Turks > Nederlands <> Nederlands > Turks Woordenboek |


Turks > Nederlands <> Nederlands > Turks Woordenboek.
Türkçe > Felemenkçe <> Felemenkçe > Türkçe Sözlük.
Türkçe > Hollandaca <> Hollandaca > Türkçe Sözlük.
77238 Kelime - Woord.


'Birakmak' Kelimesinin Anlamları:

Achterlaten ( Geride) Birakmak,Achterlaten
Adres Birakmak
Adres Birakmak Zijn/Haar Adres Door Geven ,Achter Laten,Adres Birakmak
af ile serbest birakmak,
akişina/oluruna birakmak, umursamamak, onder staan su altinda durmak, er
alişkanlik vazgeçmek, birakmak, het roken sigarayi unutmak,
almak, birini görev dişi birakmak
altinda olmak, laten birakmak, dokunmamak, zijn baard laten sakalini
araziyi su altinda birakmak
arkada birakmak, terketmek, hij heeft drie zoons nagelaten üç çocuk geride
ayirip birakmak, 2 zich het recht hakki kendinde tutmak
ayirmak, (v, hoed, bril enz,) çikarmak, 3 (wegbrengen) birakmak,
azaltmak, etkisiz birakmak, 2 (v, gebied) tarafsiz kilmak, yansizlaştirmak,
BAARD ( en) 1 sakal, zijn laten staan sakal birakmak, de in
başini boş birakmak, serbest birakmak,
Bekoren meftun etmek,hayran birakmak,Bekoren
Beroven soymak ,yoksun birakmak,Beroven
Besini Birakmak
Besini Birakmak weglaten,Besini Birakmak
BEVRUCHTEN g, (bevruchtte, h, bevrucht) döllemek, gebe birakmak,
BINNENLATEN g, (liet binnen, h, binnengelaten) içeri birakmak,
bir şeyden vazgeçmek, el çekmek, bir şeyi birakmak, hij liet niet af
Birakmak Ophouden,Uitademen,weglaten,plaatsen,,Birakmak
Birakmak Geride)
birakmak II s, dat zit wel yolunda, halloldu, iyidir
Birakmak( Geride) Achterlaten ,Birakmak( Geride)
birakmak, arkada
birakmak, geride birakmak, birakmak, schuld (ölüp) borç birakmak,
birakmak, azat etmek, een gevangene tutukluyu serbest birakmak
birakmak, b (staken) grev yapmak, 4 zich erbij pes etmek, bir şeye razi
birakmak, dat moet je onu unutmalisin, 3 (iemand iets ) birini
birakmak, een boer geğirmek, een wind yellenmek, çekmek, osurmak, 4
birakmak, geen twijfel kuşku birakmamak, 2 iets aan iemand bir şeyi
birakmak, hazir bulundurmak, hazirlamak, yapmak,
birakmak, het er/daarbij bir şeyi bitmiş kabul etmek, zijn/iemands doen en
birakmak, het leven terki diyar etmek, ölmek, 5 (laten staan/liggen)
birakmak, het niet zo nemen (bir şeyde) kalender davranmak, bir şeyi fazla
birakmak, het wordt buigen of ya bu deveyi gütmeli ya bu diyardan
birakmak, iemand aan zichzelf birini kendi haline birakmak, işine
birakmak, iemand birini devre dişi birakmak
birakmak, iemand zijn kamer birine odasini vermek
birakmak, II gs,(, is ) gecikmek, yavaşlamak, ağirlaşmak
birakmak, koymak, 2 atmak, voedsel (uçaktan) yiyecek atmak,
birakmak, koymak, terk etmek, je mag je auto wel hier arabani buraya
birakmak, koymayi unutmak
birakmak, kracht van hebben kanun kuvvetinde olmak, dat is geen van
birakmak, kül altina gömmek
birakmak, op zee açik denizde, een brief açik mektup, de universiteit
birakmak, sersemletmek, haar woorden onthutsten mij sözleri beni şaşirtti
birakmak, tahliye etmek
birakmak, tehir etmek, II gs, (, is ) 1 (opschikken) sikişip yer açmak,
birakmak, terketmek, de wapens silahlari birakmak, het werk a) işi
birakmak, wettig gedeponeerd (handels)merk kanunen tescilli marka,
birakmak, ya/e tahsis etmek, b) (geschikt) (y)a/e uygun, voor
birakmak, yüzüstü birakmak, birini ortada birakmak, darda birakmak, iets in
birakmak, zij kozen iemand uit hun aralannda birini seçtiler,, II z, in
birakmak/kalmak, vijf gulden beş guldeni kalmak, beş gulden artirmak, dat
biriktirmek, bir kenara koymak, 2 (niet invullen) boş birakmak, yer
birine birakmak, devretmek, het bestuur aan iemand yönetimi birine
birini serbest birakmak, zijn hond köpeği serbest birakmak, köpeği başi
birini zor bir seçenekle karşi karşiya birakmak,
BLOOTSTELLEN g, (stelde bloot, h, blootgesteld) maruz birakmak,
