Turks > Nederlands <> Nederlands > Turks Woordenboek |


Turks > Nederlands <> Nederlands > Turks Woordenboek.
Türkçe > Felemenkçe <> Felemenkçe > Türkçe Sözlük.
Türkçe > Hollandaca <> Hollandaca > Türkçe Sözlük.
77238 Kelime - Woord.


'Birli' Kelimesinin Anlamları:

AANMATIGEN kurumlu, kibirli, kendini begenmiş, küstahça,
Aas2 As,Birli,Aas2
acemi birliği 1 eerste opleidingsplaats voor dienstplichtigen, 2 tar./hist.
Afrika Birli
Afrika Birli Afrikaanse Unie
Afrikaanse Unie Afrika Birli
ağız birligi etmek / Afspreken om hetzelfde te zeggen
ağızbirliği - ni onderlinge Afspraak d.
ağızbirliği etmek / onderling overeenkomen (wat men gaat zeggen)
ALSMEDE bağ, ...ve de, ...ile birlikte,
Arabische Liga Arap Birli
arada paketlemek, birlikte toparlamak
Arap Birli
Arap Birli Arabische Liga
ARROGANT z, kibirli, küstah, burnu havada, burnu büyük, kendini
ARROGANTIE kendini beğenmişlik, kibir, kibirlilik,
ASSOCIATE (s) hand/tic 1 birlik, kurum, dernek, 2 psych/psik
Associatie Birlik,Dernek,Cagrisim,Associatie
Associatie van Zuidoost "Gney Dogu Asya Milletler Birligi Aziatische Naties "
ASSOCIATIER z, 1 birliğe ait, 2 psych/psik begrijpen çağrişim
Attent Dusunceli,Ozenli,Tedbirli,Attent
ATTENT z, l uyanik, dikkatli, düşünceli, tedbirli, ihtimamli,
Avrupa Birligi
Avrupa Birligi Europese Unie
azen kaartspel/isk as, birli, harten kupa birlisi,
BEDACHT düşünceli, ihtiyatli, hazirlikli, tedbirli, op iets
BEDACHTZAAM z, düşünceli, tedbirli, ihtiyatli,
beğenmiş, gururlu, kibirli
BELANGENGEMEENSCHAP ( pen) çikar birliği,
BENEVENS il (y)a/e ilaveten, ...ile beraber, ile birlikte,
beraber (birlikte) samen, gezamenlijk, 2 (aynı seviyede) gelijkstaand
beşibirlik een gouden hanger met een waarde van vijf kleine gouden munten
BEZETTINGSTROEPEN mv/çoğ mil/ask işgal birlikleri, işgal
BEZONNEN z, ihtiyatli, tedbirli, düşünceli, temkinli,
bij elkaar birlikte yapmak, müşterek yapmak, beraber yapmak
Bijeen birlikte,Bijeen
BIJEEN z, birlikte, (hep) bir arada,
BIJEENZIJN gs, (was bijeen, is bijeengeweest) birlikte olmak,
birden,birlikte, door karmakarişik, düzensiz, alt üst, met
Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür iş birliği Örgütü Organisatie
birleşmiş milletler eğitim, -bilim ve kültür iş -birliği örgütü Organisatie
Birli Aas,Birli
birli isk./kaartspel. aas d.
birliği, van geloof inanç birliği, 2 (als maat) birim, ölçübirimi,
birligine varmak, 2 (harmonie) uyum, ahenk, uygunluk, in met ile uyum
Birlik Associatie,Eendracht,Faderatie,troep d(,en),,Birlik
birlik eenheid d. eendracht d. 2 (dayanışma) solidariteit d. 3 (kurum)
birlik halinde dizilmiş,
birlik, het masker van vriendschap arkadaşlik maskesi altinda, II z, 1
Birlik,2 Bond,Birlik,2
birlikler kişlaya geri döndü
Birlikte Met Elkaar,tezamen,tegelijk,bijeen,,Birlikte
birlikte (beraber) samen, gezamenlijk, collectief, 2 (bir arada) bijeen,
Birlikte Calisma
Birlikte Yasamak
Birlikte Calisma Samenwerking,Birlikte Calisma
birlikte çalışmak samenwerken
birlikte değerlendirme coöperatieve evaluatie d.
Birlikte her geçen gün kalbimde ve hislerimde daha önemli bir yer aliyorsun.
Birlikte her ge?en gn kalbimde ve hislerimde daha nemli bir yer aliyorsun Iedere dag die we doorbrengen neem je een steeds belangrijkere plaats in mijn hart en gevoelens
birlikte olmak / samen zijn, bijeen zijn
birlikte oturmak / samenwonen
birlikte oturmak, bir arada yaşamak, ayni yeri paylaşmak, ayni evde ikamet
birlikte planlama coöperatieve planning d.
birlikte var olma coëxistentie d.
