Turks > Nederlands <> Nederlands > Turks Woordenboek |


Turks > Nederlands <> Nederlands > Turks Woordenboek.
Türkçe > Felemenkçe <> Felemenkçe > Türkçe Sözlük.
Türkçe > Hollandaca <> Hollandaca > Türkçe Sözlük.
77238 Kelime - Woord.


'BIL' Kelimesinin Anlamları:

A Bilmek kunnen,A Bilmek
Aandienen Bildirmek,Haber Vermek ,Aandienen
Aangifte Bildiri,Aangifte
AANGIFTE (n) (yazili) beyan, bildirim belasting vergi beyani,
Aankondigen Bildirmek,Duyurmak,Tanitmak,Aankondigen
Aankondiging Bildiri,Duyuru,Takdim,Aankondiging
Aanmaiden Bildirmek ,Haber Vermek ,Aanmaiden
AANMELDEN ( en) 1 beyan, bildiri, 2 (voor betrekking) başvuru,
AANMELDEN g, (meldde aan, h, aangemeld) 1 aandienen) bildirmek,
Aanmelding Bildiri ,Basvuru,Aanmelding
aannemen, / (bilgi informatie inwinnen, (zich) informeren, 10 1
Aanplakbiljet Afis,Poster,Aanplakbiljet
AANPLAKBILJET ( ten) afiş, poster, duvar ilani,
AANROEREN g, (roerde aan, h, aangeroerd) 1 aanraken) bilerek
Aanslagbiljet Vergi Beyannamesi,,Aanslagbiljet
AANSLAGBILJET ( ten) vergi tahakkuk formu, vergi ödeme belgesi,
AANTOONBAAR z, gösterilebilir, ispatlanir, ispati mümkün,
AANVAARDBAAR ( der, st) kabul edilebilir, makul, uygun, een
AANVECHTBAAR tartişilir, tartişma götürür, itiraz edilebilir,
aanvoelen bir şeyi sezmek, sezgiyle bilmek
AANZEGGING ( en) bildirim, duyuru, exploot van bildirim
AANZETRIEM ( en) bileği kayişi, ustura kayişi,
Aardkunde Yerbilim,Jeoloji,Aardkunde
AARDKUNDE yerbilim, jeoloji,
abanın kadri yağmurda bilinir Je kunt iets niet waarderen totdat je het
abilmek, -ebilmek kunnen, in staat zijn.
ACHTERGRONDINFORMATIE özgeçmiş bilgisi,
açik, (persoon) yaklaşilabilir, yanina varilir
acunbilim kosmologie
Adaletli bilijk,Adaletli
adaletli rechtvaardi billijk
adaletsiz onrechtmati onbillijk, ongerechtvaardigd, onrechtvaardig
adaletsizlik onrechtvaardigheid d. onrecht onbillijkheid d.
adam kullanmasını bilmek weten hoe men mensen moet managen/laten werken
adbilim naamkunde d. onomastiek d.
adı sanı bilinmeyen 1 een twijfelachtige reputatie (hebbend), 2
adsız anoniem, naamloos, zonder naam, 2 (bilinmeyen) onbekend
AFBREEKBAAR ayrişabilir,
Afis Affiche,Aanplakbiljet,Afis
afiş Affiche aanplakbiljet plakkaat poster d.
Afkondigen Bildirmek,Ilan Etmek,Afkondigen
afkondigen resmen ilan etmek, bildirmek, duyurmak,
AFKONDIGEN ( en) ilan, bildiri, duyuru, huwelijks evlenme
AFKONDIGEN g, (kondigde af, h, afgekondigd) bildirmek, ilan
AFKUNNEN g, (kon af, h, afgekund) bitirebilmek, bitirmek, meer
afleggen, bilgi toetsen, 9 (derinlik peilen, 10 (hastalık)
Afloop Son,Eskitmek,Gezmek,Bilmek,,Afloop
AFMELDEN g, (meldde af, h, afgemeld) aynlişini bildirmek,
AFNEEMBAAR yerinden sökülebilir, oynatilir, kaldirilabilir,
AFTREKBAAR vergiden düşülebilen/düşen
AFZEGGEN g, (zegde/zei af, h, afgezegd) 1 iptalini bildirmek,
Ag (bilgisayar)
Ag (bilgisayar) Net,Vangnet ,Ag (bilgisayar)
ağı bilim toxicologie d.
AGNOSTICISME fil/fel bilinemezcilik
AGNOSTICUS (...ci) bilinemezci, bilinemezcilik taraftari
ağzının payını almak /- den/ 1 (tokat vb. yemek) voor de billen krijgen,
ağzının tadını bilen fijnproever d. epicurist d. lekkerbek d. smulpaap d.
ağzının tadını bilmek een fijnproever/lekkerbek zijn
ahlak bilgisi zedenleer d.
ahlak bilimi ethische pedagogiek d.
ahlakbilim ethiek d. zedenkunde d. moraal d.
aile bilgisi huishoudkunde d. gezinskunde d.
aklı başında 1 (Akıllı) verstandig, zinnig, 2 (bilincini yitirmemiş) bewust
aklim ermez, heeft u van computers? bilgisayardan anlar misiniz? met dien
AKOESTIEK yankibilim, akustik,
akşamsefası - nı bot nachtschone d. (Mirabilis jalapa)
aksine (tam tersine, bilakis) integendeel, aan de andere kant, 2 (tersine
aktarma bileti overstapkaartje
aktarmalı bilet overstapje overstapkaartje
alabildiğine zeer, erg, ontzettend, 2 (hızlıca) in volle vaart
alabilirlik capaciteit
alaşim, terkip, bileşim
alay kabilinden spottend, snerend, ironisch
algılama kabiliyeti bevattingsvermogen perceptievermogen
algılanabilir waarneembaar, merkbaar
algılanabilirlik waarneembaarheid
Allah ‘tan en çok korkanınız ve O’nu en iyi bileniniz benim. Ik ben degene die Hem vrezen de meeste en ik ben degene die hem kent de meeste
allah bilir God weet het! Wie weet! Dat mag Joost weten!
allah bilir Het lijkt me dat ...
allah selamet versin. 1 God zal je behoeden. 2 (bildiğin gibi yap) Ga je
allahın bildiğini kuldan ne saklayayım Waarom zou ik het geheimhouden,
alles weet her şeyi biliyormuş gibi yapiyor, doet u u thuis bent
almak, (inlichtingen verstrekken) bilgi vermek, malumat vermek, iemand
almak, ...olarak görmek, bilmek, dikkate almak, telakki etmek, 2
almak, danişmak, bij iemand ergens naar birinden bir şey hakkinda bilgi
almak, kun je op zeggen (vallahi) emin olabilirsin, op! kaybol!
als afkan yapabileceğinden daha fazla, iets alleen niet bir şeyi
altbilinç onderbewustzijn
altın goud bileğinde altın bileziği olmak / n/ veel kwaliteiten in
altın bilezik 1 gouden armband d. 2 mec/fıg goed talent goede
ALWETEND her şeyi bilen,
ama ayrintilari bilmiyor, dat klinkt als een dosdoğru, saat gibi, çok iyi,
amacının bilincinde doelbewust
amaçlı (bilinçli) doelbewust, 2 (kasıtlı) met voorbedachten rade, willens
AMETHIST geol/jeol mor renkte bir çeşit kuvars, billurlaşmiş
AMETIST geol/jeol mor renkte bir çeşit kuvars, billurlaşmiş
Ameublement Mobilya,Ameublement
AMEUBLEMENT ( en) mobilya takimi,
ANAEROOB biol/biyo oksijensiz yaşayabilen,
ANALFABEET I d, (...beten) okuma yazma bilmeyen kimse, II s, okuma
ANALFABETISME okuma yazma bilmeme,
ancak alleen, Bir sen bize yardım edebilirsin, Alleen jij kan ons
anestezi bilim anesthesiologie d.
ANESTHESIOLOGIE med/tib anestezi bilim, duyum yitimini inceleyen
anlamak zijn vak goed işini iyi bilmek, mesleğini iyi bilmek, 4 ze
anlambilim semantiek d. betekenisleer d.
anlaşabilmek, plezier in iets bir şeyden zevk almak, 2 (merken) rastlamak,
anlaşılabilir begrijpelijk, duidelijk
anlaşılabilirlik duidelijkheid d. verstaanbaarheid d.
anlatıbilim stijlleer d. stilistiek d.
ansiklopedik bilgi boekenwijsheid d.
Antropologie Antropoloji,Insanbilim,Antropologie
ANTROPOLOGIE antropoloji, insanbilim,
ANTROPOLOOG (...logen) antroplog, insanbilim uzmani,
apotheek eczane, 2 eczacilik, ilaç bilgisi
Araba Yaris Otomobil Kontrol Istasyonu
Araba Yaris Otomobil Kontrol Istasyonu pit,Araba Yaris Otomobil Kontrol Istasyonu
arabacılık automobilisme
arabaya bakitmak, bekijk het maar sen bilirsin, ne yaparsan yap, ik
ARABIST ( en) Arapçaci, Arapça dilbilimci,
Arac(Bilesik Isimlerle) tuig h(,en),Arac(Bilesik Isimlerle)
AracBilesik Isimlerle)
ARBEIDSTHERAPIE med/tib rehabilitasyon, meşguliyetle tedavi,
ARBEIDSVERMOGEN iş kapasitesi, iş gücü, iş görme kabiliyeti,
ARCHEOLOGIE arkeoloji, kazibilim,
Archeoloog Arkeolog,Kazibilimci,Archeoloog
ARCHEOLOOG (...logen) kazibilimci, arkeolog,
argo/plat, bilmek verstand hebben van, weten, 6 / mec./fıg. (anlamak)
Arkadaş yolunda çok şey yapabilir, Hij kan veel uit vriendschap
arkasindan, bilahara, begonnen zij weer te huilen sonra tekrar ağlamaya
armacılık bilgisi wapenkunde d. heraldiek d.
Armband Bilezik,Armband
ARMBAND ( en) 1 bilezik, 2 (band) kolçak,
arsizlaşmiş olmak, ut bilmemek, ayibi rafa kaldirmak,
artsüremli dilbilim diachronische taalwetenschap d.
asabileşmek nerveus worden, zenuwachtig worden
asabileştirmek nerveus/zenuwachtig maken
asabilik nervositeit d. zenuwachtigheid d.
Asalakbilim parasitologie,Asalakbilim
asalakbilim parasitologie
aşar, er mee door olmak, kabul görür olmak, het kan ermee door olabilir,
aşina goede bekende d. 2 (bilinen, alışık) vertrouwd (met)
aşiri abartilmiş, ik maak me dat ... kesinlikle biliyorum ki... öylesine
askerlik ruhbilimi militaire psychologie d.
aşşik attiğimi bilirim
astronomi bilimi Astronoom d. sterrenkundige d.
ASTRONOMIE astronomi, gökbilim,
ASTRONOOM (...nomen) astronom, astronomi bilgini, gökbilimci,
atış bilimi ballistiek d.
atlayabilirsin, scheep/den aktarma yapmak, een klas sinif atlatmak, II
atom bilim Atomisme
atom bilimci Atoomgeleerde d.
ATOOMGELEERDE (n) atom bilimci,
Auto Araba,Otomobil,Auto
AUTO (s) oto, araba, otomobil,
avcunun içi gibi bilmek / (plek, stad) kennen als zijn broekzak, als
Ayak Bilegi
Ayak Bilegi(Anat)
Ayak Bilegi Enkel2,Ayak Bilegi
ayak bileği anat enkel d.
