Turks > Nederlands <> Nederlands > Turks Woordenboek |


Turks > Nederlands <> Nederlands > Turks Woordenboek.
Türkçe > Felemenkçe <> Felemenkçe > Türkçe Sözlük.
Türkçe > Hollandaca <> Hollandaca > Türkçe Sözlük.
77238 Kelime - Woord.


'Beyaz' Kelimesinin Anlamları:

aralara beyaz
Bembeyaz Spierwit,Bembeyaz
bembeyaz sneeuwwit, hagelwit, spierwit (zo wit als sneeuw)
bembeyaz, een levend canli cenaze, over mijn canim çiksin ... olmaz
Beyaz Wit,Blank,Beyaz
beyaz (ak) wit, 2 (ırk, deri) blank, 3 (boş) blanco, 4 (beyaz kimse)
Beyaz Akinti
Beyaz Ispirto
Beyaz Peynir
beyaz wit
Beyaz Akinti Witte Vloet,Beyaz Akinti
beyaz ayı zo. ijsbeer d. (Thalassarctos mantimus)
beyaz bayrak vredesvlag d. parlementaire vlag d.
beyaz ekmek wittebrood
beyaz giyinmiş, de wereld van het te doek beyazperde, sinema dünyasi
beyaz ırk blanke ras
Beyaz Ispirto terpentine d,Beyaz Ispirto
beyaz kadın ticareti vrouwenhandel d.
beyaz kadın tüccarı vrouwenhandelaar d.
beyaz karınca zo. termiet d. witte mier d. (Isoptera)
beyaz kitap witboek
beyaz lahana witte kool d.
Beyaz Peynir Schapenkaas,Feta,Beyaz Peynir
beyaz peynir witte kaas d. feta
Beyaz Renkli Bir Sarap Turu
Beyaz Renkli Bir Sarap Turu Yquem,Beyaz Renkli Bir Sarap Turu
beyaz saçlı withang
beyaz saray het Witte Huis
Beyaz Saray het Witte Huis, adliye sarayı paleis van justitie
Beyaz Tas Boncuk
Beyaz Tas Boncuk parel,Beyaz Tas Boncuk
beyaz yakalılar kantoormensen d. ambtenaren d. witte boorden d.
beyazbalıkçıl zo. grote zilverreiger d. (Egretta alba)
beyazkömür waterkracht
beyazlanmak wit worden
beyazlaştirmak, worden beyazlaşmak, beyaz olmak, rengini atip açmak,
beyazlatıcı madde bleekmiddel
Beyazlatici Toz waspoeder,Beyazlatici Toz
beyazlatılmak gewit worden, laten bleken
Beyazlatmak bleken,Beyazlatmak
beyazlatmak wit maken, (çamaşır) bleken
beyazlık wit witheid d.
beyazperde filmdoek scherm
beyazpeynir witkaas d. feta d.
bir şekilde, muzafferce, başariyla, de witte beyaz bayrak, teslim bayraği
BLANCO z, beyaz, boş, doldurulmamiş, yazilmamiş, stemmen boş
BLANK z, 1 (wit) beyaz, pak, 2 (onbeschreven) boş, yazilmamiş,
BLANKE (n) beyaz irktan bir kimse, de n beyazlar,
BLEEKHEID solgunluk, uçukluk, beyazlik,
BLEEKMIDDEL ( en) beyazlatici madde, ağartici, renk açici
Bleken beyazlatmak,Bleken
BLEKEN g, (bleekte, h, gebleekt) beyazlatmak, ağartmak,
BROODSUIKER beyaz şeker,
een muur bir duvari badanalamak, beyazlatmak, 2 iets ergens op bir şeyi
Feta Beyaz Peynir,Feta
fildişi beyazı ivoorwit
FILMDOEK ( en) beyaz perde
GINDS I z, orada, o yerde, şurada, zie je dat witte huis? orada şu beyaz
goed beyaz ona yakişiyor, beyaz ona iyi gidiyor
HAGELWIT kar beyazi, bembeyaz,
het Witte Huis Beyaz Saray, 3 het van bewaring nezarethane, 4 ocak, yuva,
Huis Beyaz Saray, Witte Donderdag paskalyadan evvelki perşembe günü, maken
Lelie Beyaz Zambak,Lelie
Lotus Beyaz Nilufer,Lotus
Parel inci,inci zincir,beyaz tas boncuk, ,,Parel
Schapenkaas Beyaz Peynir,Schapenkaas
siyah " zwart ~ beyaz wit "
Spierwit Bembeyaz,Spierwit
Terpentine D suni terebentin,beyaz ispirto ,Terpentine D
Waspoeder camasir tozu,kir kirarici toz,beyazlatici toz, ,,Waspoeder
Wit Beyaz,Wit
Witte Vloet Beyaz Akinti,Witte Vloet
Yquem Beyaz Renkli Bir Sarap Turu,Yquem
zwart ~ beyaz "siyah wit"

Ana Sayfaya Dön