Turks > Nederlands <> Nederlands > Turks Woordenboek |


Turks > Nederlands <> Nederlands > Turks Woordenboek.
Türkçe > Felemenkçe <> Felemenkçe > Türkçe Sözlük.
Türkçe > Hollandaca <> Hollandaca > Türkçe Sözlük.
77238 Kelime - Woord.


'Ani' Kelimesinin Anlamları:

aan zijn birini sesinden tanimak, zijn kwijt zijn sesini kaybetmek, sesi
aandelen op ada yazili, te goeder en faam bekend staan adi sani olmak,
AANGERENZEND (y)a/e bitişik, sinir sinira, yaninda olan, de e
AANGIFTE (n) (yazili) beyan, bildirim belasting vergi beyani,
Aankondigen Bildirmek,Duyurmak,Tanitmak,Aankondigen
AANLOOPHAVEN (s) uğrak limani,
Aanmaning Uyari,Aanmaning
aanmaning [de]uyari--
AANMANING ( en) 1 uyari, ihtar, 2 uyari mektubu, hij heeft van
AANPLAKBILJET ( ten) afiş, poster, duvar ilani,
AANSCHOUWEN I f, g, aanschouwde, h, aanschouwd) görmek, tanik
AANSPRAAK (...spraken) 1 (biri ile) konuşma imkani, we hebben
AANTIJGEN ( en) (kanitsiz) suçlama, töhmet, suç atma, iftira,
Aantonen Gostermek,Kanitlamak,Aantonen
Aantoonbaar Kanitlanir,Aantoonbaar
AANTOONBAAR z, gösterilebilir, ispatlanir, ispati mümkün,
aanval nöbet, hoest öksürük nöbeti, lach kahkaha tufani, gülme
AANWINST ( en) kazanim, kazanilan şey, een nieuwe voor het
AARDAS dünyanin ekseni,
AARDOPPERVLAK ( ken), dünyanin yüzeyi,
AARDOPPERVLAKTE ( n, s) dünyanin yüzeyi,
AARDWORM ( en) 1 yersolucani, 2 fig/mec çelimsiz kimse, ciliz
AARTSVIJAND ( en) 1 baş düşman, candüşmani, 2 şeytan, van het
aba altından değnek göstermek / bedekt/op een bedekte manier dreigen,
ABRUPT z, (abrupter, abruptst) 1 (ineens) ani, ansizin,
ABUIS (abuizen) yanlişlik, yanilgi, per yanlişlikla,
ABUSIEVELIJK z, yanlişlikla, yanilgiyla
ACCREDITIEF (...tieven) hand/tic 1 akreditif, bir bankanin başka
achten kanisinda olmak, düşüncesinde olmak, ik oordeel dat ... diği
ACHTERDEEL (...delen) arka bölüm, arka kisim, hayvanin arka kaba
ACHTERHOOFD ( en) med/tib art kafa, kafanin arkasi, niet op
açik, (persoon) yaklaşilabilir, yanina varilir
açik, işik yaniyor, 3 daar is niets van o doğru değil, yalandir,
acitmiyor, je doet me canimi acitiyorsun, II s, ( der, st) aciyan III z,
açmaza getirmek iemand op een listige manier ergens in laten trappen,
ACTUARIS ( sen) sigorta uzmani, sigorta matematikçisi,
acute hartaanval ani kalp sektesi,
adabımuaşeret - ti decorum goede manieren d. fatsoensregels d.
adalet bakani, het paleis van adliye sarayi, officier van savci,
adam, door de bomen het bos niet zien ağaçlardan ormani görememek,
Adamakilli danig,Adamakilli
adamakıllı iyice volledig, grondig, terdege, (çok) danig, heel erg,
adap goede manieren d. fatsoen
Adder El Merdiveni,( Insaatlarda Kullanilan ),Hayb Engerek,Adder
ADDER ( s, en) zo, engerek yilani, zehirli kara yilan,
adiyla saniyla taninmak, sayilmak, iemand met en toenaam kennen birini çok
ADVENT Noel bayrami için hazirlik zamani,
ADVIES (adviezen) 1 tavsiye, öğüt, nasihat, 2 (oordeel) kani,
Adviseur Danisman,Adviseur
Adviseur danisman
ADVISEUR (s) danişman,
Afbranden Yakip Kul Etmek,Yanip Kul Olmak,Afbranden
afganistan Afghanistan
AFGEPEIGERD çok yorgun, bitkin, yorulmuş, tükenmiş, dermani
AFGHAAN I (Afghanen) Afganli, Afganistanli,
AFGHANISTAN Afganistan,
Afrikanin gelismesi için Yeni Ortaklik programi
Afrikanin gelismesi i?in Yeni Ortaklik programi Nieuw Economisch Initiatief Voor Afrika
Afrikanin kuzeyinde, Amsterdam ligt Maastricht Amsterdam
afschuwelijk korkunç, iğrenç II ünl, hey mübarek! hay Allah! canina
AFSTAAN g, (stond af, h, afgestaan) devretmek, kullanimina
AFTAKELEN I f, g, (takelde af, h, afgetakeld) scheep/den donanimi
AFTREKSEL (s) 1 (extract) öz, 2 een slap kopya, kopyanin
Afvoer Tanisma,Nakliye,Afvoer
Afvoeren Tanismak,Nakletmek,Afvoeren
AFWASBAAR yikanir
AFWASMIDDEL ( en) bulaşik deterjani
AFWEERMECHANISME (n) psych/psik savunma mekanizmasi
AFZETGEBIED ( en) pazar, sürüm alani, een nieuw zoeken yeni
ağaçlari sökmek, de akker toprağin yabani otlarini temizlemek
ağanin gözü ata timardir, men moet een gegeven niet in de bek zien beleş
ağız alışkanlığı manier van uitdrukken d. zegswijze d.
ağrı pijn d. zeer 2 (vicdani) smart d. ilk göz ağrısı liefde op het
ahbapça vriendelijk, op een vriendelijke manier
aile terbiyesi goede manieren d. goede gewoonten d.
ajani, tech/tek göstergeç, sayaç, gösterge, duyurma cihazi
akdarı bot gierst d. (Panicum miliaceum)
akiş, een van tranen gözyaşi seli, een van woorden söz tufani, laf
aklini başina topla! een antwoord mantikli bir yanit, praten mantikli
alacak isteme mektubu aanmaningsbrief d.
alafranga Europese stijl d. Europese manier d. 2 op Europese manier/wijze
alaturka eski./vero. 1 Turkse stijl d. 2 op Turkse manier/wijze
alaturkalık de Ottomaanse stijl, de oude Turkse manier van leven
ALBANIE Arnavutluk,
alçakgönüllü bir davraniş,
alçaltmak, aşağilamak, iemand (kötü davranip) birini incitmek, zich
Aldus Yani,Boylelikle,Aldus
ALDUS z, yani, böylece, bu şekilde, öylece,
ALERT çevik, atik, uyanik,
alevlendirmek, II gs, (, is ) in liefde abayi yakmak, yanip tutuşmak,
aliştirmak, een dier op iets hayvani bir şeye aliştirmak, 2 (v,
alkol orani, eiwit protein miktari, 2 fig/mec değer, kiymet, asil deger
ALLOOI ayar, derece, 2 fig/mec insanin doğasi, iç dünya, iemand
almak, danişmak, bij iemand ergens naar birinden bir şey hakkinda bilgi
almak, een advertentie ilani daire içine almak, çizip işaretlemek, 2
almak, rekenkundig aritmetik ortalama, boven het ortalamanin üstünde,
als ik me niet vergis yanilmiyorsam, zich in iemand biri hakkinda yanilmak
als kop van dienen günah keçisi olmak, şamar oğlani olmak, en Jul hantal
alsof zij de in pacht heeft dünyanin en akillilisiymiş gibi
amade, hand/tic likit, mali ticari işlerde kullanilan kisa vadeli
AMANUENSIS (...sen, ...ses) laboratuar asistani,
AMBTSPENNING ( en) görev nişani, makam rozeti,
amerikanvari op Amerikaanse manier
Amsterdam a) sanirim onlar Amsterdama ait, b) (v, manier enz,) Amsterdamli
An...En.Nenin Yaninda
Anason Anijs,Anason
anason anijs
anasonlu içki anisette d. anijsdrank d.
anca varirsin! canin cehenneme!
anderen yanisira başka kimseler(de)
AnEnNenin Yaninda waarbij,AnEnNenin Yaninda
ANESTHESIST ( en) narkozcu, anestezi uzmani,
Ani Nagedachtenis,Ani
ani (beklenmedik) onverwacht, onvoorzien, 2 (birden, aniden) ineens,
Ani Agri
Ani Degisim
Ani Sanci
Ani Agri pijnscheut,Ani Agri
Ani Asiklik Hissi
Ani Asiklik Hissi klikken,,Ani Asiklik Hissi
Ani Bir Olay Ceyran Etmesi
Ani Bir Olay Ceyran Etmesi kink,,Ani Bir Olay Ceyran Etmesi
Ani Degisim Omslag,Ani Degisim
ani etki knaleffect
ani hava değişimi omslag van het weer d.
ani hücum uitval d. onverwachte aanval d. overval d.
ani rüzgar rukwind d. windstoot d.
ani saldırı uitval d. onverwachte aanval d. overval d.
ani saldiri, baskin, nieuws sürpriz haber
Ani Sanci pijnscheut,Ani Sanci
ani sancı scheut d.
ani ziyaret bliksembezoek
Aniden Opeens,paratyfus,Aniden
aniden ciddileşmek, fenalaşmak, çökmek,
aniden çikageldi, 2 scheep/den limana girmek, limana varmak, 3
aniden döndü, het weer sloeg ineens om hava aniden bozdu, hava bozuldu, hava
aniden gelmek 1 overrompelen, 2 (ağrı, van pijn) ineens komen, ineens
aniden ineen plotsklaps, plotseling, opeens, onverwachts, onverhoeds,
aniden ölmek ineens doodgaan, doodblijven
aniden saldırmak / ineens overvallen
Anijs Anason,Anijs
ANIJS bot, Anason,
Anilana Mutakip
Anilana Mutakip daaropvolgend,Anilana Mutakip
Anilandan Sonra
Anilandan Sonra daaropvolgend,Anilandan Sonra
anilin Aniline
Animeren Cesaretlendirmek,Animeren
ANIMEREN g, (animeerde, h, geanimeerd) yüreklendirmek,
animeren, weergeven, 4 (hayata döndür doen herleven, tot leven brengen,
animizm Animisme
ANIMO h, istek,
Animosileit Kin,Mnefret,Animosileit
ANIMOSITEIT kin, husumet,
Animsamak Herinneren,Animsamak
aninda hissetmeye inanan,
aninda yetişmek, çikari olan yere damlamak, de met de gouden eieren
Ankara yerleşim plani
ANKERTOUW ( en) çapa halati, lenger urgani,
anlamayanin hakki kötektir, zich ergens thuis evinde gibi hissetmek, evi
anlat! iets naar zijn helpen canina okumak, bir şeyi bozmak, mahvetmek,
anlatış verteltrant d. manier van vertellen d.
anlayan kimse, mijn s jeuken elim kaşiniyor, sabirsizlaniyorum, iemand op
ANORGANISCH inorganik, yaşamayan, cansiz,
Anriquariaat Abntikacilik,Antikaci Dukkani,Anriquariaat
Antikaci Dukkani
Antikaci Dukkani Anriquariaat,Antikaci Dukkani
ANTISEMITISCH Yahudi düşmani (olan),
ANTROPOLOOG (...logen) antroplog, insanbilim uzmani,
Antwoord Yanit,Cevap,Antwoord
antwoord [het]yanit,cevap--
Antwoorden Yanit Vetrmek ,Cevap Vermek,Antwoorden
ANUS (ani) anat, anüs, kiç, makat,
apansizin, beklenmeksizin, een e aanval ani bir saldiri
aptalın daniskası zeer dom, zo stom als het achtereind van een varken
arabanin onun için bir anlami yok, zegt die naam je iets? bu ad size bir şey
arananin eşkalini tasvir etmek, 2 (v, route, rota) çizmek,
araniyor, door verkrijgen satin alarak elde etmek, satin almak, op de
araştirmanin konusu, gevonden en bulunmuş eşyalar, bulunmuş şeyler, 2
Argument Kanit,Delil,Argument
Argumenteren Kanit Gostermek,Argumenteren
Ari Kovani
Ari Kovani bijenkorf,Ari Kovani
arifane wijselijk, op een wijze manier
armutlari kariştirmak, sapla samani kariştirmak, benzerlik olmayan
Asfalta Kullanilan Madde
Asfalta Kullanilan Madde pek,Asfalta Kullanilan Madde
asgari fiyat, ilk teklif, de van een auto arabanin ilk teklifi, 3 (bij een
Asi Plani
Asi Plani Inentensschema,Asi Plani
ASIELRECHT 1 siğinma hakki, 2 scheep/den savaş zamaninda
aşinmak, paslanip yok olmak
asla, yok canim! ! ! bak hele! yok ya! vay vay! ! be! dank u teşekkür
asmak hangen, 6 (zır zır et zeuren, zaniken, 7 / (hedef-,
atbalığı zo meerval d. (silurus glanis)
Atheisme Tanritanimazlik,Dinsizlik,Atheisme
Atheist Tanimazlik,Atheist
atılış worp d. manier van werpen d. 2 (üzerine vb.) aanval d.
atin dişine bakilmaz, man en noemen adini sanini söylemek, het beste
ATTENT z, l uyanik, dikkatli, düşünceli, tedbirli, ihtimamli,
AUTISM psych/psik içekapanma, içekapaniklik, dalma,
AUTISTISCH z, içekapanik, hayale dalan, hayal alemine ait,
auto kendi arabam var, arabam var, hij heeft een winkel bir dükkani var, ik
av jacht d. vangst d. (balık vissen 2 (ganimet) prooi d. buit d.
avrupai Europee op Europese manier, met/in Europese stijl
Ayakkabi Dukkani
Ayakkabi Dukkani Schoenenwinkel,Ayakkabi Dukkani
Aykirikani paradox,Aykirikani
aynı biçimde op gelijke wijze, op dezelfde manier
aynı şekilde op gelijke wijze, op dezelfde manier
aynı surette op dezelfde manier/ wijze
aynı tarzda op gelijke wijze, op dezelfde manier
Ayricalik Hakki Tanima
Ayricalik Hakki Tanima Capituleren,Ayricalik Hakki Tanima
ayricalik tanimak, iemand (boven een ander) birini (diğerine)
ayricalik tanimak, muaf tutmak
AZALEA (s) açalya, Amerikan hanimeli,
azamet - ti 1 (hava, gösteriş) air branie d. dikdoenerij d.vertoon
azgınlaşmak (yabanileşmek) wild worden, 2 (seksi, v. mensen) geil worden,
b bunda bir bityeniği var, şüpheli bir yani var
B EN W Burgemeester en Wethouders Belediye başkani ve daimi
bağimsizlik ilani, urgentie öncelik belgesi,
Bagirsak Solucani
Bagirsak Solucani Spoelworm,Bagirsak Solucani
bahadır heldhaftig, dapper, kranig, manmoedig, 2 (kahraman) held.
Bakani, e werknemers yabanci işçiler,
bakarmısınız (soru) Mag ik u misschien iets vragen? 2 (bir saniye!) Mag
BAKKERSWINKEL (s) firinci, ekmekçi dükkani,
bakmak, (plotseling beginnen) bastirmak, aniden başlamak, de vorst is
BALIE (s) 1 danişma, sekreterlik, danişma yeri, 2 jur/huk baro,
balık sepeti vismand d. kanis d.
