Turks > Nederlands <> Nederlands > Turks Woordenboek |


Turks > Nederlands <> Nederlands > Turks Woordenboek.
Türkçe > Felemenkçe <> Felemenkçe > Türkçe Sözlük.
Türkçe > Hollandaca <> Hollandaca > Türkçe Sözlük.
77238 Kelime - Woord.


'çikarmak,' Kelimesinin Anlamları:

aandacht ilgi/dikkat çekmek, conclusies sonuç çikarmak, gezichten yüz
açmak, (bekendmaken) gün işiğina çikarmak, açiğa vurmak, de waarheid
AFBEULEN g, (beulde af, h, afgebeuld) pestilini çikarmak, çok
AFDOEN g, (deed af, h, afgedaan) 1 (hoed enz,) çikarmak, kaldrip
AFHAKEN I f, g, (haakte af, h, afgehaakt) 1 (losmaken) çikarmak,
AFKEUREN g, (keurde af, h, afgekeurd) 1 bozuk çikarmak, sakata
AFKRABBELEN g, (krabbelde af, h, afgekrabbeld) çikarmak, kaziyip
AFSPANNEN g, (spande af, h, afgespannen) 1boyunduruğu çikarmak,
AFTREKKEN g, (trok af, h, afgetrokken) 1 çekip çikarmak, çekip
AFTUIGEN g, (tuigde af, h, afgetuigd) 1 koşum takimini çikarmak,
afzetten çikarmak, 4 (reinigen) temizlemek, silmek, (leke
almak, çekip çikarmak, de machine heeft zijn hand afgerukt elini
als kendini ... olarak ön plana çikarmak, 3 aanleggen) yapmak, een dam
alt tabakayi ortaya çikarmak, kazip açmak,
armen kollarini uzatmak, zijn tong dilini uzatmak, dilini çikarmak, 2
atmak, fig/mec (geheim enz,) gün işiğina çikarmak, esrar perdesini
ayirmak, (v, hoed, bril enz,) çikarmak, 3 (wegbrengen) birakmak,
ayirmak/çikarmak, çürüğe ayirmak/çikarmak, een auto arabayi çürüğe
azizliğe çikarmak, evliya sirasina geçirmek
baştan çikarmak, (tot iets lokken) çekmek, cezbetmek
batirmak, (ergens uit) çikarmak, het hoofd buiten het raam başini
beeld kalibini çikarmak,
bildirmek çikarmak, yürürlüğe koymak
bir şeyi çok övmek, ballandirmak, göklere çikarmak, yüceltmek
bitirmek, een schipbreukeling kazazadeyi denizden çikarmak, 3 fig/mec
boşaltmak, temizlemek, içini boşaltmak, 3 (verwijderen) çikarmak, yok etmek,
bozmak, berbat etmek, hurdasini çikarmak, kirmak, alles loopt in het her
BRAKEN I f, g, (braakte, h, gebraakt) 1 kusmak, çikarmak, bloed
brengen sahneye koymak, sahnelemek, een maken kavga/rezalet çikarmak, iets
çikarmak, (bekend maken) açiklamak, yaymak, een verslag rapor vennck, 3
çikarmak, (openzetten) grote ogen gözlerini faltaşi gibi açmak, een
çikarmak, een klas ayni sinifi iki kez okumak, ayni sinifi
çikarmak, iemand birini sikiştirip telaşa boğmak, birini ivdirip
çikarmak, scheep/den donanimi çikarmak, 3 iemand birini
çikarmak, söylemek,
çikarmak, alev alev olmak, 2 fig/mec op (y)a/e yanmak, yanip tutuşmak
çikarmak, alles uit de halen her şeyi denemek, her yolu denemek, her
çikarmak, atmak, iemand van de ledenlijst birini üyeler
çikarmak, birini benzetmek, evire çevire dövmek
çikarmak, birini üstün görmek
çikarmak, de kosten masraflari hesaplamak, tanzim etmek, een inventaris
çikarmak, dört kat artirmak
çikarmak, een ei yumurta soymak
çikarmak, gevşetmek, een schroef vidayi çikarmak, II (, is ) (losgaan)
çikarmak, gücendirmek, dariltmak, zich gücenmek, kizmak, darilmak,
çikarmak, hesaplamak, değerini belirlemek, kiymet takdir etmek, de
çikarmak, hesaplayip çikarmak, düşmek, 2 (betalen) ödemek, ober! kan
çikarmak, ihraç etmek, sürmek
çikarmak, iskartaya çikarmak, iemand mil/ask birini sakata
çikarmak, kabuğunu kirmak, kavlatmak
çikarmak, kusmak, tükürmek, bloed kan kusmak, 3 (vermelden) söylemek,
