sieraad boyuna takmak, (kledingstuk) omuza atmak, sirtina geçirmek
Soyle Boyle pakweg,Soyle Boyle
Spartium junceum, boyacı karırtırnağı verfbrem d. (Genista tinctoria)
Tijdens esnasinda,suresinde,muddetince,boyunca ,,Tijdens
Uc Boyutlu driedimensionaal,Uc Boyutlu
v, vogel boyun, boğaz, 3 een stuk in zijn hebben sarhoş olmak, zurna
Verf Boya,Verf
Verven Boyamak,Verven
Voortaan bundan boyle,Voortaan
xxx (yükseklik) hoogte d. 5 (büyüklük) grootte d. adam boyu manshoog, erg
ya/e boyun eğmek
Yagli Boya Olieverf,Yagli Boya
Yol Boyu Park Yeri park yeri,Yol Boyu Park Yeri
Zo Boylece,Boyle,Bunun Gibi,Zo
Zulk Boyle,Zulk

Ana Sayfaya Dön