BALKEN gs, (balkte, h, gebalkt) 1 anirmak, 2 fig/mec zirlamak,
ballon stijgt op balon yükseliyor, havalaniyor, 2 (te paard) ata binmek
Banier sancak,bayrak,Banier
BANIER ( en) sancak,
Banka Dekumani
Banka Dekumani Afschrift,Banka Dekumani
BANKEMPLOYE (s) banka elemani, banka personeli,
BANKETBAKKERIJ ( en) pastaci dükkani,
BARD ( en) 1 (eskiden) ozan, şair, 2 fig/mec halk ozani,
BARRIERE (s) engel, mani, mania, taal dil engeli, dil sorunu,
Bas Tanik
baş soğan bir kazani kokutur, een tje met iemand te schillen
Bas Tanik kroongetuige,Bas Tanik
BASALT siyah mermer, siyah volkanik taş,
basılış manier van drukken d. uitgave d.
başinda olmak, çalişmak, meşgul olmak, het betere alasi, daniskasi, dat is
başının etini yemek / n/ aan iemands kop zeuren, drammen, zaniken
başka şekil vermek, yeniden organize etmek, başka şekle çevirmek, reforme
başka türlü anders, op een andere manier
başkani, parti lideri, stakings grev öncüsü, 2 sp, lider
baskın yapmak /- el 1 overvallen, aanvallen, 2 (ani ziyaret et
baskin yapmak, aniden üzerine hücum etmek, üzerine çullanmak, 2 (v, nacht)
BATALJONSCOMMANDANT ( en) tabur komutani,
Battaniye deken(,s),Battaniye
battaniye deken
Bayrak Vlag ,banier,Vaandel,Bayrak
BEDENKTIJD düşünme süresi/zamani, een week vragen bir hafta
BEDERFELIJK dayaniksiz, bozulur,
BEDRIEGLIJK z, aldatici, yaniltici, sahte, hileli, dat is
BEDRIJFSORGANISATIE (s) 1 şirketin iç düzeni, iş organizasyonu,
BEDROEFD z, üzgün, üzüntülü, kederli, acili, bağriyanik,
Bedrukt baskili,cani sikilmis,Bedrukt
BEDTIJD ( en) yatma zamani,
BEEST ( en) 1 hayvan, 2 (onbeschaafd mens) yabani, kaba kimse,
BEFAAMD taninmiş, ünlü, şöhretli, meşhur, een artiest ünlü bir
BEFAAMDHEID 1 taninmişlik, meşhurluk, ünlülük, 2 (...heden)
beğenmemek, een plan plani geri çevirmek, 3 (laken) yermek,
BEGRIPSBEPALING ( en) tanim, tarif,
BEGUNSTIGDE (n) yararlanici, faydalanici,
BEHANDELING ( en) 1 (bejegening) muamele, davraniş, 2 (v,
bejegende mij zeer vriendelijk amcaniz bana karşi çok sicak/yakin
Bekend Taninmis,Bilinen,meshur,Bekend
BEKEND 1 (beroemd) taninmiş, ünlü, meşhur, şöhretli, bilinen,
Bekende tanidik,Bekende
BEKENDE (n) tanidik, bildik, een van mijn bekenden bir tanidik,
BEKENDHEID ün, taninmişlik, nam, isim, krijgen taninmak, met
BEKENDSTAAN gs, (stond bekend, h, bekendgestaan) taninmak, isim
Beklaagde sanik,mudafi,Beklaagde
BEKLAAGDE (n) jur/huk davali, sanik, zanli, suçlanan,
BEKLAAGDENBANK ( en) sanik sandalyesi,
BELASTINGAANGIFTE (n) vergi beyani, vergi fişi, bildirge,
BELASTINGADVISEUR (s) vergi danişmani, vergi müşaviri,
BELASTINGCONSULENT ( en) vergi danişmani, vergi müşaviri,
Belediye Baskani
Belediye Baskani burgemeester,Belediye Baskani
belediye başkani ve daimi encümenleri kurulu, 2 (les, voordracht,
beleefde handeling) edepli davraniş,
BELEIDSPLAN ( nen) yönetim plani, strateji, yaklaşim plani,
BELEIDSVOORNEMEN (s) yönetim plani, yaklaşim plani,
Belemmeren mani olmak,menetmek,Belemmeren
Belemmering engel,mani,Belemmering
BELEMMERING ( en) engel, mani, köstek,
Beletsel mani,engel,Beletsel
BELETSEL ( s, en) engel, mania, mani,
Beletten mani olmak,menetmek,Beletten
belgelerle tanitmak,
bembeyaz, een levend canli cenaze, over mijn canim çiksin ... olmaz
ben hier buranin yabancisiyim, geld yabanci para, döviz, woord yabanci
ben van dat ... kanimca... şu düşüncedeyim ki... ik deel uw görüşünüze
BENIJDENSWAARDIG kiskanilir, imrenilir,
benzer bir şekilde op een vergelijkbare manier
benzerlik dayanışması mechanische solidariteit d.
BEPALING ( en) 1 (definitie) betim, tanim, belirleme, 2 jur/huk
BEREIDINGSWIJZE (n) hazirlaniş biçimi, hazirlama şekli,
berlirlenmiş, boven de staan yasanin üstünde olmak, iemand buiten de
Beroemd unlu taninmis,Beroemd
BEROEMD ünlü, meşhur, taninmiş, bilinen, namli, şöhretli, een
BEROEMDHEID 1 ünlülük, meşhurluk, taninmişlik, 2 (...heden)
BEROEPSKEUZEADVISEUR (s) meslek seçimi danişmani,
BESCHEID iemand geven birine yanit vermek,
BESCHIKBAAR yararlanilabilir, kullanilabilir, (hizmete) hazir,
BESCHIKBAARHEID yararlanilirlik, kullanilabilirlik, hand/tic
Beschrijven Tanimlamak,Beschrijven
beschrijven tanimlanamaz, ifade edilemez, in de blijven hayata geçmemek,
BESCHRIJVEND tanimlayici, tasvir edici,
BESCHRIJVING ( en) tanim, betim, tasvir, het gaat alle en te
besluit van nin karari ile, vergissing yanilgiyla, yanlişlikla,
Bestand dayanikli,Bestand
BESTAND I s, dirençli, dayanikli, zijn tegen ...karşi dayanikli
BESTEK ( ken) 1 iş plani, ayrintili açiklama, tasvir, 2
BESTEMMINGSPLAN ( nen) imar plani, bölge kullanim tasari,
BESTENDIGHEID süreklilik, dayaniklilik, değişmezlik,
BESTURING ( en) 1 güdüm, idare, 2 (mechanisme) idare araci,
BESTUURSAPPARAAT (...raten) yönetim organi, idare
BETOGEN I f, g, (betoogde, h, betoogd) kanitlamaya çalişmak, iddia
BETOOG (betogen) ispat, kanit, izah, sav, het behoeft geen
betrekt hava bulutlaniyor, 2 (v, gezicht) asilmak, ekşimek,
BEUKENBOS ( sen) kayinağaci ormani,
BEVATTELIJK z,1 kolay anlaşilir, kolay kavranir, makul, akil
BEVRIJDINGSORGANISATIE (s) kurtu!uş örgütü,
bewaart, heeft wat sakla samani gelir zamani,
Bewijs Kanit,Delil,ispat,belge,,Bewijs
BEWIJS (bewijzen) 1 kanit, delil, ispat, (reken) işaret, im, bij
BEWIJSBAAR ispatlanabilir, kanitlanabilir, ispati mümkün,
BEWIJSGROND ( en) kanit temeli, kanitin dayanaği,
BEWIJSLAST jur/huk kanitlama yükümü, ispatlama zorunluluğu,
BEWIJSMATERIAAL delil, belge, kanit materyali, ispat vasitasi,
BEWIJSVOERING ( en) tanitlama, ispatlama biçimi,
Bewijzen kanitlamak,Bewijzen
BEWIJZEN g, (bewees, h, bewezen) 1 aantonen) kanitlamak,
bewijzen belgelerle kanitlamak, 6 (schilderstuk) resim, tablo, 7 thea/tiy
bewolkt, 3 (havasız) bedompt, muf, 4 (gizli op bedekte manier,
BEZIJDEN il 1 (naast) yaninda, 2 fig/mec de waarheid gerçek
BEZWAARD z, (meer , meest ) suçluluk hisli, vicdani rahatsiz,
Bi Saniye
Bi Saniye Moment,Bi Saniye
BIBLIOGRAAF (...grafen) bibliyografyaci, kaynakça uzmani,
biçimsel davraniş, formalite, iets als een beschouwen bir şeyi formalite
BIESLOOK frenk soğani,
bij het geven) buyur(un)! , dit is je limonade! buyur limonatani,
bij het geven) buyur(un)! , dit is je limonade! buyur limonatani,
Bij(de) Yaninda,Civarinda,Bij(de)
BIJBEHOREND ait, ilgili, yaninda verilen, e stukken ekleri,
Bijdehand uyanik,acikgoz,zeki,Bijdehand
BIJDEHANDJE açikgöz çocuk, uyanik çocuk, kavrayişli çocuk,
Bijenkorf de ari kovani,Bijenkorf
BIJENKORFD ...korven ari kovani,
BIJSLUITER (s) prospektüs, tanitmalik,
BIJTREKKEN I f, g, (trok bij, h, bijgetrokken) yanina çekmek, II
BIJZETTEN g, (zette bij, h, bijgezet) 1 yanina yerleştirmek,
bildiri pamflet manifest (bülten) bulletin 2 (duyuru)
bilgi için bakmak, incelemek, d gesprek hazirlik/tanişma görüşmesi, d
bilimsel insancılık wetenschappelijk humanisme
bilinen, taninan, worden bilinmek, iemand iets maken bir şeyi birine
bilmiş olmak, kendini bir şey sanmak, kendini dünyanin akillisi sanmak,
binnen zitten op zo'n mooie dag? 3 (hani şu) weet je O zor soru
BINNENPRETJE (s) insanin güldüren bir his, jes hebben kendi
BINNENSCHIPPER (s) iç sular kaptani,
BINNENVETTER (sorunlariyla) her sorunu içekapanik, hij is een
bir kanit,
bir romani
bir ağızdan in koor, eenstemmig, unaniem
bir ander, 4 (başka şekilde) anders, op een andere manier, 5
bir başkasi ile buluşturmak, ilişkiye geçirmek, taniştirmak, in
Bir Ogenblik 1 Saniye,Bir Ogenblik
bir saniye eventjes, ogenblikje, even, momentje
bir saniye Ogenblik(je)! Moment! Wacht eens!
bir şeyden bikana kadar bakmak, güzelliğini kaniksamak, 2 iets van
Bir Seye Saplanip Kalmak
Bir Seye Saplanip Kalmak Verzanden ,Bir Seye Saplanip Kalmak
Bir Seyin En Yogun Zamani
bir şeyin doğruluğunu kabul etmek, 2 tanimak, de onafhankelijkheid
Bir Seyin En Yogun Zamani piekuur,Bir Seyin En Yogun Zamani
bir yerde sanmak, hij waant zich filosoof kendini feylezof saniyor
birakmak, koymak, terk etmek, je mag je auto wel hier arabani buraya
birbirimizi, zich doen kendini tanitmak, hij heeft zich als een politicus
birine bir şeyi ödettirmek, bir şeyi birinin yanina birakmamak,
birine kendisiyle konuşma imkani vermek, over zijn en struikelen
birine nanik yapmak, het ligt voor je bumunun ucunda, tussen en lippen
birini yakindan tanimak, iets van bekijken bir şeyi yakindan incelemek, II
birinin çenesini kapatmak, sesini kesmek, birinin çanina ot tikamak, atmiş
birinin diğerinden kalir yani yok
birinin tarafini tutmak, de van de tafel masanin kenari, is de kamer aan
birinin zayif yanina dokunmak, 2 (neiging) zaaf, düşkünlük, een voor iets
Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür iş birliği Örgütü Organisatie
birleşmiş milletler eğitim, -bilim ve kültür iş -birliği örgütü Organisatie
BISAMRAT zo, misk siçani,
bitirir II tanimlik, de heer huizes evin beyi
bitki bilgini botanicus d.
bitkibilim plantkunde d. botanie d. botanica d.
bitkibilimci plantkundige d. botanicus d.
Bitkibilimi botanie,Bitkibilimi
biyoğrafisi, aday tanitimi
Bkz Enz,Dukkani,Bkz
BLAKEN I f, gs, (blaakte, h, geblaakt) 1 (verlangen) yanmak, yanip
BLIKSEMBEZOEK ( en) beklenmedik kisa ziyaret, ani ziyaret,
BLIKVELD görüş alani, dat valt buiten mijn ilgim dişinda, ilgi
blinkt her parlayan şey altin değildir, görünüş yaniltir, voor geen (ter
bloed kani durdurmak
BLOEDEIGEN kendi kanindan, mijn kind kendi çocuğum,
BLOEDELOOS 1 kansiz, kani az olan, 2 fig/mec pörsük, mecalsiz,
BLOEDERZIEKTE kanin pihtilaşmamasi, med/tib hemofili,
BLOEDSTELPEND med/tib kani durdurucu, kan kesici,
BLOEITIJD 1 çiçek açma zamani, 2 fig/mec yükselme dönemi,
BLOEMBOL ( len) bot çiçek soğani, kök soğan,
BLOEMISTERIJ ( en) çiçekçi, çiçekçi dükkani,
BOA (s) 1 zo, Boğayilani, 2 (haisbont) boyun kürkü,
BOEKANIER (s) korsan, deniz eşkiyasi,
boeken,figuren basmak, fig/mec liegen of het gedrukt staat yalani
BOEKWINKEL (s) kitapçi dükkani,
BOEMAN ( nen) hilkat garibesi, gulyabani, umaci, dev,
boğmak, zaman tanimamak, iemand birini sikiştirmak, birini aceleye boğmak,
BOILER (s) buhar kazani,
BOKKESPRONG ( en) fig/mec garip davraniş, en maken a) garip
BOLLENKWEKER (s) çiçek soğani yetiştiricisi, kök soğanciliği,
BOLLENTEELT çiçek soğani yetiştirme, kök soğanciliği
BOLLENVELD ( en) çiçek soğani sahasi, çiçek soğanliği,
bölücü örgüt separatistische beweging/organisatie d.
bölümü, kapaniş kaydi, als dienen önemsiz bulunmak, pek gerekli görülmemek
BONTWINKEL (s) kürkçü dükkani,
BOOGMAKER (spor, seçim vb,) bahis organizatörü, yariştirmaci,
BOOMKWEKER (s) fidanlik bahçivani, ağaç yetiştiricisi,
Borstrok de fanila,Borstrok
BORSTROK ( ken) fanila,
boşanircasina yağmak, şiddetli yağmak
BOSKAT ( ten) zo, vaşak, orman kedisi, yabani kedi,
BOSRIJK çok ormanli, ormanca zengin, ormani bol,
BOTANICA bitkibilim, botanik,
BOTANICUS (...nici) (erkek) botanist, bitki bilgini,
Botanie botanik,bitkibilimi,Botanie
BOTANIE botanik, bitkibilim,
Botanik botanie,Botanik
botanik bahçe botanische tuin d. hortus d.
botanik botanie d. botanica d. plantkunde d.
Botanik Guller Cesiti
Botanik Guller Cesiti papaver,Botanik Guller Cesiti
Botanik Ile Ilgili
Botanik Ile Ilgili papyrus,Botanik Ile Ilgili
botanikçi botanist
botanikle ilgili botanisch
BOTANISCH bitkiler bilimine ait, botanikle ilgili,
botanist botanicus d. plantkundige d. plantenkenner d.