boek kitabi açip birakmak, 2 açmak, een terrein bir sahayi açmak,
boot sandali suya birakmak, de teugel dizgini birakmak
boş birakmak, salivermek, 2 (met rust) rahat birakmak, rahat vermek, die
BRUI fig/mec de aan iets geven işi birakmak, bir şeye artik
bulundurmak, düzenleyip birakmak,
çikarmak, serbest birakmak, zich uit de en maken tabanlari yağlamak
çikişini vermek, işten çikarmak, 2 (vrijgeven) serbest birakmak, tahliye
DAARLATEN g, (liet daar, h, daargelaten) (bir tarafa) birakmak,
de laten bir şeyi yanda birakmak,
de spannen (diğerlerini) gölgede birakmak, en iyisi olmak, dat spant de
değiştirmek, (uitstellen) ertelemek, tehir etmek, geriye birakmak, başka
değiştirmemek, olduğu gibi birakmak
Deponeren Para Yatirmak,emanete birakmak,atmak,koymak ,,Deponeren
devam etmemek, met (te) meye devam etmemek, meyi birakmak, zonder
dienst işten ayrilmak, işi birakrnak, 2 (achterlaten) geride birakmak,
dişi birakmak, atmak, kullanmamak, iskartaya çikarmak,
doen van ayrilmak, istifa etmek, birakmak, zijn ambt istifa etmek,
dursun, dat ligt aan u zelf size bağlidir, het laten bir şeyi birakmak,
duruma düşmek, iemand in brengen birini zor durumda birakmak
Emanete Birakmak
Emanete Birakmak deponeren,Emanete Birakmak
en vrouw achterlaten çocuğunu ve karisini kimsesiz geride birakmak, 2
erbij aniden bir şeyi birakmak
erken birakmak, b) (geslachtsgemeenschap) cinsel boşalmayi yanda kesmek
etmek, dokunmak, işlemek, etki birakmak, (y)i etkilemek
fig/mec iemand iets laten birini bir şeyin dişinda birakmak, iets
fig/mec niet meer meedoen) çekilmek, birakmak, oyun bozanlik
geçirrnek, götürüp birakmak, refakat etmek, een brief naar de post
gelmek, den) üstün olmak, gölgede birakmak, (e) baskin çikmak, sollamak,
geri almamak, iptal etmemek, yürürlükte birakmak, terketmemek, 3 (niet
Geride Birakmak
Geride Birakmak Nalaten,Geride Birakmak
geriye birakmak, tehir etmek, een vergadering toplantiyi ertelemek
gevaren kendini büyük bir tehlikeye maruz birakmak, kendini
girmek, iemand laten a) birini düşürmek, b) birini yüz üstü birakmak, met
gölgede birakmak, iemand gölgede birakmak, yildizini söndürmek, 2 (naam,
görmemiş, iets laten bir şeyi cevapsiz birakmak, e liefde karşilik
Haar Adres Door Geven Adres Birakmak,Haar Adres Door Geven
hasil etmek, de indruk intiba birakmak, etki yapmak
Hayran Birakmak
Hayran Birakmak bekoren,Hayran Birakmak
hayran birakmak, zich over (y)a/e hayret etmek, dat verbaast me van je
hebben bir şeyi geride birakmak, atlatmiş/yapmiş olmak, de vijftig achter de
het tje erbij neerleggen işi birakmak, işten vazgeçmek,
hier niet otobüs burada durmuyor, 2 met iets bir şeyi birakmak, ik ben
houd op! kes! yapma! 2 (eindigen) met iets bir şeyi birakmak, bir şeye
Kapi Aralik Birakmak kier,Kapi Aralik Birakmak
Kier aralik/ara,kapi aralik birakmak,aciklik,delik,,Kier
Laten Birakmak,Yaptirmak,Saklamak,Laten
Leke Birakmak Vlekken Achterlaten,Leke Birakmak
Nalaten geride birakmak,Nalaten
Neerlaten yere birakmak,Neerlaten
oorlog savaş, de opgeven savaştan vazgeçmek, mücadeleyi birakmak,
Ophouden Birakmak,Durmak,Ophouden
ophouden birakmak, durrnak
ophouden met birakmak, vazgeçmek, terk etmek, het roken sigarayi
overstroomde, overstroomd) 1 su basmak, su altinda birakmak, 2 fig/mec
Pekelen tuzlamak,salamura koymak,salamura yatirmak,tuzda birakmak,,Pekelen
Plaatsen yerlestirmek,koymak,birakmak,ilan vermek,,Plaatsen
resmi belge vermek, 3 (verspreiden) yaymak, birakmak, vuur bir
Serbest Birakmak Vrijgeven ,Vrijlaten ,Serbest Birakmak
Tuzda Birakmak pekelen,Tuzda Birakmak
Vrijgeven serbest birakmak,izin vermek,Vrijgeven
Vrijlaten serbest birakmak,Vrijlaten
Weglaten besini birakmak,salmak,birakmak, ,,Weglaten
Yere Birakmak Neerlaten,Yere Birakmak
Yoksun Birakmak beroven,Yoksun Birakmak

Ana Sayfaya Dön