Ayak Bilegi(Anat) Enkel,Ayak Bilegi(Anat)
ayakkabilarin ipini daha sikiştirmak,
ayarlanabilir verstelbaar, regelbaar
aydınlatıcı (ışık verici) verlichtend, lichtgevend, 2 (bilgilendirici)
aydınlatmak/ - i/ 1 verlichten, belichten, 2 (bilgi vermek) toelichten,
ayrı baş çekmek 1 (bildiğinden şaşma uit de pas lopen, zijn eigen weg
ayrılabilir scheidbaar, splijtbaar
ayrintilari bilmeyen,
azın değerini bilmeyen, çoğu bulamaz Wie het kleine niet eert, is het grote
BABEL Babil,
BACTERIOLOGIE bakteriyoloji, mikrop bilimi,
bahsediliyor, geen van! olmaz! imkansiz! lafi bile yok! ter brengen
bakakaldik, ne yapacagimizi bilmiyoruz, op hete kolen diken üstünde
BAKER (s) ebe, kabile, bebek bakicisi,
Baktım ki bilmiyor (duymamış), bir yey demedim. Ik begreep dat hij niet op
BALANS ( en) 1 tarti aleti, kantar, 2 hand/tic bilanço,
BALANSBOEK ( en) hand/tic defteri kebir, yillik bilanço
Balhoofd bilyeli baglanti,Balhoofd
BALLISTIEK mil/ask balistik, atiş bilimi,
BALSPEL (...spelen) top oyunu, biljart is een bilardo bir top
Band Otomobil klastigi,Band
BANDSTOOT (...stoten) bil, kenarina vuruş,
Bankanot bankbilijet,Bankanot
Bankbilijet bankanot,kagit para,Bankbilijet
BANKBILJET ( ten) banknot, kağit para,
banknot - tu bankbiljet
baş edebilmek,
başa çıkmak / 1 (baş edebil goed kunnen opschieten met, goed
başa gelmeyince bilinmez Je kunt je zo’n situatie niet voorstellen, als je
başedebilmek, dengi olmak, iemand biriyle başedebilmek, veel geld
basın bildirisi persbericht
basiskennis temel bilgi
basmadan, in het tasten çözüm bulamamak, ne yapacağini bilmemek
bastığı yeri bilmemek mec./fıg. 1 zijn plaats niet weten, 2 (çok sevinçli
bayilmak, şuurunu yitirmek, bilincini yitirmek, weer tot komen
BBILJET ( ten) gelir/varlik vergisi bildirgesi,
becerebilmek, (gebeuren) olmak, vuku bulmak, dat gaat buiten mij om
BEDELARMBAND ( en) tilsimli bilezik,
Begaafd kabiliyetli,Begaafd
BEGAAFD yetenekli, kabiliyetli, hünerli, becerikli,
BEGAANBAAR geçilir, geçilebilir, geçit verir,
BEGENADIGD üstün yetenekli, çok kabiliyetli,
BEGRIJPELIJK açik, anlaşilir, kavranabilir, izahi mümkün, iets
BEHEERSING ( en) 1 (v, talen) yeterlilik ustalik, biliş, 2
behoorlijk medeni, uygar, 4 (billijk) uygun, adaletli
Bekend Taninmis,Bilinen,meshur,Bekend
BEKEND 1 (beroemd) taninmiş, ünlü, meşhur, şöhretli, bilinen,
bekend worden resmen yayimlanmak, çikmak, bildirilmek, 5 van
BEKENDE (n) tanidik, bildik, een van mijn bekenden bir tanidik,
BEKENDMAKEN g, (maakte bekend, h, bekendgemaakt) bildirmek,
bekendmaken ihbar etmek, iletmek bildirmek, haber vermek, een
BEKENDMAKING ( en) duyuru, bildiri,
Bekwaam mutedir,kabiliyetli,Bekwaam
BEKWAAM z, (bekwamer, st) yetenekli, kabiliyetli, usta, uzman,
Bekwaamheid kabiliyetli,Bekwaamheid
BEKWAAMHEID ( heden) yetenek, kabiliyet, ustalik,
BELASTINGAANGIFTE (n) vergi beyani, vergi fişi, bildirge,
Belastingbiljet vergi tenkidi,Belastingbiljet
belirsiz, olabilir de olmayabilir de, duruma bağli,
belli duidelijk, blijkbaar, evident, helder, kennelijk, 2 (bilinen)
ben je hier al ? buraya alişabildin mi?
Benim bildiklerimi bilseydiniz az güler, çok ağlardınız. Als je geweten hebben wat ik wist dat je het lachen minder, maar je huilt veel
BENOEMBAAR atanabilir, tayin edilir, als lid üye olarak
Benul bilgi,Benul
Bereikbaar Ulasilabilir,Bereikbaar
BEREIKBAAR erişilebilir, ulaşilir, (persoon, telefonla)
BERICHTEN g, (berichtte, h, bericht) bildirmek, haber vermek,
BEROEMD ünlü, meşhur, taninmiş, bilinen, namli, şöhretli, een
BEROEPSVOORLICHTING mesleki bilgilendirme,
BESCHIKBAAR yararlanilabilir, kullanilabilir, (hizmete) hazir,
beschikbaar zijn, niet bezet zijn, 5 ( - ol werkloos zijn, 6 (bilgisiz
BESCHIKBAARHEID yararlanilirlik, kullanilabilirlik, hand/tic
Besef het bilinc,suur,Besef
BESEF 1 şuur, bilinç, 2 (begrip) algi, idrak, algilama, anlama,
besibilim voedingsleer
BESTUURSKUNDE (kamu) yönetimbilim,
BESTUURSWETENSCHAP ( pen) yönetimbilim
BETAALBAAR ucuz, ödenebilir,
BETAWETENSCHAPPEN mv/çoğ matematik ve doğa bilimleri,
betikbilim fılologie
betimsel dilbilim beschrijvende taalwetenschap d.
BETWETER (s) bilgiç, ukala, çok bilmiş,
BETWETERIJ ( en) bilgiçlik, çok bilmişlik, ukalalik,
BETWISTBAAR tartişilabilir, şüpheli, itiraz götürür,
BEWEEGBAAR hareket edilebilir, taşinir, oynak, hareketli, oynar,
BEWIJSBAAR ispatlanabilir, kanitlanabilir, ispati mümkün,
BEWOONBAAR yaşanabilir, oturulur, ikamet edilebilir,
Bewust Bilincli,Bewust
BEWUST z, 1 (bewustzijn hebbende) bilinçli, şuurlu, zich zijn
BEWUSTELOOSHEID bayginlik, şuursuzluk, bilinç yitirme,
BEWUSTHEID şuurluluk, bilinçlilik, bilinç,
BEWUSTZIJN şuur, bilinç, het nationale ulusal bilinç, het
Beyan Bildiri
Beyan Bildiri Vermelding ,Beyan Bildiri
Bezinning de bilinc,Bezinning
BEZINNING bilinç, şuur, tot komen kendine gelmek, uiteindelijk
bıçak bileyici messenslijper d.
biçimbilimi biyo./biol. morfologie d. vormleer d.
bij elkaar, 3 (bilikte ayrnı anda) tegelijk
BIJSCHOLEN g, (schoolde bij, h, bijgeschoold) bilgi
BIJSCHOLING hizmetiçi eğitim, bilgi yenileme eğitimi,
Bil Kalca,Bil
BIL ( len) kalça, kaba etlerden biri, wie zijn len brandt,
bil bakalım Raad eens!
bilahara Later, achteraf, naderhand, vervolgens.
Bilakis daartegenover,Bilakis
bilakis integendeel, aan de andere kant, andersom.
bilanço balans
Bilardo biljart,Bilardo
Bilardo Sopasi
bilardo biljarten biljartspel
Bilardo Sopasi keu,Bilardo Sopasi
bilardo sopası keu d.
bilardo topu biljartbal d.
BILATERAAL iki taralli, iki yanli, een contract iki taralli
bilcümle allemaal, alles,
bildiğim kadariyla, zover het oog reikt gözün alabildiği kadar, tot bu
bildiğim kadariyla, zover het oog reikt gözün alabildiği kadar, tot bu
bildiğinden şaşmamak het been stijf houden, zo koppig als een ezel zijn
bildiğini okumak voet bij stuk houden, op z'n stuk blijven staan, zijn
bildiğini okur, ga je , a) buyurun! b) sen bilirsin! je kunt daarmee niet
bildiğini okuyan eigenwijs, koppig, eigenzinnig, obstinaat
bildik (bilinen) bekend, 2 (tanıdık) kennis d. bekende d.
bildik çıkmak / elkaar opnieuw herkennen
bildim bileli sinds de tijd dat ik het weet ..., zolang ik me kan
bildirecek bir şeyiniz var mi? 4 aanwijzen) göstermek, işaret
bildirge (resmi açıklama, offıcieel) verklaring d. mededeling d.
Bildiri Aangifte,Aankondiging,Aanmelding,Bildiri
bildiri pamflet manifest (bülten) bulletin 2 (duyuru)
bildiri duyurmak, bildiri yapmak
bildirilmek meegedeeld worden, aangekondigd worden, bekendgemaakt worden,
bildirim aankondiging d. bekendmaking d.
bildirim kipi dilb/taalk. indicatief d.
bildirimde bulunmak een officiële verklaring afleggen, aankondigen
bildirimi var, beş kişi kendini hasta bildirdi
bildirme bekendmaking
bildirme tümcesi dilb/taalk bevestigende zin d.
Bildirmek Vermelden,Aandienen,Aankondigen,Aanmaiden,,Bildirmek
bildirmek- i, e/ 1 (duyurmak) bekendmaken, meedelen, mededelen,
bildirmek çikarmak, yürürlüğe koymak
bildirmek, iptal etmek, een krant gazeteyi iptal etmek
bildirmek, anons etmek, 3 işaret etmek, önceden bildirmek, kehanette
bildirmek, başlangici duyurmak
bildirmek, beyan etmek, (mondeling) anons etmek, duyurmak, 2 ilan
bildirmek, beyan etmek, açikça göstermek, zich kendini belli etmek,
bildirmek, beyan etmek, iets als reden gerekçe olarak göstermek, 4 zich
bildirmek, burnunu sürtmek, terslemek
bildirmek, een vonnis bir karari bildirmek, II gs, işaret etmek, iemand op
bildirmek, gümrüğe bildirmek, zijn onkosten giderlerini bildirmek
bildirmek, haber vermek,
bildirmek, ifade etrnek, işaret etrnek, 6 dat we biliyoruz, o tür şeyler
bildirmek, ilan etmek,
bildirmek, söylemek, een boodschap aan iemand birine bir mesaj
bildirmek, tebliğ etmek, talimat vermek, 2 (in rekening brengen)
Bildirmek,2 Boodschappen,Vermelden ,doorgeven,Bildirmek,2
Bile Ook,Mee,Bile
bile (hatta) zelfs, 2 (üstelik) bovendien, 3 al, film başladı mı? - Bitti
bile ağzina almamak, over deze zaak is niet gerept onu kimse ağzina almiyor,
bile anlamsiz, een van leven en dood ölüm kalim meselesi/savaşi, 2 (ruzie)
bile bile lades alle nadelen ervan wetende
bile bile opzettelijk, expres, met opzet, willens en wetens
bile. Is de fılm begonnen? - Hij is al voorbij.
bileği taştan slijpsteen d. (çelikten) slijpstaal
bileğinde altın bileziği olmak / n/ gouden handen hebben, veel
bileğine güvenmek op zijn vuist/kracht vertrouwen
bileğinin hakkıyla kazanmak dubbel en dwars/dik verdienen
bileğitaşı - nı slijpsteen d.
Bilek Pols,Bilek
bilek gücü lichaamskracht d.
bilek kuvveti lichaamskracht d.
bilek pols d. polsgewricht ayak bileği enkel d.
