Turks > Nederlands <> Nederlands > Turks Woordenboek |


Turks > Nederlands <> Nederlands > Turks Woordenboek.
Türkçe > Felemenkçe <> Felemenkçe > Türkçe Sözlük.
Türkçe > Hollandaca <> Hollandaca > Türkçe Sözlük.
77238 Kelime - Woord.


'Bak' Kelimesinin Anlamları:

aan! Zo! bak bak neler demiş! Kijk eens aan wat hij durft te zeggen! 2
aan, O pek paraya Bakmaz. Hij geeft niet zoveel om geld, 14 (kusura vb.
AANBLIK ( ken) 1 bakiş, görüş, bij de eerste ilk bakişta, 2
Aanblink Gorus,Bakis,Gorunus,Aanblink
aandacht op (y)a/e dikkatini vermek, de blik op iets bakişlari bir şeye
Aankijken Bakmak,Aankijken
AANKIJKEN g, (keek aan, h, aangekeken) 1 (y)a/e bakmak, 2
AANLEUNWONING ( en) bakimevi destekli ikamet,
Aanstaren Dik ,Dik Bakmak,Aanstaren
AANSTAREN g, (staarde aan, h, aangestaard) dik dik bakmak,
Aanzien Bakmak,Aanzien 1
AANZIEN I f, g, (zag aan, h, aangezien) 1 bakmak, bakakalmak,
aardi sympathiek, vriendelijk, beminnelijk, lieftallig, 5 (baklava
AARDLAAG (...lagen) geol/jeol yer tabakasi, toprak tabakasi,
Achterbaks Gizli,Gizlice,Achterbaks
ACHTERBAKS z, ( er, meest) sinsi, güvenilmez, (niet openlijk)
Aci Atbaklasi
Aci Atbaklasi paardenboon,Aci Atbaklasi
Acibakla tuinboon d(bonen),Acibakla
acıbakla bot lupine d. (Lupinus) sarı acıbakla bittere lupine d. (Lupinus
açik licht ~ koyu donker ( koyulk açiklik bakimindan)
adalet bakanı minister van Justitie d.
adalet bakani, het paleis van adliye sarayi, officier van savci,
adalet bakanlığı ministerie van Justitie
adamın yere bakanından, suyun ağır akanından kork Stille waters hebben
ADELAARSBLIK ( ken) kartal bakişi, keskin bakiş, gururlu bakiş,
Ader Damar,Katman,Tabaka,Ader
ADER ( en, s) 1 (bloedvat) damar, 2 tabaka, damar, een goud
afal afal bakmak / verbaasd kijken, dom kijken (naar)
AFBAKENEN g, (bakende af, h, afgebakend) işaretlemek, işaretle
ağız kalabalığı bakerpraat, veel omhaal van woorden, uitweiding, een
agobun kazı gibi bakmak dom kijken, kijken of je water ziet branden
ağtabaka anat. netvlies
ağzına bakakalmak / n/ gefascineerd zijn door iemands woorden, aan
ağzına bakmak / n/ 1 (hayranlıkla dinle aan iemands lippen hangen,
ağzında bakla ıslanmamak / n/ geen geheim kunnen bewaren, zijn mond niet
ağzından baklayı çıkarmak zijn ei kwijt kunnen, ermee voor de draad komen,
ağzının içine bakmak / n/ gefascineerd zijn door iemands woorden, aan
aile bakımcısı gezinsverzorgster d. gezinshulp d.
Aile Bakimi Gezinsverzorging ,Aile Bakimi
aile bakımı gezinsverzorging d.
al aanmerken als, houden voor, 5 / (bakmak) uitzien op, 6 /
ala pişmiş halfbakken, halfgaar
alaşaği etmek, korte met iets maken bir şeyin çabucak icabina bakmak
alçalma, meddücezir, als het verloopt, verzet men de bakens insan her
alev alev yanmak vlammen, Bakkeren
alıcı gözüyle bakmak / ergens nauwkeurig naar kijken, goed bekijken
alık alık bakmak / dom kijken
allahın işine bak Kijk wat er hier gebeurt!
Alleszins Her Bakimdan,Alleszins
ALLESZINS z, kesinlikle, her bakimdan, he açidan, her yönüyle,
almak, (afbakenen) etrafini işaretlemek, 6 (stilzetten) kapatmak,
almak, işlemek, konu edinmek, 3 jur/huk ele almak, görüşmek, bakmak,
alo! (voor attentie) hey! bakar mism! bir baksana!
alt tabaka grondlaag d. onderlaag d. ondergrond d. basis d. fundering d.
alt tabakayi ortaya çikarmak, kazip açmak,
altı tabakhane, üstü şişhane Dat staat als een vlag op een modderschuit.
altın adını bakır etmek zijn goede naam verspelen, zijn reputatie
ALZIJDIG I z, her yönden, her bakimdan, zij is ontwikkeld o her
anasına bak kızını al, kenarına bak bezini al Zo moeder zo dochter. Zo
anlayış (zihniyet) mentaliteit d. opvatting d. (bakış) blik d. kijk d.
anlayiş, haar op het leven (de toekomst) hayata (geleceğe) bakişi, een
aptalca birine bakmak,
Araba Yarislarinda Otobakim Yeri
Araba Yarislarinda Otobakim Yeri pit,Araba Yarislarinda Otobakim Yeri
arabaya bakitmak, bekijk het maar sen bilirsin, ne yaparsan yap, ik
ARENDSBLIK ( ken) kartal bakişi, haşin ve keskin bakiş,
ARGUSOGEN iets met bekijken bir şeye aşiri kuşkuyla bakrnak, bir
ARGWANEND kuşkulu, şüpheli, een e blik kuşkucu bakiş,
arkasına bakmadan gitmek weggaan zonder achterom te kijken
arkaya bakınız zie ommezijde, z.o.z.
ARMENHUIS (...huizen) yoksullara bakirn evi,
aşağidaki şekle bakiniz
aşağilik heri 2 hor, aşağilayici, een e blik hor bir bakiş
Asbak Kultablasi,Asbak
ASBAK ( ken) küllük, kül tablasi,
aşik olmak, birine vurulmak, iemand aankijken birine vurgun vurgun bakmak,
askeri bakımevi hospitaal
asla, yok canim! ! ! bak hele! yok ya! vay vay! ! be! dank u teşekkür
aslına bakılırsa het feit is dat ...
Aspect Yan Taraf,Bakis,Yon,Aspect
ASPIDISTRA (s) bot, aspidistra, zambakgillerden bir süs
ASYMMETRIE bakişimsizlik, simetrisizlik, simetrik olmama,
ASYMMETRISCH z, bakişimsiz, simetrik olmayan,
at paard beleş atın dişine bakılmaz, men moet een gegeven paard niet in
atbaklası bot paardeboon d. tuinboon d. (vicia faba)
ateşine yanmak / n/ met de gebakken peren blijven zitten, grote schade
atin dişine bakilmaz, man en noemen adini sanini söylemek, het beste
aval aval bakmak / dom/sip kijken (naar)
ayak bakım uzmanı pedicure d. voetverzorger d. chiropodist d.
Ayak Bakimi pedicure,Ayak Bakimi
ayak bakımı pedicure d. voetverzorging d.
az kavrulmuş halfbakken
aza çoğa bakmamak geen punt maken van, niet moeilijk doen over, (cömert
B. Z. afk/kis Buitenlandse Zaken Dişişleri Bakanliği,
babaköş zo hazelworm d. (Anguis fragillis)
BABYSITTEN gs, çocuk bakmak,
Babysitter Cocuk Bakicisi,Babysitter
BABYSITTER (s) 1 çocuk bakicisi, 2 (van auto) çocuk
BACIL ( len) med/tib basil, bakteri,
Bacterie Bakteri,Bacterie
BACTERIE (...rien) bakteri,
bacterien bakteri kültürü, 3 (tarwegras) bot, ayrikotu
BACTERIOLOGIE bakteriyoloji, mikrop bilimi,
BACTERIOLOGISCH bakteriyolojik, e oorlogsvoering
Bagrina Bakmak koesteren,Bagrina Bakmak
Bahce Bakimi Tuinieren,Bahce Bakimi
Bahce Bakmak tuinieren,Bahce Bakmak
bahçe bakmak tuinieren, een tuin onderhouden
bahçeye bakmak, bahçenin bakimini sağlamak, een zieke hasta bakmak,
bak (dikkat çeker) Kijk! Kijk eens! Luister eens! He! bak bak! Kijk eens
Bak Hele
Bak Hele welaan,Bak Hele
BAK I d, ( ken) 1 (kist) kutu, 2 tekne, voer yem teknesi,
bak sen curcunaya Dat komt ervan! Daar heb je de poppen aan het dansen!
bak sen curcunaya, patirti kopuyor,
bak! bak hele!