BOTEL (s) yüzer otel, otel gibi kullanilan gemi,
BOUWPLAN ( nen) inşaat plani,
Bouwterrein Insaat Alani,Bouwterrein
Boyle Zo,Zulk,dusdanig,Boyle
böyle dusdanig, soortgelijk, zodanig, zo'n, zulk, dergelijk, 2 (bu
böylece aldu alzo, zo, zodanig, op zo'n manier
böylemesine op die manier, dus
boyun eğen gehoorzaam, onderdanig
bozgun (yenilme) nederlaag d. 2 (kaçma) vlucht d. (in paniek of in het
bozmak, biçimini bozmak, die tafel ontsiert de kamer masa odanin güzelliğini
bozuk para gibi harcamak / iemand op een verachtelijke manier
BRANDBLAAR (...blaren) yanik kabarciği,
BRANDERIG 1 yanik hissi veren, yanik kokulu, e lucht yanik
BRANDLUCHT yanik kokusu,
BRANDMERK ( en) dağ, yanik damgasi,
BRANDWOND ( en) yanik,
Brandwond Verband Yanik Sargisi,Brandwond Verband
Brandwond(de) Yanik Yarasi,Yanik,Brandwond(de)
Brandzalf Yanik Kremi,Brandzalf
BRANDZALF (...zalven) yanik merhemi/kremi,
BRANIE farfara, blöf, çalim,
BRANIESCHOPPER (s) farfarci, blöfçü, çalimci,
BREEKIJZER (s) küskü, kol demiri, manivela, kaldiraç,
breekt wet yokluk yasa dinlemez, aç köpek firin yarar, ihtiyaç kanun tanimaz
breken birinin yaninda affedilecek kadar iyi notu olmak, davranişlari hoş
BRINK ( en) 1 ağaçlikli meydan, 2 (v, dorp) köy meydani,
BROEDTIJD ( en) kuluçka zamani,
BROKKELIG kolaylikla ufalanan, parçalanir, gevrek,
BRONSTTIJD kösnüme zamani,
broos nazik, zayif, dayaniksiz, kirilir, kolay incinir, 2 (delicaat)
BROUWKETEL (s) bira hazirlama kazani,
Bruikbaar uygun,elverisli,kullanisli,Bruikbaar
BRUIKBAAR işe yarar, kullanişli, uygun, elverişli, kullanilir,
BRUIKBAARHEID kullanişlilik, uygunluk,
BRUUT I s, z, hayvani, vahşi, kaba, saldirgan, II d, (bruten) vahşi
Bu aksam için bos odaniz var mi?
Bu aksam i?in bos odaniz var mi? Is er nog een kamer vrij?
Bu Gibi dusdanig,Bu Gibi
bu gibi zodanig, zulk, dusdanig, soortgelijk, zo'n
bu kabilden zodanig, zulk, dusdanig, soortgelijk, zo’n
bu münasebetle bij deze gelegenheid, op deze manier
bu şekilde aldus, zo, alzo, op deze manier
bu tarzda 1 (böylesine) zoiets, 2 (bu şekilde) op deze manier
Bu Tur dusdanig,Bu Tur
bu tür zulk, dusdanig, zodanig, zo’n
budalaca dom, onnozel, sullig, stom, dwaas, op een domme manier
BUFFEL (s) yaban siğiri, fig/mec kaba, hayvani, dağ ayisi,
Buhar Kazani
Buhar Kazani Stoomketel,Buhar Kazani
BUIDERBAAN (...banen) gürültülü havaalani
Buit ganimet,Buit
BUIT 1 ganimet, met een rijke kwam de jager thuis avci büyük
Bulanik troebel,Bulanik
BULLEBAK ( ken) korkunç adam, (schrikbeeld) umaci, gulyabani,
bulmak, uygun bulmak, iemands gedrag niet birinin davranişini
bulunur, tegenwoordigheid van ruhsal uyaniklik, tegenwoordigheid van
Bunun Yaninda
bunun gibi zo’n, zodanig, zulk
Bunun Yaninda daarnaast,Bunun Yaninda
burayi iyi biliyorum, ik ben hier niet burayi tanimiyorum, buranin
BURG afk/kis burgemeester, belediye başkani
Burgemeester de belediye baskani,Burgemeester
BURGEMEESTER (s) belediye başkani, en wethouders belediye
BURGERVADER (s) iron/aly belediye başkani,
büsbütün, iemand en kennen birini çok iyi tanimak, ermee
C.VKETEL (s) kalorifer kazani
çakal zo. jakhals d. (Canis aureus), 2 (argo/plat) leugenaar d. oplichter
çalım (hava, gösteriş) air branie d. dikdoenerij d. vertoon
çalımlı (giyiniş vb.) opzichtig, branieachtig, 2 (davranış) pronkerig
çaliştirmak, harekete geçirmek, 2 (bedriifsklaar maken) kullanima hazirlamak
Camasir Makinasinda Yikanip Kuculen
Camasir Makinasinda Yikanip Kuculen krimpen,Camasir Makinasinda Yikanip Kuculen
Can Dusmani
Can Dusmani doodsvijand(,en),Can Dusmani
Cani Sikilmis
cani moordenaar d. onmens d. beul d. snoodaard d.
Cani Sikilmis bedrukt,Cani Sikilmis
canice meedogenloo onmenselijk, harteloos, ongenadig, onverbiddelijk,
Canim Schatje
caninin istediğini yapmak, men kan het niet iedereen naar de maken herkesi
canlandırma (fılm) animatie d. 2 creatie d.
canlı (yaşayan) levend, organisch, 2 (resim vb.) levendig, helder, 3
canli karakteri oluşturan, een geheel organik bir bütün
canlıcalık animisme
CANONIEK dini, dini kurallara uygun, ruhani kanunlara uygun
cansız (inorganik) anorganisch, levenloos, ontzield, wezenloos, 2 mec/fıg
cansız maddeler anorganische stoffen d.
cansiz, ölü, hareketsiz, 6 (moeilijk te geloven) inanilmasi zor/güç
Capituleren Ayricalik Hakki Tanima,Capituleren
çapul plundertocht d. rooftocht d. 2 (ganimet) buit d. roof d. poet d.
CARDIOLOOG (...logen) kardiyolog, kalp uzmani
CARRIEREPLANNING ( en) kariyer plani,
casusluk teşkialtı spionageorganisatie d. geheime dienst d.
Cay Fincani
Cay Fincani theekopje h(,s),Cay Fincani
cehennem yabanisi monster onmens d. ondier gedrocht misbaksel
cehenneme kadar yolun var, canin cehenneme! fig/mec de arme
CEREMONIEMEESTER (s) tören organizatörü
Cesaretlendirmek Animeren,Cesaretlendirmek
cesaretli moedig, onbevreesd, dapper, flink, boud, kranig, 2 durfal d.
çete lideri, çete elebaşisi, delegatie delege başkani, partij parti
ceza almak/yemek, 2 (dini) pişmanlik davranişi, doen ceza çekmek,
Chief Executive Officer Icra kurulu baskani
CHIROPODIST ( en) ayak bakimi uzmani, diplomali pedikürcü
CHRISTELIJK z, Hiristiyan, Hiristiyanliğa uygun, Hiristiyani
Ciflesme Zamani
Ciflesme Zamani paartijd,Ciflesme Zamani
çikarlar, een bijvoeglijk naamwoord sifat olarak kullanilan isim
çikarlarini savunmak, II gs, 1 (heugen) animsamak, göz önünde durmak, het
çikarmak, scheep/den donanimi çikarmak, 3 iemand birini
çikarmak, alev alev olmak, 2 fig/mec op (y)a/e yanmak, yanip tutuşmak
çikmaza girdi, 3 scheep/den (schip) karaya oturmak, saplanip kalmak
Cinsellige Ait Sevicilik Mekani
Cinsellige Ait Sevicilik Mekani paringclup,Cinsellige Ait Sevicilik Mekani
çirkin, alçak, utanilacak, 2 duur çok pahali
Cismani Stoffelijk,Cismani
çitlemek, een terrein alani çitlerle çevirmek
çivit fidani II h, (donkerblauw) koyu mavi renk
cizirdatmak, (zaniken) dir dir etmek, hep ayni davulu çalmak,
Cobra Kobra Yilani,Cobra
COBRA (s) zo, kobra, kobra yilani
çocuk zeurkous d. zaniker d. 2 (şeyler) plaag d. narigheid d. kommer en
çocuk zeurkous d. zaniker d. 2 (şeyler) plaag d. narigheid d. kommer en
çocuklari evde tutmak, 2 (bij zich houden) yaninda bulundurmak/tutmak, zijn
çok araniyor, bu mal çok talep görüyor, 3 (nodigen) davet etmek, çagirmak,
çok çalişmali, die reden o nedenden dolayi, bekend ile taninmiş,
COMPATIBEL uyar, bağdaşir, birbirine bağlanir
COMPETENTIEGESCHIL ( len) yetki alani tartişmasi
COMPUTERDESKUNDIGE (n) bilgisayar uzmani
CONCENTRATIEGEBIED ( en) toplaşma bölgesi, toplanim bölgesi
CONCILIE ( s, ...lien) ruhbani meclisi toplantisi
CONCLAAF (conclaven) kapali toplanti, ruhbani meclisi
CONCLAVE (conclaven) kapali toplanti, ruhbani meclisi
CONDUITE davraniş
CONFECTIEZAAK (...zaken) konfeksiyon dükkani
CONFIDENTIE (s) güven, itimat, güven beyani
Constateren Kaniya Varmak,Teshis Etmek,Constateren
Consulent Danisman,Consulent
CONSULENT ( en) danişman, müşavir, belasting vergi danişmani
Consult Danisma,Muzakere,Consult
CONSULT ( en) 1 danişma, 2 med/tib hekimler arasi daniş,
CONSULTATIE (s) konsültasyon, danişma
CONSULTATIEBUREAU (s) sağlik danişma merkezi
CONSULTEREN g, (consulteerde, h, geconsulteerd) danişmak,
COORDINAAT (...naten) koordinat, bir noktanin yerini belirtmeye
coşkulu enthousiast, uitgelaten, geestdriftig, uitbundig, geanimeerd,
coşturmak enthousiast maken, enthousiasmeren, animeren, bezielen
Courant Kullanilmis,Gazete,Courant
çözüm zamani vardir, sedert die o zamandan beri, uit de zijn modasi
Crank Manivela,Crank
CRIMINOLOOG (...logen) kiya uzmam, kriminoloji uzmani
CRISISTIJD ( en) kriz/buhran zamani
CRUCIFIX ( en) Isanin çarmiha gerili heykeli/resmi
Cumhurbaşkani yazari bir madalya ile onurlandirdi II s, 1 (niet
çur etmek, zijn tijd zamani boşa harcamak
cüsseli, (wakker) uyanik, zeki, 3 (groot) büyük,
CYNISCH z, kinik, insanin iyiliğine inanmayan
Daarnaast bunun yaninda ,ayrica,buna ilaveten,Daarnaast
DAARNAAST z, bunun yaninda, ayrica, buna ilaveten
Daaropvolgend anilandan sonra,anilana mutakip ,Daaropvolgend
DAAROPVOLGEND anilana müteakkip, anilandan sonra,
daha, bir daha, II (v, zelfde mening) mutabik, ayni kanida, ayni
Dahili Ilac Kullanilan
Dahili Ilac Kullanilan Voor Inwendig Gebruik ,Dahili Ilac Kullanilan
dallanip budaklanmiş, (v,persoon) vahşi, azmiş, gemsiz, disiplinsiz, haşan,
DAME (s) 1 bayan, aanspreektitel) hanimefendi,
Dame(,S) bayan,hanimefendi ,Dame(,S)
damlamak 1 druipen,druppelen, sijpelen, doorlekken, 2 (aniden
Danig korkunc,muthis cok,adamakilli,Danig
DANIG z, 1 şiddetli, büyük ölçüde, çok kötü, korkunç, ik had
Danimarka Denemarken,Danimarka
Danimarka Dili
Danimarka Dili Deens,Danimarka Dili
Danimarka Ya Ait Deens,Danimarka Ya Ait
Danimarkaca Deens,Danimarkaca
danimarkaca Deens
Danimarkali Deens,Danimarkali
danimarkalı Deens, 2 Deen(se) d.
daniska k/spreekt. het beste
daniskası k/spreekt. 1 het beste, het neusje van de zalm, 2 (pekiştirici,
Danisma Consult,Enformasyon,Danisma
Danisma Burosu
Danisma Hizmetleri
Danisma Servisi
Danisma Bilgi Vermek
Danisma Bilgi Vermek Inlichting Geven, ,Danisma Bilgi Vermek
Danisma Burosu Informatiebureau,Danisma Burosu
Danisma Hizmetleri Geheimedienst,Inlichtingendienst,Danisma Hizmetleri
Danisma Servisi Geheimedienst,Inlichtingendienst,Danisma Servisi
Danisman Adviseur,Consulent,Danisman
danisman Adviseur
danişmanliği, firma danişmanliği
dapperheid kranigheid d. manmoedigheid d. 3 mec./fig. (kayırıcılık)
Daten randevu yapmak,on tanismasiz randevu yapmak ,Daten
DAUWTRAPPEN (Isanin Miracinda) sabah yürüyüşü
davranilmali, (sparen) zich kendini esirgemek, kendine itina göstermek,
Davranis Gedragsregel,Davranis
davranış, v. gedrag) verfijnd worden, decorum leren, goede manieren
davranişini beğenmedik, 4 een haven limana uğramak, 5 (licht,
davranişlari olan homo
Dayanikli duurzaam,deugdelijk,degelijk,bestand,,Dayanikli
dayanikli değildir II h, ( en) (wapenstilstand) ateşkes 3 III h, (
dayanikli, solmaz, çikmaz, e kleuren solmaz renkler,12 e planten uzun
dayanikli, vochtbestendig neme dayanikli, roest çürümez,
Dayaniksiz teer,Dayaniksiz
Dayanilir draaglijk,Dayanilir
dazlaklaşmak, saçlari dökülmek, II g, scheep/den donanimi sökmek
De en konuk oyuncular, konuk takim, 5 herif, oğlan, een wakkere uyanik
de hebben (om)... ( meye) firsati olmak, op eigen kendi imkaninizla,
de van een roman romanin ana kadin kahramani
de zijn hurdasi çikmak, bozulmak, kullanilmaz hale gelmek, şifayi bulmak
de haven limanin dibini tarayip temizlemek,
de kamer odanin ortasinda, in de winter kişin ortasinda, in de nacht
de lucht havanin nemi
de mond ağzin sulanir, ağzini sulandirir, 2 (lichaamsvocht) sidik, 3 ( s,
de rook dumani dağitmak, 2 de pijn aciyi durdurmak,
de tafel wiebelt masa sallaniyor
DE tanimlik, harfi tarif, tafel masa, man adam, fietsen zijn
DEBETSALDO (s) borç bakiyesi, borç kalani
Decaan(Decanen) dekan ,ogrenci danismani ,Decaan(Decanen)
Decennium(NiaNien) on yillik sure ,Decennium(NiaNien)
DECHARGE jur/huk getuige á savunma taniği
DECLARATIE (s) 1 aangifte v, goederen) gümrük beyani, 2
Declaratie(,S) gumruk beyani,masraf bildirimi ,Declaratie(,S)
DEEN (Denen) (erkek) Danimarkali
Deens Danimarkaya ait,Danimarka dili ,Danimarkaca,Deens
DEENS I s, Danimarkaya ait, II h, Danimarka dili
DEENSE (n) (bayan) Danimarkali
DEERNISWAARDIG ( er, st) acikli, elim, esefe değer, şayani
DEFICIT (s) hesap açiği, açik, hesap noksani, er is een in
Definieren tanimlamak,belirlemek ,Definieren
DEFINIEREN definieerde, h, gedefinieerd) tanimlamak, belirlemek
Definitie tanim
DEFINITIE (s) tanim, tarif, betim, tanimlama, betimleme, per
Definitie(,S) tanim,tarif,betim,Definitie(,S)
defol! çek arabani!
defolmak, kirişi kirmak, donder op! çekil karşimdan! defol! çek arabani!
