Turks > Nederlands <> Nederlands > Turks Woordenboek |


Turks > Nederlands <> Nederlands > Turks Woordenboek.
Türkçe > Felemenkçe <> Felemenkçe > Türkçe Sözlük.
Türkçe > Hollandaca <> Hollandaca > Türkçe Sözlük.
77238 Kelime - Woord.


'inmek' Kelimesinin Anlamları:

AANDOEN g, (deed aan, h, aangedaan) 1 giymek, giyinmek, 2
AANGEWEZEN op iets zijn bir şeyle yetinmek zorunda olmak,
AANLEREN g, (leerde aan, h, aangeleerd) 1 (öğrenerek) edinmek,
aanstippen geçerken değinmek,
Aantrekken Cekmek,Giyinmek,Aantrekken
adet edinmek / ergens een gewoonte van maken
Adopteren Evlat Edinmek,Adopteren
Afstappen Inmek,Afstappen
AFSTAPPEN gs, (stapte af, is afgestapt) 1 inmek, adimlayip
AFSTIJGEN gs, (steeg af, is afgestegen) (altan) aşaği inmek
AFZITTEN I f, gs, (zat af, is afgezeten) inmek, II g, (, h, )
akıllı geçinmek voor verstandig doorgaan, zich als verstandig voordoen
aldirmamak, birini sikiştirmak, birinin ensesine binmek, birine işten nefes
alınmak (satın gekocht worden, 2 / (incinmek) zich iets
alışkanlık edinmek / gewoonten overnemen, ergens een gewoonte van
almak, işlemek, konu edinmek, 3 jur/huk ele almak, görüşmek, bakmak,
amaç edinmek / een doel hebben, een doel voor ogen hebben
araştirmak, detaylara inmek, iyice araştirmak, iemands karakter birinin
aşağı inmek / naar beneden komen, (attan) Afstijgen
aşaği inmek, (hellen) meyil göstermek, meyillenmek, III g, (, h )
aşaği inmek, in bijzonderheden detaylara inmek, detaylara dalmak,
Asagiya Inmek
Asagiya Inmek Neerkommen,Asagiya Inmek
asil, op zwart zinen eli dar olmak, zor geçinmek, meteliksiz kalmak,
at binmek paardrijden
ata binmek een paard bestijgen
ata binmek, van het paard attan inmek, naar het hoofd başina vurmak,
attan inip eşeğe binmek van het bed in het stro raken, van de wal in de
ayağına kara su inmek / n/ erg moe zijn, uitgeput zijn (door het lopen)
ayaklarına kara su inmek / n/ uitgeput zijn (door het lopen)
ballon stijgt op balon yükseliyor, havalaniyor, 2 (te paard) ata binmek
Baskasindan Gecinmek
Baskasindan Gecinmek teren,,Baskasindan Gecinmek
başkasının cebinden geçinmek klaplopen, vegeteren op anderen, op iemands
başkasının sırtından geçinmek klaplopen, vegeteren op anderen, op iemands
bastirmak, basmak, çökmek, (v, slaap) dalina binmek, bastirmak, çökmek
bebeğe temiz bez koymak, zich temiz iççamaşir giyinmek
Bespeuren farkina varmak,sezinmek,Bespeuren
biktirmak, dalina binmek, zich kendini yipratmak
bilgi edinmek informeren, informatie/inlichtingen inwinnen,
bilgi sormak/edinmek, bij bleek dat soruşturulduğunda anlaşilmiştir ki ...