Bak(nl) kap,kacak,Bak(nl)
Bak(tr) Kijk,Bak(tr)
bakaç zoeker
bakakaldik, ne yapacagimizi bilmiyoruz, op hete kolen diken üstünde
bakakalmak verbaasd staan kijken
bakakalmak, het hart op zijn pen hebben çok açik kalpli olmak, hij heeft
bakakalmak/ donakalmak verbluft staan kijken
bakalım par var mı? Wij zullen eens zien of hij heeft.
bakalım Wij zullen zien!
bakalim! wel ara sira, bazen, firsat düştükçe, bent u wel in
bakalim, sen! 5 (olumlu cevap beklemede) mooi ? güzel, değil mi?
bakalit - ti bakeliet
bakan minister d. adalet bakanı van justitie d. çalışma bakanı van sociale
bakan vekili staatssecretaris d.
bakana ait ministerieel
Bakani, e werknemers yabanci işçiler,
Bakanlar Kurulu
bakanlar konseyi ministerraad d.
Bakanlar Kurulu kabinet,Bakanlar Kurulu
bakanlar kurulu bunalımı kabinetscrisis d.
bakanlar kurulu kabinet
Bakanlar Kurulu Toplantisi
Bakanlar Kurulu Toplantisi kabinetszitting,Bakanlar Kurulu Toplantisi
bakanlar meclisi ministerraad d.
Bakanliği, van Landbouw Tarim Bakanliği, van Onderwijs Milli Eğitim
Bakanlik departement(,en),Bakanlik
bakanlık denetmeni inspecteur- generaal d.
bakanlık disiplin komisyonu Ministeriele Tucht Commissie d.
bakanlik koltuğunda oturmak
bakanlık ministerie departement adalet bakanlıgı ministerie van
bakar kör olmak ziende blind zijn
bakar kör ziende blind
bakara Baccarat (spel)
bakarak (baka baka) al ziend, al kijkend, 2 (ile kıyasla) vergeleken met,
bakarak öğrenmek, 2 (het moois van iets) bikasiya bakmak, 3 (tot het
bakarmısınız (soru) Mag ik u misschien iets vragen? 2 (bir saniye!) Mag
bakarsın (belki) misschien, wie weet, 2 (eğer) mocht het het geval zijn,
BAKBEEST ( en) dev, dev gibi bir şev,
BAKBOORD geminin sol tarafi,
BAKELIET bakalit,
BAKELIETEN bakalitten,
BAKEN (s) scheep/den şamandira, fener, de s verzetten
baken şamandira, duba, 2 (reddingsgordel) kurtarma simidi,
BAKER (s) ebe, kabile, bebek bakicisi,
BAKEREN gs (bakerde, h, gebakerd) ebelik yapmak, heel gebakerd
Bakermat vatan,yurt,memleket,Bakermat
BAKERMAT ( ten) 1 çocuk sepeti, 2 fig/mec (plaats van
BAKERPRAATJE (s) 1 fig/mec laf salatasi, kuru laf, 2
Bakfiets triporter,Bakfiets
BAKFIETS ( en) üç tekerlekli ve tezgahli bisiklet,
baki (kalıcı, ölümsüz) onvergankelijk, onsterfelijk, bestendig, eeuwig,
baki kalmak voortbestaan, continueren
baki kılmak / vereeuwigen
Bakici Oppas,Oppasser,Bakici
bakıcı (çocuk bakıcısı) oppas d. oppasser d. Babysitter d.
bakıcı oppasser d. oppas d.
bakici, zieken erkek hemşire,
bakıcılık (bebek oppas d. 2 (hasta vb.) verzorging d. 3 (hayvan)
bakilacak surat değil
bakilik onsterfelijkheid
bakilirsa kötü
bakilirsa, göz önüne alinirsa, ( den) dolayi, de moeilijkheden
Bakilmak Nagekeken,Bakilmak
bakılmak 1 (bakımı yapıl onderhouden worden, 2 (hasta vb.)
bakilmaksizin, yaşi dikkate alinmadan
bakilmamali, voor de yapmaciktan, görünüş adina, geen of schaduw van imi
bakılmaz. Men moet een gegeven paard niet in de bek zien/kijken. 2 (çentik,
Bakim Zorg,Standplaats,behandeling,Bakim
Bakim Masraflari
Bakim Tedavi
bakım (ev, araba vb.) onderhoud instandhouding d. 2 (tedavi)
Bakim Evi Verzorgingshuis,Verpleeghuis ,Bakim Evi
Bakim Masraflari Onderhoudskosten ,Bakim Masraflari
bakım masrafları 1 onderhoudskosten d. (tamir reparatiekosten d. 2
Bakim Tedavi Behandeling,Bakim Tedavi
bakım yapmak / 1 (onarım, reparatie enz.) onderhouden, 2 (voet enz.)
bakim yapmak, een woning ev yenilemek/yenileştirmek
bakım yurdu bejaardenhuis
bakim, onder zijn tedavi altinda olmak, 3 (v, onderwerp) işlem,
Bakimci Verzorger ,Verzorgster ,waker,Bakimci
bakımcı onderhoudsman/monteur d. hersteller d. reparateur d.
bakımevi - ni verpleeghuis bejaardenhuis verzorgingshuis tehuis
bakımı verpleging d. verzorging d. ziekenverpleging d. ziekenverzorging d.
bakimi, geneeskundige tibbi bakim, van een kind çocuk bakimi, 2 tedarik
bakımından wat betreft, inzake, omtrent, naar, ten aanzien van, uit het
bakimindan, ilgili olarak, açisindan, ziek lichaam bedenen hasta,
bakımını sağlamak / n/ 1 (ev vb.) onderhouden, 2 (hasta) verzorgen,
Bakimli Verzorgd ,Bakimli
bakımlı verzorgd, 2 verpleegde d.
bakımlık viewer
bakımsız onverzorg wild, (dağınık) slordig
bakımsızlık slecht onderhouden verwaarloosd zijn, verkommerd zijn, 2
bakın Kijk! Luister eens! Even kijken!
bakınıp durmak zitten te koekeloeren, staan kijken
bakinip duruyor, bakiniyor, 3 op een cent bir kuruşun gözüne bakmak, bir
bakınız zie, 2 Bakınız! Kijkt u eens!
bakınmak rondkijken, om zich heen kijken
bakinmak, doe wel en zie niet om iyilik et, ardina bakma, 2 niet naar
Bakir koper,Bakir
bakir maagdelijk, 2 maagd d.
bakır cevheri kopererts
bakır gravür kopergravure d.
bakır kaplamak / verkoperen
bakır kim/scheik koper
bakır kırmızısı koperrood
bakır oksit koperoxide d.
bakır oyma kopergravure d.
bakır para kopergeld
bakır pası kopergroen
bakır tel koperdraad d.
bakırcı koperslager d. kopersmid d.
Bakire Maag,Bakire
bakire maagdelijk, 2 maagd d.
bakireliğini bozmak / n/ ontmaagden
bakirelik maagdelijkheid
Bakis Kijk,Aspect,Aanblink,Blik,,Bakis
bakış blik d. oogopslag d. 2 (görüş) kijk d. inzicht zienswijze d. 3
bakış açısı oogpunt standpunt
bakış çerçevesi referentiekader
bakiş, göz ucuyla bakiş
bakış, van blik) verliefd, smachtend
bakışım symmetrie
bakışımsızlık asymmetrie
bakişlar, zijn hasetçi olmak,
bakışmak naar elkaar kijken
bakişta, een slaan/werpen op (y)a/i göz atmak, göz süzmek, 2
Bakiye Saldo,Bakiye
bakiye (hesap) saldo tegoed 2 (kalan) overschot rest d.