Degelijk dayanikli,saglam,dogru,durust ,,Degelijk
DEGELIJK z, 1 dayanikli, sağlam, e kleren sağlam elbiseler, 2
değerini bilemez, 2 (niet op de hoogte) bilinmeyen, yabanci, taninmayan, het
degil, goede en iyi davraniş, adabimuaşeret, op een of andere öyle ya
değil, ziyani yok, b) (helpt niet) bir yarari olmaz, veel om aldirmak,
degişimi, değişme, van het weer ani hava degişimi II d, 1 (v, boek) kapak,
değişmez, sarsilmaz, sağlam, dayanikli, sürekli, istikrarli, kararli,
dehşete düşmek griezelen, huiveren, in paniek raken
dehşete kapılmak griezelen, huiveren, in paniek raken
DEKEN (s) battaniye, (gestikt) yorgan, onder de s kruipen
Deken(,S) battaniye ,Deken(,S)
DELFTS I s, Delften, Delftli, Delfe ait II h, Hollandanin Delft
DELIBERATIE (s) düşünüp taşinma, görüşme, daniş, birlikte
delicesine verzot, vrezelijk gek op, op een krankzinnige manier
Delta Plani Zeeland Danehir Agizlarini Kapama Plani
Delta Plani Zeeland Danehir Agizlarini Kapama Plani Deltaplan,Delta Plani Zeeland Danehir Agizlarini Kapama Plani
Deltaplan Delta plani Zeeland danehir agizlarini kapama plani ,Deltaplan
DEMARRAGE sp aniden hizli bisiklet sürüp diğerlerini geride
DEMARREREN gs, (demarreerde, h, gedemarreed) sp aniden geride
demek, (zaniken) dirdir etmek, kafa ütülemek, vir vir etmek
Demirci Dukkani
Demirci Dukkani Smederij,Smidse,Demirci Dukkani
Demo (demonstratie) tanitim,gosterim,tanitim numunesi,Demo
DEMONISCH z, iblisimsi, şeytani
DEMONSTRATEUR (s) tanitici, tezgahtar
Denemarken Danimarka,Denemarken
DENEMARKEN Danimarka
denkend bulanik kafali, karişik düşünen, sersem
DENKFOUT ( en) düşünce hatasi/yanilgisi
DENNENBOS ( sen) çamlik, çam ormani
DEPRIMEREN g, (deprimeerde, h, gedeprimeerd) canini sikmak,
DER tanimlik, van de) in naam wet kanun namina, het pad deugd
DERDEGRAADSVERBRANDING ( en) üçüncü dereceden yanik
derin olur, (adamin yere bakanindan) suyun ağir akanindan kork, te en te
dermansizlaştirmak, bitkinleştirmek, canini çikarmak, de ogen gözleri
dernek vereniging d. club d. associatie organisatie d. genootschap
Ders Plani
Ders Plani Lesrooster,Ders Plani
DESCRIPTIEF z, tanimlayici, tanimsal
DESKUNDIGE (n) uzman, een belasting vergi uzmani
DESORGANISEREN g, (desorganiseerde, h, gedesorganiseerd) altüst
Deugdelijk saglam,dayanikli ,Deugdelijk
DEUGDELIJK I s, dayanikli, sağlam, güvenilir, iyi, II z, (op goede
DEURWAARDERSEXPLOOT (...loten) jur/huk mahkeme ilani, dava
DEVALUEREN g, (devalueerde, h, gedevalueerd) (paranin) değerini
deveyi havutuyla yutmak woekeren, op een oneerlijke manier grote winst
deviniş beweging d. manier van beweging d.
devirmek, çok yanilmak
Devlet Baskani
Devlet Baskani Staatshoofd,Devlet Baskani
devlet mekanizması staatsapparaat
DIABOLISCH z, şeytani, şeytanimsi
Diagnose_N,S) tani, teshis ,Diagnose_N,S)
dichter ünlü bir şair, 2 tanidik, tanişik, bildik, zij komt mij
die manier, Hiçbir veçhile ile onder geen beding, onder geen
DIEGENE işaret za,) o/anilan kişi, (n) die jarig is (zijn)
DIERENBEUL ( en) hayvan celladi, hayvan düşmani,
DIERKUNDIGE (n) zoolog, hayvanlar bilimi uzmani
DIETIST ( en) diyet uzmani,
Dietist(,En) diyet uzamani ,Dietist(,En)
DIETISTE ( n, s) diyet uzmani, diyetçi
dikkat etmek, dikkatli olmak, uyanik olmak
dikkat toplaşimi, 2 (bundeling) toplanim, derişme, van troepen
diksiyon dictie d. voordracht d. manier van zeggen d.
Dil Kullanisi
Dil Kullanisi taalgebruik h ,Dil Kullanisi
dingen kullanişsiz, elverişsiz
dinöncesi - ni preanimisme
dır dır etmek zeuren, zaniken, drammen, mekkeren, emmeren
dırdır gezanik gemeier gekanker gezaag
direniş örgütü verzetsorganisatie d.
Dis Doktoru Asistani/Yardimcisi
Dis Doktoru Asistani/Yardimcisi tandartsassistente d(,en),Dis Doktoru Asistani/Yardimcisi
dişinda oldu, benden habersiz oldu, 2 tanişma, met iemand maken biriyle
dişinda, het huis evin dişinda, gebruik zijn kullanim dişi
DISPONIBEL emrinde, hizmetinde, hazir, yararlanilabilir,
DISTINETIE (s) 1 ayrim, fark, farklilik, 2 (v, manieren)
DITO z, ayni, önceki gibi, anilan gibi
Divani Harp
Divani Harp krijgsraad,Divani Harp
DIVISIECOMMANDANT ( en) tümen komutani
Diyet Uzamani
Diyet Uzamani dietist(,en),Diyet Uzamani
Dnya Ticaret vrgt Wereldhandelsorganisatie
dobra konuşmak, een open alkiş, alkiş tufani
DOCTORSTITEL (s) doktora ünvani
Doelmatig amaca uygun,elverisli,kullanisli,Doelmatig
DOELMATIG z, amaca uygun, elverişli, kullanişli, etkin
doen kendini politikaci olarak tanitti, 2 (bekend zijn) bilmek, Nederlands
doen böyle bir şey yapmaya utanirlar, böyle bir şey yapmayi utanç sayarlar
doen onu yapmayi canim istemiyor,
DOES (doezen) kaniş köpeği
DOEZELIG I s, z, bulanik, belirsiz II s, z, (slaperig) uykulu
doğada olduğu gibi, yabanice III h, yabani hayvanlar
Dogum Uzmani
Dogum Uzmani Verloskundige ,Dogum Uzmani
DOKTERSROMAN (s) doktor romam, doktor ve hemşire aşk romani
dokunmuş kumaş, III d, tekstil, mensucat, manifatura, dokumacilik
dolu, talent çok hünerli, çok becerikli, de tafel lag papieren masanin
Donanim Equipment,Donanim
dönbaba bot. ooievaarsbek d. (genus Geranium)
döngel bot. mispel d. (Mespilus germanica)
DOODBLIJVEN gs, (bleef dood, is doodgebleven) 1 aniden ölmek, 2
doodmaken kanina girmek, öldürmek
DOODSADVERTENTIE (s) ölüm ilani
DOODSVIJAND ( en) can düşmani
Doodsvijand(,En) can dusmani ,Doodsvijand(,En)
DOODTIJ ( en) aardr/coğr (alçalmanin en az olduğu) gelgit
DOORBRANDEN I f, gs, (brandde door, is doorgebrand) yanip kül
doordraven, doorslaan, zaniken
DORPSPLEIN ( en) köy meydani
DOUANIER (s) gümrük memuru
Douanier(,S) gumruk memuru ,Douanier(,S)
Draaglijk katlanilir,cekilir,dayanilir,tahammul edilir ,,Draaglijk
DRAAGLIJK z, katlanilir, dayanilir, çekilir, tahammül edilir,
DRABBIG tortulu, telveli, bulanik, tortu gibi,
DRACHTTIJD ( en) gebelik zamani/dönemi/süresi,
DRAMATURG ( en) 1 (toneelkenner) tiyatro uzmani, 2
DRANKBESTRIJDER (s) yeşilayci, alkol düşmani, alkolle
DROGISTERIJ ( en) parfümeri dükkani
DRUILERIG (v, het weer) yağişli, çiseleyen, bulanik, kapali
Duimstok(,En) katlanir metre ,Duimstok(,En)
DUIVELACHTIG şeytani, şeytan gibi, şeytanca,
Duivels seytani,seytanca,kizgin,hincli ,,Duivels
DUIVELS 1 şeytani, şeytanca, şeytan gibi, 2 (ongeduldig)
Dunk kani,fikir,gorus,sani,,Dunk
DUNK kani, fikir, düşünce, görüş, kanaat, een goede van
dünya sağlık örğütü Wereldgezondheidsorganisatie d. W.G.O. d.
durdurrnak, mani olmak, dat zal mij niet om... ...mekten engellemeyecek,
durmak, bij de kapinin yaninda, buiten de kapinin dişinda,
durmak, yerinden oynamamak, sikica oturmak, saplanip kalmak, 2 (v, schip)
DUS bağ yani, şu halde, o halde, demek ki, böylece
Dus(nl) yani(baglac),o/su halde,demekki,boylece ,,Dus(nl)
Dus(tr) Droom,droom(dromen),Yani,Dus(tr)
Dusdanig oyle, boyle, bu tur, bu gibi,,Dusdanig
DUSDANIG I s, öyle, böyle, bu tür, bu kabilden, bu gibi, II z, o
düşkünlük (müptelalık) verslaafdheid d. 2 (mani) manie d.
düşünceler geldi, aklima daha iyi düşünceler esti, 2 kani, görüş, van n
düşüncesine dalmak, bir şeyin planini kurmak, op wraak öç almayi düşünmek,
düşürmek, afkoelen aniden soğutmak II f, gs, (schrok, is geschrokken)
Duurzaam dayanikli,kalici ,Duurzaam
DUURZAAM I s, (...zamer, st) 1 (langdurend) dayanikli, 2
duydum, van de naald sicaği sicağina, dumani üstünde, hemen, ik heb het
Duyu Organi
Duyu Organi Zintuig,Duyu Organi
düzen bozmak 1 desorganiseren, ontregelen, 2 onrust stoken/veroorzaken
düzenek plan 2 tek./tec mechanisme
Duzenlemek Inrichten,Organiseren,Arrangeen,Combineren,,Duzenlemek
düzenlemek, yeniden organize etmek
düzenleyici organisator d. opsteller d. regelaar d.
düzlem geometrie planimetrie d. meetkunde van het platte vlak d.
DWALING ( en) yanilti, hata, yanlişlik
Dwarsbomen engellemekmani/engel koymak ,Dwarsbomen
Dwarsliggen engel/mani olmak,karsi koymak ,Dwarsliggen
ebonitleşme vulkanisatie
ebonitleştirmek vulkaniseren
ECHTGENOTE (n) eş, kari, hanim
econ/ekon ekonomik kalkinma plani
econ/ekon emek, kapitaal en sermaye ve emek, adelt çalişmak insani
ECONOOM (...nomen) ekonomist, ekonomi uzmani, iktisatçi
edemem, (introductie) takdim, taniştirma, tanişma,
edep goede manieren d. fatsoen beleefdheid d.
edepli fatsoenlijk, gemanierd, welgemanierd, decent
edeplilik fatsoen welgemanierdheid d.
edepsizce onbeschaam ongemanierd, ruw, vrijpostig, brutaal, grof,
edepsizleşmek ongemanierd/onbeschaamd worden, brutaal/grof worden,
edilebilir şartlar altinda, 2 (geloofwaardig) inanilir, een
edilecek, şaşilacak, 2 (buitengewoon) inanilmayacak kadar, duyulmamiş,
een toneelstuk harika bir tiyatro oyunu, II z, çok, aşiri, inanilmayacak
Een dag zonder jou is als verdriet zonder een traan. Een nacht zonder jou is als blijdschap zonder een lac Maar 1 seconde het gevoel van jouw kus maakt alles weer goed.sensiz bir gün, göz yaşı olmayan kedere gibi,sensiz gece, gülüşsüz mutluluk gibiama bir saniyelik öpücüğünü hissetmek, herşeyi düzeltiyor
een nieuwe druk is in yeni baski hazirlaniyor, 4 (v,getallen)
een normale/verstandige manier zijn, de enige oplossing zijn
een plan bir plani gerçekleştirmek, II gs, 1 (sterker worden)
een plan bir plani somutlaştirmak
een school okul müdürü, afdelings bölüm başkani, 5 (individu) kişi, birey,
een straf cezayi değiştirmek, cezayi çevirmek, zijn gedrag davraniş
een weg çobanin gönlü olursa tekeden süt çikarir, akar su kendi çukurunu
EENDENKOOI ( en) yabani ördek tuzaği,
EENSKLAPS z, aniden, birden bire, beklenmeksizin, apansizin
EERSTGENOEMDE (n) ilk anilan, ilk bahsedilen, önceden anilan
EFFE z, (een ogenblik) bir an, birazcik, bir saniye, wacht
efkarına cami, ağyarına mani (van uitzonderingen) omvattend en
EGELANTIER ( en, s) kokulu bir yabani gül,
eğlence düzenlemek een feestje geven/ organiseren
ehli, een van computers bilgisayar uzmani
EIERDOP ( pen) yumurtanin kesilmiş kabugu,
eigen manier van doen en laten
EINDSCORE (s) sonuç sayisi, bitiş puani,
EINDUITSLAG ( en) final sonucu, kapaniş/bitiş sonucu,
EISPRONG (yumurtaciğin) döllenme ani,
ekonomik işbirliği ve kalkınma örgütü Organisatie voor Economische
ekonomik olarak bağimsiz olmak, voor gebruik özel kullanim için,
Eksos Dumani
Eksos Dumani kooldioxide,Eksos Dumani
El Ilani
El Ilani Flyer,El Ilani
elini vicdanina koymak het zijn twee en op een buik ayni kafadalar, vulg/k
ellende çekilmez, içler acisi, acinacak, dayanilmaz, 3 (in
emsalsiz, inanilmaz, görülmedik, büyük, müthiş, çok aşiri
enayice idioot, dom, stom, op een onbenullige manier
enayicesine idioot, dom, stom, op een onbenullige manier
ene jaar het andere yil yil, II z, 1 (nader, naast) yaninda, yakin,
Enformasyon Danisma,Enformasyon
engel, mania, (defect) bozuk
Engel/Mani Olmak
Engel/Mani Olmak dwarsliggen,Engel/Mani Olmak
engellemek, mani olmak, (rust, vrede) bozmak, kaçinnak, stoor ik u? sizi
engellemek, tegenhouden tutmak, mani olmak, durdurmak, geciktirmek, ik zal
engellemeyecek, dat zal haar te lopen yürümesini engeller, yürümesine mani
ENZYM ( en) enzim, ferment, organik reaksiyonu hizlandirci
EPISCH z, destansi, destani,
EQUIPEMENT ( en) teçhizat, donanim,
Equipment Techizat,donanim,Equipment
er şansi kaçirdin, hij loopt mij yanimda yürüyor, 2 (behalve) yaninda,
Er is qeen sms ter wereId die kan beschrijven hoeveeI ik van jou hou dünyada seni ne kadar sevdiğimi anIatabiIen bir mesaj yoktur
er warm parali pullu, hij is goed bij uyaniktir, kurnazdir,
erbij aniden bir şeyi birakmak
ERETITEL (s) onursal şan, şeref ünvani
ERGO z, o halde, demek ki, o halde, yani
Erguvani paars,Erguvani
erguvani purperroo scharlakenrood
erkek düşkünlüğü nymfomanie d.
