| asırlık | (yüzyıllık) eeuwigdurend, (çok çok yaşlı) eeuwenoud, oeroud, 2 |
| BLO beterJan | dan do Jan korkak yiğit çok yaşar, |
| çok yaş | farki var, het kan me niets benim için fark etmez, (geven om) beni |
| çok yaşa | Leve ...! Lang leve! |
| çok yaşlı | stokoud, hoogbejaard |
| één gedachte | sen benden çok yaşayacaksin (iki kişinin ayni anda bir şeyi |
| HOOGBEJAARD | çok yaşli, (iyice) ihtiyar, (plat/argo) moruk |