BAKJE (s) 1 küçük kutu, 2 spreekt/kd (kopje) fincan,
Bakkal Neringdoende,krudenier,Bakkal
bakkal levensmiddelenwinkel d. kruidenierswinkel d. 2 ( - sahibi)
bakkal çakkal (argo/plat) kruideniers en andere middenstanders d.
bakkal dükkanı levensmiddelenwinkel d. kruidenierswinkel d.
bakkal malları kruidenierswaren d.
bakkalcılık kruideniersvak
bakkaliye kruidenier d. kruidenierswinkel d. 2 (bakkal malları)
bakkallık kruideniersvak
Bakkboord geminin sol tarafi,Bakkboord
Bakkebaard favori,Bakkebaard
BAKKEBAARD ( en) favori, yanak sakali,
Bakkeleien dovusmek,sacsaca basbasa gelmek,Bakkeleien
BAKKELEIEN gs, (bakkeleide, h gebakkeleid) saç baş olmak, kavga
Bakken pisirmek,kizartmak,kavurmak,Bakken
BAKKEN I f, g, (bakte, h, gebakken) 1 kizartmak, kavurmak, 2
bakken uit de hemel. Het regent pijpenstelen.
Bakker Firinci,emekci,Bakker
BAKKER (s) firinci, ekmekçi,
Bakkerij firin,Bakkerij
BAKKERIJ 1 (vak) firincilik, ekmekçilik, 2 ( en) firin, ekmek
BAKKERSKAR ( ren) firinci el arabasi,
BAKKERSKNECHT ( en, s) firinci yardimcisi, firinci çiraği,
Bakkerswinkel Firin,Ekmek Satis Yeri,Bakkerswinkel
BAKKERSWINKEL (s) firinci, ekmekçi dükkani,
BAKKES ( en) (plat/argo) 1 yüz, 2 (mond) ağiz,
BAKKIE (s) 1 (koffie) bir fincan kahve, 2 (zendapparaat) argo
bakla tuinboon d. paardeboon d. 2 (zincir vb.) schakel d. ağzında bakla
bakla halka, 3 (voor garen) kalbur, gözer
Baklagiller peulvrucht,Baklagiller
baklagiller bot. peulvruchten d. (Leguminosae)
Baklagillerin Meyvasi
Baklagillerin Meyvasi peulvrucht,Baklagillerin Meyvasi
baklava laagje bladerdeeg gevuld met noten en in siroop gedrenkt
baklayı ağzından çıkarmak ermee voor de draad komen
Bakma kijk,Verzorgen ,Bakma
bakma, görme, tot s! hoşça kal, görüşmek üzere!
bakmadan (görmeden) blindelings, 2 (dikkatsizce) roekeloos
bakmadan daktilo yazmak / blind tikken
Bakmak kijken,toekijken,bekijken,beschouwen,,Bakmak
bakmak kijken, aanschouwen
bakmak - ar/ 1 kijken (naar), bekijken, aankijken, blikken, toekijken,
bakmak, ( en) in ieder ,in alle en her bakimdan, her yönden, her
bakmak, (plotseling beginnen) bastirmak, aniden başlamak, de vorst is
bakmak, ev, aile een brief van aileden bir mektup, de vrouw des huizes
bakmak, de bloemen in een vaas çiçekleri vazoya güzelce yerleştirmek, 2
bakmak, küçük görrnek, basit görmek
bakmak, yaya kalmak, eli boş kalmak,
bakmak, zich laten falina baktirmak
bakmak, zijn plicht görevini yerine getirmek, een les voor iemand biri
Bakmak,2 Bekijken,Nagekeken,Aankijken,Aanzien ,,Bakmak,2
bakmamak, maruz görmek, bağişlamak, excuseer me dat ik u stoor sizi
bakmaya gelmek / komen kijken
BAKMEEL h karbonatli buğday unu,
BAKOVEN (s) firin,
Bakpan tava,Bakpan
BAKPOEDER karbonat, kabartma tozu,
bakraç emmer
BAKSEL (s) kizartma,
Baksteen tugla,Baksteen
BAKSTEEN (,, stenen) tuğla, zakken als een sinifta çakmak,
Bakteri Bacterie,Bakteri
bakteri Bacterie
Bakteri Cogaltma
Bakteri Oldurucu
Bakteri Cogaltma Bacteriecultuur ,Bakteri Cogaltma
bakteri çoğaltma Bacteriecultuur d. reincultuur d.
Bakteri Oldurucu Bactericide,Bacteriendodendmiddel,Bakteri Oldurucu
bakteri öldürücü Bacteriedodend
Bakterie Bakteri,Bakterie
bakterigiller çoğ/mv Bacteriën d.
bakteriyolog Bacterioloog
bakteriyoloji Bacteriologie
bakteriyolojik savaş,
Baktım ki bilmiyor (duymamış), bir yey demedim. Ik begreep dat hij niet op
Baktirmak Hasta
baktırmak- i, 1 laten (in) kijken, laten zien, iemand toestemmen om
Baktirmak Hasta Laten Verzorgen ,Baktirmak Hasta
Bakvis genc kiz,Bakvis
BAKVIS ( sen) 1 kizartmalik balik, 2 fig/mec (meisje) yeni
BAKZEILHALEN gs, (haalde bakzeil, h, bakzeil gehaald) 1
balta bijl d. kapmes bir baltaya sap olmak (argo/plat) aan de bak komen,
balta girmemiş, el değmemiş, bakimsiz, 4 (v, persoon) vahşi, barbar, asi,
baltaya sap olamamak niet aan de bak kunnen komen, geen werk kunnen vinden
bana naar mij (vb bana bak kijk naar mij)
bana bak Luister eens!
bana bakma Let maar niet op mijn woorden!
BANKET ( ten) 1 (feestmaal) ziyafet, 2 (gebak) kek, kek türü
Banketbakker patiserie,Banketbakker
BANKETBAKKER (s) pastaci,
BANKETBAKKERIJ ( en) pastaci dükkani,
başbakan premier d. minister- president d.
başbakanlık premierschap 2 (bina) kantoor van de minister- president
başı kabak kaal, kaalhoofdig
başini çevirmek, de blik bakişini başka yöne çevirmek, 2 (afweren)
başının çaresine bakmak zich kunnen redden, zich behelpen, voor zichzelf
başlatmak, (van ogen) yukari çevirmek, de blik bakişi yukari çevirmek,
basmak, een kind bir çocuğa severe bakmak, çocuğa pervane olmak, 3
BATIG slot (saldo) kredi bakiyesi,
baygın baygın bakmak / verliefd kijken, smachtend kijken
bebakenen, van bakens voorzien
bebek bakıcısı oppas d. babysit d.
bebek bakımevi kinderdagverblijf crèche d.
