| aandacht | ilgi/dikkat çekmek, conclusies sonuç çikarmak, gezichten yüz |
| açmak, | (bekendmaken) gün işiğina çikarmak, açiğa vurmak, de waarheid |
| AFBEULEN | g, (beulde af, h, afgebeuld) pestilini çikarmak, çok |
| AFDOEN | g, (deed af, h, afgedaan) 1 (hoed enz,) çikarmak, kaldrip |
| AFHAKEN I | f, g, (haakte af, h, afgehaakt) 1 (losmaken) çikarmak, |
| AFKEUREN | g, (keurde af, h, afgekeurd) 1 bozuk çikarmak, sakata |
| AFKRABBELEN | g, (krabbelde af, h, afgekrabbeld) çikarmak, kaziyip |
| AFSPANNEN | g, (spande af, h, afgespannen) 1boyunduruğu çikarmak, |
| AFTREKKEN | g, (trok af, h, afgetrokken) 1 çekip çikarmak, çekip |
| AFTUIGEN | g, (tuigde af, h, afgetuigd) 1 koşum takimini çikarmak, |
| afzetten çikarmak, | 4 (reinigen) temizlemek, silmek, (leke |
| almak, çekip | çikarmak, de machine heeft zijn hand afgerukt elini |
| als kendini | ... olarak ön plana çikarmak, 3 aanleggen) yapmak, een dam |
| alt tabakayi | ortaya çikarmak, kazip açmak, |
| armen | kollarini uzatmak, zijn tong dilini uzatmak, dilini çikarmak, 2 |
| atmak, | fig/mec (geheim enz,) gün işiğina çikarmak, esrar perdesini |
| ayirmak, | (v, hoed, bril enz,) çikarmak, 3 (wegbrengen) birakmak, |
| ayirmak/çikarmak, çürüğe | ayirmak/çikarmak, een auto arabayi çürüğe |
| azizliğe çikarmak, | evliya sirasina geçirmek |
| baştan çikarmak, | (tot iets lokken) çekmek, cezbetmek |
| batirmak, | (ergens uit) çikarmak, het hoofd buiten het raam başini |
| beeld | kalibini çikarmak, |
| bildirmek çikarmak, | yürürlüğe koymak |
| bir şeyi | çok övmek, ballandirmak, göklere çikarmak, yüceltmek |
| bitirmek, | een schipbreukeling kazazadeyi denizden çikarmak, 3 fig/mec |
| boşaltmak, temizlemek, | içini boşaltmak, 3 (verwijderen) çikarmak, yok etmek, |
| bozmak, berbat | etmek, hurdasini çikarmak, kirmak, alles loopt in het her |
| BRAKEN I | f, g, (braakte, h, gebraakt) 1 kusmak, çikarmak, bloed |
| brengen sahneye | koymak, sahnelemek, een maken kavga/rezalet çikarmak, iets |
| çikarmak, | (bekend maken) açiklamak, yaymak, een verslag rapor vennck, 3 |
| çikarmak, | (openzetten) grote ogen gözlerini faltaşi gibi açmak, een |
| çikarmak, | een klas ayni sinifi iki kez okumak, ayni sinifi |
| çikarmak, | iemand birini sikiştirip telaşa boğmak, birini ivdirip |
| çikarmak, | scheep/den donanimi çikarmak, 3 iemand birini |
| çikarmak, | söylemek, |
| çikarmak, alev | alev olmak, 2 fig/mec op (y)a/e yanmak, yanip tutuşmak |
| çikarmak, alles | uit de halen her şeyi denemek, her yolu denemek, her |
| çikarmak, atmak, | iemand van de ledenlijst birini üyeler |
| çikarmak, birini | benzetmek, evire çevire dövmek |
| çikarmak, birini | üstün görmek |
| çikarmak, de | kosten masraflari hesaplamak, tanzim etmek, een inventaris |
| çikarmak, dört | kat artirmak |
| çikarmak, een | ei yumurta soymak |
| çikarmak, gevşetmek, | een schroef vidayi çikarmak, II (, is ) (losgaan) |
| çikarmak, gücendirmek, | dariltmak, zich gücenmek, kizmak, darilmak, |
| çikarmak, hesaplamak, | değerini belirlemek, kiymet takdir etmek, de |
| çikarmak, hesaplayip | çikarmak, düşmek, 2 (betalen) ödemek, ober! kan |
| çikarmak, ihraç | etmek, sürmek |
| çikarmak, iskartaya | çikarmak, iemand mil/ask birini sakata |
| çikarmak, kabuğunu | kirmak, kavlatmak |
| çikarmak, kusmak, | tükürmek, bloed kan kusmak, 3 (vermelden) söylemek, |
| çikarmak, met | de in de hand komt men door het ganse land tatli dil güler |