Bilemek Scherpen,Slijpen,Bilemek
bilemek slijpen, scherpen, aanzetten
bilemek, keskinleştirmek, 7 (vaster draaien) sikiştirmak, 8 (harç)
bilememek, bir şeye çare bulamamak, b) (niet kwijt kunnen) bir şeyi başindan
bilerek opzettelijk, bewust, willens en wetens
bileşen component d. bestanddeel
Bilesik Samengesteld,Bilesik
bileşik küme samengestelde groep d.
bileşik sözcük dilb/taalk samengesteld woord
bileşik tümce dilb/taalk samengestelde zin d.
bileşik zaman dilb/taalk samengestelde tijd d.
bileşim samenstelling d. bestanddeel 2 mant./log. synthese
bileşke resultante
bileştirme samenstelling d. verbinding d. mengsel
bileştirmek- i, verbinden, verenigen, samenvoegen, combineren
Bilet Biljet,plaats bewijs,Bilet
bilet - ti kaartje plaatskaartje biljet bilet otomatı
bilet gişesi loket (om kaartjes te kopen)
bilet kesmek / een kaartje geven
bilet satışı kaartverkoop d.
bilet satmak een kaartje verkopen
bilet zımbalamak een kaartje knippen
biletçi conducteur d. conductrice d.
bileti retourtje
bileti, dönüşlü bilet
bileti, metro bileti
Bileyici Scharenslijper,Bileyici
Bilezik Armband,Bilezik
bilezik armband d. bileğinde altın bileziği olmak / n/ veel
bilge geleerde d. wijze d.
bilgelik wijsheid
Bilgi Informatie,Inlichting,Orientatie,Bilgi
Bilgi Informatie
Bilgi Kennis
bilgi (öğrenerek edinilen kennis d. siyasal bilgiler politicologie d.
Bilgi Almak
Bilgi Bankasi
Bilgi Vermek
Bilgi Almak Informeren,Bilgi Almak
bilgi almak /- den/ (naar iets) informeren, inlichtingen inwinnen,
Bilgi Bankasi databank(,en),Bilgi Bankasi
bilgi birikimi knowhow d. kennis (v. zaken) d.
bilgi edinmek informeren, informatie/inlichtingen inwinnen,
bilgi için bakmak, incelemek, d gesprek hazirlik/tanişma görüşmesi, d
bilgi işlemek / data invoeren, data verwerken
bilgi kennis opdoen, 4 (davranış vb.) aanleren
bilgi kuramı epistemologie d. kennisleer d. wetenschapsleer d.
bilgi sormak/edinmek, bij bleek dat soruşturulduğunda anlaşilmiştir ki ...
bilgi sosyolojisi kennissociologie d.
bilgi toplamak informatie inwinnen/verzamelen
bilgi toplumbilimi kennissociologie d.
bilgi üretimi kennisproductie d.
Bilgi Vermek Inlichten,Informeren,Bilgi Vermek
bilgi vermek /- e, hakkında/ inlichtingen verstrekken, informatie geven
bilgi vermek, en krijgen bilgi almak
bilgi vermek, iemand over iets birine bir şey hakkinda bilgi vermek,
bilgi yarışması quiz d. kwis d.
bilgi yenileme eğitimi inhaalonderwijs bijscholingsonderwijs
bilgiç pedant, wijsneuzig, 2 betweter d. schoolmeester d. wijsneus d.
bilgici drogredenaar d. sofıst d.
bilgicilik sofısme
bilgiçlik betweterij d. pedanten d.
bilgiçlik taslama pedanterie d.
bilgiişlem dataverwerking
bilgilendirme voorlichting
bilgilendirme akşamı voorlichtingsavond d.
bilgilendirme bürosu voorlichtingsdienst d. informatiebureau
bilgilendirme memuru voorlichter d. voorlichtingsambtenaar d.
bilgilendirme servisi voorlichtingsdienst d.
bilgilendirmeci informante d. informatrice d. voorlichter d.
Bilgilendirmek Voorlichten ,Bilgilendirmek
bilgilendirmek voorlichten, inlichten
Bilgiler data,Bilgiler
bilgili bir adam, 3 foto, banyo edilmiş, e films banyo edilmiş filmler
bilgili ontwikkel geleerd, wijs
bilgilik encyclopedie
bilgim dişinda, met van nin bilgisi dahilinde
Bilgin Manusjevan,Bilgin
bilgin wijs, geleerd, 2 wetenschapper geleerde d.
bilginlik geleerdheid d. wijsheid d.
Bilgisayar Computer,Bilgisayar
bilgisayar computer
bilgisayar computer
bilgisayar çevirisi automatische vertaling d. vertaling met computer d.
Bilgisayar Icine Girmek
Bilgisayar Icine Girmek kraak,Bilgisayar Icine Girmek
bilgisayara işlenen bilgi
bilgisayım informatietheorie
bilgisi dahilinde / n/ met medeweten
bilgisi dışında / n/ buiten zijn medeweten
bilgisizlik onkunde d. onwetendheid d.
Bilhassa Voornamelijk ,Bilhassa
bilhassa (özellikle) vooral, voornamelijk, met name, hoofdzakelijk, in
Bilijk adaletli,Bilijk
bilim adamı wetenschapper d.
Bilim Dali Disiplin
Bilim Dali Disiplin discipline,Bilim Dali Disiplin
bilim dili wetenschappelijke taal d.
bilim felsefesi wetenschapsfılosofie d.
bilim wetenschap d. doğa bilimleri natuurwetenschappen d.
bilimci wetenschapper
bilimcilik sciëntisme
bilimi, dubbel çift girişli muhasebe, Italiaans Italyan
bilimleri, sosyal bilimler, sociale wetgeving sosyal güvenlik yasasi,
bilimleştirmek wetenschappelijk maken
bilimsel araştırma research d. wetenschappelijk onderzoek
bilimsel fılm wetenschappelijke film d.
bilimsel inceleme gezisi expeditie d.
bilimsel inceleme wetenschappelijke studie d. wetenschappelijk onderzoek
bilimsel insancılık wetenschappelijk humanisme
bilimsel kuşku wetenschappelijke twijfel d.
bilimsel muhasebe wetenschappelijke redenering d. wetenschappelijke
bilimsel olmayan onwetenschappelijk
bilimsel öngörü wetenschappelijke vooruitziendheid d. voorkennis d,
bilimsel sözlük lexicon
bilimsel tartışma colloquium wetenschappelijke discussie d.
bilimsel yöntem wetenschappelijke methode d.
bilimsellik wetenschappelijkheid
Bilinc bezinning,besef ,Bilinc
bilinç bewustzijn sınıfbilinci klassenbewustzijn 2 mec./fıg. besef
bilinçaltı - nı onderbewustzijn onderbewuste
bilinçdışı - nı onbewust, onwillekeurig
bilincinde olmak, nin farkinda olmak, ik was het mij niet onun
bilincindeydi, doel amaçli, bilinçli, amacinin bilincinde olan,
bilinçlendirilmek bewust gemaakt worden, kennis bij brengen
bilinçlendirmek bewust maken
bilinçlenme het bewust worden
bilinçlenmek bewust worden
Bilincli Bewust,Bilincli
bilinçli, (zeker van zichzelf) ong/ols kendinden emin, benci,
bilinçlidir, II s, çok yönlü, een e vorming hebben her bakimdan
bilinçlilik bewustheid
Bilincsiz Onbewust,Bilincsiz
bilinçsiz onbewust, (kör) blind
bilinçsizce blindeling onbezonnen
bilinçsizlik blindheid d. onbewustheid d.
bilinemezci agnosticus
bilinemezcilik agnosticisme
Bilinen Bekend,Bilinen
bilinen, taninan, worden bilinmek, iemand iets maken bir şeyi birine
bilinmek (tanınmak) bekend zijn, 2 (açığa çıkmak) aan het licht komen,
bilinmezlik mysterie het onbekend zijn
bilir een slimme persoon weet waar zijn kansen liggen.
bilirim, (mogelijk zijn) mümkün olmak, olabilir olmak, belki olmak, dat
Bilirkisi Expert,Bilirkisi
bilirkişi expert d. deskundige d.
bilirkişi incelemesi expertise d.
bilirkişi masrafları expertisekosten d.
bilirkişilik expertise
biliş cognitie d. beheersing d.
bilişim informatica
biliyor, met ilgi ile, tonen voor bir şeye ilgi göstermek, veel
biliyormusun? II bls, za, er ook gebeurt ne olursa olsun, ik heb hier
Biljart bilardo,Biljart
BILJART ( en) bilardo,
BILJARTBAL ( len) bilardo topu,
BILJARTKEU ( s, en) isteka, bilardo sopasi,
BILJARTTAFEL (s) bilardo masasi,
BILJET ( ten) bilet, bank banknot, belasting vergi fişi,
Biljet(het) Bilet,Biljet(het)
BILJOEN ( en) milyon kere milyon,
billah hd/volkst geloof mij
BILLEKOEK (kalçaya) şaplak, tokat,
billen krijgen, een pak slaag krijgen, b) (şaşırmak) teleurgesteld
BILLIJK z, 1 adaletli, hakli, uygun, makul ve dürüst, 2
BILLIJKEN g, (billijkte, h, gebillijkt) onaylamak, uygun
billur kristal
billur gibi zo helder als kristal, glashelder
billurlaşma kristallisatie
billurlaştırmak (laten) uitkristalliseren
bilme weten (tanıma) herkenning d.
bilmece kitabı raadselboek puzzelboek
bilmece raadsel puzzel d.
bilmediği yok! Deze zogenaamde professor hoeft niets meer geleerd te
bilmedigi/anlamadigi bir konuda konuşmak, niet over één nacht gaan acele
Bilmek Kennen,Weten,Afloop,Bilmek
bilmek kennen, weten
bilmek - ir / 1 weten, 2 (tanımak) kennen, 3 (dil spreken, kennen,
bilmek II 1 z, gitmiş, yok, geçmiş, kaybolmuş, kayip, hij is a) o gitti,
bilmek, bir konuda kendini rahat hissetmek, handen ! bana dokunma! elini
bilmek, büyük görmek
bilmek, nou raad eens! bil akalim! bul bakalim! tahmin et bakalim! II gs,
bilmek, sağir sultan bile duydu, de omgekeerde dünya hali, beklentinin tam
bilmem hangi een of ander, een zeker
bilmem ki Ik weet het niet! Wat moet ik erover zeggen?
bilmem ki! als je me nou! asjemenou! hay allah (nasil olur)! zie je nou wel!
bilmemezlik het niet kennen/weten
bilmemezlikten gelmek / doen alsof je het niet weet
bilmeyen, okuryazar olmayan,
bilmez, dinlenmek bilmez, zij kent Nederlands hiç Hollandaca bilmiyor, 3
bilmezlik, cüret, küstahlik, 2 (laatdunkendheid) kendini beğenmişlik, kibir
bilmezlikten gelmek / doen alsof je het niet weet
bilmiş ol Moet je luisteren! Hoor eens! Luister eens! Ik waarschuw je!
bilmiş olmak, kendini bir şey sanmak, kendini dünyanin akillisi sanmak,
bilmiyormuş gibi davranmak, een halve yari kaçik, iemand voor de houden
bilmiyorsun, değil mi? III ünl, 1 şey, , wat is er? şey, ne var? , waarom
Bilmiyorum Ik weet het niet.