bilinen, taninan, worden bilinmek, iemand iets maken bir şeyi birine
bilinmek (tanınmak) bekend zijn, 2 (açığa çıkmak) aan het licht komen,
binmek bestegen worden, beklommen worden
binmek - er / 1 (otoya) instappen, opstappen, 2 (at sür-, paard)
binmek, een berg dağa tirmanmak, de troon tahta çikmak,
binmek, hirsindan köpürmek, barut gibi olmak, zijn op iemand (over iets)
binmek, rahat vermemek, iemand birine dalina binmek
bir şeye için için sevinmek
birbiri ile iyi anlaşmak/geçinmek, met iets kunnen bir şeyle başedebilmek,
birbiriyle iyi geçinmek, ik kan niet met hem onunla geçinemem, 2 (groeien)
bisiklete binmek, ! binin! 3 fig/mec zij is al lang opgestapt imamin
çalişmak, (persoon) örnek almak, örnek edinmek, taklit etmek
çekinmek /- den/ (cesaret edeme bang zijn voor, niet durven, 2
çekinmek, cesaret edememek, niet iets te doen bir şeyi yapmaya cesaret
çekinmek, kararsiz olmak, zonder tereddüt etmeksizin,
çekinmek, yapmaktan korkmak, zijn dat iets gebeurt bir şeyin
cep - bi zak d. başkasının cebinden geçinmek klaplopen, vegeteren op
çok şık giyinmek zich sjiek aankleden
Dalen dusmek azalmak,inmek ,Dalen
DALEN gs, (daalde, is gedaald) düşmek, azalmak, inmek, de
dalına binmek / n/ op iemands nek zitten, iemand lastig vallen, iemand
darı darına geçinmek de eindjes nauwelijks aan elkaar kunnen knopen, het
dariltmak, nemen aan... (y)a/e incinmek, gücenmek, darilmak,
değersiz, yararsiz, moeite yararsiz zahmet, rondlopen amaçsizca gezinmek
değinmek (een onderwerp) aanroeren, aanstippen, terloops behandelen
değiştirmek, tebdili kiyafet etmek, zich als gibi giyinmek, ...kiliğina
delinmek gaatjes krijgen (papier, kleding enz.), verslijten, slijten
deşinmek, (handelen) bezirganlik yapmak, çerçicilik yapmak, 3 (in de
detaylara inmek in details treden, nader op iets ingaan
dibine dalmak, alçalmak, 2 dan/den aşaği doğru inmek, van de berg
didinmek sloven, zich uitsloven, zwoegen, zich inzetten, heel hard werken
didinmek, hard om rond te komen ucunu kulağina getirmek, çok çalişmak, 2
didinmek, ondanks alle moeilijkheden) doorwerken, volhouden
dikmek, imamin kayiğina binmek, tahtali köyü boylamak, ölmek, 3 papaz, dini
dikmek, kuyrugu titremek, imamin kayigina binmek, uit elkaar ayrilmak, van
Diksinmek walgen,Diksinmek
dinmek - er 1 (durmak, kesilmek) ophouden, stoppen, 2 (acı vb.) overgaan
dökmek, çok uğraşmak, didinmek
dolaşmak, amaçsizca gezinmek
dolaşmak, amaçsizca gezinmek
dövülmek, iemand achter de zitten ensesine binmek, (elinden geleni
düşmek, gerilemek, inmek, 4 (verzwakken) azalmak, zayiflamak, 5 (terugkeren)
duymak, birine saygi duymak, 2 fig/mec tegen iets bir şeyden çekinmek,
Dwalen gezmek,dolasmak,gezinmek,Dwalen
DWALEN gs, ( dwaalde, h, gedwaald) 1 dolaşmak, gezinmek,
edinmek 1 verkrijgen, verwerven, 2 (arkadaş, vriend) maken, 3
edinmek, yerleşmek, 2 (gangbaar worden) yerleşmek, yer etmek, yer edinmek, 3
een fiets bisikletten inmek, 2 op iemand (iets) birine (bir
eğinmek (işe zich ergens op toeleggen, iets serieus aanpakken
ensesine binmek / n/ aanzetten tot werk) iemand op de hielen zitten,
erinmek te lui zijn om iets te doen, sloom zijn
eşinmek omwoelen, (om)wroeten, scharrelen
et- leiden, voorzitten, 3 (geçinmek) rondkomen, toekunnen, uitkomen, 4
Evlat Edinmek
Evlat Edinmek Adopteren,Evlat Edinmek
evlat edinmek / een kind adopteren
faizden geçinmek rentenieren, van zijn rente leven
faizden geçinmek, faize yatmak, yan gelmek
fig/mec voor iets bir şeye cesaret edememek, bir şeyden çekinmek
fig/mec terloops vermelden) değinmek, geçerken değinmek, 3 med/tib