Erkeklik Organi Kucucuk
Erkeklik Organi Kucucuk piemel,Erkeklik Organi Kucucuk
Erkend Taninmis,Bilindik,Erkend
Erkennen Kabul Etmek,tanimak,Erkennen
ERKENNING kabul, tasdik, onama, (het erkend worden) taninma,
Ernaast Yaninda,yakininda,Ernaast
ERNAAST z, yanin(d)a, yakinin(d)a, zitten başarisiz olmak,
ertelememek, üzerine ot bitirmemek, zamaninda yapmak, iemand het voor de
ervaring pratik tecrübe, 2 kolay ve kullanişli, elverişli, pratik, 3
Eş; hanim Vrouw
eski bakan, e kennissen eski tanidiklar, 7 en van dagen ihtiyarlar,
eskitti, de tijd zamani harcamak, geçirmek, 3 iemand voor iets birini
esmek, saat yelkovani doğrultusunda yön değiştirmek
ETENSTIJD yemek zamani,
ETHOS ahlaki davraniş, aktörel davraniş
etmek, (voorstellen) taniştirmak, zichzelf aan iemand biriyle tanişmak,
etmek, aan zijn stem heb ik hem herkend onu sesinden tanidim
etmek, canina kiymak, 2 (richting) yön, taraf, yan, * aan de ene ... aan de
etmek, de vijand düşmani ateş altina almak, düşmani ateşe tutmak,
etmek, delerek açmak, 2 fig/mec delillerle yanitlamak, çürütmek
etmek, demek, mana vermek, anders gezegd başka bir deyişle, dat wil yani,
etmek, een garage bij het huis evin yanina bir garaj yapmak,
etmek, geçme imkani sağlamak,
etmek, mag ik me even ? mijn naam is ... tanişalim, adim ... mag ik u
etmek, men moet zaaien, wil men tarlada izi olmayanin harmanda yüzü olmaz
etmek, taniştirmak, (in de mode brengen) ortaya koymak, çikarmak
ETNOCENTRISME kendi irkinin üstünlüğüne inaniş
etrafinda toplanmak, 2 zich achter iemand birinin yaninda yer almak,
etrafini dolaşmak, dolanip geçmek, de kaap burnu dolaşmak,
EUREKA buldum! (ani bir buluş heyecani)
Europa Avrupanin en yoğun nüfuslu ülkesi,
EVENTJES z, (een ogenblik) bir an, birazcik, bir saniye, wacht
EVENWICHTSORGAAN (...ganen) denge organi
evin hanimi, hij is van goede huize iyi aile çocuğudur, iyi ailedendir,
evinizdeymiş gibi davranin, rahat edin, 5 (tenzij) madikça/medikçe,
examen takilmak, kalmak,çakmak, 3 fig/mec (fout maken) yanilmak, hata
faaliyet sahasi, etki alani, de van een kogel kurşunun etki alani,
FABULEUS (...leuzer, t) inanilmaz, müthiş, çok büyük
FACADE ( s, n) 1 binanin ön tarafi, ön cephe, yüz cephe, 2 fig/mec
familie birini ailesine taniştirmak, zich kendini tanitmak, takdim
Fani Sterveling,Fani
fani dünya vergankelijke wereld d.
fani sterfelijk, vergankelijk, werelds, aards, temporeel
Fanila Borstrok,Fanila
fanila (faniladan) flanellen, van flanel gemaakt, 2 (kumaş) flanel 3
Fanila Bezi
Fanila Bezi Flanel,Flaneren,Fanila Bezi
faniladan flanellen, van flanel gemaakt
Fanilik Sterfte,Fanilik
fanilik vergankelijkheid d. sterfelijkheid d.
Farekulagi(Botanik)Urunu pimpernel,Farekulagi(Botanik)Urunu
FATSOEN ( en) (goede manieren) görgü, edep, nezaket, iyi davraniş, met
faydalanilir, tombaz köprü,
FEESTTERREIN ( en) eğlence alani, şenlik alani
FEILBAAR yanilabilir, hataya düşebilir
FEILBAARHEID yanilma, yanilabilirlik
FEILEN gs, (feilde, h, gefeild) yanilmak, hataya düşmek
FEILLOOS z, yanilgisiz, hatasiz, kusursuz, yanilmaksizin
Feiloos Kusursuz,hatasiz,yanilgisiz,Feiloos
FERM z, dinç, enerjik, dayanikli, sağla kuvvetli
fig/mec vastgeroest zijn bir şeye saplanip kalmak
FIK ( ken) ateş, dat huis staat in de ev yaniyor, ev ateşler içinde
FILE (s) trafik tikanikliği, konvoy
File(nl) Trafik Tikanikligi,trafik yogunlugu,File(nl)
FILISTIJNEN naar de gaan (zijn) bozulmak, kullanilmaz hale gelmek, naar
FINALE (s) final, bitiş, kapaniş bölümü halve yari final
Financi+n ticaret finansmani
firsati ganimet bilir, 2 (v, rijtuig) arabaci oturaği, 3 (voor
fırsatı ganimet bilmek een gelegenheid benutten, een gelegenheid
FISCALIST ( en) vergi uzmani,
fiyaka vertoon praal d. air branie d.
fiyakalı opzichti pretentieus, branieachtig, pronkerig
Flanel Fanila Bezi,Flanel
FLANEL 1 (stof) fanila bezi, 2 ( len) (ondergoed) fanila
FLANELLEN faniladan
Flaneren Fanila Bezi,Flaneren
Flankeren Iki Yanini Cevirmek,Flankeren
FLANKEREN g, (flankeerde, h, geflankeerd) iki yanini çevirmek, ik
Flikkeren Yanip Yanip Sonmek,Flikkeren
FLINK I s, 1 (v, gestel) sağlam, kuvvetli, dayanikli, dinç, dirençli,
FLORETZIJDE (elişlerinde kullanilan) floş, ham ibrişim
Flyer Risale,el ilani,Flyer
fodul durfal d. waaghals d. branie d.
FORS z, ( er, t) 1 güçlü dayanikli, sağlam, kuvvetli, iri, in
fosur fosur op paffende manier
FOURNITURENZAAK (...zaken) dikiş malzemeleri dükkani
fout begaan yanilmak, hataya düşmek,
FOUT I d, ( en) 1 (vergissing) hata, yanliş, yanilgi, yanilma, halt,
Fractieleider Grup Baskani,Fractieleider
FRACTIEVOORZITTER (s) fraksiyon başkani, parlamentoda grup başkani
FRANCO FIEL d, ( en) Fransiz hayrani
FRUITWINKEL (s) manav, meyveci dükkani
FUNCTIEOMSCHRIJVING ( en) görev tanimi/tarifi
g , is ) alevlenmek, tutuşmak, fig/mec in liefde yanip tutuşmak,
gaan bütün sinirlari aşmak, sinir tanimamak, ileri gitmek, ölçüyü kaçirmak,
galikancılık gallicanisme
GALLIE Fransanin eski adi
GALLOMANIE Fransiz hayranligi
GALVANISATIE galvanize etme
GALVANISCH z, galvanik
GALVANISEREN g, (galvaniseerde, h, gegalvaniseerd) 1 galvanizlemek,
galvaniz galvanisatie
galvanize galvanisatie
galvanize etmek / galvaniseren
galvanize etmek, çinkolamak, 2 nat/fiz doğru akim tedavisi uygulamak
galvanizlemek galvaniseren
galvanizm galvanisme
GANGBAARHEID geçerlilik, kullanilirlik
gani eski./vero. rijk, vermogend, 2 (bol) overvloedig
ganilik overvloed
Ganimet buit,Ganimet
ganimet - ti buit d.
ganimet bilmek / de kans/de gelegenheid benutten/grijpen
ganimetle eve geldi, maken çapul etmek, yağma etmek, 2 (prooi)
GANZENBORD ( en) zarla oynanan ve kaz resimleri kullanilan bir tür oyun
GASVERBRUIK gaz tüketimi, gaz kullanimi
gavurca (acımasızca) meedogenloos, wreed, op koelbloedige manier, 2
GEANIMEERD z, faal, hareketli, canli, yoğun, ateşli, coşkun, een
geber! canin cehenneme! 2 de naar de nering zetten ayağini yorganina göre
gebeurtenis anilacak bir olay
gebleken yasanin düzeltilmesi gerekli görülmüştür
GEBOORTEBEPERKING dogum oranini düşürme, dogum kontrolü, doğum
GEBOORTECIJFER (s) doğum miktari, doğum orani,
GEBOORTEGOLF (...golven) doğum dalgasi, doğum orani artişi
GEBOORTERECHT ( en) doğuştan kazanilan hak
Gebruik Kullanis,Luzum,Istimal,Gebruik
GEBRUIK ( en) 1 kullaniş, kullaniliş, kullanim, maken van dan/ den
gebruik hariçten kullanilan ilaçlar, 2 dişardan gelen, diş, inwendige en
gebruik zijn herkesçe kullanilmak, II z, genellikle, III h, in het
GEBRUIKELIJK kullanilan, yaygin, (gewoon) alişilmiş, alişilagelmiş
Gebruiker Kullanici,Gebruiker
GEBRUIKERSVRIENDELIJK kullanişli, kullanimi zevk veren
GEBRUIKSGOEDEREN mv/çoğ kullanim eşyalari
GEBRUIKSKLAAR kullanima hazir
GEBRUIKSRECHT jur/huk kullanim hakki
GEBRUIKSVOORWERP ( en) kullanilan şey
GEBRUIKSWAARDE kullanim degeri
Gebruikt Kullanilmis,Gebruikt
geçici, kalici olmayan, dünyevi, fani, goederen geçici mallar, het met
Gecmek (Zamanin Gecmesi) Versrijken (verstreek,Gecmek (Zamanin Gecmesi)
Gecmek Zamanin Gecmesi)
GEDACHTENIS ( sen) hatira, ani, yad, ter aan nin hatirasma, hatirasi
GEDACHTESPRONG ( en) düşünce atlamasi/değişmesi, een maken aniden
GEDENKNAALD ( en) anit taşi, abide, sütun
GEDENKSTEEN (...stenen) anit taşi, abide
GEDENKTEKEN (s) anit, abide, heykel
GEDENKWAARDIG ( er, st) anmaya değer, anilir, anilacak, een
gedrag birinin davranişini yermek
GEDRAG davraniş, tavir, tutum, edep, gidişat, hareket, een bewijs van
gedrag h. 2 psik./psyc manie d.
gedrag h. dorpse manieren d.
gedragen davranmak, davranişta bulunmak, 3 (doen) yapmak, harekete geçmek,
GEDRAGSCODE (s) davraniş kurallari,
GEDRAGSPATROON (...patronen) davraniş örüntüsü
GEDRAGSPSYCHOLOGIE davraniş psikolojisi
Gedragsregel Davranis,Gedragsregel
GEDRAGSREGEL ( s, en) davraniş normu, davraniş kurali
GEDULD 1 sabir, tahammül, katlanma, katlaniş, hazim, 2 sebat,
GEDULDIG z, 1 sabirli, havsalasi geniş, hazimli, tahammüllü, dayanikli,
GEELWORTEL bot, zerdeçal, hintsafrani
geen geld bij yaninda parasi yok,
GEGROND sağlam temelli, dayanikli, geçerli, gerekçeli
GEGRONDHEID dogruluk, hakkaniyet
GEHARD dayanikli, sağlam, güçlü, çelik gibi
GEHARDHEID dayaniklilik
Geheimedienst Danisma Hizmetleri,Danisma Servisi,Geheimedienst
geheugen animsamak, akla getirmek, iemand iets in het geheugen birine
GEHOORORGAAN (...ganen) işitme organi
gehoorzaamheid çocuklarin yatma zamani
gekeerd zijn içe kapanik olmak, de wind is gekeerd rüzgâr döndü
gekleed hirpani giyinmiş, 2 (onachtzaam) itinasiz, özensiz, düzensiz,
geklokt sp, zamani ölçmek
geld paranin göreli değeri, 2 taalk/dilb voornaamwoord ilgi
gelden paranin hesabini vermek, iets tegenover iemand birine karşi bir
GELDERLAND Gelderlan Hollandanin bir eyaleti,
geldiği gün, de manier hij reageerde... onun tepki gösterme biçimi
GELDONTWAARDING ( en) devalüasyon paranin değerini düşürme
Gelecek Plani
Gelecek Plani toekomstplan h(,nen),Gelecek Plani
gelegenheid bir imkani değerlendirmek, bir olanaktan yararlanmak,
gelegenheid imkandan yararlanmak, imkani değerlendirmek, zijn tijd
gelegenheid firsati ganimet bilmek, firsattan yararlanmak, firsati
gelenler, ağir toplar, taninmiş kimseler,
GELIJKMAKER sp, beraberlik sayisi/puani
gelmek, hizla koşmak, op yanina hizla gelmek
gelmek, onder de van nin hükümeti zamaninda, saltanati altinda
gelmek, şansli olmak, zamaninda yetişmek,
Gelof Din,Inanis Inanc,Gelof
GELOOFSARTIKEL ( en, s) dinin şarti, imanin şarti, dinin temel
GELOOFWAARDIG ( er, st) inanilir, güvenilir, güvene layik
GELOOFWAARDIGHEID güvenirlik, inanirlik
GEMANIERD edepli, görgülü, iyi tavirli
GEMANIEREERD artistik, yapmacik, yapma tavirli
GEMELD açiklanan, anilan, bahsedilen
GEMIER 1 kötü iş, 2 (gezanik) dirdir
GEMOEDSAANDOENING ( en) duygulanim
GEMOEDSBEZWAAR (...bezwaren) vicdani tereddüt, vicdani elvermeme
GEMOEDSGESTELDHEID haleti ruhiye, ruh hali, vicdani durum
Genc Kiz Kucuk Hanim
Genc Kiz Kucuk Hanim Juffrouw,Genc Kiz Kucuk Hanim
gençlik örgütü jeugdorganisatie d.