BILNAAD (...naden) apiş arasi, perine,
bilumum ieder, elk.
bilvasıta indirect, niet rechtstreeks
Bilye Knikker,Bilye
bilye knikker d. stuiter d. 2 tek/tech (tekerde) kogel van een kogellager
bilye oynamak knikkeren
Bilyeli Baglanti
Bilyeli Baglanti balhoofd,Bilyeli Baglanti
bilyon biljoen
binlik bankbiljet van duizend duizendje
BIOLOGIE dirimbilim, biyoloji,
BIOLOGISCH z, dirimbilimsel, biyolojik, biyolojik olarak,
BIOLOOG (...logen) biyolog, biyoloji bilgini,
Bionomie de cevrebilimi,ekoloji,Bionomie
bir ben bir allah bilir (Wat ik allemaal meegemaakt heb) dat weten alleen
bir dili iyi bilmek, die gedachte beheerste haar o düşünce onu
bir fikrim yok, ne bileyim, b) bilmiyorum, beni ilgilendirmez, weet je wat?
bir hirsizliği bildirmek, 3 een geboorte bir doğumu nüfusa
bir idiasini (vb,) yutmak, bilerek söylememek
bir şey bilmiyor, haberi yok, iets uit de krant bir şeyi gazeteden
bir şey söyleyebilir miyim? wat zeg je ervan? ne dersin? wat zegt u? pardon?
bir şeyi bir tür malumat olarak kabul etmek, bilgi mahiyetinde kabul etmek,
bir şeyi yapabilmek/bilmek, hij kan me wat başka kapiya! ne yapacağimi ben
birakabilirsin, laat mij/hem erbuiten! beni/onu kariştirma, waar kan ik mijn
birakir, bir şeyi değerini bilmeyecek kimseye vermek
birbiri ile iyi anlaşmak/geçinmek, met iets kunnen bir şeyle başedebilmek,
birbirimizi biliriz Laten wij elkaar geen Mietje noemen! Laten wij elkaar
bireysel ruhbilim individuele psychologie d.
biri/bir şey için bir şey vermeye hazir olmak, birine/bir şeye verebilecek
birinden bilgide üstün olmak, de trap taalk/dilb en üstünlük derecesi
birine bildirmek, birine malumat vermek
Birine Haddini Bildirmek
Birine Haddini Bildirmek terechtwijzen,Birine Haddini Bildirmek
birini dan/den haberdar etmek, birine haber/bilgi vermek, bij iemand
birleşim (bileşim) combinatie d. verbinding d. 2 (oturum) zitting d.
Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür iş birliği Örgütü Organisatie
birleşmiş milletler eğitim, -bilim ve kültür iş -birliği örgütü Organisatie
bitirebilmek af kunnen krijgen
bitki bilgini botanicus d.
bitkibilim plantkunde d. botanie d. botanica d.
bitkibilimci plantkundige d. botanicus d.
Bitkibilimi botanie,Bitkibilimi
bitmek tükenmek bilmemek overvloedig zijn, rijk zijn aan)
blazen plat/argo hiç bir şey bilmiyor, Hanyayi Konyayi bilmiyor
BLIND I 1 s, kör, ama, ziende bakarkör, kör, bilinçsiz, als de e
BLOTEBILLENGEZICHT spreekt/kd şişkin yanak, dolgun yüz,
böcekbilim entomologie d. insectenkunde d.
BODEMKUNDE toprakbilim,
boek kitap sende kalabilir, 2 (namaken) yerine getirmek, (söz, vaat)
BOEKENGELEERDHEID kitap bilgisi,
BOEKENWIJSHEID (...heden) kitap bilgisi, ansiklopedik bilgi,
BOEKWAARDE bilanço değeri,
BOEKWINST bilanço kâri,
Bolunebilir deelbaar,Bolunebilir
bölünebilir deelbaar, splijtbaar
bölünebilirlik deelbaarheid
bölünebilme verdeelbaarheid
BOMMOEDER (s) afk/kis bewust ongetrouwde moeder bilerek
BOODSCHAP ( pen) 1 (mededeling) mesaj, bildiri, haber,
Boodschappen bildirmek,Boodschappen
BOTANICA bitkibilim, botanik,
BOTANICUS (...nici) (erkek) botanist, bitki bilgini,
Botanie botanik,bitkibilimi,Botanie
BOTANIE botanik, bitkibilim,
BOTANISCH bitkiler bilimine ait, botanikle ilgili,
BOUWKUNDE yapibilim, mimarlik, mimari,
BOUWLAND arazi, tarla, işlenebilir saha,
BOVENGEMELD yukarida bildirilen, adi/ismi geçen,
BOVENGENOEMD yukarida bildirilen, adi/ismi geçen,
BRANDBAAR yanar, yanabilir, tutuşur, ateş alir,
BRANDBAARHEID tutuşabilme, yanabilirlik,
BREEKBAAR kirilir, kirilabilir, gevrek, narin,
BRONVERRNELDING ( en) kaynakça bildirimi,
bu kabilden zodanig, zulk, dusdanig, soortgelijk, zo’n
budunbilim volkenkunde d. etnologie d.
budunbilimci volkenkundige d. etnoloog d.
Budunbilm Etnologie,Budunbilm
BUIGZAAM ( zamer, st) 1 esnek, elastiki, bükülebilir, kolay
BUIGZAAMHEID esneklik, bükülebilirlik, elastiklik,
bükülebilirlik buigzaamheid
bulamamak, artik kafasi çalişmamak, ne yapacagini bilmemek, overal op
bulmak, een auto otomobili trafiğe uygun bulmak, iemand voor militaire
bulunmak, weet je ook waar Ali uithangt? Alinin nereye takildiğini biliyor
burayi iyi biliyorum, ik ben hier niet burayi tanimiyorum, buranin
burnu bile kanamamak / n/ met de schrik vrij komen, zich er heelhuids
BUSKAARTJE (s) otobüs bileti,
büyük bilmek / een hoge dunk hebben van iemand, een hoge pet van
büyüyor, heden , morgen dood dünya Sultan Süleymana bile kalmamiş, ün
cahil (okuryazar değil) analfabeet, 2 (bilgisiz) onkundig, onwetend
çanı duymuş ama tokmağın nerede olduğunu bilmiyor Hij heeft de klok horen
canın isterse 1 (sen bilirsin) Je moet het zelf weten, 2 (istersen) Als je
canının kıymetini bilmek zijn comfort/gemak zoeken
Capaciteit Kapasite,Kabiliyet,Guc,Capaciteit
CARDIOLOGIE kardiyoloji, kalp bilimi
CARGALIJST ( en) yük bildirisi, navlun faturasi
Carte Iskambil Kagidi,Carte
CARTOGRAAF (...grafen) çizimbilimci, haritaci, kartograf
CARTOGRAFIE çizimbilim, haritacilik, kartografi
CASEHISTORY (s) örnekolay bilgisi
Catechese Din Dersi,Din Bilgisi,Catechese
cebinin içi gibi bilmek / als zijn broekzak kennen
çelebilik hoffelijkheid d. gentleman zijn
çelişik davranmak, uit de en kunnen kolay hareket edebilmek, met iets uit
CELLEER hücrebilim
cemaat ne kadar çok olsa, imam yine bildiğini okur Van niemand wordt het
cerrahlık bilimi chirurgie d.
çeviribilim vertaalkunde
Cevrebilim Ecologie,Cevrebilim
çevrebilim ecologie
Cevrebilimi bionomie,Cevrebilimi
çevrebilimsel durum ecologische positie d.
ceza ruhbilimi criminele psychologie d.
cezanın tedbili omzetting van straf d.
CHIRURGIE med/tib operatörlük, cerrahlik bilimi
CHRONOLOGIE ( en) 1 (tijdrekenkunde) kronoloji, zamanbilimi
cibilliyet - ti aard d. karakter
cibilliyetsiz gemeen, kwaadaardig, karakterloos
çikişini bildirmek, de krant abonesini geri almak, iptal etmek, de
çikmayabilir, dat valt mij tegen işime gelmiyor, düşündüğümden daha zor,
cinsel bilgilendirme seksuele voorlichting d.
cinslikbilim seksuologie
cinslikbilimci seksuoloog
çizimbilim cartografıe
Cocuk Ruhbilimi
Cocuk Hastaliklari Bilimi
çocuk hastalıkları bilimi pediatrie d. kindergeneeskunde d.
Cocuk Hastaliklari Bilimi pediatrie,Cocuk Hastaliklari Bilimi
Cocuk Ruhbilimi kinderpsychologie,Cocuk Ruhbilimi
çocuk ruhbilimi kinderpsychologie d.
çocukbilim pedologie
çocukbilimci pedagoog d. (bayan) pedagoge d.
Cok Bilmis
çok bilen çok yanılır Wie veel weet, maakt veel fouten/kan zich gemakkelijk
Cok Bilmis pedant,Cok Bilmis
çok bilmiş 1 verwaand, pedant, 2 betweter d. wijsneus d.
çok bilmişlik betweterij d. pedanterie d.
çok dil bilen polyglot d. talenkenner d.
çokbilmiş verwaand, pedant, 2 betweter d. wijsneus d.
COMMUNIQUE (s) resmi bildiri, tebliğ, genelge
COMPATIBILITEIT bağdaşirlik
COMPTABILITEIT 1 mali sorumlu, sorumluluk, mesuliyet, 2
Computer Bilgisayar,pc,Computer
COMPUTER (s) bilgisayar, kompütür
COMPUTERCENTRUM (s) bilgisayar merkezi
COMPUTERCRIMINALITEIT bilgisayar cinayeti, compütürü kötüye
COMPUTERDESKUNDIGE (n) bilgisayar uzmani
COMPUTERFRAUDE (s) bilgisayar yolsuzluğu
COMPUTERGEHEUGEN (s) bilgisayar belleği/hafizasi
COMPUTERGESTUURD bilgisayar güdümlü
COMPUTERKRAAK (...kraken) (telefonla) bilgisayar hafiza
COMPUTERKRAKER (s) bilgisayar hafiza işgalcisi
COMPUTERPROGRAMMA (s) bilgisayar programi, çizeylem
COMPUTERPROGRAMMEUR (s) bilgisayar progamcisi
COMPUTERSPELLETJE bilgisayar oyunu
COMPUTERTAAL (...talen) bilgisayar dili
COMPUTERTECHNIEK bilgisayar tekniği
COMPUTERUITDRAAI (s) bilgisayar basimi
COMPUTERVERWERKING ( en) biligiişlem
COMPUTERVIRUS ( sen) bilgisayar/kompütür virüsü
CONDUCTEUR (s) (erkek) biletçi, kondüktör
CONDUCTRICE (s) (bayan) biletçi
Controleerbaar Denetlenebilir,Controleerbaar
COPULA (...lea, s) taalk/dilb bildirme eki,
coureur araba sürücüsü, otomobil sürücüsü automobilist(e) d.
CRIMINOLOGIE kiya bilimi, kriminoloji, suçbilim
CRYPTOLOGIE şifre bilimi
çükünde bile olmamak / n/ k./ vulg. er schijt aan hebben
CYBERNETICA ayarlama yönelme bilgisi, sibernetik
CYTOLOGIE sistoloji, hücre bilimi
CYTOLOGISCH hücre bilime ait,
da bilinen bir şeyi tekrarlamak, iemand de uitzetten birini kapi
daar heb ik aan kilimi bile kipirdatmam, er aan hebben adirmamak,
daar zit in bundan iyi şeyler beklenebilir, iyi sonuç alinabilir, dat
Daartegenover aksine,bilakis ,Daartegenover
DAARTEGENOVER aksine, tersine, bilakis
DACTYLOSCOPIE parmak izi bilimi
dağılımsal dilbilim distributielinguïstiek d.