Birlikte Yasamak Samenwonen,Birlikte Yasamak
birlikte, ortak, görüş birliği içinde, een besluit ortak karar
birlikten kuvvet doğar
birlikten kuvvet doğar Vele handen maken licht werk. Eendracht maakt macht
BOERENBOND ( en) çiftçiler birliği,
Bond de ittifak, birlik, sendik,Bond
BOND ( en) 1 ittifak, birlik, staten devletler ittifaki, 2
bununla birlikte desondanks, toch, anderzijds, daarentegen
C.A. afk/kis cum annexis eki ile birlikte
çiftçiler birliği boerenbond d.
çıkar birliği belangengemeenschap d.
çıkartma birlikleri landingstroepen d.
çirpmak, fig/mec birlikte çalişmak, elbirliği etmek
Collaborateur Isbirlikci,Collaborateur
COLLABORATEUR (s) 1 işbirlikçi, birlikte çalişan, iş birliği
COLLABORATIE işbirliği, kubaşma
COLLECTIEF I s, z 1 kolektif, ortaklaşa, birlikte, müşterek,
COMMANDOTROEPEN komando birlikler
CONCERN (s) hand/tic şirket, ticarethane, ticari birlik
CONCUBINAAT nikahsiz birlikte yaşama
CONFEDERATIE (s) konfederasyon, birlik
CONSENSUS his/görüş birliği
CONSORTIUM (s) hand/tic geçici ticari birlik,
CONSUMENTENBOND ( en) tüketicililer birliği
COOPERATIE (s) işbirliği, kooperasyon
COOPEREREN coöpereerde, h, gecoöpereerd) işbirliği yapmak,
COORDINATIE (s) koordinasyon, işbirliği sağlama, düzenleştirme
COPRODUKTIE (s) ortak üretim, birlikte ürteim
CORNER (s) 1 sp, korner, köşe, 2 hand/tic spekülasyon birliği
CORPORATIE (s) mesleki birlik, korporasyon
CORPS 1 birlik, studenten öğrenci birliği, 2 diplomatique
CORPSBAL ( len) birlik öğrencisi
DAGJESMENS ( en) günübirlikçi, bir günlük tatilci
Dagjesmensen gunubirlikciler,bir gunluk tatilciler ,Dagjesmensen
DAGRECREANT ( en) günübirlikçi, bir günlük tatilci
DELIBERATIE (s) düşünüp taşinma, görüşme, daniş, birlikte
DETACHEMENT ( en) mil/ask kita, müfreze, birlik, askeri kol
dikmek, de koers naar (y)a/e rotayi çevirmek, de troepen birlikleri
Douane "gmrk birligi unie "
DRIEEENHEID (dinde) üç birlik, teslis
durum, hal, vaziyet, 7 (bouwstijl) (n) mimari tarz, 8 birlik, tarikat, de
düşünce birliği instemming d.
Eendracht Uyuym,birlik,Eendracht
EENDRACHT uyum, ahenk, birlik, kubaşma, elbirliği, maakt macht
EENHEID (...heden) 1 (het niet verdeeld zijn) birlik, van
EENPARIG z, uyumlu, mutabik, birlikte met e stemmen oybirliği
EENPARIGHEID oybirliği, mutabiklik,
eetkamer 2 (birlik) vereniging d. verbond kamer d. Ticaret Odası Kamer
Eigendunkelijk Kibirli,kendini begenmis,Eigendunkelijk
Ekonomik Işbirliği ve Kalkinma Örgütü
ekonomik işbirliği ve kalkınma örgütü Organisatie voor Economische
elbirliği - ni samenwerking d.
elbirliği yapmak / samenwerken
elbirliği yapmak, el ele hareket etmek, el ele vermek
elkaar omgaan, 2 (görüş birliğine var het eens zijn,
en omgevallen her şeyimle birlikte bisikletten düştüm, III z, 1 ik
en Ontwikkeling Ekonomik Işbirliği ve Kalkinma Örgütü
esnaflar birliği winkelvereniging d.