genel kurmay, erkaniharbiye, 3 (leidende medewerkers enz,) yönetici kadro,
GENOEMD boven yukarida anilan, bahsedilen, sözü edilen
GEORGANISEERD 1 biol/biyo organizmali, canli, 2 (goed ingericht)
GERANIUM (s) bot, sardunya, itir
GERECHTIGHEID adalet, hakkaniyet
GEREEDZETTEN g, (zette gereed, h, gereedgezet) (kullanima) hazirlamak,
gerekçe göstermek, delil ileri sürmek, kanit göstermek,
GERENOMMEERD ünlü, taninmiş, meşhur, (bedrijf) itibarli, taninmiş, isim
GEREPUTEERD ünlü, taninmiş, meşhur, isim yapmiş
GERMANISME (n) Almanca sözcük veya Alman dili özelliği
GERMANISTIEK Alman dili ve edebiyati bilimi
GESELROEDE kamçi olarak kullanilan çubuk
GESLUIERD 1 peçeli, 2 (licht nevelig) donuk, bulanik, sisli, puslu
getirmek, animsatmak, iemand ergens aan birine bir şeyi animsatmak,
getirmek, iemand als burgemeester birini belediye başkani olarak göreve
GETUIGE I (n) 1 jur/huk tanik, şahit, görgü taniği, 2 (huwelijks)
GETUIGEN gs, (getuigde, h, getuigd) 1 taniklik etmek, şahitlik etmek,
GETUIGENBANK ( en) tanik kürsüsü
GETUIGENIS d, ( sen) 1 ifade, tanik ifadesi, valse yalanci
GETUIGENVERHOOR (...verhoren) taniğin dinlenmesi
GETUIGENVERKLARING ( en) tanik ifadesi, şahit beyani
gevaarlijke plaats en az tehlikeli yer, het e en azi, en ufak olani, hij
gevallen zijn her şeyi anlamak, her şeyi anlayacak kadar uyanik
GEVECHTSZONE ( n, s) çarpişma sahasi, muharebe alani
geven kullanima vermek,
GEWETEN (s) vicdan, bulunç, iets op zijn hebben bir şeye vicdani
GEWETENSBEZWAAR (...bezwaren) vicdani elvermeme, vicdani tereddüt
GEWETENSBEZWAARDE vicdani ve ahlaki nedenle askerliği reddeden kimse
GEWETENSVRAAG (...vragen) vicdan meselesi, vicdani mesele
GEWICHTSKLASSE (n) ağirlik klasmani
GEWIEKST z, ( er, meest ) (platlargo) kurnaz, cin gibi, uyanik,
GEWIJD dini, dinle ilgili, kutsal, ruhani
gewraakt reddetmek, kabul etmemek, getuigen taniği reddetmek
GEZANIK gevezelik, dirdir
GEZICHTSBEDROG göz yaniltlsi, göz yanilmasi
GEZICHTSVELD ( en) görüş alani
GEZINSVERZORGING aile bakimi, aile bakma, (organisatie) aile bakim
GEZONDHEIDSORGANISATIE sağlik örgütü/kuruluşu, wereld Dünya Sağlik
GEZWOREN hij is mijn vijand o benim can düşmanimdir,
gibi yer olmaz, bülbülü altin kafese koymuşlar, ah vatanim demiş, 4
GIFT I d, ( en) hediye, armağan, huwelijks evlilik armağani II gif h,
girişmek, bir şeyi organize etmek, başlatmak, in zijn çok meşgul olmak,
girtlaklamak, een brok in de hebben (duygulanip) boğazi düğümlenmek, een
gizlememek, adini sanini anmak
gizli dernek illegale organisatie/beweging d.
gizli örgüt ondergrondse beweging/organisatie d. cel d.
GLADJANUS ( sen) akil kutusu, uyanik herif, kurnaz, şeytana pabucunu
GLAS 1 cam, het van een spiegel aynanin cami, 2 (glazen) pencere,
GNEIS geol/jeol granit cinsinden bir tür taş
göbek, het van Ankara Ankaranin göbeği, 6 (kern) çekirdek, öz, * het
GODLOOCHENAAR (s) tanritanimaz, ateist
goed zamanini (iyi) kullanmak, (iyi) harcamak,
gönüllü dernek vrijwilligersorganisatie d.
GORDIJNKOORD d, ( en) perde kaytani, perde kordonu
Gorev Tanimi
Gorev Tanimi taakomschrijving d(,en),Gorev Tanimi
görgü kuralları goede manieren d. fatsoen decorum etiquette d.
görgülü beschaaf fatsoenlijk, gemanierd, hoffelijk, wellevend,
görgülülük welgemanierdheid d. beschaafdheid d.
görgüsüz onbeleefd, ongemanierd, onbeschaafd, ongegeneerd, onopgevoed,
görgüsüzlük ongemanierdheid d. onfatsoenlijkheid d. ruwheid d. lompheid d.
görmek, iemand (iets) leren a) birini (bir şeyi) tanimak, birini (bir
görmemezlikten gelmek, aldirmamak, tanimamazliktan gelmek
görmemişlik lomp gedrag gebrek aan beschaving ongemanierdheid d.
görünmek, het dunkt mij, dat... ...,,kanisindayim ki,,
Goruntu Ekrani
Goruntu Ekrani Beeldscherm,Goruntu Ekrani
görünüş insanin aynasi değildir, her sakalliyi deden sanma, veel s bederven
görüşü sürdürmek, naar mijn kanimca, bana göre, bence, bana kalirsa, ik
görüşünü dayatmak, görüşunü empoze etmek, een plan bir plani
gösteri (protesto vb.) demonstratie d. show d. betoging d. manifestatie
göstermek bedekt/op een bedekte manier dreigen, de ijzeren vuist in
GOUDADER (s) altin damari, altin katmani
gözlerini yummak, cani çikmak, (plat/argo) imamin kayiğina binmek, tahtaliyi
gözü kara dapper, flink, koen, kranig, moedig, onverschrokken, vermetel,
gözü pek dapper, flink, koen, kranig, moedig, onverschrokken, vermetel,
gözün görmediği şeye gönül katlanir, insanin bilmediği/görmediği şey başini
gözünde olmak, birinin yaninda iyi puani olmak,
GRAAL Isanin kasesi
GRAFMONUMENT ( en) mezar aniti
GRAFSCHENDER graf schenner d, (s) mezar tecavüzcüsü, gömüt saldirgani
GRAFTOMBE ( n, s) türbe, mozole, anitkabir
GRANIET geol/jeol granit
GRANIETEN granitten
granit - ti graniet
GRASVELD ( en) çayirlik, otlak, yeşil saha, çayir alani
grevi, solidariteits dayanişma grevi, in gaan greve gitmek, in zijn
GRIEK ( en) (erkek) Yunan, Yunanistanli
GRIEKENLAND Yunanistan
GRIEKSE (n) (bayan) Yunan, Yunanistanli,
GRIEND ( en) (nehir kenarinda) sögütlük, söğüt alani
GRIL ( len) kapris, acayip fikir, maymun iştahi, ani istek, limoni arzu
GROEITIJD ( en) büyüme zamani
GROENTEWINKEL (s) manav, sebzeci dükkani
GROFHEID (...heden) kabalik, kaba davraniş,
GRONDPERSONEEL hava alani yer personeli,
GROOTHEIDSWAANZIN büyüklük kuruntusu, megalomani
GROOTVERBRUIK ( en) (gaz, elektrik, su vb,) geniş ölçüde kullanim,
Grup Baskani
Grup Baskani Fractieleider,Grup Baskani
GRUWELDAAD (...daden) vahşet, vahşilik, canice eylem, alçakça hareket
güçleşirse, insanin başi daralirsa, 2 (gevaar) tehlike, acil durum, geen !
güçlükler, pürüzler, niet in de zijn pürüzlü olmak, şüpheli bir yani
gülü seven dikenine katlanir, op rozen zitten gül bahçesinde olmak, onder de
gulyabani ondier reus d. boeman d. kolos d. misbaksel wangedrocht
Gumruk Beyani
Gumruk Beyani declaratie(,s),Gumruk Beyani
Gumruk Memuru douanier(,s),Gumruk Memuru
gururlu bakiş, een e houding kendinden emin bir davraniş, II z, göğsünü
GUTTAPERCHA , h, samatra zaniki,
güvenilmez, een e getuigenis yalanci taniklik, yalan ifade, een e getuige
güzelce mooi, aangenaam, 2 (adamakıllı) danig, heel erg
Guzellik Uzmani
Guzellik Uzmani Schoonheidsspecialiste,Guzellik Uzmani
güzide, een gedrag örnek bir davraniş, dat lijkt me niet bana ideal
haar van onu uzaktan taniyorum, zijn ware tonen gerçek yüzünü göstermek,
HAARDSCHERM ( en) şömine ateşi siperi, soba paravani
HABITUS d, (gedrag) davraniş, tutum, 2 (uiterlijk) diş görünüş,
hafi cemiyet illegale organisatie/beweging d.
hakkaniyet - ti recht gerechtigheid d. rechtvaardigheid d.
haklari tanimak, aile hâkimiyetinden kurtarmak
haksiz olduğun kanisindayim, 3 bij zijn werk işine devam etmek,
halde, ik kan niets dan erkennen dat ...diğini tanimaktan başka
halka tanitildi, takdim edildi, 2 (v, onderwerp) sunmak, takdim etmek, een
halletmek, (afpassen) tam olarak ölçmek, tam miktari/zamani belirlemek
HAMSTER (s) zo, hamster faresi, harman siçani, (fare türünden)
hand el sallamak, de bomen ağaçlar sallaniyor, (v, dronkeman) sallanmak,
handel ticaretin canlanişi
HANDELBAAR 1 (madde) kolay işlenir, kullanişlilik, 2 (persoon) uysal,
handelen davraniş, tavir, tutum, ruw kaba davraniş
HANDELSHAVEN (s) ticaret limani, ticari liman
HANDIGHEID 1 tezlik, atiklik, 2 (hanteerbaarheid) kullanişlilik,
hanefi leer van Abu Hanifa d. 2 ( - taraftarı) aanhanger van Hanifa d.
hangt çani duymuş ama tokmağin nerede olduğunu bilmiyor, bir şeyler duymuş
hani waar blijft ...? 2 (hatırlamıa, ter hennnering) Je weet toch (dat)
HANIG 1 (erkek, v, mannen) kösnül, kizgin, horoz, 2 (erkek, agressief)
hanim rolü yapmak, hanimliğa özenmek
Hanimefendi dame(,s),Mevrouw,Hanimefendi
HANTEERBAAR kullanilirlik
HAPERING ( en) tikaniklik, tutukluk, pürüz
harcamak, de tijd zamani boşa geçirmek, çarçur etmek
HARDWARE comp/komp kompütürün elektronik ve mekanik kisimlari
hareket tarzı handelwijze d. houding d. gedragswijze d. manier van doen d.
harika bir şey, de acht zaligheden Hazreti Isanin sözleri
harp divani toplantisi
HARTELUST naar doya doya, cani istediği kadar, bikana kadar
Hartspecialist Kalp Uzmani,Hartspecialist
HARTSPECIALIST ( en) kalp uzmani
hasar-, schade veroorzaken, 17 (eğlence vb. feest) organiseren,
hastalık ziekte d. 2 mec./fig. bezetenheid d. manie d. akıl hastalığı ruh
hatali/haksiz olmak, dat heb je sen yaniliyorsun, het is weer met hem
hatırlatma mektubu (borç) aanmaning(sbrief) d.
Hava Alani
Hava limani
Hava Alani Vliegveld ,Hava Alani
Hava Ceyranini Onleyici Sita
Hava Ceyranini Onleyici Sita Tochtlat,Hava Ceyranini Onleyici Sita
Hava limani Vliegveld
Havaalani Vliegveld,Havaalani
havani alirsin, doen of zijn neus bloedt fark ettiğini çaktirmamak, fark
havasız yaşar 1 anaëroob (micro organisme, 2 anaëroob
HAVEN (s) liman, natuurlijke doğal liman, getij gelgit limani,
hayata geçirmek, hakikatleştirmek, een plan plani gerçekleştirmek
hayatini öğrenimine adiyor, zijn tijd aan ... (y)a/e zamanini vermek,
hayır cemiyeti hulporganisatie d.
hayvani beestachti ruw, bruut
hayvani, (paar) çift,
hayvani, (paar) çift,
hayvanin boğazini kesmek, een droge hebben boğazi kurumak, het hangt mij
Hayvanin Kopyesisi Olusturmak
Hayvanin Kopyesisi Olusturmak klonen,,Hayvanin Kopyesisi Olusturmak
Hayvanlarda Eslesme Zamani
Hayvanlarda Eslesme Zamani paartijd,Hayvanlarda Eslesme Zamani
HAZELMUIS (...muizen) findik siçani, findik faresi
hazen vangen namazda gözü olmayanin ezanda kulaği olmaz, isteksiz köpekle
HEADHUNTER (s) kafa elemani avcisi, yüksek personel avcisi
hebben aan (in) een fabriek fabrikada hissesi olmak, fabrikanin
hebben om ... bir şeye uyanik ve tez tepki göstermek, 2 duygu, his, ruh,
HEBREWS I s, Ibranilere ait, II h, Ibranice
HECHTHEID dayaniklilik, sağlamlilik
heeft zijn her şeyin zamani var, bijde zijn a) (modern zijn) modern
HEEMTUIN ( en) botanik bahçe
HEERTJE (s) hanimevladi, het zijn kendini bey sanmak, efendilik
HEFBOOM (...bomen) tech/tek manivela, kaldiraç, kol,
HEIIG (hava) sisli, puslu, kapali, bulanik,
HEKSENKETEL (s) 1 büyücü kazani, 2 fig/mec cehennem, karmakarişik yer,
HEL I d, cehennem, loop naar de ! canin cehenneme! defol! iemands leven
HELD ( en) 1 kahraman, yiğit, de van de dag günün kahramani, 2
HELDENDICHT ( en) kahramanlik şiiri, yiğitlik destani
HELDENDOOD 1 kahramanin ölümü, 2 (als held) kahramanca ölüm, yiğitçe
HELIHAVEN (s) helikopter alani
helikopter alani
helikopter alani Helikopterhaven
Helikopterhaven helikopter alani
HELLEENS Helene ait, eski Yunanistana ait
HELLEPIJN ( en) cehennem azabi, dayanilmaz aci
HELS z, 1 cehennem gibi, cehenneme ait, şeytani, 2 (afschuwelijk)
HEMELVAART miraç, Isanin göğe çikişi
HEMOFILIE med/tib hemofil, kanin pihtilaşmamasi
Hendel Manivela,Hendel
HENDRIK een brave muhallebi çocuğu, hanim evladi
her nasılsa op de een of andere manier
her nedense op de een of andere manier
HEREXAMEN (s) bütünleme sinavi, ikmal imtihani
HERFSTACHTIG sonbahar gibi, güzü animsatan, güz gibi
HERIK ( en) bot, yabani hardal
Herinneren Hatirlamak,Animsamak,Herinneren
HERINNERING ( en) 1 hatira, ani, 2 (geheugen) bellek, zihin, iemand
HERKANSING ( en) 1 sp, yeniden şans tanima, 2 (herexamen) bütünleme
HERKENBAAR taninabilir, seçilebilir
Herkennen Tanimak,Herkennen
HERKENNEN g, (herkende, h, herkend) tanimak, bilmek, seçmek, teşhis
HERKENNING ( en) tanima, bilme, seçme, taninma
HERKENNINGSMELODIE ( en) açiliş müziği, tanitim müziği/melodisi
HERSTELPLAN ( nen) düzeltme plani
hesabini sormak, yanina koymamak, ik zal het hem onu yanina koymayacağim
hesaplamak, yanliş değerlendirmek, hesabinda yanilmak, de kans is verkeken
hesaplamak, zamanini iyi seçmek, 2 (tijdsduur opnemen) zamanini ölçmek
het , h, ) het schikt nogal! orta halli, memnuniyet verici, yuvarlanip
het eeuwige verwisselen fani dünyadan ebedi dünyaya gitmek, terki diyar
het Groene Kruis (organisatie) Hifsisihha, (insan ve çevre sağliğinin
HET I tanimlik, harfi tarif, boek kitap, kind çocuk, II bls, za,
het is een boek sikici bir kitap, 3 (volhoudend) dayanikli, dirençli,
het je schikt zamanin uygunsa, sana zaman uygunsa, het schikt me niet bana
HEUGEN g, (heugde, h, geheugd) animsamak, hatirlamak, het heugt mij nog
HEUGENIS hatira, ani
Heyecana Kapilma paniek,2,Heyecana Kapilma
hiç fena değil, 2 (onjuist) fena, hatali, het hebben yanilmak,
hier om te burasi insani boğacak kadar sicak
HIERBENEDEN z, buranin altinda, bunun altinda
HIERBINNEN z, burada, buranin içinde
HIERBOVEN z, buranin üstünde, yukarida
HIERNAAST z, yandaki, yanina
HIEROMTRENT z, 1 (in deze buurt) buralarda bir yerde, bu civarda, buranin
HIERONDER z, 1 (onder deze plaats) buranin altinda, 2 (verderop) aşağida,
HIEROVER z, 1 karşida, buranin karşisinda, 2 (onderwerp) bu konuda, bu
hij bedriegt zijn vrouw kansini aldatiyor, 2 yaniltmak als mijn
hij doet alsof hij mij niet kent beni tanimiyor gibi davraniyor,
hijyenik hygiënisc sanitair
HIKBUI hiçkirik tufani/nöbeti
HINDER engel, mani, sikinti
HINDEREN g, (hinderde, h, gehinderd) engellemek, mani olmak, engel
HINDERNIS ( sen) engel, mani, mania, zorluk, müşkülat, ayakbaği
hirçin, met e blik vahşi bir bakişla, II h, yabanlik, yabanilik, in het
hırpani slordi haveloos, morsig, onverzorgd (van kleding)
hırsızlık hastalığı kleptomanie d.