DAGKAART ( en) günlük kart, günlük bilet
Dagkaart (,En) gunluk kart/bilet,Dagkaart (,En)
DAGRETOUR (s) günlük gidişgeliş bileti
Danisma Bilgi Vermek
Danisma Bilgi Vermek Inlichting Geven, ,Danisma Bilgi Vermek
Darbimesel Kabilinden
Darbimesel Kabilinden Spreekwoordelijk,Darbimesel Kabilinden
Dat is alles wat ik weet. Tüm bildiğim bu.
dat staat u vrij siz bilirsiniz, yapip yapmamak size bagli, het staat u vrij
Data veriler,bilgiler ,Data
DATA çoğ veriler, bilgiler
DATABANK ( en) bilgi bankasi, veri bankasi
Databank(,En) bilgi bankasi,veri bankasi ,Databank(,En)
DATAPROGRESSING bilgiişlem
DATGENE iş, za o ki, wat wij niet weten bilmediğimiz şey, o ki
Datum Tarih,tarih gun,veri bilgi data,Datum
DATUM I d, ( s, data) tarih, gün, II h, (data) veri, bilgi, data
dayalı döşeli gemeubileerd
dayanıksızlık onbestendigheid d. instabiliteit d. 2 (zayıflık) zwakte d.
dayanma (bozulmama) houdbaarheid d. 2 (direnebilme) doorzetten 3
dayayıp döşeme (v. huis enz.) inrichting d. meubileren
dayayıp döşemek / meubileren, inrichten
dçm kıs./afk. Dövize Çevrilebilir Mevduat) geld dat inwisselbaar is voor
de en kunnen bir şeyle idare etmek, bir şeyle ne yapacağini bilmek, vaste
de s kennen püf noktalarini bilmek, een met iemand nemen aldatmak, birini
de douane beyan etmek, bildirmek, hebt u iets aan te geven? gümrüğe
Declaratie(,S) gumruk beyani,masraf bildirimi ,Declaratie(,S)
Declareren gumruge bildirmek,masrafbildiriminde bulunmak ,Declareren
Deelbaar bolunur,bolunebilir ,Deelbaar
DEELBAAR bölünür, bölünebilir
DEELBAARHEID bölünebilirlik, bölünebilme
Deelwoord(,En) ortac (dilbiligisi),Deelwoord(,En)
defa, bir daha tekrarlamaksizin, niet hatta, hiçde bile, nog bir
defne bot. laurier d. (Laurus nobilis)
değerbilir erkentelijk, dankbaar, waarderend
değerbilirlik erkentelijkheid d. appreciatie d. dankbaarheid d. waardering
değerini bilemez, 2 (niet op de hoogte) bilinmeyen, yabanci, taninmayan, het
değerini bilmek / n/ waarderen, appreciëren, ergens prijs op stellen
değildim, bilmiyordum, hij was het zich ten volle o onun tamamen
değildir, işini bilir,
değişikliğin ne getireceği bilinmez, doen (laten) bildirmek, haber vermek,
değişkenlik variabiliteit, variatie, wisselvalligheid d.
DELFSTOFFENKUNDE mineraller biliini
DEMOBILISATIE seferberliğin kaldirilmasi
DEMOBILISEREN g, (demobiliseerde, h, gedemobiliseerd) mil/ask
DEMOGRAFIE nüfus sayimi ve toplumsal istatistik bilgisi
DEMONTABEL z, sökülür, sökülebilir
denemek, prova etmek, giyip bakmak, pas even die schoenen bu ayakkabilari
Denetlenebilir Controleerbaar,Denetlenebilir
deneysel bilim experimentele wetenschap d.
deneysel eğitbilim experimentele pedagogie d.
deneysel ruhbilim experimentele psychologie d.
deneyüstü ruhbilim metapsychologie d.
dengeleştirme stabilisatie
dengeleyici stabilisator
dengelilik stabiliteit
denizbilim oceanografıe
denizcilik bilgisi zeevaartkunde d.
Denkbaar dusunulebilir,tasavvur edilebilir ,mumkun degil,Denkbaar
DENKBAAR 1 düşünülebilir, tasavvur edilebilir, 2 niet olasi
Denkelijk olasi, olabilir olanakli,muhtemelen,Denkelijk
DENKELIJK z, olasi, olabilir, olanakli, muhtemel, belkili,
deprembilim seismologie
dersini vermek, haddini bildirmek, ik heb vandaag twee sen bugün iki dersim
derya zee d. oceaan d. 2 (bilgili) algemeen ontwikkeld persoon
DESENSIBILISEREN g, (desensibiliseerd, h, gedesensibiliseerd)
DESKUNDIG uzman, mütehassis, bilen, usta, kompetan
DESTABILISATIE istikrarsizlik
DESTABILISEREN I f, gs, (destabiliseerde, is gedestabiliseerd)
detayli, e berichten daha detayli bilgi, tot order yeni bir emre kadar,
devimbilim dynamiek
deyişbilim stijlleer d. stilistiek d.
deyişbilimle ilgili stilistisch
DIALECTOLOGIE lehçe bilimi
dichter ünlü bir şair, 2 tanidik, tanişik, bildik, zij komt mij
DIDACTICUS (didactici) öğrenim bilimcisi
DIDACTISCH z, didaktik, öğretici, öğretim bilgisel
DIDATIEK öğrenim bilgisi, didaktik
dienen, behoren te Çok şey bilmek zorundayız, Wij moeten veel
Dierkunde zooloji,hayvanbilim ,Dierkunde
DIERKUNDE hayvanbilim, zooloji
DIERKUNDIG hayvanbilimme ait, zoolojik
DIERKUNDIGE (n) zoolog, hayvanlar bilimi uzmani
Dil Bilgisi
Dil Bilgisi talenkennis d,Dil Bilgisi
dilbilgisel çözümleme grammaticale ontleding d.
Dilbilgisi Grammatica,Spraakkunst,Dilbilgisi
dilbilgisi - ni grammatica d.
Dilbilim taalkunde d ,Dilbilim
dilbilim taalkunde d. taalwetenschap d. linguïstiek d.
dilbilimci taalkundige d. linguïst d.
dilbilimini bitirmek, mezun olmak, bitirmek, bitirmiş olmak, hij is
dilbilimsel taalkundi linguïstisch
diline sağlam olmak 1 (sır saklayabil discreet zijn, 2 (kötü laf
Din Bilgisi
Din Bilgisi Catechese,Din Bilgisi
din bilgisi godsdienstleer d.
din ruhbilimi godsdienstpsychologie d.
din toplumbilimi godsdienstsociologie d.
diş bilemek zijn kans schoon zien voor wraak, de kans afwachten om wraak te
Discilik Bilimi
Discilik Bilimi tandheelkunde d,Discilik Bilimi
Discipline disiplin ,bilim dali disiplin ,Discipline
DISCIPLINE (s) 1 disiplin, sikidüzen, 2 (wetenschap) bilim
DISCONTEERBAAR hand/tic indirim yapilabilir, iskonto edilir
DISPONIBEL emrinde, hizmetinde, hazir, yararlanilabilir,
DOELBEWUST amacinin bilincinde, amaci belli, yolunu çizmiş
doen kendini politikaci olarak tanitti, 2 (bekend zijn) bilmek, Nederlands
doen beyan etmek, bildirimde bulunmak,
Doenlijk yapilabilir,uygulanabilir ,Doenlijk
DOENLIJK yapilabilir, uygulanabilir, yapilmasi mümkün
doğa bilimleri natuurwetenschappen d.
doğabilimi - ni natuurwetenschap d.
doğru bulmak / 1 (onamak) goedkeuren, goedvinden, billijken, 2
doğubilim orientalisme
doğubilimci oriëntalist
doğumbilim verloskunde
dokubilim histologie d. weefselleer d.
dokunulabilirlik tastbaarheid
döletbilim embryologie
DOMME zich van de houden bilmiyormuş gibi davranmak,
domuz gibi biliyorsun Dat weet je heel zeker!
dönüşümsel bileşen transformatiecomponent d.
dönüşümsel dilbilgisi transformatie grammatica
DOODGEWOON z, son derece yaygin, bayaği, basit, bilinen,
Doorgeven iletmek,bildirmek ,Doorgeven
DOORWAADBAAR yürüyerek geçilebilir
döşeli gemeubileer gestoffeerd
döşeme (taban) vloer d. 2 (mobilya) meubilering d. meubel
döşemek- i, 1 (ev vb.) inrichten, meubileren, 2 (hat -, leidingen)
DOUANEVERKLARING ( en) gümrük bildirimi
Douaneverklaring(,En) gumruk bildirimi ,Douaneverklaring(,En)
Draagbaar Portatif,Tasinabilen,tasinir,Draagbaar
DRAAGBAAR I d, (...baren) sedye, teskere II s, taşinabilir,
DRAAGKRACHT 1 taşima kabiliyeti/gücü 2 (mali) financiele mali
DRAAGVERMOGEN 1 taşima kabiliyeti/gücü 2 (mali) financiele
DRAAIBAAR döner, devir yapar, döndürülebilen
DRIEBANDENSPEL h, sp üç dokunmali bilardo oyunu
DRINKBAAR içilebilir, içilir
DROGREDENAAR (s) safsataci, sofist, bilgici
DUIMPJE iets op zijn kennen avcunun içi gibi bilmek, su gibi
durağan nüfus gestabiliseerde bevolking d.
durağanlık stabiliteit
dürüst insan sözü namus bilir, de met de zeis ölüm
DUSDANIG I s, öyle, böyle, bu tür, bu kabilden, bu gibi, II z, o
düşmemek, het zal u hayal kirikliğina uğrayabilirsin, umduğun gibi
Dusunulebilir denkbaar,Dusunulebilir
duvar ilanı plakkaat aanplakbiljet affıche
duyarlık sensibiliteit d. fijngevoeligheid d. ontvankelijkheid d.
duyarlılık sensibiliteit d. gevoeligheid d.
duyarsızlaşma het ongevoelig(er) worden, desensibilisatie d.
duyulabilirlik hoorbaarheid
duyulabilmek, dat station komt niet goed door bu istasyon
duyum kabiliyeti waarnemingsvermogen
düz saha, zich op de houden görüşünü bildirmemek, ne evet ne hayir demek,
düzelteç stabilisator
DYNAMICA dinamik bilimi
e bir bilet, lütfen.
e bir bilet, ltfen Een kaartje naar , alstublieft
Ebilmek kunnen,Ebilmek
Echte vrienden zijn als sterren je ziet ze niet altijd, maar je weet dat ze er zijngerçek arkadaşlar yılzdızlar gibidirler, onları her zaman göremezsin ama onların var olduklarını bilirsin
Echte vrienden zijn als sterren je ziet ze niet altijd, maar je weet dat ze er zijngercek arkadaslar yilzdizlar gibidirler, onlari her zaman goremezsin ama onlarin var olduklarini bilirsin..!
Echte vrienden zijn als sterren je ziet ze niet altij maar je weet dat ze er zijn gercek arkadaslar yilzdizlar gibidirler, onlari her zaman goremezsin ama onlarin var olduklarini bilirsin..!
Ecologie Ekoloji,cevrebilim,Ecologie
ECOLOGIE ekoloji, çevrebilim
ECOLOGISCH z, ekolojik, çevrebilimle ilgili
Eczacilik Bilimi
Eczacilik Bilimi Farmacologie,Eczacilik Bilimi
eczacılık bilimi farmacologie d.
Eczanaclik Bilgisi
Eczanaclik Bilgisi Farmacie,Eczanaclik Bilgisi
edebilir miyim?
edebilirsin, zich goed iyi dayanmak, zich doof sağir gibi davranmak, 6
edilebilir şartlar altinda, 2 (geloofwaardig) inanilir, een
edimsel bileşen pragmatische component
een bezoek bir ziyaretin olmayacağini bildirmek, zijn meisje
een dronken automobilist sarhoş sürücüyü nezarete almak, 2 kül altinda
een gewaarschuwd telt voor twee olacaği bilirsen hazirlikli olursun,
Een kaartje naar , alstublieft e bir bilet, ltfen
EENVOUD sadelik, basitlik, doğallik, tabilik
EETBAAR yenir, yenilebilir
EETBAARHEID yenebilirlik
EETHOEK ( en) 1 (meubilair) yemek masasi ve sandalyesi, 2
EETKEUKEN (s) (yemek yenebilen) mutfak, büyük mutfak
Egitbilim pedagogiek,Egitbilim
eğitbilim pedagogiek d. opvoedkunde
Egitbilimci pedagoog,Egitbilimci
eğitbilimci pedagoog d. opvoedkundige d.
eğitbilimsel pedagogisc opvoedkundig
ehli, een van computers bilgisayar uzmani
eigen hoofd bildiğini okumak, de brief volgt mektup devam ediyor, een
EIGENGEREID dik kafali, kendi bildiğini okuyan, keyfi,
EIGENWIJS z, (...wijzer, t) dik kafali, dikbaşli, bildiğini
ekmek satar, fig/mec ik kreeg dat op mijn benden bildiler, başima
ekran (televizyon, bilgisayar vb. beeldscherm scherm 2
el bileği handwortel d.
el ilanı strooibiljet
elde edilebilir verkrijgbaar
ELEKTRONICA elektronik bilimi,
elektronik bilimi elektronica d.