etmek, atamak, troepen birlikleri başka yere yerleştirmek
etmek, birlikte yapmak, niet kunnen ayak uyduramamak, parasi yetmemek
etmemek, aceleye getirmemek, tedbirli davranmak, van de een dag maken
Europese Unie Avrupa Birligi
Faderatie Federasyon,birlik,Faderatie
faizi ile birlikte ödeyerek hesabi kapatmak, amorti etmek
FEDERATIE s federasyon, birlik
fig/mec hoogmoedig burnu büyük, kendini beğenmiş, tafraci, kibirli, burnu
Fiyat Birligi
Fiyat Birligi pariteit,Fiyat Birligi
G.A.K afk/kis Gemeenschappelijk Administratiekantoor Işletmeler Birligi
GARDE 1 (s) muhafiz birliği, de oude eski nesil /toprak, 2 (n)
Geduldig Sabirli,Geduldig
GEDULDIG z, 1 sabirli, havsalasi geniş, hazimli, tahammüllü, dayanikli,
GEMEENSCHAPPELIJK z, müşterek, ortak, birleşik, toplu, birlikte,
GENIETROEPEN mv/çoğ istihkâm birlikleri
GENOOTSCHAP ( pen) birlik, kurum, cemiyet, dernek
GEPAARD ikişer, ikili, çift, birlikte, gaan birlikte olmak/gitmek
GEVECHTSEENHEID (...heden) mil/ask özel tim, dövüş birliği
GEZAMENLIJK I s, toplu, birleşik, tüm, bütün, II z, birlikte, hep
GILDE d, (n) lonca, esnaf birliği
girilmez, zenginle işbirliği fakirin zararinadir, zo zo knecht böyle
gmrk birligi "Douane unie"
Gney Dogu Asya Milletler Birligi "Associatie van Zuidoost Aziatische Naties"
görüş birliği overeenstemming d.
GROEP ( en) grup, küme, zümre, birlik, topluluk, takim, actie eylem
GUERRILLATROEPEN mv/çoğ gerilla birlikleri
gümrük birligi
Güney Dogu Asya Milletler Birligi
günübirlik een dag durend, slechts voor een dag
Gunubirlik Uzun Gezi
Gunubirlik Uzun Gezi trektocht d(,en),Gunubirlik Uzun Gezi
günübirlik yaşamak bij de dag leven
günübirlikçi dagjesmens d. passant d.
Gunubirlikciler dagjesmensen,Gunubirlikciler
gururlu trots, fier, 2 (kibirli) hooghartig, hoogmoedig, ingebeeld, ijdel
HANDLANGER (s) 1 yardimci, 2 ong/ols ortak, işbirlikçi
HAUTAIN z, kibirli, kendini beğenmiş, kurumlu, burnu havada, burnu kaf
hayinleri, gizli işbirlikçiler
HEULEN gs, (heulde, h, geheuld) met de vijand düşmanla işbirliği
HOOGHARTIG z, kibirli, gururlu, kendini beğenmiş, kurumlu
HOOGHARTIGHEID kibirlilik, gururluluk, kurumluluk
HOOGMOEDIG z, kibirli, kendini beğenmiş, burnu havada, gururlu,
HOVAARDIG ong/ols kibirli, kendini beğenmiş, gurur düşkünü
hücum birlikleri stormtroepen d. stoottroepen d.
Iedere dag die we doorbrengen neem je een steeds belangrijkere plaats in mijn hart en gevoelens Birlikte her ge?en gn kalbimde ve hislerimde daha nemli bir yer aliyorsun
Isbirlikci Collaborateur,Isbirlikci
Kibirli Eigendunkelijk,pedant,Kibirli
Kim bir topluluğu severse, Allah onu o toplulukla birlikte haşreder Als iemand houdt van de gemeenschap, Allah brengt hem / haar met die gemeenschap in het paradijs
Lankmoedig Sabirli,Dayanikli,Lankmoedig
Liga Ittifak,Birlik,Liga
Lijdzaam Sabirli,Uysal,Lijdzaam
Mede Ile Beraber,Birlikte,Mede
Medewerken Is Birligi Yapmak,Medewerken
Met Ile,Ile Beraber,Birlikte,Met
Met Elkaar Birlikte,Met Elkaar
oybirliği unanimiteit
Parasut Birlikleri paratroepen,Parasut Birlikleri
Paratroepen parasut birlikleri, ,Paratroepen
Pariteit esit hak,esitlik,fiyat birligi, ,,Pariteit
Pedant ukala,cok bilmis,kendini begenmis,kibirli,,Pedant
Sabirli Geduldig ,Sabirli
Samenwerking Birlikte Calisma, tesrikimesai,Samenwerking
Samenwonen Birlikte Yasamak,Samenwonen
Sendikalar Birligi Vakbeweging ,Sendikalar Birligi
Tedbirli Attent,Tedbirli
Tegelijk Birden,ayni zamanda/anda,beraber,birlikte ,,Tegelijk
Tezamen birlikte,beraber ,Tezamen
Trektocht D(,En) gunubirlik uzun gezi ,Trektocht D(,En)
Troep D(,En) birlikgrup,takim ,Troep D(,En)
v, boek bölüm, parça, 2 mil/ask kol, birlik, kita, 3 (v,
Vakbeweging sendikalar birligi,Vakbeweging
zinsverband baglam, 5 (samenwerking) groeps grup ilişkisi/işbirligi,

Ana Sayfaya Dön