Hirsizlik Hastasi kleptomanie,Hirsizlik Hastasi
hırsızlık illeti kleptomanie d.
hispanica, takırdayan kuyrukkakan roodborsttapuit d. (Saxicola torquata)
HITTEBESTENDIG sicağa dayanikli
hız hastası snelheidsmaniak d. kilometervreter d.
hız manyağı snelheidsmaniak d. kilometervreter d.
hizlanip gitmek, süratlenmek
Hoe? Op welke manier ?
HOEDANIG za, ne tür, ne tür bir, nasil bir
hoedanigheid 3 (özellik) kenmerk eigenschap d.
HOEDANIGHEID d (...heden) nitelik, mahiyet, özellik, vasif, sifat, in de
hoedanigheid of toestand aan) zijn Bugün orada olmalıyım. Vandaag moet ik
HOEDENWINKEL (s) şapkaci dükkani, şapka dükkâni
HOEZO ünl, nasil yani? ne demek yani?
HOGEDRUKGEBIED ( en) yüksek basinç alani,
HOLEMENS ( en) mağara insani
Hollondaca'yıda öyle öğrenir, Op dezelfde manier als hij Duits geleerd
HOMETRAINER (s) bisiklet antremani aleti
HOOFDARBEIDER (s) fikir elemani,
Hoort Yaninda Olmak,Hoort
HOOSBUI ( en) hortum tufani
horloge saat mekanizmasi
HORTUS ( sen) botanikbahçe
hoşlanmaz, hij zal ervan yanina kalmayacak, 3 het lust mij niet dat te
hoşuma gidiyor, benim için çok iyi canima değdi, lieve ! aman
HOUDBAARHEID savunulabilirlik, çürütülmezlik, dayaniklilik
HOUDING ( en) 1 (gedragslijn) davraniş, hal, tavir, tutum, poz, zich
houding can sikici bir davraniş, 2 güç, zor, çetin, een e jongen çetin
HOUTHAVEN (s) kereste limani
HOUTTEER h, odun katrani
hoyratça boer ruw, op een ongevoelige manier, op grove wijze
HUISDIER ( en) evcil hayvan, ev hayvani
HUISMIDDEL ( en) reçetesiz kullanilan ilaç
HUISMUIS (...muizen) ev faresi, ev siçani
HUISVROUW ( en) ev kadini, ev hanimi
Hulpverlening Yardim,Sorun Danismani,Hulpverlening
HUMAAN z, (humaner, st) insancil, insan sever, insan düşkünü, insani
HUMANIORA mv/çoğ klasik diller üzerine çalişmalar
HUMANISME hümanizm
hümanist humanistisch, 2 humanist d.
HUMANIST ( en) hümanist
HUMANISTISCH z, hümanist, hümanizme ait,
HUMANITAIR z, insani, insancil, insansal, insansever
HUMANITEIT insanlik, insanseverlik, insaniyet
humaniter menslieven humaan, humanitair
hümanizm humanisme
HUN I iy, za, onlarin, onlara ait, vaderland onlarin anavatani, boeken
Icki Dukkani Slijterij,Icki Dukkani
Icoglani page,Icoglani
Icra kurulu baskani Chief Executive Officer
Ik kus je (heb je gekust) vptm canim
ik wist niet wat Iiefde betekende, maar toen ik jou zaq voeIt ik het meteen. sevqinin ne anIama qeIdiqini biImiyordum ama seni qorunce hemen hissettim
Ik zat tijdens wiskunde te denken aan jou, maar het is niet te berekenen hoeveel ik van je hou!! matematik calisirken oturup seni dusunuyordum ama seni ne kadar sevdigim hesaplanilamaz..!
Iki Yanini Cevirmek Flankeren,Iki Yanini Cevirmek
immers yani, demek ki, 4 al niet ya ... ya, veya, ya ... da,
In Paniek Wegrennen paniek raken,In Paniek Wegrennen
Inanilmaz Akilalmaz Ongelooflijk,Inanilmaz Akilalmaz
Inanis Inanc Gelof ,Inanis Inanc
Industride Kullanilan Alt Koruyucu Kasa palet,Industride Kullanilan Alt Koruyucu Kasa
Inentensschema Asi Plani,Inentensschema
Informatiebureau Danisma Burosu,Informatiebureau
ingoede staat houden) korumak, muhafaza etmek, dayaniklaştirmak
Inleiden Tanitmak,Inleiden
Inleiding tanitma
Inlichting Geven Danisma Bilgi Vermek,Inlichting Geven
Inlichtingendienst Danisma Hizmetleri,Inlichtingendienst
Insaat Alani Bouwterrein,Insaat Alani
Insanin Kopyesini Olusturmak klonen,,Insanin Kopyesini Olusturmak
Introduceren Tanitmak,Introduceren
Introductie Tanitmak,Introductie
Is er nog een kamer vrij? Bu aksam i?in bos odaniz var mi?
Isanin Carmiha Gerilisini Anlatan Piyes passiespel,Isanin Carmiha Gerilisini Anlatan Piyes
Islam Konferansi vrgt Organisatie van de Islamitische Conferentie
iştah lust d. trek d. zin d. animo 5 (rica) verzoek 6 tic./hand.
Kabinetsberaad kabine toplantisi,kanine gorusmesi,,Kabinetsberaad
Kalp Uzmani Hartspecialist,Kalp Uzmani
Kamervoorzitter meclis baskani, ,Kamervoorzitter
Kani dunk,Kani
Kanine Gorusmesi kabinetsberaad,Kanine Gorusmesi
Kanit Bewijs,Argument,Kanit
Kanit Gostermek Argumenteren,Kanit Gostermek
Kanitlamak Aantonen,bewijzen,Kanitlamak
Kanitlanir Aantoonbaar,Kanitlanir
Kaniya Varmak Constateren,Kaniya Varmak
Kapanis Sluiting,Kapanis
Kapotgooien atip kirmak,kulanilmaz hale getirmek,,Kapotgooien
Karsi Kanit tegenargument h(,en),Karsi Kanit
Kasap Dukkani Slagerij,Kasap Dukkani
Katlanilir Schappelijk,draaglijk,Katlanilir
Katlanir Metre duimstok(,en),Katlanir Metre
Katlanir Sandalye Vouwstoel ,Katlanir Sandalye
kenbaar maken tanitmak, ele vermek
Kennis Tanidik,Dost,Kennis
Ki O Munasebetle ki o seyin yaninda,Ki O Munasebetle
Ki O Seyin Yaninda ki orada,ki o munasebetle,,Ki O Seyin Yaninda
Ki Orada waar,ki o seyin yaninda,Ki Orada
Kieskring secim bolgesi,secim alani,,Kieskring
Kin(tr) Haat,Cene,Animosileit,Foedraal,,Kin(tr)
Kink,2 ani bir olay ceyran etmesi,Kink,2
Kleptomani kleptomanie,Kleptomani
Kleptomanie kleptomani,hirsizlik hastasi,,Kleptomanie
Klikken,2 iyi anlasmak,ani asiklik hissi,birden iyi anlasmak,elektriklenme olmak,,Klikken,2
Klim tirmanma,tirmanis,,Klim
Klimmer dagci,tirmanici,,Klimmer
Klonen,2 insanin kopyesini olusturmak,hayvanin kopyesisi olusturmak,Klonen,2
Kobra Yilani Cobra,Kobra Yilani
Kooldioxide karbondioksit,eksos dumani,,Kooldioxide
Kopek Uzmani kynologie,Kopek Uzmani
Kosum/Yuk Hayvani trekdier h(,en),Kosum/Yuk Hayvani
kovmak, atmak, sürmek, kovalamak, de vijanden uit het land düşmani
Kredi Danismani Hulpverlening,Kredi Danismani
Krijgsraad askeri divan,askeri toplanti,divani harp, ,,Krijgsraad
Krimpen cekmek,kisa gelmek,camasir makinasinda yikanip kuculen,buzulmek,,Krimpen
Kroongetuige bas tanik,bas sahit,,Kroongetuige
Kulanilmaz Hale Getirmek kapotgooien,Kulanilmaz Hale Getirmek
Kullanilabilir Verkrijgbaar,Kullanilabilir
Kullanilan Trefwoord,Kullanilan
Kullanilmayan Ongebruikelijk,Kullanilmayan
Kullanilmis Gebruikt ,Courant,Kullanilmis
Kullanis Gebruik ,Kullanis
Kullanisli doelmatig,bruikbaar,Kullanisli
Kuyumcu Dukkani Juvelierswinkel,Kuyumcu Dukkani
Kynologie kopek bilimleri,kopek uzmani,kopek yetistirici,kopek uretici,,Kynologie
Lady Bayan,Hanim,Lady
laftan anlamayani etmeli tekdir) tekdirden anlamayanin hakki kötektir, 3
Landbouwgebied Tarim Alani,Landbouwgebied
Langs Boyunca,Onunden (Yanindan) Gecerek,Langs
Lankmoedig Sabirli,Dayanikli,Lankmoedig
Lastdier Yuk Hayvani,Lastdier
Leegstaan Kullanilmamis Olmak,Leegstaan
Leerplan Ogretim Plani,Leerplan
Lentetijd Bahar Zamani,Lentetijd
Levensduur Dayanim,Saglamlilik,Levensduur
Lidwoord Tanimlik,Makale Yazi,Lidwoord
Longarts Akciger Hastaliklari Uzmani,Longarts
loop naar de , canin cehenneme! defol! ik geef er geen om bu
Loops Es Isteme Zamani Gelmis (Hayvan),Loops
Luchthaven Havalimani,Luchthaven
Luchtvat Soluk Organi,Luchtvat
Luwen Dinmek (Havanin Dinmesi),Luwen
maalesef tam zamaninda, şimdi, aksi gibi tam o anda, aksi gibi tam ...
Maaltijd Yemek Zamani,Maaltijd
Machinaal Mekanik,Makinali,Machinaal
Machinerie Mekanizme,Machinerie
Makyajda Kullanilan Yagli Boya Schmink,Makyajda Kullanilan Yagli Boya
Mal Canin Yongasidir Bezit Is Een Stuk Leven,Mal Canin Yongasidir
Manayi Tekit Icin Kullanilan Mukerrer Kelime Stopwoord,Manayi Tekit Icin Kullanilan Mukerrer Kelime
Mani Een Soort Volksliederen,Hinderend,Weigerend,Obstakel,,Mani
Mani Olmak Weigeren,Afhouden,Stuiten,dwarsbomen,,Mani Olmak
Mani Olmak,2 beletten,belemmeren,Mani Olmak,2
Mani,2 tegenwerking d(,en),beletsel,belemmering,Mani,2
Mania Slagboom,Mania
Manicure Manikur,Manicure
Manidar Veelbetekenend,Manidar
Manie Tutku,Tik,Saplanti,Manie
Manier Yontem,Tarz,Usul,Manier
Manifatura Manufacturen,Stoffen,Manifatura
Manifest Acik Bildiri,Manifest
Manifestatie Gosteri,Senlik,Manifestatie
Manikur Manicure,Manikur
Manisch Deprasif,Manisch
Manivela Hendel,Hefboom,Breekijzer,Kruk , Crank,,Manivela
Manufakturen Manifatura,Manufakturen
Marmot Dag Sicani,Marmot
Mausoleum Anitkabir,Turbe,Mausoleum
Mecanicien Makinist,Mecanicien
Meclis Baskani kamervoorzitter,Meclis Baskani
Mensaap Insanimsi Maymun,Mensaap
Menselijk Insani,Menselijk
merken işaretlemek, markalamak, 4 (beschrijven) tanimlamak, tasvir etmek,
metaal paslanir, pas tutar
Mevrouv Bayan,Hanimefendi,Mevrouv
Mevrouw Bayan,Hanimefendi,Mevrouw
Misdadiger Suclu,Cani,Misdadiger
Misgreep Yanilma,Misgreep
Misgrijpen Yanilmak,Misgrijpen
Misvatting Yanlis,Yanilgi,Misvatting
Mnefret Animosileit,Mnefret
Monument Abide,Anit,Monument
Moreel Iyi Ahlakli,Ruhani,Moreel
Morsdood Olmus Gitmis,Ani Olum,Morsdood
Motorcoureur Motossklet Kullanicisi,Motorcoureur
Muizefal Fare Kapani,Muizefal
Mustang Yabani Amerikan Ati,Mustang
Muthis Cok danig,Muthis Cok
Mutualiteit Karsilikli Dayanisma,Mutualiteit
Mythomanie Yalan Soyleme Hastaligi,Mythomanie
Naast Yaninda,yanina,yakin,Naast
Nagedachtenis ani,hatira,Nagedachtenis
Namelijk Yani,Namelijk
Nationaliteitsbewijs nufus cuzdani,Nationaliteitsbewijs
neerslachtig neşesiz, bezgin, ümitsiz, bağri yanik, 4 (v, markt) durgun,
Nieuw Economisch Initiatief Voor Afrika Afrikanin gelismesi i?in Yeni Ortaklik programi
Nufus Cuzdani Nationaliteitsbewijs,Nufus Cuzdani
O Zamanin toenmalig,O Zamanin
Ogenblik Bir Dakika,1 Saniye,Ogenblik
Ogrenci Danismani decaan(decanen),Ogrenci Danismani
Omslag Ani Degisim,Kapak,Omslag
On Tanismasiz Randevu Yapmak daten,On Tanismasiz Randevu Yapmak
On Yillik Sure decennium(nianien),On Yillik Sure
Onbekend Taninmamis,Onbekend
Onder Andere Yani Sira,Onder Andere
Ondraaglijk Dayanilmaz,Ondraaglijk
Ongebruikelijk Eski,Kullanilmayan,Ongebruikelijk
Ongelooflijk Inanilmaz Akilalmaz,Ongelooflijk
ontdooien 3 psik./psyc desorganisatie d.
onverwacht ani, aniden, komen aniden gelmek, e komst ani geliş
onvriendelijkheid d. ongemanierdheid d. onhebbelijkheid d. onheusheid d.