fig/mec ziedde, h, gezied) van woede köpürmek, küplere binmek, kendinden
fikir edinmek een idee krijgen
FLANEREN gs, (flaneerde, h, geflaneerd) boş gezmek, gezinmek, dolaşmak
gayret göstermek, didinmek, naar iets bir şeye gayret göstermek, II h,
gebermek, ölmek, tahtali köyü boylamak, imamin kayiğina binmek
geçerken değinmek, kisaca temas etmek, door tijdgebrek konden zij
geçinmek rondkomen, uitkomen, 2 / met iemand omgaan, goed met
geçinmek, de kou is niet te soguk çekilecek gibi değil, 2 (verteren)
geçinmek, iki yakasini bir araya zor getirmek, iets op zetten bir şeye
geçinmek, lapaya tuz bulamamak
geçinmek, otlakçilik etmek
geçinmek, ucunu kulağina getirmek, idare etmek, niet met zijn salaris
geçinmek, yazarak geçinmek, 2 (veer) tüy, telek II d, ( nen) iğne,
geçirmek, kazanmak, veel kennis birçok bilgi edinmek, nieuws haber ele
gelinmek onpersoonlijk passief) komen
gelmek, (met zijn geld) ucunu kulağina getirmek, geçinmek, idare etmek,
gelmek, yere inmek, 2 op anlamina gelmek, demek olmak, het/dat komt
Gemiye Binmek
Gemiye Binmek Scheep,Gemiye Binmek
gemiye binmek aan boord gaan, zich inschepen
GENADEBROOD h eten sadakadan geçinmek
genişletmek, zich gerinmek, uzanmak, bedenini germek, II gs, (, is )
gereksinmek behoeven, nodig hebben, missen
gerinmek zich uitrekken
geteerd op idare etmek, geçinmek, ile yaşamak
Gezinmek Zweven,Skokken,dwalen,Gezinmek
gezinmek- de/ rondlopen, rondwandelen, dwalen, flaneren
giydirmek, zich giyinmek, II gs, gitmek, uymak, yakişmak, wit kleedt haar
Giyinmek Aantrekken, ,Giyinmek
giyinmek aandoen, aantrekken, zich aan)kleden
giyinmek, döşemek, een kamer oda döşemek,
giyinmek, zich alinmak, üstüne almak, 4 (çekerek) sikiştirmak,
göğün dibi delinmek, bardaktan boşalircasina yağmur yagmak
gökten zembille inmek 1 (kusursuz ol perfect zijn, volmaakt zijn, 2
gözlerini yummak, cani çikmak, (plat/argo) imamin kayiğina binmek, tahtaliyi
GRUWEN gs, (gruwde, h, gegruwd) van iets bir şeyden tiksinmek,
gücenmek, incinmek, op zijn tenen lopen birçok zahmetle ayak uydurmak,
gül gibi geçinmek 1 / goed met iemand overweg kunnen, geen ruzie
hand/tic düşmek, inmek
hareket etmek, 2 gezinmek, dolaşmak, zijn ogen laten göz gezdirmek, huis
harman savurmak, als kat en hond kediyle köpek gibi geçinmek, dalaşmadan
her yerde bilinmek overal bekend zijn, heel beroemd zijn
herkesle iyi geçinmek met alle mensen overweg kunnen
hırtlamba gibi giyinmek slordig aankleden
hoş geçinmek / goed met elkaar kunnen opschieten
HUIVERIG voor iets zijn bir şeyden çekinmek
Ickiyi Adet Edinmek pimpelen,Ickiyi Adet Edinmek
Ile Yetinmek Volstaan ,Ile Yetinmek
Inmek Afstappen,dalen,Inmek
lift enz, aşaği gitmek, inmek
Luwen Dinmek (Havanin Dinmesi),Luwen
Neerkommen asagiya inmek,Neerkommen
overgeven kusmak, çikarmak, b) (afkeer hebben) bir şeyden tiksinmek, bir
Pimpelen icki icmek,cok icki icmek,icki icme hastasi,ickiyi adet edinmek,,Pimpelen
Scheep Gemiye Binmek,Scheep
Sezinmek bespeuren,Sezinmek
Skokken Gezinmek,Skokken
Stampen Tepinmek,Stampen
Sukkelen Yavas Ve Sakin Gezinmek,Sukkelen
Tepinmek trappelen,Stampen,Tepinmek
Teren,2 baskasindan gecinmek ,Teren,2
Trappelen tepinmek ,Trappelen
v, gezwel inmek
v, voertuig silkinmek, 3 (v, schip) yalpalamak, 4 (v, dronkaard)
Volstaan ile yetinmek , yeterli olmak,Volstaan
Walgen kusacak gibi olmak,mide bulunmak,igrenmek,diksinmek,,Walgen
ya/e, paard stijgen ata binmek, Ankara komen Ankaraya varmak,
Yavas Ve Sakin Gezinmek Sukkelen,Yavas Ve Sakin Gezinmek
yetinmek zich behelpen met, 5 (araba sür-, auto) besturen, rijden, 6 (göz

Ana Sayfaya Dön