| AANSPRAAK | (...spraken) 1 (biri ile) konuşma imkani, we hebben |
| AFSCHEID | ayrilik, veda, ayriliş, nemen van iemand biri ile |
| angst korkudan | altina/donuna etmek, het (met iemand) (biri ile) |
| ayirmak II | f, g, (overlegde, h, overlegd) 1 iets met iemand biri ile bir |
| BABBELTJE | (s) sohbet, een maken met iemand biri ile sohbet |
| ben hier | al buraya aliştim, met iemand worden (zijn) biri ile |
| bir müddet | uzatmak, met iemand een gesprek biri ile konuşmaya |
| bir şey | üzerine biri ile konuşmak, 6 (bevallen) hoşa gitmek, hoş |
| birbiri ile | iyi anlaşmak/geçinmek, met iets kunnen bir şeyle başedebilmek, |
| biri ile | (bir şeyle) ilişkisini kesmek, birinden (bir şeyden) yüz |
| biri ile | anlaşmazliğa düşmek |
| biri ile | bütün ilişkileri kesmek, selami sabahi kesmek, diplomatieke |
| biri ile | iki laf etmek, |
| biri ile | ilgilenmek, meşgul olmak, ik kan me daar nu niet mee |
| biri ile | ilişkiye geçmek, biriyle ilişki kurmak, 4 (wegnemen) kaldirip |
| biri ile | yatmak, zijn je is gespreid geleceği garantili, in een |
| biriyle bariştirmak/uzlaştirmak, | zich met iemand biri ile barişmak, |
| çarpişmak, | (wedijveren) yarişmak, rekabet etmek, met iemand biri ile |
| değişmek, met | iemand biri ile nöbetleşmek |
| doel | amacina ulaşmak, 2 iemand biri ile ilişkiye/temasa geçmek, |
| etmek, iemand | biri ile yarişa girmek, |
| etmek, yalanlamak, | inkâr etmek, elkaar birbiri ile çelişmek, zich |
| het | met iemand biri ile ilişkiyi bozmak, 4 (uitdoven) söndürmek, * dat |
| iemand maken | bir şeyle (biri ile) çok uğraşmak, birine (bir şeye) çok |