| çikarmak, methetmek, | zich gelukkig kendini mutlu saymak, goede waar prijst |
| çikarmak, meydana | çikarmak, kazip ortaya çikarmak, 2 fig/mec ortaya |
| çikarmak, netice | çikarmak, bir sonuca varmak |
| çikarmak, on | misli artirmak, II gs, (, is ) on katina çikmak, on kat |
| çikarmak, op | de treden ön plana çikmak, önemli rol oynamak, ik stel dat op |
| çikarmak, ortaya | çikarmak, een eiland ada keşfetmek, een fout bir |
| çikarmak, serbest | birakmak, zich uit de en maken tabanlari yağlamak |
| çikarmak, soğurup | çikarmak |
| çikarmak, sökmek, | sirrina ermek, açiklamak |
| çikarmak, sonuca | varmak, dan/den anlamak, |
| çikarmak, üç | misli yapmak, üç kat artirmak, üç misli büyütmek |
| çikarmak, vidalarini | söküp ayirmak |
| çikarmak, vrede | bariş getirmek, 3 (dini) yetiştirmek, |
| çikarmak, yoldan | saptirmak, kandirmak, aklini çelmek, een man bir adami |
| çikişini vermek, | işten çikarmak, 2 (vrijgeven) serbest birakmak, tahliye |
| çikişini vermek, | işten çikarmak, yol vermek, pabucunu eline vermek, iemand |
| çürüğe çikarmak, | hij is afkekeurd sakata ayrildi, 2 geri çevirmek, |
| de eieren | civcivleri çikarmak, 2 fig/mec een plan plan kurmak/tasarlamak |
| de hand | doen) satmak, elden çikarmak, zich van zijn auto arabasini elinden |
| dermansizlaştirmak, bitkinleştirmek, | canini çikarmak, de ogen gözleri |
| dişi birakmak, | atmak, kullanmamak, iskartaya çikarmak, |
| doen | çikarmak, neden olmak, meydan vermek, başlatmak II h, oluş, oluşum, |
| eklemden çikarmak, | zijn voet ayaği burkmak |
| ELIMINEREN | g, (elimineerde, h, geelimineerd) çikarmak, hariç |
| eraan | postu pazara çikarmak, kelleyi koltuğa almak, zijn leven hayatini |
| eski boyasini | kaziyarak çikarmak, |
| etmek, tedavüle | çikarmak, |
| ettirmek, temize | çikarmak, 2 zich temize çikmak, hakli çikmak |
| ezmek, turşusunu | çikarmak, büyük farkla yenmek |
| fazlalaştirmak, büyütmek, | zich çoğalmak, (verhogen) yükseltmek, çikarmak, |
| fig/mec göklere | çikarmak, övmek, ballandirmak, 3 (beter maken) iyileştirmek, |
| geçirmek, | (v, dieren) dişari çikarmak, 3 zich over iets bir şey hakkinda |
| geçirmek, | fig/mec sonuç çikarmak, anlam çikarmak |
| gevşetmek, çevirerek | çikarmak, een schroef bir vidayi gevşetmek/çikarmak, |
| göklere çikarmak, | geef op die pen! ver bakalim kalemi! |
| göklere çikarmak, | het beste van stal grubun en iyisi, takimin en alasi, |
| gönülden çikarmak, | zijn adres adresi unutmak, vergeet het maar! olmaz! sen |
| haksiz çikarmak, | bekennen haksizliğini kabul etmek II s, z, 1 |
| havalandirmak, gevangenen | tutsaklari açik havaya çikarmak, 2 (uiten) açiğa |
| hazirlamak, düzenlemek, | çikarmak, een wet yasa çikarmak, 3 comp/komp bilgi |
| hebben a | birini cebinden çikarmak, b) (door en door kennen) birini çok iyi |
| HEENZENDEN | g, (zond heen, h, heengezonden) işten atmak/çikarmak, |
| hurdasini çikarmak, | je , havada bulut, sen onu unut, |
| in kaart | brengen) haritasini çikarmak, krokisini yapmak, haritalamak, 8 |
| kinindan çikarmak, | het zwaard kilicini kinindan çikarmak, fig/mec van |
| overgeven kusmak, | çikarmak, b) (afkeer hebben) bir şeyden tiksinmek, bir |
| rechtvaardigen doğru | çikarmak, doğrulamak, dat wettigt de twijfel dat ... |
| scheidde uit, | h, uitgescheiden) (vücuttan) atmak, dişari çikarmak, |
| stelen aşirmak, | yürütmek, çalmak, 3 (vlekken) çikarmak, dit neemt niet weg |
| uittreksel maken | v,) özetini çikarmak, 3 scheik/kim ayriştirmak, |