BEDDING ( en) 1 nehir yataği, 2 (v, grond) tabaka, katman,
BEGLUREN g, (begluurde, h, begluurd) gözetlemek, sinsice bakmak,
behandeld worden o belgelere bakilmasi gerekli, 4 (zieke) bakmak,
Behandeling Muayene,tedavi,bakim,isleme,,Behandeling
behandeling aile Bakımı gezinsverzorging d. çocuk bakımı oppas d. hasta
Bekijken Bakmak,seyretmek,kasiklar,Bekijken
BEKIJKEN g, (bekeek, h, bekeken) bakmak, incelemek, (v,
bel bel bakmak / dom kijken, staren, perplex staan te kijken
beleş atın dişine bakılmaz Men moet een gegeven paard niet in de bek kijh
BEREDDEREN g, (beredderde, h, beredderd) bakmak, çekip çevirmek,
beş kuruşun ardına bakmak dood blijven op een halve cent, op de centen zijn
Beschouwem Als saymakgozu ile bakmak,Beschouwem Als
Beschouwen Bakmak,Seyretmek,Beschouwen
beşik wieg d. 2 mec./fig. bakermat d. son beşik laatstgeborene d.
beslemek 1 voeden, 2 (hayvan) mesten, grootbrengen, 3 (bakmak,
beslenmek gevoed worden, 2 (kendine bak zichzelf goed voeden
BESTENDIG I s, z, (duurzaam) kalici, sürekli devamli, baki, (niet
Bewaren Saklamak,bakmak,Bewaren
beylik oudbakken, afgezaagd, gewoon, alledaags, 2 tar/hist vorstendom
bezienswaardigheid gezip incelemek, gezip görmek, bakmak, een auto
bezoek komen, af en toe langs komen, 5 (bakmak) gaan kijken, 6
bij tentamen) bakip kopya çekmek,
bıkkınlık gelmek /- e, - den/ iets beu zijn, er tabak van hebben, er schoon
bil bakalım Raad eens!
bilgi için bakmak, incelemek, d gesprek hazirlik/tanişma görüşmesi, d
bilinçlidir, II s, çok yönlü, een e vorming hebben her bakimdan
bilmek, nou raad eens! bil akalim! bul bakalim! tahmin et bakalim! II gs,
bir açidan, belli bir bakiş açisindan, uit financieel mali açidan
bir bakıma in zekere zin, in bepaald opzicht
bir bakiş açisi
bir baltaya sap olmak (argo/plat) aan de bak komen, een baantje
bir kuruşun ardına bakmak zeer gierig zijn, op een cent kijken
bir şeyden bikana kadar bakmak, güzelliğini kaniksamak, 2 iets van
bir şeye bakip durmak, başlamaya cesaret edememek
bir şeye tebessümle bakmak
bir şeyi birindcn görerek öğrenmek, de straat caddeyi bakarak
bir şeyi gözüyle yemek, aç gözlüce bakmak, a/e göz dikmek, onder vier
biri yer biri bakar, kıyamet ondan kopar Ongelijke schotels maken kwade
birine bakmak 1 naar iemand kijken, 2 (bakımını üstlen verzorgen,
birine dik dik bakmak,
bkz afk/kıs. bakınız) zie
BLIK I d, ( ken) 1 bakiş, nazar, bij de eerste ilk bakişta, in
blik kaçamak bakiş, 3 (oppervlakkig) üstünkörü, yüzeysel, gelişigüzel,
Blik2 bakis,Blik2
BLIND I 1 s, kör, ama, ziende bakarkör, kör, bilinçsiz, als de e
BLOEMBAK ( ken) büyük saksi, çiçeklik,
boek is de moeite waard om te lezen bu kitap her bakimdan okuma
BOERENSTAND çiftçi tabakasi, çiftçi kesimi,
Bof(de) kabakulak,darbe,Bof(de)
boks müsabakası bokswedstrijd d.
BOKSWEDSTRIJD ( en) boks maçi, boks müsabakasi, boks
bol bol yiyen, bel bel bakar Wie zijn wittebrood vóór eet, moet zijn
BOLUS ( sen) 1 (gebak) bir çeşit şekerli çörek, 2 (drol) bok,
bön bön bakmak / verbaasd kijken
BORDENDOEK ( en) tabak kurulama bezi, bulaşik bezi,
BOSBOUW ormancilik, ağaçlandirma ve bakimi,
BOVENLAAG (...lagen) üst tabaka, üst katman,
boylatmak- i, in de bak laten stoppen, iemand in de nor
bozmak, bakireliğini bozmak
BROEIBAK ( ken) küçük camekanli fidelik, limonluk
BROOD (broden) 1 ekmek, 2 fig/mec geçim, de bakker verkoopt
BROODBAKKER (s) firinci, ekmekçi,
Broodbakker(de) Firinci,Broodbakker(de)
BROODBAKKERIJ ( en) firin, ekmek dükkâni,
Broodbakkerij(de) Firin ,Broodbakkerij(de)
BROODJE çörek, küçük ekmek, sandviç, zoete s bakken yüzsuyu
bu bakımdan uit dit oogpunt
bu kadar! işte bu kadar! waarom? niçin? zomaar lafin gelişi, zó! bak
BULLEBAK ( ken) korkunç adam, (schrikbeeld) umaci, gulyabani,
BURGERIJ şehirli tabakasi, şehirliler, (v,land) yurttaşlar,
burnunu sürtmek bakzeilhalen, een stapje terugdoen
burunotu - nu snuiftabak d. snuif d.
buz tabakası ijsschots d. schol d.
BZ afk/kis Buitenlandse Zaken Dişişleri Bakanliği,
çabuk kızan opvliegend, heetgebakerd, driftig
çakmak, als een baksteen (sinavda) çakmak, çuvallamak, sinifta çakmak, 3
çaktırmadan bakmak / loeren, kijken zonder te laten merken
çalışma bakanı minister van sociale zaken en werkgelegenheid d.
çalışma bakanlığı ministerie van sociale zaken en werkgelegenheid d.
çalişmak, naar iemand birine bakmak, birini aramak, 2 op (y)a/e bakmak,
canavar monster onmens d. ondier gedrocht misbaksel wangedrocht
çantada keklik Kat in 't bakkie. De buit is binnen.
Care (Nl) Ozenli Hasta Bakimi,Care (Nl)
Catshuis Hollanda Basbakanlik Binasi,Catshuis
cehennem yabanisi monster onmens d. ondier gedrocht misbaksel
çekiştirme geroddel bakerpraatje achterklap d.
çentiklemek, kesmek, (v, tabak) ince kesmek, kiymak, II gs, (, is ) ( v,
centrum h. middelpunt midden 4 (çıkış yeri) bakermat d.
çevre bakimi, çevre koruma, zieken hasta bakimi, 3 (ongerustheid,
CHIROPODIST ( en) ayak bakimi uzmani, diplomali pedikürcü
çiçek gibi açılmak met iets te koop lopen, (kabak çiçeği gibi, v. mensen)
çiçeklik bloembak d. bloemperk d.
çiğ (pişmemiş) rauw, (az pişmiş) ongaar, halfbakken, 2 mec./fig.
ciğer kavurma gebakken leverschotel d.
çiğnemelik tütün pruimtabak d. pruim d.
cihetten, her hususta, ne yönden bakarsan bak, in dit bu bakimdan, bu
çıkarına bakmak op zijn eigen voordeel uit zijn
çıkış yeri 1 uitgang d. uitrit d. 2 (beşik mec./fıg.) oorsprong d. bakermat
Cilt Bakimi Huidverzorging,Cilt Bakimi
Cocuk Bakicisi
Cocuk Bakicisi Kinder oppas,Babysitter,Kinderverzorgster,Cocuk Bakicisi
çocuk bakıcısı babysitter d. kinderverzorgster d. oppas d.
çocuk bakım yurdu kinderdagverblijf crèche d. kinderopvangcentrum
Cocuk Bakimi kinderzorg,Cocuk Bakimi
çocuk bakımı kinderverzorging d. kinderzorg d.
çocuk bakmak, een oude man yaşli bir adama bakmak, II gs, dikkat etmek,
çocuk sepeti bakermat d.
çocuk, kijken kiskanç bakmak, zien şaşi görmek, schele hoofdpijn yarim
çok manali bakiş,
çömlek imalathanesi pottenbakkerij d.
çömlekci pottenbakker d. 2 verkoper van aardewerk d.
çömlekçilik pottenbakkerij
CONCURRENTIE 1 sp, yarişma, müsabaka, 2 hand/tic rekabet, 3 de
Congruentie Esitlik,Mutabakat,Congruentie
çöp kovası vuilnisemmer d. vuilnisbak d.
çöp kutusu prullenmand d. vuilnisbak d.
