Turks > Nederlands <> Nederlands > Turks Woordenboek |


Turks > Nederlands <> Nederlands > Turks Woordenboek.
Türkçe > Felemenkçe <> Felemenkçe > Türkçe Sözlük.
Türkçe > Hollandaca <> Hollandaca > Türkçe Sözlük.
77238 Kelime - Woord.


'Araci' Kelimesinin Anlamları:

AANKNOPINGSPUNT ( en) söz ucu, ilişki araci, een voor een
ACHTBAAN (...banen) sekiz şeklinde rayli eğlence araci,
ANTICONCEPTIEMIDDEL ( en) gebelikten korunma araci (ilaç,
arabuluculuk etmek, aracilik yapmak
Araci Intermeidair,Araci
Araci Kisi
Araci Adres Ile per adres,Araci Adres Ile
Araci Kisi Bemiddelaar,Contactman,tussenpersoon d(personen),Araci Kisi
araci, medya, 2 psych/psik medyum
Araciligiyla per,Araciligiyla
araciliğiyla, nin vasitasiyla, de week hafta içinde, onder de
Aracilik bemiddeling,Aracilik
Aracilik Etmek
Aracilik Etmek Intercederen,Aracilik Etmek
araçlari, geçim araçlari, door van vasitasiyla, araciliğiyla, het doel
Babbelkous geveze,farfaraci,Babbelkous
bagaj rafi, loop parmaklikli yürüme araci
Baski Araci
Baski Araci dwangmiddel(,en),Baski Araci
BEKROMPEN z, 1 (nauw) dar, daracik, 2 (kleingeestig) dar kafali,
BEMIDDELAAR (s) arabulucu, araci
Bemiddeling tavassut,sefaat,aracilik,Bemiddeling
BEMIDDELING aracilik, arabuluculuk, door van nin
BESTELWAGEN (s) nakliye araci, nakliye minibüsü/kamyoneti,
BESTURING ( en) 1 güdüm, idare, 2 (mechanisme) idare araci,
BETAALMIDDEL ( en) ödeme araci,
betaalmiddel yasal ödeme araci
BEWIJSMIDDEL ( en) delil, belge, ispat araci, ispat vasitasi,
Bisiklet Park Araci
Bisiklet Park Araci Fietsenrek,Bisiklet Park Araci
BLAASKAAK (...kaken) palavraci, farfaraci, yüksekten atan,
BLUFFER (s) blöfçü, palavraci, farfaraci, ağzi büyük,
bunaltici hava, (nauw) dar, daracik, het is hier erg burasi çok
CIRROSE med/tib siroz, karaciğer hastaliği
Contactman Araci,Contactman
de lever scheidt gal af karaciğer safra salgilar, 3 zich van
Deniz Ulasim Araci
Deniz Ulasim Araci Vaartuig ,Deniz Ulasim Araci
DWANGMIDDEL ( len) baski araci
Dwangmiddel(,En) baski araci,Dwangmiddel(,En)
Farfaraci babbelkous,Farfaraci
Fietsenrek Bisikletlik,bisiklet park araci,Fietsenrek
GEBRAL palavracilik, farfaracilik, övüngenlik
GENOTMIDDEL ( en) uyarici şey, zevk verici şey, zevk araci
GROOTSPREKER (s) atan, ağzi ile aslan tutan, farfaraci, tiraşçi,
GUTS ( en) 1 (gereedschap) oluk keskisi, yiv açma araci, 2 ( vloeistof)
HEPATITIS karaciğer iltihabi, kara sarilik, hepatitis,
HERRIEMAKER (s) gürültücü, yaygaraci, (ruziezoeker) kavgaci, dalaşkan
Intercederen Aracilik Etmek,Intercederen
Intermeidair Araci ,Intermeidair
Karaciger lever,Karaciger
Karaciger Ezmesi pate,Karaciger Ezmesi
Lever Karaciger,Aciktan Aciga,Lever
Leverworst Karaciger Ezmesi,Leverworst
Leverziekte Karaciger Hastaligi,Leverziekte
M.V afk/kis door middel van nin araciliğiyla, nin
Makam Araci Dienstwagen,Makam Araci
met een apparaat kunnen) bir aygiti/araci kullanmasini bilmek, niet met
Nakliye Araci Voertuig ,Nakliye Araci
Or Dolayi,Onun Araciligi Ile,Gebod,Or
Pate karaciger ezmesi, ,Pate
Per ile,araciligiyla,vasitasiyla, ,,Per
Per Adres p/a, eliyle,araci adres ile,mektuplasma adresi ile,,Per Adres
Telefon Araciligiyla Telefonisch,Telefon Araciligiyla
Telefonisch Telefonla,Telefon Araciligiyla,Telefonisch
Tussenpersoon D(Personen) araci,komisyoncu ,Tussenpersoon D(Personen)
Vaartuig deniz ulasim araci,Vaartuig
Voertuig nakliye araci,Voertuig
Waardoor Neden,Dolayi,Onun Araciligi Ile,Waardoor

Ana Sayfaya Dön