ELEMENTAIR 1 temel, asil, ilk, kennis temel bilgi,
EMPIRIE ampiri, bilginin tecrübeye dayandiğini savunan görüş
endüstri ruhbilimi bedrijfspsychologie d.
ENERGETICA enerjibilim, enerji bilimi
engin hol, 2 (bilgi vb.) groot, ruim, diepgaand, verregaand
Enkel Tek Gidis ( Tren ),Ayak Bilegi(Anat),Enkel
ENKEL I d, (s) anat, ayak bileği II 1 s, tek, yalmz, bir, e
enkel verstuikt bileğimi burktum
Enkel2 Ayak Bilegi,Enkel2
enkele tek gidiş bileti, op seyahatte, een trein tren yolculuğu, een
ENKELGEWRICHT ( en) ayak bileği,
ENKELTJE (s) tek gidiş (tren) bileti,
Enreebiljet Giris Bileti,Enreebiljet
ENTOMOLOGIE böcekbilim,
ENTOMOLOGISCH böcekbilimsel,
ENTOMOLOOG (,,logen) böcekbilimci,
ENTREEBILJET ( ten) giriş bileti,
entreebiljet h. toegangsbiljet piyango bileti lot (uit de loterij)
Er is geen sms ter wereld die kan beschrijven hoeveel ik van jou hou…dunyada seni ne kadar sevdigimi anlatabilen bi mesaj yoktur
Er is geen sms ter wereld die kan beschrijven hoeveel ik van jou houdünyada seni ne kadar sevdiğimi anlatabilen bir mesaj yoktur
Er is geen sms ter wereld die kan beschrijven hoeveel ik van jou hou… dunyada seni ne kadar sevdigimi anlatabilen bi mesaj yoktur
er, hij weet er niets ondan anlamaz, o konudan bir şey bilmez, wat denk
ERFELIJKHEIDSLEER genetik, kalitbilim
erişebil-, met de hand) reiken, bereiken, erbij kunnen, 3 (miktara
erişilebilir bereikbaar, haalbaar
Erkend Taninmis,Bilindik,Erkend
ERUDIET alimane, bilgin inceliğinde olan, aydin,
ERUDITIE geniş bilgi, alimane bilgi
ervaring kennen bir şeyi deneyimden/tecrübeden bilmek, het hoofd (weten)
eşek bile düştüğü kuyuya bir daha düşmez een ezel stoot zich geen twee keer
eşel mobil glijdende loonschaal d.
Eski Metinleri Inceleme Bilimi
Eski Metinleri Inceleme Bilimi paleografie,Eski Metinleri Inceleme Bilimi
eski yazı bilgisi paleografie d.
eski yazı okuma bilimi paleografıe d.
esneklik elasticiteit d. flexibiliteit d. veerkracht d. buigzaamheid d. rek
esneme (esneklik) flexibiliteit d. rek d. buiging d. 2 (ağzını açma) gaap
estetik bilimi esthetica d. esthetiek d.
ESTHETICA esthetiek d, estetik, estetik bilimi,
eşya döşemek / meubileren, inrichten
eşyalı gemeubileer ingericht
ETHICA ahlak bilimi, ahlak felsefesi, törebilim
ETHISCH z, ahlaksal, ahlakla ilgili, törebilimsel
ETHOLOGIE özyapibilim, etoloji
etmek, een boodschap bir mesaji bildirmek
etmek, niet te doymak bilmemek, zich doymak,
etmez! sen bilirsin!
Etnologie Budunbilm,etnoloji,Etnologie
ETNOLOGIE soybilim, etnoloji, irkiyat
ETNOLOOG (...logen) etnolog, soy/kavimbilimcisi, irkiyatçi
Etymologie Kokenbilim,etimoloji,Etymologie
ETYMOLOGIE taalk/dilb kökenbilim, etimoloji
ETYMOLOOG (...logen) kökenbilimci
Ev Bilgisayari
Ev Bilgisayari pc,Ev Bilgisayari
ev idare bilgisi huishoudkunde d.
evrenbilim kosmologie
EXPEDITIE (s) 1 (onderzoekingstocht) bilimsel inceleme gezisi,
Expert Bilirkisi,uzman,Expert
EXPERT (s) bilirkişi, uzman
EXPERTISE ( s, n) 1 bilirkişi tespiti, schade zarar
EXPERTISEKOSTEN mv/çoğ bilirkişi masraflari
EXPLICIET z, açik, apaçik, açikça, açiktan açiğa, bilhassa
EXPLOOT (exploten) jur/huk tebligat, bildiri, tebliğ, bildirim
EXPRES z, kasitli, bile bile, kasten, kasti, belli bir gaye ile
ezbere bilmek / (bir şeyi) van buiten kennen, uit het hoofd kennen,
ezbere bilmek, (zich) te gaan haddini aşmak, III h, (s) köy evi,
ezbere söylemek, 2 (afzeggen) feshini bildirmek, iptalini istemek,
ezbere/gözü kapali/su gibi (bilmek), ergens niet over kunnen bir şeye
faiz hesabi, een e stof bileşik madde, een e breuk birleşik kesir
Farmacie Eczane,eczacilik,eczanaclik bilgisi,Farmacie
Farmacologie Eczacilik Bilimi,farmakoliji,ilac bilim,Farmacologie
FARMACOLOGIE eczacilik bilimi, farmakoloji
FAUTEUILSTEL ( len) salon mobilyasi
FEILBAAR yanilabilir, hataya düşebilir
FEILBAARHEID yanilma, yanilabilirlik
FEITENKENNIS iş bilgisi, uzmanca bilgi, mesleki bilgi, işten anlama
fenci wetenschapper d. 2 (fenbilgisi öğretmeni) leraar in biologie/schei
FENOMENOLOGIE fil/fel görüngübilim olaybilim, fenomenoloji
fig/mec bilgilendirmek, bilgi vermek, malumat vermek, aydinlatmak, işik
fig/mec in hechtenis nemen) yakalamak, 3 (v, kaartjes, bilet) delmek,
FIJNPROEVER (s) lezzetli yemek düşkünü, ağzinin tadini bilen
fırsat bilmek / een gelegenheid benutten, van een gelegenheid
firsati ganimet bilir, 2 (v, rijtuig) arabaci oturaği, 3 (voor
fırsatı ganimet bilmek een gelegenheid benutten, een gelegenheid
FLAP ( pen) 1 (omslag van een boek) kapak, 2 spreekt/kd (bankbiljet)
FLEXIBILITEIT ( en) esneklik, esneme
FLINTGLAS billur, kristal,
FLORISTIEK çiçek yayiliş biligisi
Folklore Halk Bilim,folklor,Folklore
FOLKLORE halkbilim, folklor
FOLKLORIST ( en) halkbilimci, folklorcu
FOLKLORISTISCH z, halkbilimsel
FONETIEK ses bilgisi
FONOLOGIE sesbilim, fonoloji
FONOLOGISCH z, sesbilimsel, fonolojik
FUNCTIONARIS ( sen) görevli, memur, voorlichtings bilgilendirme
GAMMAWETENSCHAPPEN sosyal bilimler
ganimet bilmek / de kans/de gelegenheid benutten/grijpen
garson, hesabi veriniz lütfen! hesabi ödeyebilirmiyim? met iets
GEBEKT goed zijn lafi bilmek, çenesi kuvvetli olmak, ağzi laf yapmak,
GEBETEN zijn op iemand/iets birine/bir şeye diş bilemek, birine/bir
GEBOORTEAANGIFTE (n) dogum bildirimi
gecesefası - nı bot. nachtschone d. (Mirabilis jalapa)
geçip gitmek, mag ik even ? geçebilir miyim?, 2 (gebeuren) olmak, başa
geçirmek, kazanmak, veel kennis birçok bilgi edinmek, nieuws haber ele
geçirmek, toegepaste taalkunde uygulamali dilbilim
geen hebben van bilmemek, farkina varmamak, anlamamak, hij heeft er geen
geen woorden over konuşmaya (bile) degmemek, ağiza alinmaya bile değmemek
GEESTESWETENSCHAPPEN mv/çoğ manevi/ruhsal bilimler
GEGEVEN I s, verilen, belirli, II h, (s) veri, bilgi, malumat
GELEERD 1 bilgili, okumuş, 2 dat is me te hiç anlamam, bana çok
GELEERDE (n) bilgin, alim
gelegenheid firsati ganimet bilmek, firsattan yararlanmak, firsati
gelgeçlik labiliteit
gelir bildirimi inkomstenverklaring d.
gelişim ruhbilimi ontwikkelingspsychologie d.
gelişmiş ülkeler, 2 (beschaafd) eğitim görmüş, kültürlü, bilgili, een man
gelmek, met de handen in het zitten ne yapacağini bilmemek, zijn wilde
GEMEUBILEERD mobilyali, (dayali) döşeli,
gemeubileerde kamers dayali döşeli odalar
Gemi Bileti
Gemi Bileti passagebiljet,Gemi Bileti
gemibileti passagebiljet
gemiyle ne kadar zamanda katedilebilir? 2 een afgevaren schip
GENEALOGIE ( en) 1 soybilim, silsile, nesep bilimi, 2 (stamboom)
GENEESLIJK geneselijk s, tedavisi mümkün, iyileştirilebilen, iyileştirilir
genel anlambilim algemene betekenisleer d.
genel bilgi filmi algemene voorlichtingsfilm d.
genel dilbilgisi algemene grammatica d.
genel dilbilim algemene taalwetenschap d.
genel ruhbilim algemene psychologie d.
GENETICA kalitbilim, genetik, soyaçekimi inceleyen bilim
genetik ruhbilim genetische psychologie d.
geniş bir bilgi
GEOLOGIE jeoloji, yerbilim
GEOLOGISCH z, yerbilimsel, yerbilimle ilgili
GEOLOOG (...logen) jeolog, yerbilimci
gerekli bilgisini almak,
gereksizliğini bildirmek,
GERMANISTIEK Alman dili ve edebiyati bilimi
GERONTOLOGIE yaşlilikbilimi, ihtiyarlik belirtilerini inceleyen bilim
GESCHIEDKUNDE tarih bilimi
geschikt, dört kişilik otomobil vierpersoons auto
GESLACHTKUNDE soy bilimi, nesep bilimi
geştalt ruhbilimi Gestaltpsychologie d.
GESTOFFEERD mobilyali, döşeli,
getuige zijn van, (kesin bil zeker weten
gibi yapivermek, kolayca yapabilmek, (tevoorschijn toveren) hazirliksiz
gidiş dönüş bileti retourtje retourkaartje
gidiyor, een man van zaken işini bilen adam, een beginnen ticari işe
gincompatibiliteit onverenigbaarheid d.
girdi çıktısını bilmek / n/ het hoe en waarom weten, van alle details op
girdisini çiktisini bilmek, püf noktalarini bilmek
Girilebilir toegankelijk,Girilebilir
Giris Bileti
Giris Bileti Enreebiljet,toegangsbewijs h(bewijzen),Giris Bileti
giriş bileti entreebiljet toegangsbiljet
girişik, birleşik, e interest birleşik faiz, e interestberekening bileşik
gitmek, hij is de op izi sürülmez, kim bilir nerede
gizemli bilimler occulte wetenschappen d.