Cop Tenekesi Vuilnisbak ,Cop Tenekesi
çöreklenmiş ingebakken, ingeworteld, vastgeroest
çörekleşmiş ingebakken, ingeworteld, vastgeroest
Courgette kabak (dolmalik),Courgette
COURGETTE (s) dolmalik kabak
COUVEUSE (s) 1 etüv, (zayif doğan bebeklerin bakimi için)
CREDITSALDO (s) kredi bakiyesi
CRISISCENTRUM (...centra) krizliler bakimevi
curcuna keet d. tumult rumoer heme d. Bak sen curcunaya. Dat komt ervan!
dağinik, yirtik pirtik, sefil, pejmürde, harap, yikik, virane, bakimsiz, een
Dagopvang gunduz bakim yeri ,Dagopvang
DAGVERBLIJF (...blijven) gündüz bakim yeri, kinder çocuk bakim
Dagverblijf (Blijven) gunduz bakim yeri,Dagverblijf (Blijven)
daktilo yazmak typen, machineschrijven, bakmadan daktilo yazmak blind typen
dalyarak, de zijn kabak başina patlamak, hij is de kabak başina patladi
dama atmak / hd./volkst. iemand in de bak stoppen, iemand in de
damarlı vaatrijk, dooraderd, geaderd, 2 (tabakalı) met lagen, gelaagd
damda yatmak in de bak zitten, in de lik zitten, in de gevangenis zitten
damper laadbak die kan kiepen d.
de aannemen telefona bakmak, de opnemen telefonu almak, telefona bakmak,
de n van het onderhoud bakim masraflari, extra n ekstra giderler, reis n
de pisang zijn, het kind van de rekening worden, met de gebakken peren
DEBETSALDO (s) borç bakiyesi, borç kalani
defensie tarım bakanı minister van Landbouw d.
defransiyel tek./tech. versnellingsbak d.
DEK ( ken) 1 (laag) tabaka, katman, een sneeuw kar tabakasi,
Dek(Ken) tabaka,guverte,Dek(Ken)
DEKSCHAAL (...schalen) kapakli tabak
delercesine bakmak / aanstaren, iemand met een doordringende blik
deliğe atmak / kd./spreekt. in de bak/nor zetten/stoppen, in de
deliğe tıkmak / kd./spreekt. in de bak/nor zetten/stoppen, in de
denemek, prova etmek, giyip bakmak, pas even die schoenen bu ayakkabilari
Departement(,En) bolum,daire,bakanlik,Departement(,En)
deri tabakası huidlaag d.
deri tabaklama leerlooien
deri tabaklamak leerlooien
derici (tabakçı) looier d. 2 (deri tüccarı) handelaar in leer d.
derin olur, (adamin yere bakanindan) suyun ağir akanindan kork, te en te
devlet bakanı (staats)minister d.
dibi tutmak / n/ aanbranden, aanbakken, aankoeken
dibi yanmak / n/ aanbranden, aanbakken, aankoeken
DIJKWEZEN set bakimi idaresi
Dik Bakmak Aanstaren,Dik Bakmak
dik dik bakmak / aanstaren, fixeren, staren
dik dik bakmak,
Dik Dik Bakmak turen,Dik Dik Bakmak
dikkat et Voorzichtig! Pas op! Let op! (önüne bak) Kijk uit!
Dikkatle Bakmak Gadeslaan ,Dikkatle Bakmak
dikkatle yapilmiş, 2 (in vaste combinaties) bakim, hizmet, koruma,
dilinin altından baklayı çıkarmak daar komt de aap uit de mouw,
Dinle Bak Horen,Dinle Bak
diş bakımı tandverzorging d.
dışişleri bakanı minister van Buitenlandse Zaken d.
dışişleri bakanlığı ministerie van Buitenlandse Zaken
diştan, diştan bakilirsa, diş görünüş itibariyle, 2 (op zijn laatst) en çok,
dochter 3 (bakire) maagdelijk
doğal gidişatina ters, fig/mec voor de komen ağzindan baklayi
Dogum Sonrasi Bakim kraamzorg,Dogum Sonrasi Bakim
dolayi cezalandirmak, een de blik cezalandirici bakiş,
dönüp bakmak / omkijken, omzien
DOORBAKKEN iyi kizartilmiş, iyice kizarmiş
dooreen, door elkaar, 2 (bakımsız) slordig, onverzorgd, 3 (seyrek) dun, 4
dört gözle bakmak / heel aandachtig bekijken
Dovusmek Vechten ,bakkeleien,Dovusmek
DRENKBAK ( ken) yalak
DRINKBAK ( ken) yalak, sulama teknesi
Drinkbak(,Ken) yalak ,Drinkbak(,Ken)
duiven güvercin beslemek, güvercinlere bakmak, 9 görmek, ik houd hem vuur
dümenine bakmak op zijn eigen voordelig zijn
düşünüp bulmak, leugens yalan uydurmak, dat verzin je maar uydur bakalim,
ebe oma d. grootmoeder d. grootje 2 (sağlıkçı) baker d.
ebedileştirmek, daimileştirmek, baki kilmak
edalıca bakmak / naar iemand lonken, koketteren
EELTLAAG (...lagen) nasir tabakasi
een ona bir bakayim, de zaak is zo bekeken bu kadar, şip şak, bir
eens bir daha bakmak, yeniden gözden geçirmek, het hebben ardindan
EERSTELIJNS gezondheidszorg ilk sağlikbakimi, ev doktoru,
EEUWIG I s, ebedi, sonsuz, devamli, kalimli, baki, kalici, het e
eigen voordeel kendi çikarina bakmak, zie beneden aşağiya bakiniz, III h,
EIGENGEBAKKEN evde pişirilmiş, ev işi, brood ev işi ekmek
ekmek yapmak (brood)bakken
ekmekçi bakker d. broodbakker d.
ekmekçi dükkanı bakkerij d. broodbakkerij d. bakkerswinkel d.
ekmekçilik bakkerij
ekşi bakmak, suratini ekşitmek,
el altından achterbaks, onderhands, heimelijk, stiekem, onder de toonbank
elden geçirmek / 1 (düzeltmek) reviseren, herzien, 2 (bakmak) nakijken
elden gel bakalım 1 Goed zo! Bravo! Geef me de vijf! 2 (anlaştık) Akkoord!
eline bakmak / n/ afhankelijk zijn van (financieel), niet in zijn
eline yüzüne bakılır (van vrouwen) mooi
Emekci bakker,Emekci
EMMER (s) kova, bakraç, een water bir kova su
endişeli an, een e blik korkulu bakiş,
enfıye tütünü snuiftabak d.
ENGELENBAK ( ken) thea/tiy yüksek ve ucuz sira, ucuz oturak
enz, mevki, sinif, tweede ikinci mevki, 5 (klasse) sinif, zümre, tabaka,
eski bakan, e kennissen eski tanidiklar, 7 en van dagen ihtiyarlar,
eskimiş verouderd, ouderwets, oudbakken, afgezaagd, 2 (yıpranmış)
espri grap d. mop d. gekheid d. klucht d. geestigheid d. kwinkslag d. bak
et- repareren, doen, maken, Ben buna elli guldene bakarım. Ik kan het
et! gözünün önüne bak! gözünü aç (sana)! pas komen çaylak olmak, toy olmak
et! gözünün önüne bak! II g, zijn ogen göz kesilmek,
etmek, beklemek, bakmak, een gevangene bir tutukluyu beklemek,
etmek, voeten enz,) bakim yapmak, een zieke hastaya bakmak, 5
etmek, yoklamak, gözden geçirmek, bakmak
etrafa bakmak rondkijken
etrafına bakmak rondkijken
ev işi 1 (evde yapılmış) eigengebakken, zelfgebakken, 2 (okul ödevi)
Evde Bakim thuishulp d,Evde Bakim
Evde Saglik Bakimi thuiszorg d,thuishulp d,Evde Saglik Bakimi
evde yapılmış eigengemaakt, zelfgebakken
evine bakmak, II g, göz atmak, göz gezdirmek, de krant gazeteye göz atmak
evlenmek, (elektrik) geçirmek, iletmek, koper geleidt electriciteit bakir
EX I 1 eski, ex minister eski bakan, 2 siz/siz, ...olmadan,
faça den./scheep. achterwaarts, achteruit, bak, 2 den./scheep. halen van
fal bakmak de toekomst voorspellen, waarzeggen
fali, iemands opmaken (trekken) birinin falina bakmak
falına bakmak / n/ iemand de toekomst voorspellen, iemand waarzeggen
faraş vuilnisemmer d. vuilnisbak d. vuilnisvat
Favori Favoriet,bakkebaard,Favori
favori I (yüzde) bakkebaard d. II (sevilen) favoriet
fayansçılık tegelbakkerij
fig/mec afbakenen açikça belirlemek, çerçevesini çizmek, çerçevelemek
Firin bakkerij,Fornuis,broodbakkerij,Firin
fırın bakkerij d. broodbakkerij d. 2 (ocak) bakoven d. oven d. Aç köpek
Firinci broodbakker,bakker,Firinci
fırıncı bakker d. broodbakker d. 2 bakkerswinkel d.