ooggetuige zijn v,) tanik olmak, ik zie haar komen geldiğini gördüm, dubbel
oorlog patlak vermek, başlamak, (ziekte) aniden ortaya çikmak, 3 het weet
Opeens Aniden,Opeens
Organisatie organizasyon
Organisatie van de Islamitische Conferentie Islam Konferansi vrgt
Organiseren Duzenlemek,Organiseren
organizasyon Organisatie
organize edil- ) georganiseerd worden, gepland worden
Oruc Zamani Vastentijd ,Oruc Zamani
Otopark Alani parkeerterrein,Otopark Alani
oybirliği unanimiteit
Oyle dusdanig,Oyle
Paars Mor,eflatun,erguvani, ,,Paars
Paartijd ciflesme zamani,hayvanlarda eslesme zamani,,Paartijd
Paashaas paskalya tavsani, ,Paashaas
Page icoglani, ,Page
Pakistani pakistanlilar, ,Pakistani
Pakistanlilar pakistani,Pakistanlilar
Palet palet,ressama ozgu renkler,industride kullanilan alt koruyucu kasa, ,,Palet
Paniek panik,telas,urku,ruhsak korkulu,,Paniek
Paniek Raken panige kapilmak,in paniek wegrennen,panik icinde kacmak, ,,Paniek Raken
Paniek,2 heyecana kapilma,Paniek,2
Panige Kapilmak paniek raken,Panige Kapilmak
Panik paniek,Panik
Panik Icinde Kacmak paniek raken,Panik Icinde Kacmak
Papaver papaver,gelincik,hashas,botanik guller cesiti,,Papaver
Papyrus saz,papirus,botanik ile ilgili, ,,Papyrus
paradeplein geçit meydani, geçit yeri
Paradox aykiri dusunce,paradoks,catiski,aykirikani,,Paradox
Paratyfus paratifo,pardoes,aniden,birden,,Paratyfus
Paringclup esleri birbirleriyle degiserek birlesmesi icin mekan,es degisimi olam yer,cinsellige ait sevicilik mekani, ,,Paringclup
Park Imkani parkeergelegenheids,Park Imkani
Park Limani parkeergelegenheids,Park Limani
Parkeergelegenheids park imkani,parkeerhaven,park limani,yol ustu ,,Parkeergelegenheids
Parkeerterrein park sahasi,otopark alani,,Parkeerterrein
Parti Kodamani partijbons,Parti Kodamani
Parti Slogani partijleus,Parti Slogani
Partijbons parti kodamani, ,Partijbons
Partijleus parti slogani, ,Partijleus
Paskalya Tavsani paashaas,Paskalya Tavsani
Paslanip Asionmak wegroesten,Paslanip Asionmak
Paslanip Curumek wegroesten,Paslanip Curumek
Paslanip Yok Olmak wegroesten,Paslanip Yok Olmak
Passiespel isanin carmiha gerilisini anlatan piyes, ,Passiespel
Pastinaak yabani havuc, ,Pastinaak
Pauk okestra davulu,timbani,,Pauk
Paukenist davulcu,timbanist,,Paukenist
Pek(nl) zift,asfalta kullanilan madde,karasakiz,katran,,Pek(nl)
Percentage yuzde, yuzde orani,yuzdelik orani, ,,Percentage
persoon baş, başkan, müdür, het van de staat devlet başkani, het van
Piekuur en yogun sat,bir seyin en yogun zamani,yogun kullanim saati, ,,Piekuur
Piemel erkeklik organi kucucuk,pipi,kus,sik,,Piemel
Pier iskele,yaya gecit,solucan,yer solucani,,Pier
Pijnscheut ani sanci,ani agri,,Pijnscheut
Pimpernel bir tur patates,farekulagi(botanik)urunu,,Pimpernel
plat/argo vagina yarik, kadinin cinsel organi,
plotseling aniden, birden, birden bire
produkt spesiyalite, bir yere özgü şey, een beurs borsa uzmani
Reactie Yanit,Reactie
rechtschapen doğru, hakkaniyetli, dürüst, tarafsiz, adaletli
rechtvaardigheid adalet, hakkaniyet
Ruhsak Korkulu paniek,Ruhsak Korkulu
samenstelling d. 3 (kuruluş) onderneming d. bond d. organisatie
Sancak Vaandel ,banier,Sancak
Sani dunk,Sani
Sanik beklaagde,Sanik
Sanitair Sihhi,Sihhi Malzeme,Sanitair
Saniye Ogenblik,Seconde,Saniye
Saplanti Obsessie,Idee,Fixe,waanidee,Saplanti
Savas Meydani Slagveld,Savas Meydani
Schafttijd Yemek Zamani,Schafttijd
Schandelijk Utanilacak, yuzkarasi,Schandelijk
Schappelijk Cekilir, katlanilir,Schappelijk
Schatje Canim
Schipper Ufak Gemi Kaptani,Schipper
Schmink Makyaj, makyajda kullanilan yagli boya,Schmink
Schoenenwinkel Ayakkabi Dukkani,Schoenenwinkel
Schoonheidsspecialiste Guzellik Uzmani,Schoonheidsspecialiste
Scylliorhinus canicula)
Secim Alani kieskring,Secim Alani
Secim Slogani Verkiezingsleuze ,Secim Slogani
Seconde Saniye,Seconde
Sekil Figuur,Manier,Vorm,beeld,,Sekil
Seytani duivels,Seytani
Sihhi Sanitair,Sihhi
Sihhi Malzeme Sanitair,Sihhi Malzeme
Slagboom Mania, engel,Slagboom
Slagerij Kasap Dukkani,Slagerij
Slagveld Harp Sahasi, savas meydani,Slagveld
Slijterij Icki Dukkani, tekel bayi,Slijterij
Sluiting Kapanis, kapama,Sluiting
Smederij Demirci Dukkani, demirhane,Smederij
Smidse Demirci Dukkani,Smidse
Sofra Gorenegi tafelmanieren d,Sofra Gorenegi
Sormak Danismak Vragen ,Sormak Danismak
Sosyal Yardim Elemani welzijnswerker,Sosyal Yardim Elemani
söylenmek mopperen, morren, tegensputteren, foeteren, zaniken, doorzagen
Spoelworm Bagirsak Solucani,Spoelworm
Staatshoofd Devlet Baskani,Staatshoofd
stemmen tutmak, uymak, (eensgezind) uyuşmak, ayni kanida olmak
Sterfte Olum, fanilik,Sterfte
Sterveling Fani,Sterveling
Stoffelijk Maddi, cismani,Stoffelijk
Stoomketel Buhar Kazani,Stoomketel
Stopwoord Manayi Tekit Icin Kullanilan Mukerrer Kelime,Stopwoord
stroming d. 8 müz./muz. tempo 9 (örgütlü -, georganiseerde) beweging
Stuiten Durdurmak, mani olmak,Stuiten
TaakOmschrijving D(,En) gorev tarifi,gorev tanimi ,TaakOmschrijving D(,En)
TaalGebruik H dil kullanisi ,TaalGebruik H
TaFelmanieren D sofra gorenegi ,TaFelmanieren D
Tandartsassistente D(,En) dis doktoru asistani/yardimcisi ,Tandartsassistente D(,En)
Tani diagnose_n,s),Tani
Tanidik Kennis,bekende,Tanidik
Tanim definitie(,s),Tanim
tanim Definitie
Tanimak Herkennen,Erkennen,toekennen,Tanimak
Tanimazlik Atheist,Tanimazlik
Tanimlamak Beschrijven,definieren,Tanimlamak
Tanimlik Lidwoord,Tanimlik
Tanimlilik ,De Tafel de,Tanimlilik ,De Tafel
Taninmamis Onbekend,Taninmamis
Taninmis Bekend,Vermaard ,Taninmis
Tanisdirmak Voorstellen,Tanisdirmak
Tanisma Afvoer,Tanisma
Tanismak Afvoeren,Tanismak
Tanistirmak Inleiden,Introduceren,Voorstellen,Tanistirmak
Tanitim Flaptekst,Tanitim
Tanitim Numunesi demo,Tanitim Numunesi
Tanitim(Demonstratie) demo,Tanitim(Demonstratie)
tanitma Inleiding
Tanitma Melodisi tune d(,s),Tanitma Melodisi
Tanitmak Inleiden,Introduceren,Introductie,Aankondigen,,Tanitmak
Tanritanimazlik Atheisme,Tanritanimazlik
Tatil Zamani Vakantietijd,Tatil Zamani
tech/tek manivela, dirsek, kol, 4 (handvat) kulp, sap, tutak, tutamaç,
Teer nazik,dayaniksiz,hassas ,duyarli(gevoelig),,Teer
Tegenargument H(,En) karsi kanit ,Tegenargument H(,En)
Tegenwerking D(,En) engel,mani ,Tegenwerking D(,En)
teknik kullanima hazirlamak, dayamak, döşemek, 4 (v, machines enz,)
Telas Consternatie,drukte,paniek,Telas
Televizyon Ekrani Tv,Scherm,Televizyon Ekrani
ten tijde van) zamaninda, esnasinda, sirasinda, de regering van nin
Theekopje H(,S) cay fincani ,Theekopje H(,S)
ticaret finansmani Financi+n
Timbani pauk,Timbani
Timbanist paukenist,Timbanist
Tirmanici klimmer,Tirmanici
Tirmanis klim,Tirmanis
Tochtlat Hava Ceyranini Onleyici Sita,Tochtlat
Toekennen tanimak,hak gormek ,Toekennen
Toekomen vakti/zamani olmak ,Toekomen
Toekomstplan H(,Nen) gelecek plani ,Toekomstplan H(,Nen)
Toenmalig o zamanin ,Toenmalig
Trafik Tikanikligi File,Trafik Tikanikligi
traject (yörünge) baan d. 4 (usül) manier d. wijze d. (yöntem)
Trefwoord Sik Kullanilan Kelime,Trefwoord
Treincoupe D(,S) tren kompartimani ,Treincoupe D(,S)
Trekdier H(,En) kosum/yuk hayvani ,Trekdier H(,En)
Tren Kompartimani treincoupe d(,s),Tren Kompartimani
Troebel bulanik,donuk ,Troebel
Tune D(,S) tanitma melodisi ,Tune D(,S)
Tv Ekrani Tv,Scherm,Tv Ekrani
Tv,Scherm Televizyon Ekrani,Tv,Scherm
TZTAfk Te Zijner Tijd zamani gelince ,TZTAfk Te Zijner Tijd
Ufak Gemi Kaptani Schipper,Ufak Gemi Kaptani
Unlu Taninmis beroemd,Unlu Taninmis
Urku paniek,Urku
Utanilacak Schandelijk,Utanilacak
Uyanik Wakker,waakzam,bijdehand,Uyanik
Uyari Aanmaning,Uyari
uygun bir şekilde) op een geschikte manier
v, mond, oog) sulanmak, mijn mond watert ağzim sulaniyor
v, dingen eskimek, zamani geçmek,
v, wagen arabanin önü
Vakantietijd Tatil Zamani,Vakantietijd
Vakti/Zamani Olmak toekomen,Vakti/Zamani Olmak
Vanille vanilya,Vanille
Vanilya Vanille ,Vanilya
Vastentijd oruc zamani,Vastentijd
vastroesten paslanip kalmak
Veerkracht yaylanis gucu , esneklik,Veerkracht
ver weg dünyanin öbür ucu, 2 sonuç, goed, al goed iyi sonuç
ver weg dünyanin öbür ucu, 2 sonuç, goed, al goed iyi sonuç
Verbranding Yanik,Verbranding
vergankelijkheid fanilik, geçicilik, boşluk
Verkiezingsleuze secim slogani,Verkiezingsleuze
Verkrijgbaar Kullanilabilir, satilir,bulunur,Verkrijgbaar
Verloskundige dogum uzmani,Verloskundige
Vermaard unlu,taninmis,sanli,Vermaard
Versrijken (Verstreek is verstreken) , gecmek (zamanin gecmesi),Versrijken (Verstreek
Verzanden bir seye saplanip kalmak,Verzanden
Video Kaset Dukkani Videotheek ,Video Kaset Dukkani
Videotheek video kaset dukkani,Videotheek
Vliegveld Havaalani,Vliegveld
Vliegveld Hava limani
Voor Inwendig Gebruik Dahili Ilac Kullanilan,Voor Inwendig Gebruik
Voorbijkomen yaninda,onunde gecmek,Voorbijkomen
voorkomen önlemek, mani olmak, dat verhoede God! Allah esirgesin!
Voorstellen Tanisdirmak,Canlandirmak,Sahnelemek,Onermek,,Voorstellen
Vouwstoel katlanir sandalye,Vouwstoel
vptm canim Ik kus je (heb je gekust)
Vragen Sormak,Istemek, sormak danismak,Vragen
vreemd acayip, garip, tuhaf, gedrag acayip davraniş
vulg/k, halanin taşaklari olsa dayin olurdu (ama, eğer, lakin,
W.Z. afk/kis dat wil zeggen yani, şöyle ki, bu demektir ki, demek
Waakzam uyanik,tetik,dikkatli olmak,kapilmamak,,Waakzam
Waanidee saplanti, ,Waanidee
Waarbij Yaninda,anennenin yaninda,nerede,hangi hususda,,Waarbij
Wakker Uyanik,Uyanmak,Wakker
Wasbaar yikanir,yikanabilir,,Wasbaar
Wasecht solmaz,yikanir,yikamada rengini atmaz, ,,Wasecht
Wedergeboorte yeniden dogus,reankarnasyon,yeniden canlanis, ,,Wedergeboorte
Wegroesten paslanip curumek,paslanip asionmak,paslanip yok olmak, ,,Wegroesten
welgemanierd görgülü, terbiyeli, ince, kibar, nazik, II het
Welzijnswerker sosyal yardim elemani,sosyal yardim memuru,gorevli, ,,Welzijnswerker
Wereldhandelsorganisatie Dnya Ticaret vrgt
winkel antikaci dükkani,
winkel video kaseti dükkani
ya/e üzülmek, canini sikmak, (y)a/e telaşlanmak, canini sikma,
ya/e yanip tütmek, er zitten nogal wat en ogen aan amasi var, bir sürü
yabani hayvan wild/ongetemd dier yırtıcı hayvan roofdier koşum
Yabani Havuc pastinaak,Yabani Havuc
Yani Namelijk,Dus,Aldus,Yani
Yani Sira Onder Andere,Yani Sira
Yani(Baglac) dus,Yani(Baglac)
Yanik brandwond,Verbranding,Yanik
Yanik Kremi Brandzalf,Yanik Kremi
Yanik Sargisi Brandwond Verband,Yanik Sargisi
Yanik Yarasi Brandwond,Yanik Yarasi
Yanilgisiz Feiloos,Yanilgisiz
Yanina Naast,Yanina
Yaninda Bij,Hoort,Naast,Waarbij,,Yaninda
Yaninda,2 Ernaast,Voorbijkomen ,Yaninda,2
Yanip Kul Olmak Afbranden,Yanip Kul Olmak
Yanip Yanip Sonmek Flikkeren,Yanip Yanip Sonmek
Yanit Antwoord,Reactie,Yanit
Yanit Vetrmek Antwoorden,Yanit Vetrmek
Yaylanis Gucu Veerkracht ,Yaylanis Gucu
Yemek Zamani Schafttijd,Yemek Zamani
Yeniden Canlanis wedergeboorte,Yeniden Canlanis
Yer Solucani pier,Yer Solucani
yi bilmeme, tanimama
yi damgalamak, lekelemek, mij treft geen benim suçlanacak yanim
yi kullanmak, geschikt voor huishoudelijk evde kullanima elverişli, van
Yikanir wasbaar,wasecht,Yikanir
Yogun Kullanim Saati piekuur,Yogun Kullanim Saati
yol, yöntem manier d. wijze d. 4 (ekin vb.) maaien
Yontem Manier,trant d,Yontem
Yuzde Orani percentage,Yuzde Orani
Yuzdelik Orani percentage,Yuzdelik Orani
Zamani Gelince tztafk te zijner tijd,Zamani Gelince
zaniken dir dir etmek, vir vir etmek
Zintuig Duyu,His,Duyu Organi,Zintuig
zwengel sap, kol, manivela, 4 (guirlande) çiçek dizisi, çiçek kordon

Ana Sayfaya Dön