GNOSIS tasavvufta marifet, tasavvufu bilme
GOBELIN d, (s) 1 duvar halisi, kilim, 2 mobilya örtüsü,
gök bilgini sterrenkundige d.
gökbilim sterrenkunde d. astronomie d.
gökbilimci astronoom
Gokbilimi Sterrenkunde,Gokbilimi
gökten zembille inmek 1 (kusursuz ol perfect zijn, volmaakt zijn, 2
gökten zembille mi indi? Waarom is het zo bijzonder voor hem?
görebilecek kadar olmak, idare etmek, en gezond sapasağlam, turp
görevle uyuşmazlık incompatibiliteit van functies d.
görgül bilgi empirische kennis d.
görmek, waarmee kan ik u ? sizin için ne yapabilirim? 2 iemand van
görülebilirlik zichtbaarheid
görüngübilim fenomenologie
görüş şartlari kötü, in zijn görülmek, görülebilmek, 2 iets op zenden
görüşlerini bildirmek,
görüşünü bildirmek, II gs, (, is ) (ten einde spreken) sonuna kadar
göstergebilim semiologie d. semiotiek d.
göstergebilimsel dörtgen semiotische vierhoek d.
göstergebilimsel semiologisc semiotisch
gövdebilim anatomie
gövdebilimci anatomist
göz alabildiğine zo ver als het gezicht/oog reikt, zo ver als het oog kan
göz bilgisel oogheelkundig
göz bilgisi oogheelkunde d.
göz hastalıkları bilim dalı oftalmologie d.
göz hastalıkları bilimi oogheelkunde d.
gözbilim opthalmolgoie
gözü alabildiği kadar zover het oog reikt, zover als je met de ogen kunt
gözün görmediği şeye gönül katlanir, insanin bilmediği/görmediği şey başini
GRAFOLOGIE yazibilim, grafoloji
GRAFOLOOG (...logen) yazibilimci, grafolog
Grammatica Gramer,Dilbilgisi,Grammatica
GRAMMATICA (s) dilbilgisi, gramer
GRAMMATICAAL z, dilbilgisel, gramersel olarak
GREGORIAANS de Gregoriaanse kalender Gregoryan günbilgisi/takvimi, rumi
grote niet weerd azin değerini bilmeyen çoğu bulamaz,
grup bileti groepskaart d.
güdümbilim cybernetica
Gumruge Bildirmek
Gumruge Bildirmek declareren,Gumruge Bildirmek
gümrüğe bildirmek / inklaren, aangeven (bij douane)
Gumruk Bildirimi
Gumruk Bildirimi douaneverklaring(,en),Gumruk Bildirimi
gümrük bildirimi douaneverklaring d.
günbilgisi - ni kalender d. almanak d.
Gunluk Kart/Bilet
günlük bilet dagkaart d.
günlük gidişgeliş bileti dagretour
Gunluk Kart/Bilet dagkaart (,en),Gunluk Kart/Bilet
h. (bilgi alma) inlichting d. informatie d. 3 (karşılıklı overleg
ha şunu bileydin Eindelijk heb je 't door! Eindelijk zie je het in!
HAALBAAR erişilebilir, uygulanabilir, gerçekleştirilebilir, yapilabilir
haber etmek / 1 (bildirmek) laten weten, vermelden, 2 (uyarmak)
haber vermek 1 /, (bildirmek) laten weten, informeren, berichten,
haberi olmak, dat weet ik niet bilmiyorum, wat niet weet, wat niet deert
haberi yok, op de zijn bilgisi dahilinde olmak, haberi olmak, hij is van
habersiz (bildirmeden) onverwacht, zonder te laten weten, onaangemeld, 2
had je wel op je vingers kunnen bunu bilmeliydin, bunu (önceden)
haddini bildirmek / n/ iemand op zijn plaats zetten, iemand zijn
haddini bildirmek, kiçinin üstüne oturtmak, iemand op straat birini sokağa
haddini bilmek weten hoever je kunt gaan, zijn grenzen kennen
haksız olarak onterecht, ten onrechte, onbillijk, ongerechtvaardigd,
haksız yere onterecht, ten onrechte, onbillijk, ongerechtvaardigd,
haksızlık etmek / iemand onrecht doen, onbillijk behandelen
haksızlık onrecht ongerechtigheid d. onrechtvaardigheid d. onbillijkheid
halde, weet u dat ? herhalde biliyorsunuzdur?
Halk Bilim
Halk Bilim Folklore,Halk Bilim
halkbilim folklore d. volkskunde d.
halkbilimci - si folklorist d. volkskundige d.
halkbilimsel folkloristisc volkskundig
halkdevinimbilim demografie
HAND ( en) el, aan de van deze gegevens bu bilgiler/veriler
HANDELSBALANS ( en) ticari bilanço, tekort op de bilanço açiği
HANDELSKENNIS ticari bilgi, ticaret bilgisi
HANDWORTEL (s) anat, el bileği
hangen zorluklari görebilmek,
hangt çani duymuş ama tokmağin nerede olduğunu bilmiyor, bir şeyler duymuş
harbilik eerlijkheid (bij praten) d. openhartigheid d. oprechtheid d.
HARDDISK comp/komp, Harddisk, bilgisayarin kendi hafizasi
HARDRIJDER (s) 1 hiz patinajcisi, 2 (snelle automobilist) hizli sürücü
hareketsizlik onbeweeglijkheid d. immobiliteit d.
harf bilmecesi letterraadsel
harfi, basi harfi, geen letter (van waar enz,) bir kelimesi bile (doğru
HARMONIELEER uyum bilgisi
hassasiyet - ti gevoeligheid d. sensibiliteit d.
hastalıklar bilimi pathologie d. ziekteleer d.
hatır gönül bilmemek zich bot gedragen, zich kwetsend gedragen zonder
hatta (bile) zelfs, 2 (ayrıca) overigens, daarnaast, bovendien, trouwens
havadevimbilim aerodynamica
havsalami aşar, benim boyutlarimi aşar, anlayamam, is macht bilgi güçtür 4
hayvan ruhbilim dierenpsychologie d.
Hayvanbilim dierkunde,Hayvanbilim
hayvanbilim dierkunde d. zoölogie d.
hayvanbilimci zoöloog
hayvanbilimsel zoölogisc dierkundig
hazinedir, een aan kennis bilgi hazinesi, 2 sevilen kimse, canciğer, mijn
hazirlamak, (v, computers voorzien) bilgisayar sağlamak,
hazirlamak, düzenlemek, çikarmak, een wet yasa çikarmak, 3 comp/komp bilgi
hebben bir şeyi bilmek, met knikkende ën korkarak, çekinerek, dizleri
hebben hali vakti yerinde olmak, het altijd weten bilgiç olmak,
hebben onu hediye olarak bile kabul etmem
hebben onu hediye olarak bile kabul etmem
HEEMKUNDE yöresel coğrafya, folklörik yurtbilgisi
hem suda yaşayabilen
HEMATOLOGIE med/tib kanbilim, hematoloji
her yerde bilinmek overal bekend zijn, heel beroemd zijn
HERKENBAAR taninabilir, seçilebilir
HERKENNEN g, (herkende, h, herkend) tanimak, bilmek, seçmek, teşhis
HERKENNING ( en) tanima, bilme, seçme, taninma
herkesçe anlaşilan, anlaşilabilir, spreken halkin anlayacagi dille
herkesçe bilinir, 3 (niet in bijzonderheden afdalend) genel,
HERKIESBAAR yeniden seçilir, tekrar seçilebilir
hesabını bilmek zuinig zijn (van mensen), economisch omspringen met geld,
het er (gewoon) om kasitli yapmak, bilerek yapmak, het in zijn
het hoofd boven houden fig/mec ayakta kalabilmek, het komt je ervan in
het wat en het weet hij niet o işin girdisini çiktisini bilmiyor
het weten bilme, vukuf, naar mijn bildigim kadariyla, bana ulaştiği
hiç ağzi kapanmaz, ağzi kapanmak bilmez, met de vol tanden staan dut yemiş
hij is erg gece gündüz dişarida, eve girmek bilmez
hij tot nihayet kendine gelebildi, saatlerce sonra kafasini
hikaye bileşik zamanı dilb./taalk. onvoltooid verleden tijd d. imperfect
hikmet - ti 1 (bilgelik) wijsheid d. wijze gedachten d. 2 (gizli neden)
hile hurda bilmez Hij is (goud)eerlijk.
hislerini kaybettirmek / n/ ongevoelig maken, desensibiliseren
HISTOLOGIE dokubilim, histoloji
hoger klimmen willen, dan ziet men gauw hun blote billen.
HOOFDIG z, inatçi, dik kafali, bildiğini okuyan,
HOOFDZAKELIJK z, özellikle, bilhassa
HOORBAARHEID işitilebilirlik, duyulabilirlik
HOUDBAARHEID savunulabilirlik, çürütülmezlik, dayaniklilik
houden diretmek, görüşünden dönmemek, bildiğinden şaşmamak, bildiğini
houden kendini sinirlamayi bilmemek, kendine hâkim olamamak, in de lopen
hücre bilimi cytologie d. celleer d.
hücre bilimsel cytologisch
HUISCOMPUTER (s) ev bilgisayari/kompütürü
HUISHOUDKUNDE ev idaresi bilgisi
huisraad meubilair 3 tic./hand. artikel waar d. 4 (giysi)
HUISRAAD ev eşyasi, mobilya
hukuk bilimi rechtswetenschap d.
Ik kan het bewijzen. Kanıtlayabilirim.
Ilac Bilim Farmacologie,Ilac Bilim
ileri doğru yürümek) doorgaan, doorlopen, (otomobil ile) doorrijden
in kippenhok tünek, 3 bil, istaka, 4 (v, agent) cop, 5 (v, vlag) gönder,
Incompatibiliteit Uyusmazlik,Incompatibiliteit
Informatie Bilgi,Informatie
Informatie Bilgi
Informeren Bilgi Almak,Informeren
Inlichten Bilgi Vermek,Inlichten
Inlichting Bilgi,Inlichting
Inlichting Geven Danisma Bilgi Vermek,Inlichting Geven
Insanbilim Antropologie,Insanbilim
Iskambil Kagidi Carte,Speelkaart,Iskambil Kagidi
Iskambil Kulubu kaartclub,Iskambil Kulubu
Iskambil Oynamak Jassen,Iskambil Oynamak
Iskambil Oyunu kaart,kaartspel,Iskambil Oyunu
Iskanbil Cevirmek kaarten,Iskanbil Cevirmek
Iskanbil Ouyunu kaarten,Iskanbil Ouyunu
Iyiylik Bilmez Onbrandbaaondankbaar,Iyiylik Bilmez
Je moest eens weten hoe gelukkig ik ben als ik naar je kijk Sana baktik?a ne kadar mutlu oldugumu bir bilsen
Jubile Jubileum,Jubile
Kaart oyun kagiti,iskambil oyunu,,Kaart
Kaartclub iskambil kulubu, ,Kaartclub
Kaarten iskanbil ouyunu,iskanbil cevirmek,,Kaarten
Kaartje Bilet,Kart,Kaartje
Kaartspel iskambil oyunu, ,Kaartspel
Kabile Stam,Kabile
Kabiliyet talent h(,en),Capaciteit,Kabiliyet
Kabiliyetli begaafd,bekwaamheid,bekwaam,Kabiliyetli
Kabiliyetsiz Onbekwaam,Kabiliyetsiz
Kagit Para Coupure,bankpapier,bankbilijet,Kagit Para
Kalca heup,Bil,kont,Kalca
kalça bil d.
Kan ik u helpen? Size yardım edebili miyim?
karlilik Rendabiliteit
Karsilastirilabilir Vergelijkbaar,Karsilastirilabilir
Kazibilimci Archeoloog,Kazibilimci
Kendi Bilincinde Zelfbewust,Kendi Bilincinde
Kennen Bilmek,Kennen
Kennis Bilgi
Keu istika,bilardo sopasi,blardo oynama cubugu,Keu
Kinderpsychologie cocuk psikolojisi,cocuk ruhbilimi,,Kinderpsychologie
Kisiye Ozgu Bilgiler personalia,Kisiye Ozgu Bilgiler
Knikker Bilye,Knikker
Kokenbilim Etymologie,Kokenbilim
Kopek Bilimleri kynologie,Kopek Bilimleri
Kraak kirmak,bos evi isgal etmek,ev soymak,bilgisayar icine girmek,,Kraak
Kullanilabilir Verkrijgbaar,Kullanilabilir
Kunnen yardimci fiil cekim eki,haber hali eki,yapabilmek,yapacak yetenekde olmak,,Kunnen
Kunnen,2 muktedir olmak, ebilmek,a bilmek,yeteneginde olmak,,Kunnen,2
Kynologie kopek bilimleri,kopek uzmani,kopek yetistirici,kopek uretici,,Kynologie
Lafı bile olmaz, Niets te danken! Graag gedaan!