fırıncılık bakkerij
fırınlamak bakken
fişlik kaartenbak d. kaartenkastje
FORMATEUR (s) hükümet kurmakla görevli bakan, kabine kurucu
Frak Bakis,pandjesjas,Frak
g blikte, h, geblikt) vero/eski göz atmak, bakmak, zonder of
gaan nemen gidip bakmak
Gadeslaan Dikkatle Bakmak,Gadeslaan
Gebak Pasta,Gebak
Gebak Pasta,Gebak
GEBAK pasta, turta
Gebakje Kucuk Pasta,Gebakje
GEBAKJE (s) pasta,
Gebakken kizartma,Gebakken
Gebakken Pismis Kizarmis,Gebakken
Gebakken Aardappelen
GEBAKKEN zitten gül bahçesinde olmak, durumu iyi olmak
Gebakken Aardappelen Patates Kizartmasi,Gebakken Aardappelen
gebakken peren zitten şapa oturmak, zor durumda kalmak, kabak başina
gebakken. Het zijn twee handen op een buik.
GEBAKSCHOTEL (s) pasta tabaği
GEBAKVORKJE (s) pasta çatali
gebruikt met değil) niet, Kalitesine bak, yoksa parasrna değil, Let
geçmek, delmek, fig/mec met een de blik kijken keskin bakmak,
GEELKOPER scheik/kim pirinç, bakir ve çinko alaşimi
GELAAGD katmanli, tabaka tabaka, tabakalardan oluşmuş
gelmeyenler, (verstrooid) dalgin, e blikken dalgin bakişlar
Geminin Sol Tarafi bakkboord,Geminin Sol Tarafi
Genc Kiz Jongejuffrioew,bakvis,Genc Kiz
Genel Bakis
Genel Bakis Overzicht,Genel Bakis
gerekeni yapmak, (y)a/e bakmak, 4 ( stoel) koltuk, * geen en voor de dag
Geriye Bakis
Geriye Bakis terugblik d(,ken),Geriye Bakis
GESLAGEN dövülmüş, koper dövülmüş bakir
GESTAAG gestadig s, z, 1 (voortdurend) sürekli, kalici, devamli, baki,
GESTICHT ( en) I yurt, kuruluş, kurum, bakimevi, manastir, barinak II
GESTICHTVERPLEGING yurt bakiciliği, enstitü bakimi
geven aman vermemek, II ünl, ! pardon! afedersiniz! kusura bakma!
GEWEZEN önceki, evvelki, eski, een minister önceki bakan
gezeg (met een ander werkwoord) door- içmene Bak! Drink gewoon door!
gezicht blik ilk bakişta, voor het her şeyden önce,
GEZICHTSPUNT ( en) görüş, bakiş açisi, een heel nieuw tamamen yeni
Gezinsverzorging Aile Bakimi,Gezinsverzorging
GEZINSVERZORGING aile bakimi, aile bakma, (organisatie) aile bakim
GEZINSVERZORGSTER (s) (diplomali) aile yardimcisi, aile bakimcisi
GEZINSZORG aile bakimi
gezondheids sağlik hizmeti, sağlik bakimi, gezins aile bakimi, milieu
Gezondheidszorg Saglik Bakimi,Gezondheidszorg
GEZONDHEIDSZORG 1 sağlik bakimi, hifzisihha, 2 (sector) sağlik sektörü
Gezondheidszorg Gezer hastalar ruhsal bakim kurumu
Gidip Bakmak kijkje,Gidip Bakmak
gidip gitmediğine bakilmaksizin
giet. Het komt met bakken uit de hemel. Het regent pijpestelen.
gitmek, (luieren) zevkine bakmak
Gizli Verborgen,Geheim ,Achterbaks,Clandestien,,Gizli
Gizlice Achterbaks,Steels,Stiekem,tersluiks,,Gizlice
GLACE güderi, tabaklanmiş deri,
GLACEREN g, (glaceerde, h, geglaceerd) 1 (gebak) üzerine şerbet
GLASBAK ( ken) şişelik, şişe deposu,
GLASPLAAT (...platen) cam levha, cam tabaka
GLUNDEREN gs, (glunderde, h, geglunderd) çok mutlu ve gülerek bakmak
GLUREN gs, (gluurde, h, gegluurd) dikizlemek, yan yan bakmak
goed bir yola iyi bakmak, een tuin bahçeye bakmak, 2 aangenaam bezig
goede keren iyiye gitmek, hou me goede ...kusura bakrnayin ama ...
göklere çikarmak, geef op die pen! ver bakalim kalemi!
gör bak Je zal het zien!
göre (uyarınca) volgens, naar, 2 (bakılırsa) gezien, aangezien, in
görek/değerlendirmek/ saymak, nazariyla bakmak, gibi telakki etmek,
görmedim, moeder, dochter anasina bak kizini al (kenarina bak bezini
görmek istememek, II z, bakmadan typen bakmadan daktilo yazmak III
görmek, aşağisamak, küçümsemek, tepeden bakmak, 2 (niet tellen) hiçe saymak,
görünüre bakılırsa gezien de omstandigheden, klaarblijkelijk, blijkbaar,
görünüşe bakılırsa blijkbaar, schijnbaar, naar het zich laat aanzien
göz tabakası oogvlies
göz ucuyla bakmak / vanuit de ooghoeken kijken, tersluiks kijken
gözden geçirmek / 1 (düzeltmek) herzien, reviseren, 2 (kabaca bak
gözetmek 1 (korumak, bakmak) beschermen, bewaken, oppassen, 2 (önem
gözlemek, dikkatle bakmak müşahade etmek
gözünün içine baka baka / n/ koel en brutaal
gözünün önüne bak Uitkijken! Kijk uit (je ogen)!
gözünün önüne bakmak uitkijken, goed uit je ogen kijken, goed opletten,
gözünün yaşına bakmamak / n/ niet tolereren, streng optreden tegen
gözüyle bak! o işi bana birak!
gözüyle bakmak 1 beschouwen als, 2 (başka gözle bak met andere ogen
GRAVEREN g, (graveerde, h, gegraveerd) oymak, (bakir, tahta) oyarak
GRIFFEN g, (grifte, h, gegrift) in koper bakiri oyup yazmak, in
GRONDLAAG (...lagen) al t tabaka, astar
grote ogen birine şaşkin şaşkin bakmak, iemand niet birine
GRUTTER (s) (winkelier) bakkal
güçlüklerden dolayi, güçlüklere bakilirsa, * en goedgekeurd görülmüş ve
gül bahçesinde olmak op rozen zitten, gebakken zitten
gülünç duruma düşürmek, birini rezil etmek, 2 (inzicht) görüş, bakiş,
gulyabani ondier reus d. boeman d. kolos d. misbaksel wangedrocht
gümüş damgalamak, ayar basmak, 2 (proeven) tadina bakmak, denemek, wijn
Gunduz Bakim Yeri
gündüz bakım yeri dagverblijf
Gunduz Bakim Yeri dagopvang,dagverblijf (blijven),Gunduz Bakim Yeri
Gunduz Cocuk Bakimevi kinderdagverblijf,Gunduz Cocuk Bakimevi
günebakan bot. zonnebloem d. (Helianthus annuus)
güreş müsabakası worstelwedstrijd d.
gururlu bakiş, een e houding kendinden emin bir davraniş, II z, göğsünü
güzellik bakımı schoonheidsbehandeling d.
h. (bakım) toilet verzorging d.
h/volkst. belli bir işi ol werken, fungeren als, Ne işe bakıyorsun? a)
HA afk/kis hectare, hektar, ha! vay! bak hele!
hadi/haydi ya! ... nou goed! pekala öyle olsun! nou, nou! bak hele! bak sen
hadibakalım Toe! Kom nou! Durf het eens!
hale bak! Ne yapiyorsunuz? ne demek bu ya!