çikarmak, met de in de hand komt men door het ganse land tatli dil güler
çikarmak, methetmek, zich gelukkig kendini mutlu saymak, goede waar prijst
çikarmak, meydana çikarmak, kazip ortaya çikarmak, 2 fig/mec ortaya
çikarmak, netice çikarmak, bir sonuca varmak
çikarmak, on misli artirmak, II gs, (, is ) on katina çikmak, on kat
çikarmak, op de treden ön plana çikmak, önemli rol oynamak, ik stel dat op
çikarmak, ortaya çikarmak, een eiland ada keşfetmek, een fout bir
çikarmak, serbest birakmak, zich uit de en maken tabanlari yağlamak
çikarmak, soğurup çikarmak
çikarmak, sökmek, sirrina ermek, açiklamak
çikarmak, sonuca varmak, dan/den anlamak,
çikarmak, üç misli yapmak, üç kat artirmak, üç misli büyütmek
çikarmak, vidalarini söküp ayirmak
çikarmak, vrede bariş getirmek, 3 (dini) yetiştirmek,
çikarmak, yoldan saptirmak, kandirmak, aklini çelmek, een man bir adami
çikişini vermek, işten çikarmak, 2 (vrijgeven) serbest birakmak, tahliye
çikişini vermek, işten çikarmak, yol vermek, pabucunu eline vermek, iemand
çürüğe çikarmak, hij is afkekeurd sakata ayrildi, 2 geri çevirmek,
de eieren civcivleri çikarmak, 2 fig/mec een plan plan kurmak/tasarlamak
de hand doen) satmak, elden çikarmak, zich van zijn auto arabasini elinden
dermansizlaştirmak, bitkinleştirmek, canini çikarmak, de ogen gözleri
dişi birakmak, atmak, kullanmamak, iskartaya çikarmak,
doen çikarmak, neden olmak, meydan vermek, başlatmak II h, oluş, oluşum,
eklemden çikarmak, zijn voet ayaği burkmak
ELIMINEREN g, (elimineerde, h, geelimineerd) çikarmak, hariç
eraan postu pazara çikarmak, kelleyi koltuğa almak, zijn leven hayatini
eski boyasini kaziyarak çikarmak,
etmek, tedavüle çikarmak,
ettirmek, temize çikarmak, 2 zich temize çikmak, hakli çikmak
ezmek, turşusunu çikarmak, büyük farkla yenmek
fazlalaştirmak, büyütmek, zich çoğalmak, (verhogen) yükseltmek, çikarmak,
fig/mec göklere çikarmak, övmek, ballandirmak, 3 (beter maken) iyileştirmek,
geçirmek, (v, dieren) dişari çikarmak, 3 zich over iets bir şey hakkinda
geçirmek, fig/mec sonuç çikarmak, anlam çikarmak
gevşetmek, çevirerek çikarmak, een schroef bir vidayi gevşetmek/çikarmak,
göklere çikarmak, geef op die pen! ver bakalim kalemi!
göklere çikarmak, het beste van stal grubun en iyisi, takimin en alasi,
gönülden çikarmak, zijn adres adresi unutmak, vergeet het maar! olmaz! sen
haksiz çikarmak, bekennen haksizliğini kabul etmek II s, z, 1
havalandirmak, gevangenen tutsaklari açik havaya çikarmak, 2 (uiten) açiğa
hazirlamak, düzenlemek, çikarmak, een wet yasa çikarmak, 3 comp/komp bilgi
hebben a birini cebinden çikarmak, b) (door en door kennen) birini çok iyi
HEENZENDEN g, (zond heen, h, heengezonden) işten atmak/çikarmak,
hurdasini çikarmak, je , havada bulut, sen onu unut,
in kaart brengen) haritasini çikarmak, krokisini yapmak, haritalamak, 8
kinindan çikarmak, het zwaard kilicini kinindan çikarmak, fig/mec van
overgeven kusmak, çikarmak, b) (afkeer hebben) bir şeyden tiksinmek, bir
rechtvaardigen doğru çikarmak, doğrulamak, dat wettigt de twijfel dat ...
scheidde uit, h, uitgescheiden) (vücuttan) atmak, dişari çikarmak,
stelen aşirmak, yürütmek, çalmak, 3 (vlekken) çikarmak, dit neemt niet weg
uittreksel maken v,) özetini çikarmak, 3 scheik/kim ayriştirmak,

Ana Sayfaya Dön