Leek Amator,Bilgisiz,Leek
Lekkerbek Agzinin Tadini Bilmek,Lekkerbek
Leverbaar Teslim Olunabilir,Leverbaar
Lexicograaf Sozluk Bilimcisi,Lexicograaf
Lexicografie Sozlukbilim,Lexicografie
Lichaamlijk Bedensel,Tutulabilen,Lichaamlijk
Lichtschuw Fotofobil,Lichtschuw
Liefst Tercihen,Bilhassa,Liefst
Losbandig Bagimsiz,Haddini Bilmeyen,Losbandig
Losgeslagen Azgin,Haddini Bilmeyen,Losgeslagen
Lot Kura,Piyango Bileti,Kader,Lot
Maandkaart Aylik Bilet,Maandkaart
macht güç, kuvvet, (capaciteit) kapasite, yetenek, yeti, kabiliyet, het
mag ik ? ben sürebilir miyim? ben kullanabilir miyim?
Mag ik bij jou komen zitten? Yanına gelip oturabilir miyim?
Mag ik hem zien? Onu görebilir miyim?
Manifest Acik Bildiri,Manifest
Masraf Bildirimi declaratie(,s),Masraf Bildirimi
Masrafbildiriminde Bulunmak declareren,Masrafbildiriminde Bulunmak
Mededeelbaar Aktarilabilir,Mededeelbaar
Mededeling Haber,Bildiri,Mededeling
Mee Bile,Beraber,Ileri,Mee
Meetbaar Olculebilir,Meetbaar
Melden Haber Vermek,Bildirmek,Melden
Melding Basvurmak,Duyuru,Bildiri,Melding
Merkbaar Hissedilir,Farkedilebilir,Merkbaar
met een apparaat kunnen) bir aygiti/araci kullanmasini bilmek, niet met
Met Recept Verkrigbaar Receteli Alinabilir,Met Recept Verkrigbaar
Metaalkunde Metalbilim,Metaalkunde
Metriek Olcu Bilim,Metriek
Meubel Mobilya,Meubel
Meubilair Mobilya,Meubilair
Miktar (Bazi Bilesimlerde) tal h(,len),Miktar (Bazi Bilesimlerde)
Misschien kunnen we elkaar helpen. Belki birbirimize yardım edebiliriz.
Mobiel Mobil,Seyyar,Mobiel
Mobil Mobiel,Mobil
Mobilisatie Seferberlik,Mobilisatie
Mobilya Meubel,Ameublement,Mobilya
mobilya - ) bekleden, omkleden, overtrekken, 4 (kitap kaften, 5 (diş -,
Mobilyaci Meubilair,Mobilyaci
Mogelijkheid Olanak,Mumkun Olabilir,Ihtimal,Imkan,,Mogelijkheid
Mogen Tasvip,Yetkili Olmak,Olabilmek,Mogen
namen oplezen) okumak, okuyarak bildirmek, 3 (van gezicht,
Natuurkunde Fizik Bilimi,fizik,Natuurkunde
nauwlettend özenli, itinali, ik weet het niet tam olarak bilmiyorum, zij
Neem Me Niet Kwalijk Als Receteli Alinabilir,Neem Me Niet Kwalijk Als
Odeme Kabiliyeti Solvabiliteit,Odeme Kabiliyeti
Olabilir wellicht,Olabilir
Olabilir Olanakli denkelijk,Olabilir Olanakli
On Bilgi Voorkennis ,On Bilgi
Onbekwaam Yeteneksiz,Kabiliyetsiz,Onbekwaam
Onbewust Bilincsiz,Suursuz,Onbewust
Onbrandbaaondankbaar Nankor,Iyiylik Bilmez,Onbrandbaaondankbaar
ontmoeten bulmak, rastlamak, waar kan ik je seni nerede bulabilirim? wij
Ook Dahi,Bile,Ook
Orientatie Bilgi Secmek,Orientatie
Ortac (Dilbiligisi) deelwoord(,en),Ortac (Dilbiligisi)
Otomobil Auto,personenauto,Otomobil
Otomobil klastigi Band,Otomobil klastigi
Oy Pusulasi Stembilijet,Oy Pusulasi
Paleografie eski metinleri inceleme bilimi,tarihsel el yazi bilimi,,Paleografie
Pantserauto zirhli araba,kursun gecmiyen arac,zirhli otomobil, ,,Pantserauto
Parasitologie parazitbilim,parazitoploji,asalakbilim, ,,Parasitologie
Parazitbilim parasitologie,Parazitbilim
Passagebiljet vapur bileti,gemi bileti,,Passagebiljet
Pc computer,ev bilgisayari,kucuk kapasiteli komputur, ,,Pc
Pedagogiek egitbilim,pedagoji,,Pedagogiek
Pedagoog egitbilimci,pedagog,,Pedagoog
Pedant ukala,cok bilmis,kendini begenmis,kibirli,,Pedant
Pediatrie cocuk hastaliklari bilimi, ,Pediatrie
Pedologie psikolojik sorumlu cocuklar bilim,pedoloji,,Pedologie
Personalia kisiye ozgu bilgiler, ,Personalia
Personeelsgevevens personele ait bilgiler, ,Personeelsgevevens
Personele Ait Bilgiler personeelsgevevens,Personele Ait Bilgiler
Personenauto otomobil,ozel araba,binek arabasi,arac,,Personenauto
Pit cekirdek,araba yarislarinda otobakim yeri,araba yaris otomobil kontrol istasyonu, ,,Pit
Plaats Bewijs bilet,yer karti,koltuk yeri, ,,Plaats Bewijs
Pols Bilek,Pols
Poster Aanplakbiljet,Poster
Psikolojik Sorumlu Cocuklar Bilim pedologie,Psikolojik Sorumlu Cocuklar Bilim
Receteli Alinabilir Met Recept Verkrigbaar,Receteli Alinabilir
Recetesiz Alinabilinir Zonder Recept Verkrijgbaar ,Recetesiz Alinabilinir
Rendabiliteit karlilik
revaç bul bilval vinden, effectief worden, gehoor vinden,
Rey Pusulasi Stembilijet,Rey Pusulasi
Sabitlik Stabiliteit,Sabitlik
Saglamlik Stabiliteit,Saglamlik
Samengesteld Bilesik, murekkep,Samengesteld
Sana baktik?a ne kadar mutlu oldugumu bir bilsen Je moest eens weten hoe gelukkig ik ben als ik naar je kijk
Scharenslijper Bileyici,Scharenslijper
Scherpen Bilemek, keskinletmek,Scherpen
schrift sökmek, okuyabilmek, okumak
Secilebilir Verkiesbaar ,Secilebilir
Secimi Yapilabilir Stemgerechtigd,Secimi Yapilabilir
Slijpen Bilemek, keskinletmek,Slijpen
Solvabiliteit Odeme Kabiliyeti,Solvabiliteit
Speelkaart Oyun Karti, iskambil kagidi,Speelkaart
Spoorkaartje Tren Bileti,Spoorkaartje
Spraakkunst Gramer, dilbilgisi,Spraakkunst
Spreekwoordelijk Darbimesel Kabilinden,Spreekwoordelijk
Stabiliteit Saglamlik, sabitlik,Stabiliteit
Stam Kabile,Grup,Klam,Stam
Stembilijet Oy Pusulasi, rey pusulasi,Stembilijet
Stemgerechtigd Secimi Yapilabilir,Stemgerechtigd
Sterrenkunde Gokbilimi,Astronomi,Heyet Ilmi,Sterrenkunde
Strippenkaart Otobus Bileti,Tramvay Bileti,Strippenkaart
TaalKunde D dilbilim,filoloji,lenguistik,TaalKunde D
Tal H(,Len) sayi ,miktar (bazi bilesimlerde),Tal H(,Len)
TaLenkennis D dil bilgisi ,TaLenkennis D
Talent H(,En) yetenek,kabiliyet ,Talent H(,En)
talmer tembel, miyminti, uyuşuk, himbil, savsakçi
Tandheelkunde D discilik bilimi ,Tandheelkunde D
Tanribilim theologie d,Tanribilim
Tarihsel El Yazi Bilimi paleografie,Tarihsel El Yazi Bilimi
Tasavvur Edilebilir denkbaar,Tasavvur Edilebilir
Tasinabilen Draagbaar,Tasinabilen
Tekst Bilgisayari tekstverwerker d(,s),Tekst Bilgisayari
Tekstverwerker D(,S) tekst bilgisayari ,Tekstverwerker D(,S)
Terechtwijzen birine haddini bildirmek ,Terechtwijzen
Theologie D tanribilim,ilahiyat ,Theologie D
Toegangsbewijs H(Bewijzen) giris bileti,giris karti ,Toegangsbewijs H(Bewijzen)
toegangskaart kart, giriş karti, bilet, sp, gele sari kart, rode
Toegankelijk girilebilir,acik ,Toegankelijk
Toepasselijk uygulanabilir,uygun ,Toepasselijk
Tren Bileti Spoorkaartje,Tren Bileti
Tuig H(,En) (bilesik isimlerle) arac ,Tuig H(,En)
Ucak Bileti Vliegticket ,Ucak Bileti
uitgetrokken worden çikmak, mijn schoenen gaan moeilijk uit ayakkabilarim
Ulasilabilir Bereikbaar,Ulasilabilir
ummak denken dat..., hopen dat ..., verwachten dat ... Bitirebilir miyiz
Uygulanabilir toepasselijk,doenlijk,Uygulanabilir
Uyusmazlik Incompatibiliteit,Uyusmazlik
v, God kadir olmak, yapabilmek, edebilmek, 2 (invloed hebben) etkisi
Vapur Bileti passagebiljet,Vapur Bileti
Vergelijkbaar Karsilastirilabilir,Vergelijkbaar
Vergi Beyannamesi, Aanslagbiljet,Vergi Beyannamesi,
Vergi Tenkidi belastingbiljet,Vergi Tenkidi
Veri Bilgi Data datum,Veri Bilgi Data
Verkiesbaar secilebilir,Verkiesbaar
Verkrijgbaar Kullanilabilir, satilir,bulunur,Verkrijgbaar
Vermelden Belirtme,Bildirmek,beyan etmek,Vermelden
Vermelding Belirtme,Bildirmek,beyan bildiri,Vermelding
verslag geven van) rapor etmek bildirmek
verstand akil, zekâ 3 zihin, kabiliyet, yetenek, eğilim, anlayiş, zijn
Vliegticket ucak bileti ,Vliegticket
Voorkennis on bilgi,Voorkennis
Voorlichten bilgilendirmek,Voorlichten
Voornamelijk bilhassa,ozellikle,Voornamelijk
voorspellen kehanette bulunmak, önceden bildirmek
Wasbaar yikanir,yikanabilir,,Wasbaar
Wellicht olabilir,belki,ihtimal, ,,Wellicht
Weten Bilmek,Bilmek,Weten
Xenografie Yabanci Dilbilimi,Xenografie
Yabanci Dilbilimi Xenografie,Yabanci Dilbilimi
Yapabilmek kunnen,Yapabilmek
Yapilabilir doenlijk,Yapilabilir
Yerbilim Aardkunde,Yerbilim
yi bilmeme, tanimama
Yikanabilir wasbaar,wasecht,Yikanabilir
Zelfbewust Kendi Bilincinde,kendinden emin,Zelfbewust
Zirhli Otomobil pantserauto,Zirhli Otomobil
Zonder Recept Verkrijgbaar Recetesiz Alinabilinir,Zonder Recept Verkrijgbaar

Ana Sayfaya Dön