HALFBAKKEN z, 1 ala pişmiş, az pişmiş, biraz çiğ, pek kizarmamiş, az
haline bakmamak zijn capaciteit te boven gaan, boven zijn kunnen gaan
halk tabakası volksklasse d. volk
halletmek, yoluna koymak, icabina bakmak, (slinks verkrijgen) kurnazca ele
halloldu Het is opgelost. Het is voor elkaar. Het is voor de bakker.
handen enz, bakimsiz, (tuin enz,) dağinik, dağ gibi, dökük saçik,
hanımgöbeği - ni een zoet en rond gebakje
hapishaneyi boylamak in de bak terechtkomen, in de nor zitten, in de
Harita Bakmak kaartlezen,Harita Bakmak
haşin streng, bits, 2 (bakış) nors, stuurs
Hasta Bakici
Hasta Bakici Ziekenverpleging,Ziekenverzorging ,Verzorgster,Hasta Bakici
Hasta Bakim Masraflari
Hasta Bakim Masraflari Verplegingskosten,Hasta Bakim Masraflari
Hasta Bakimi Verzorging,Behandeling,Hasta Bakimi
hasta bakımı ziekenverpleging d. ziekenverzorging d.
hasta bakmak 1 zieken verzorgen, 2 (tedavi et zieken behandelen
hastabakıcı verpleger d. verpleegster d. ziekenverzorg(st)er d.
hastabakıcılık ziekenverpleging d. ziekenverzorging d.
hastaya bakmak 1 zieken verzorgen, 2 (tedavi et zieken behandelen
hatıra gönüle bakmamak onpartijdig zijn, onbevooroordeeld zijn
hava tabakası luchtlaag d.
HAVERKIST ( en) yulaf sandiği, erop zitten als de bak op de bir şeye
Haydi Bakalim!
haydi bakalım Kom op! Toe! Schiet op! Komaan!
Haydi Bakalim! Vooruit ,Haydi Bakalim!
HAZELWORM ( en) zo, babaköş, ayaks kertenkele
hebben, iets beu zijn, balen van, tabak hebben van iets, iets zat zijn
HEETGEBAKERD z, öfkeci, içi dar, çabuk kizar
hele bak ... 1 (dikkat çekmek için) Luister eens,..., 2 (şaşma) Kijk eens
Her Bakimdan Alleszins,Her Bakimdan
her bakımdan in alle opzichten, alleszins, in elk opzicht, volkomen
her kamıştan kaval olmaz. Alle vis is geen bakvis. Alle hout is geen
hesap bakiyesi saldo
het niet waard bakmaya değmemek, 3 iemand op iets birine bir
het balkon ziet uit op het park balkon parka bakiyor, 3 er görünmek, er
het hoge kwam eruit ağzindan baklayi çikartti, itiraf etti, zijn houden
het trommel davul derisi, 2 bot, kütikül, 3 (v, melk) yüz, ince tabaka
hilkat garibesi misbaksel ondier (wan)gedrocht d. monster
hirçin, met e blik vahşi bir bakişla, II h, yabanlik, yabanilik, in het
HOEDER (s) koruyucu, bakici, muhafiz, (herder) çoban
HOFJE (s) düşkünlerevi, bakimevi, bakim yurdu, darülaceze
Hollanda Basbakanlik Binasi
Hollanda Basbakanlik Binasi Catshuis,Hollanda Basbakanlik Binasi
hoop/liejde umut/sevgi beslemek, 2 (verplegen) severek bakmak, bağrina
HOOPVOL 1 ümitli, umut dolu, beklentili, een le blik ümitli bakiş, 2
HOORNVLIES (...vliezen) (gözde) saydam tabaka
HOORNVLIESTRANSPLANTATIE (s) göz saydam tabakasi nakli
hor bakmak / minachtend kijken, geringschatten, minachten
Horen Hic duymamak,Dinle Bak,Duymak,Horen
HOSPITAAL (...talen) mil/ask revir, askeri bakimevi, küçük hastane
Huidverzorging Cilt Bakimi,Huidverzorging
huisgezin aile bakmak, ailenin geçimini sağlamak, bakmak, een tuin
huizen dan kerken. Overal wordt brood gebakken. Geen handvol maar een land
hulpbron 3 (buluş yeri) oorsprong d. origine d. vindplaats d. bakermat d.
humus tabakası humuslaag d.
HUMUSLAAG (...lagen) humus tabakasi
iemand bir şeye (birine) bakmamak, ilgilenmemek, hij kijkt niet naar
ilgi göster- ) aandacht besteden aan, 2 (bakmak) ervoor zorgen dat, 3
Ince Tabakalar Halinde Soyulmak Schilferen,Ince Tabakalar Halinde Soyulmak
Je moest eens weten hoe gelukkig ik ben als ik naar je kijk Sana baktik?a ne kadar mutlu oldugumu bir bilsen
Kaartlezen yol haritasi okumak,harita bakmak,,Kaartlezen
Kabak (Balkabagi) pompoen,Kabak (Balkabagi)
Kabak (Dolmalik) courgette,Kabak (Dolmalik)
Kabakulak de bof,Kabakulak
Kabinet Hukumet,bakanlar kurulu,Kabine, ,,Kabinet
Kabinetszitting bakanlar kurulu toplantisi,kabine oturumu,,Kabinetszitting
Kacak Smokkel,bak,Voortvluchtig,Kacak
kâğıt - sı) vel II (sigara - sı) tabaksdoos d.
Kap(tr) bak,Kap(tr)
Kattenbak kedi lazimligi, ,Kattenbak
Kavurmak bakken,Kavurmak
Kedi Lazimligi kattenbak,Kedi Lazimligi
Kendine Bakmak Verzorgen ,Kendine Bakmak
Keuren genel kontrol etmek,damgalamak,saglam olup olmadigina bakmak,denemek tat icki,,Keuren
Keuren,2 tahlil etmek,tatina bakmak,Keuren,2
Kijk Bakis,bakma,Gorunus,Kijk
Kijk eens achter je! Arkana bir bak!
Kijken Bakmak,Seyretmek,Izlemek,Kijken
Kijkje gidip bakmak,goz atmak,,Kijkje
Kinder Oppas cocuk bakicisi,dadi,,Kinder Oppas
Kinderdagverblijf gunduz cocouk bakimevi,Kinderdagverblijf
Kinderverzorgster Cocuk Bakicisi,Kinderverzorgster
Kinderzorg cocuk bakimi, ,Kinderzorg
Kizartma gebakken,Kizartma
Kizartmak branden,bakken,Kizartmak
Koesteren severek bakmak,bagrina bakmak,cocuk gorme ozlemi, ,,Koesteren
Koper bakir, ,Koper
Kraamzorg dogum sonrasi bakim, ,Kraamzorg
Krudenier bakkal,dar kafali,,Krudenier
Kucuk Pasta Gebakje ,Kucuk Pasta
Kul Tablasi asbak,Kul Tablasi
Kultablasi Asbak,Kultablasi
Kus Bakisi Overzicht,Kus Bakisi
Kusura Bakma Meem Me Niet Kwaliyk,Kusura Bakma
Kusura Bakma! pardon,Kusura Bakma!
Laadbak Kutu,Cekmece,Laadbak
Laf (Tr) Woord,Geklets,Onnodig Onderwerp,Bakerpraatje,,Laf (Tr)
Laf Kalabaligi (Laf Salatasi) Bakerpraat,Laf Kalabaligi (Laf Salatasi)
Laten Verzorgen Baktirmak Hasta,Laten Verzorgen
Leerlooien Tabaklamak,Leerlooien
Lelie Beyaz Zambak,Lelie
Loensen Sasi Bakmak,Loensen
Lonken Goz Kirpmak,Suzerek Bakmak,Lonken
Looien Tabaklamak,Sepilemek,Looien
Maag Migde,Bakire,Mide,Maag
Maagd Bakire,Temiz,Maagd
Maagdelijk Bakirelik,Maagdelijk
maliye bakanı minister van financiën d. savunma bakanı minister van
Mart Kapidan Baktirir Kazma Kurek Yaktirir,Maart Roert Zijn Staart,Mart Kapidan Baktirir
Maziye Bakis terugblik d(,ken),Maziye Bakis
Meem Me Niet Kwaliyk Kusura Bakma,Meem Me Niet Kwaliyk
Memleket Land,Geboorteplaats,bakermat,Memleket
Ministerieel Bakanlikca,Ministerieel
Ministerpresident Basbakan,Ministerpresident
Ministerraad Bakanlar Kurulu,Ministerraad
Misbaksel Bicimsiz,Cirkin,Misbaksel
Mombakkes Karnaval Maskesi,Mombakkes
Musabaka Concurrentie,Wedstrijd,Toernooi,Musabaka
Mutabakat Overeenstemming,Identiteit,Congruentie,Mutabakat
Naar wat kijk je? Sen neye bakıyorsun?
Nagekeken Bakmak,Bakilmak,Nagekeken
Nagelverzorging Tirnak Bakimi,Nagelverzorging
Nakijken Bakmak,Nakijken
Neringdoende bakkal,Neringdoende
niet uitgevoerd kalmiş, yapilmamiş onderhoud bakimi
Olu Deri Hucrelerinin Yok Edildigi Bir Tur Cilt Bakimi peeling,Olu Deri Hucrelerinin Yok Edildigi Bir Tur Cilt Bakimi
Onderhoudskosten Bakim Masraflari,Onderhoudskosten
Oppas Bakici,Oppas
Oppasser Bakici,Oppasser
Overzicht Genel Bakis,Genel Gorunum,Icindekiler,Overzicht
Ozenli Hasta Bakimi Care,Ozenli Hasta Bakimi
Paardenboon aci atbaklasi, ,Paardenboon
Pardon(nl) pardon!,affedersiniz!,kusura bakma!, ,,Pardon(nl)
Pasta(tr) Gebak,Pasta(tr)
Patates Kizartmasi Frites,Gebakken Aardappelen,Patates Kizartmasi
Patiserie pastahaneci,yas ve kuru pasta imalatcisi,banketbakker,pastaci,,Patiserie
Pedicure pedikur,ayak bakimi,pedikurcu, ,,Pedicure
Peeling peyling,guzellik balimi,olu deri hucrelerinin yok edildigi bir tur cilt bakimi,meyveyi soymak,,Peeling
pencere vb. bakmak) uitzien op, uitkomen op, 14 (beklenmedik para harca
Peulvrucht baklagillerin meyvasi,baklagiller,,Peulvrucht
Pijptabak pipo tutunu, ,Pijptabak
Pipo tabakspijp d(,en),pijp,Pipo
Pipo Tutunu pijptabak,Pipo Tutunu
Pisirmek Koken,kook,bakken,Pisirmek
Pismis Kizarmis Gebakken ,Pismis Kizarmis
Pit cekirdek,araba yarislarinda otobakim yeri,araba yaris otomobil kontrol istasyonu, ,,Pit
Plaats Vervanger vekil,vekalet eden, yerine bakanmuavinlogo, ,,Plaats Vervanger
Plaats Vervangster bayan vekil,yerine bakan,gecici gorevli,muavin,,Plaats Vervangster
Pompoen kabak (balkabagi),Pompoen
regelen plat/argo halletmek, icabina bakmak, yoluna koymak
Sacsaca Basbasa Gelmek bakkeleien,Sacsaca Basbasa Gelmek
Saglam Olup Olmadigina Bakmak keuren,Saglam Olup Olmadigina Bakmak
Saldo Mizan, bakiye,Saldo
Sana baktik?a ne kadar mutlu oldugumu bir bilsen Je moest eens weten hoe gelukkig ik ben als ik naar je kijk
şaşma, verbazing Zie je! 3 (küçümseme, minachtend) Moet je zien! bak şu
Saymakgozu Ile Bakmak beschouwem als,Saymakgozu Ile Bakmak
Schakel Halka, zincir baklasi,Schakel
schalen (v, schaaldier, eieren) kabuk, 2 (schotel) tabak, kap, 3 (weeg)
Schilferen Ince Tabakalar Halinde Soyulmak,Schilferen
Schotel Tabak, fincan tabagi,Schotel
Severek Bakmak koesteren,Severek Bakmak
slinger d. birbaltaya sap olamamak (argo/plat) niet aan de bak
Standplaats Gorus Noktasi, noktai nazar, bakim,Standplaats
star dik, sabit, iemand aankijken birine dik dik bakmak, 3 (v, gezicht)
Tabak Schotel,Tabak
Tabaka Laag,Ader,dek(ken),Tabaka
TabakD(,Ken) tutun ,TabakD(,Ken)
tabaklanmış leer yapay deri kunstleer
TabaksBlad H(,Eren) tutun yapragi ,TabaksBlad H(,Eren)
TabaksPijp D(,En) pipo ,TabaksPijp D(,En)
TabaksPlantage D(,S) tutun tarlasi ,TabaksPlantage D(,S)
Tatina Bakmak keuren,,Tatina Bakmak
Tava Pan,bakpan,Tava
ten aanzien van) nin bakimindan, nin açisindan, hususunda, e dair,
Terugblik D(,Ken) geriye bakis,maziye bakis ,Terugblik D(,Ken)
Thuishulp D evde bakim,evde saglik bakimi ,Thuishulp D
Thuiszorg D evde saglik bakimi ,Thuiszorg D
Tirnak Bakimi Nagelverzorging ,Tirnak Bakimi
Toekijken bakmak,seyretmek ,Toekijken
Triporter bakfiets,Triporter
Tugla dakpan(,nen),baksteen,brik,Tugla
Tuinboon D(Bonen) acibakla ,Tuinboon D(Bonen)
Tuinieren Bahce Bakimi Yapmak,bahce bakmak ,Tuinieren
Turen dik dik bakmak ,Turen
Tutun Tabakd(,ken),Shag,Tutun
Tutun Tarlasi tabaksplantage d(,s),Tutun Tarlasi
Tutun Yapragi tabaksblad h(,eren),Tutun Yapragi
v, metaal tel, kablo, een koper bakir kablo, de telefoon
v, stad bakimini üzerine almak, üstlenmek,
Vatan bakermat,Vaderland ,Vatan
Verpleeghuis bakim evi,Verpleeghuis
Verplegingskosten Hasta Bakim Masraflari,Verplegingskosten
verward şaşkin, kijken şaşkin şaşkin bakmak
Verzorgd temiz,bakimli,Verzorgd
Verzorgen Bakmak,bakma ,kendine bakmak, bakimci,,Verzorgen
Verzorging Hasta Bakimi,Verzorging
Verzorgster bakimci,hasta bakici,Verzorgster
Vetlaag yag tabakasi,Vetlaag
Vooruit Ileriye,Ileri,haydi Bakalim!,Vooruit
Vuilnisbak cop tenekesi,Vuilnisbak
Waker nobetci,bakimci,nezaretci, ,,Waker
Welaan bak hele, ,Welaan
xxx ( - memuru) agent d. (argo/plat) smeris d. klabak d. kit d.
Yag Tabakasi Vetlaag ,Yag Tabakasi
Yalak drinkbak(,ken),trog d(,gen),Yalak
Yerine Bakan plaats vervangster,Yerine Bakan
Yerine Bakanmuavinlogo plaats vervanger,Yerine Bakanmuavinlogo
Yurt Vaderland ,bakermat,Yurt
Ziekenverpleging Hasta Bakici,Ziekenverpleging
Zincir Baklasi Schakel,Zincir Baklasi
Zorg Bakim,Zorg

Ana Sayfaya Dön